YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Sabrımızı zorlamayın"
BDP Eş Başkanı Gülten Kışanak resmen tehdit etti: "Bu ülkenin toplumsal barışı ve huzurunu bozmak için daha fazla sabrımızı zorlamayın"
"Sabrımızı zorlamayın"
24 Şubat 2010 / 16:09 Güncelleme: 24 Şubat 2010 / 16:09

PKK terör örgütü Elebaşı Abdullah Öcalan'ın yakalanış yıl dönümü nedeniyle 15 Şubat günü katıldığı yürüyüşte basın açıklaması yaptığı gerekçesiyle tutuklanan BDP İl Başkanı Mehmet Ali Aydın için BDP İl Başkanlığı önünde bir açıklama yapan Gülten Kışanak;

PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın yakalanarak Türkiye'ye getirilişinin yıl dönümü nedeniyle 15 Şubat günü yapılan yürüyüşe katılan ve bir basın açıklaması okulan BDP İl Başkanı Mehmet Ali Aydın, dün gittiği Adliye'de verdiği ifadenin ardından çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanmıştı. Tutuklama nedeniyle bugün BDP İl Binası önünde bir araya gelen BDP Genel Başkanı Gülten Kışanak ve Belediye Başkanları kalabalık bir grup ile birlikte basın açıklaması yaptılar.

Kışanak yaptığı açıklama'da tutuklamaları protesto ettiklerini belirterek "Bugün buraya Diyarbakır İl Başkanımızın tutuklanmasını protesto etmek, kınamak, halkımız ile birlikte bu mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğimizi ifade etmek için geldik. Her defasında Hükümete ve Yargıya şu çağrıyı yaptık, bu ülkenin toplumsal barışını bozmak için daha fazla sabrımızı zorlamayın. Biz barış ve demokraside kardeşliğin ısrarlı bir siyasetin sahibiyiz. Bunlar bizim vazgeçilmez hedeflerimizdir, sizin tahriklerinize sizin bizi başka yollara itme çabanıza biz barış ve kardeşlikte ısrar ederek cevap vereceğiz. Belki kürt halkına demokratik siyaset yolunu kapatarak dağın yolunu göstere bilirsiniz, kürt halkı çok büyük bedeller ödüyerek 30 yıldır bu mücadeleyi büyük bir fedakarlıkla yürütüyor. Bu nedenle onlar sizin istediğiniz kapıdan değil kendilerinin açmak istediği kapıdan yürümek ve bu ülkeyi aydınlık bir geleceğe taşımakta kararlılar. Boşuna beyhude karanlık sıfatlar içerisine girmeyin" dedi.

PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın Kenya'da yakalanark Türkiye'ye getirilmesini uluslararası bir komplo olorak değerlendiren Kışanak "15 Şubat komplosu aslında Türkiye'yi bir karanlığa ve kaosa sürmek isteyen bir komploydu, ama halkımız ve siyaset kurumu bir bütün olarak kürtler adına politika yapan herkes sağ duyulu bir şekilde barışta kardeşlikte ısrar ederek Türkiye'yi bu uçurumun kenarından çekip aldı. Biz 15 Şubat'ta yaptığı basın açıklamasından dolayı tutuklanan il Başkanımızın Türkiyeyi uçuruma sürükleyenler ile ortaklaştığını ifade etmek istiyoruz. Biz barışı güçlendirmek istiyoruz onlar Türkiye'yi karanlığa sürüklemek istiyorlar. Eğer istemiyorlarsa barışı sahte söylemlerinden vazgeçtiğini açıkça kamu oyunun önüne çıksınlar. Partimizin genel merkez yöneticileri Belediye Başkanları İl ve İlçe yönetim temsilcileri ve çalışanları ve halkımız meydanlardayız, sokaktayız. Sözümüzü esirgemeden söylüyoruz amacımızı ve hedefimizi çok açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz amacımız ve hedefimiz dışında eğer sizin bunu istemediğinize dair bir yaklaşımınız varsa gelin hepimizi alın buradayız, bir yerede gitmeyeceğiz. Bu ısrarımızdan da vazgeçmeyeceğiz. Tutuklanan arkadaşlarımızın sayısı bin 500'ü geçti, belki sizin yeni ceza evi yapma plan ve projeleriniz vardır, ama eğer tutuklamaya aynı hızla devam edecekseniz o projeleriniz yetişmeye bilir stadyumları açın. Biz barışın, özgürlüğün bedelini ödemeye hazırız. Adalet Bakanlığının 2015 yılına kadar ceza evleri sayısını 140 bin kişiyi kapsayacak şekilde bir porjesi var, ama diyiyoruz, yetişmeye bilir. Açın stadyumlarınızı çevirin tel örgülerinizi koyun bütün bir halkımızı o stadyumlara acaba barış ve özgürlük aşkımızıda hapsetmeye gücünüz yetecekmi bir görün diyiyoruz" şeklinde konuştu.

Yargıya'da atıflarda bulunan Kışanak "Bugün biz yargıyı böyle bir itham altında tutmak istemiyoruz ama siyasal bir taraf olduklarınız gördüğümüzü böyle bir izlenim içerisinde olduğumuzu belirtmek zorundayız. Bu yapılanlar belkide yargının üzerindeki mahalle baskısıdır. Lütfen bu mahalle baskısını kim yapıyorsa kaldırsın. Önümüzde 8 Mart var, Nevruz var ve biz hergün sokaklarda Meydanlarda olacağız. Kimse kürtlerin meydanlarda siyaset yapma hakkını elinden alamaz. Birileri diyiyorki meydanlara az çıkın, 15 Şubat'ı protesto etmeyin, 1999 buyıl 2010 her yıl portesto ettik bundan sonrada edeceğiz. Ne zaman bir Ergenekon dalgası gelişse hemen arkasından askeri vesayete ve derbeye karşı çıkan kürtlere bir operasyon gerçekleşiyor. Birileri Ergenekon'un diyetini kürtlere, BDP'ye ödetmeyemi çalışıyor" şeklinde konuştu.

İHA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler