YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
“Resmi ideoloji ve PKK’nın Barzani’ye bakış açısı
“Resmi ideoloji ve PKK’nın Barzani’ye bakış açısı
“Resmi ideoloji ve PKK’nın Barzani’ye bakış açısı
17 Ekim 2008 / 15:25 Güncelleme: 17 Ekim 2008 / 00:00

Araştırmacı Yazar Altan TAN, Barzani, PKK ve Kürt sorunu üzerine Mehmet Toprak'a yaptığı değerlendirmelerin devamını veriyoruz.


 


SÜNNİ TÜRKMENLERİN ÖNEMLİ BİR KISMI BARZANİ’NİN YANINDA


 




  • Barzani, bölgedeki Türkmenlere baskı yapıyor mu?

Türkiye’den bakıldığında şöyle bir tablo var. “Geçmişte Türkmenler ezildi, Saddam büyük zulümler yaptı, hiçbir hak vermedi. Şimdi ise Kürtler geldi idareye el koydu ve Saddam’ın yaptığının aynısını Kürtler yapıyor”. Tablo hiç de böyle değil. Türkmenler Erbil, Süleymaniye ve Kerkük olmak üzere Irak’ın birçok yerinde var. Saddam, Türkmenlere zulüm yaptı. Peki Saddam, Türkmenlere bunu reva görürken Türkiye Cumhuriyeti ne yaptı? Hiçbir şey! O dönemde Şevket Kazan, Bağdat’a gitmiş, Saddam için “çok büyük devlet adamı” dedi. Bülent Ecevit de Saddam yönetiminden saygıyla bahsetti. Kürtler, Kuzey Irak Yönetimine gelinceye kadar Türkiye Cumhuriyeti, Türkmenler için ciddi hiçbir şey yapmadı. Bölgedeki Türkmenler tek parça halinde değiller, 15’in üzerinde Türkmen partisi var. Başbakan’a –güvenilir bir vakıf tarafından- sunulan belgede Irak Türkmenlerinin %65’inin Şii olduğu belirtilmiş. Oradaki Türkmen Partisi’nden bir yetkili bu rakama itiraz etti. Sizce ne kadar diye sorduğumda, epey düşündükten sonra % 55 dedi. Her halükarda Türkmenlerin yarısından fazlısı Şii. Bu Şii Türkmenlerin neredeyse tamamı Irak’taki Ayetullah Sistani’ye dolayısıyla İran politikalarına bağlı. Türk kamuoyunun bilmediği en önemli noktalardan biri bu. Geri kalan Sünni Türkmenlerin önemli bir kısmı, özellikle Erbil Türkmenleri,  Barzani ile beraber hareket ediyor. Kürdistan Bölgesel Hükümetinde bakan ve milletvekili olan Türkmenler var. Şu an Kürdistan Bölgesel Hükümetinde bulunan 9 Türkmen milletvekilinden sadece birisi Türkiye’nin desteklediği Irak Türkmen Cephesi’nden seçilebildi. Kürdistan Bölgesel Hükümetinin yönetimi altında bulunan Türkmenler, eğitim, radyo, televizyon gibi bütün haklara sahipler. 



 


“KÜRTLER NE YAPARSA BOZUN!”


 




  • Irak Türkmen Partisi’nin istekleri nelerdir?

Türkmen Partisi’nden bir yetkiliye sordum, Türkiye’nin sizden talebi nedir diye sorduğumda, “Türkiye’yi bilmem ama burada Türkiye adına hareket edenler bize ‘Kürtler ne söylüyorlarsa tersini söyleyin, Kürtler ne yapıyorlarsa bozun’ diyorlar.” Böyle bir politika olur mu?


 



PKK DA BARZANİ’YE “AŞİRET REİSİ” DİYOR


 




  • PKK’nın Barzani ve Talabani’ye yaklaşımı nasıl?

PKK hiçbir zaman Barzani ve Talabani’den hazzetmedi. Bunları sağcı, gerici, Kürtlerin feodal unsurlarına yaslanan, kendi şahsi çıkarlarının peşinde koşan, etnik milliyetçilik yapan güçler olarak tanımlıyor. Yani Türkiye’de resmi ideoloji onlara “aşiret reisi”, “postal yalayıcısı” derken öbür taraftan PKK da aynı şeyleri söylüyor.


 





  • Türkiye’deki Kürtler Barzani’ye nasıl bakıyorlar?

Türkiye’deki Kürtler, Barzani ve Talabani’ye de sempati ile bakıyorlar. Niçin sempati ile bakıyor? Burada süren bir kimlik mücadelesi var. Irak’taki Kürtler onların kardeşleri, bölgedeki birçok aşiretle akrabalığı var. Tıpkı bizim Azerbaycan’a, Kosova’ya, Bosna’ya, Çeçenistan’a sempati ile bakmamız gibi.



 


KUZEY IRAK, TÜRKİYE İLE BİRLEŞMEK İSTİYOR


 




  • Bu sempati Türkiye içinde de bağımsız bir Kürdistan anlamına geliyor mu?

Türkiye’deki Kürtleri bırakın, Kuzey Irak’taki Kürtler bile Türkiye ile entegrasyondan yana. Türkiye’de Kürtlerin %60’ı İstanbul, Bursa, İzmir, Adana gibi şehirlerde yaşıyor. 1 milyonun üzerinde Türk-Kürt evliliği var. Aynı durum Erbil ve Kerkük için de geçerli. Kürt olan Kerkük Valisini evinde ziyaret ettiğimizde mükemmel bir Türkçe ile konuştu bizle. Nerden öğrendiğini sorduğumuzda “Anam Türk” dedi. Türkmen Sanayi Bakanı ise kız kardeşinin, Kürt ile evli olduğunu söyledi. Oradaki bir yetkili, halklar arasında bir sorunun olmadığını sorunu çıkaranların –kendisini işaret ederek- biz politikacılarız dedi. Ortadoğu’da Araplarla da bir sorunumuz yok. Fenerbahçe, Halep’e gittiğinde kıyamet koptu. Galatasaray, Avrupa şampiyonu olduğunda Suriye’nin Kamışlı şehrinde bir Kürt asker heyecana geldi tankı ile beraber kutlama atışı yaptı. Şam’da uzun konvoylar eşliğinde kutlamalar yapıldı. Bizim medeniyetimizin ruhunu yakalayanlar için Türk, Kürt, Arap arasında bir sorun yok. Sorun siyasetçiler ve politikacılarda. Sezai Karakoç ağabeyimizin tabiriyle Yeni Ortadoğu Projesi’nin ruhunu yakalamalıyız.


 



BARZANİ AİLESİ “AŞİRET” DEĞİL “TARİKAT” ŞEYHİDİR


 




  • Barzani Aşireti bölgede ne kadar etkili?

Barzani, aşiret reisi değildir. Barzani ailesi tarikat şeyhidir. Barzan onların köyünün adıdır. Barzan mıntıkasındaki 7-8 aşiret yüz yıl önce toplu karar alarak Barzan Şeyhine mürid olmuşlardır. Mesut Barzani’nin babası Molla Mustafa’dır. Molla Mustafa’nın babası Şeyh Muhammed’tir. O’nun babası ise Şeyh Abdulselam’dır. Şeyh Abdulselam ise meşhur Mevlana Halid Bağdadi’nin halifesi olan Şemdillili Seyyid Taha’nın halifesidir. Bahsi geçen aşiretler Barzan köyüne gelerek Şafi ve Nakşi olan Barzan Şeyhine biat etmişlerdir. Bütün Nakşilerin kökü Mevlana Halidi Bağdadi’ye bağlıdır. Mevlana Halid de aslen Süleymaniyeli bir Kürt’tür. Barzanilerin aşiret bağından ziyade tarikat bağları güçlüdür.



 


KÜRT SİYASETİ VE DTP, PKK’NIN İPOTEĞİ ALTINDADIR


 




  • DTP’de rahatsız olanlar PKK’ya rağmen bir inisiyatif oluşturabilirler mi?

Bu süreçte mümkün değil. Türkiye’de siyaset nasıl askerin vesayeti altındaysa, Kürt siyaseti ve DTP de PKK’nın ipoteği altındadır. Bu ipoteği aşabilecek cesarette bir inisiyatif kullanmaları bugün için gözükmemektedir.



 




  • Hükümet Kürt Sorununda inisiyatif sahibi mi?

Hükümet şu an askere yakın duruyor. Ama askerin her istediğini yapmıyor. Demokratikleşme ve Avrupa Birliği yolunda da ağır gidiyor.



 


BAŞBAKANIN BİR DAHA BELEDİYE BAŞKANLIĞI YAPMASINA GEREK YOK


 




  • Hükümet, terör olaylarının artması ve buna bağlı olarak Askerin istekleri karşısında bir kuşatılmışlık içinde. Bundan nasıl kurtulabilir?

Hükümet, millete dayanmalı, gücünü ondan almalıdır. Erken seçime gitmelidir. Bugün için bu parlamentonun görevi bitmiştir. İktidar, Anayasa Mahkemesi’nin veya Yargının vesayeti altına girmiştir. Bugün için Başbakan’a söylenen şudur: “Sen Anayasa değişikliği ve hiçbir köklü kanun değişikliği yapamazsın. Bunların hepsi Anayasa Mahkemesi’nin ipoteği ve vesayeti altındadır. Sen bu saatten sonra ancak double yol yapabilirsin. Nüfus müdürünü tayin edebilirsin. Yani sen ancak belediye başkanlığı yapabilirsin.” Sayın Başbakan bir defa belediye başkanlığı yaptı, bir daha yapmasının anlamı yok. Başbakanlık yapmalıdır. Başbakanlık yapma yetkisini de halktan almalıdır. Halktan aldığı vekâleti yenilemek için bu yerel seçimlerle birlikte genel seçimleri de yapmalıdır. Yeni Anayasa taslağını da bu seçimlerde halka sunmalıdır.



 




  • Abant Toplantısı’nın Kürt Sorununa dair yaptığı çalışmalar Kürtler tarafından nasıl karşılanıyor.

Kürtler büyük bir memnuniyetle karşılıyorlar. Ama resmi ideoloji ve PKK bu çalışmalardan rahatsız. Çözüme doğru gittikçe çözüm istemeyenler rahatsız oluyorlar.


 




  • TRT bünyesinde kurulacak Kürtçe Televizyonun mahiyeti sizce ne olmalı?

Bu televizyon resmi ideolojinin ve resmi tezlerin tekrarına hizmet eden bir yapıda olmamalıdır. Barışa, kardeşliğe ve çözüme hizmet etmelidir.


 


BELEDİYE BAŞKANLIĞI ADAYLIĞINDAN ÖNCE ÇÖZÜMÜN PEŞİNDEYİZ


 




  • Diyarbakır Belediye Başkanlığına aday olmayı düşünüyor musunuz?

Bu adaylık meselesi de çok yanlış değerlendiriliyor. Bunu özellikle Ak Parti yapıyor. Bu maç bir Fenerbahçe-Galatasaray derbi maçı değil. Bu bir kaleyi fethetme değil. Çünkü her yer sizin. Bizim önceliğimiz önce Kürt sorununun çözümü sağlamak. Ak Parti, resmi ideolojiden uzaklaşarak yeni bir konsept geliştirmelidir. Eğer bu konsepti geliştirebilirse DTP’ye oy veren arkadaşlar, Ak Parti’ye oy vereceklerdir. Ama bu meseleyi sadece birkaç yatırım, fakir, fukara fonundan halka bir şeyler dağıtmakla, Kürtler karnı doysun ama demokrasiden ve Kürtlüklerinden vazgeçsinler şekline dönüşürse bu durum Ak Parti’nin aleyhine olacaktır. Biz adaylıktan önce çözümün peşindeyiz. Yeni yetme bazı işadamları, rant peşinde olan çevreler, meşhur olmak isteyenler, hiçbir taşın altına elini koymayanlar aday olacaklarsa olsunlar. Biz önce çözüm diyoruz. Çözüm olsun biz hiçbir şey olmayalım.




RÖPORTAJIN BİRİNCİ BÖLÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler