YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Polisimizi, jandarmamızı alkışlamanız, tebrik etmeniz gerekir"
"Polisimizi, jandarmamızı alkışlamanız, tebrik etmeniz gerekir"
"Polisimizi, jandarmamızı alkışlamanız, tebrik etmeniz gerekir"
13 Ocak 2009 / 16:46 Güncelleme: 00 0000 / 00:00

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, mafyalarla çetelerle mücadelelerinin, asla bir intikam hırsına dayalı olmadığını belirterek, ''Allah aşkına, günlerdir çukurlardan çıkarılan bu bombalar, silahlar, haritalar neyin nesi? Birilerini vurmaya, öldürmeye, katletmeye yönelik bu planlar neyin nesi? Güvenle, cesaretle, vicdanının sesine uyarak adımı atan herkesi kutluyorum, tebrik ediyorum ve hayırlı olsun diyorum'' dedi.


''İNSAN BİRAZ İNSAF EDER, SIKILIR''


İşbaşına gelirken, ''Biz mafyalarla, çetelerle mücadele edeceğiz'' dediklerine işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:


''Bizim mafyalarla çetelerle mücadelemiz, asla bir intikam hırsına dayalı değildir. Fakat bazıları, başta anamuhalefet, öbür tarafta yavru muhalefet, adeta böyle 'kızım sana söylüyorum, gelinim sen işit' kabilinden ifadelerle bunun bir intikam hırsından kaynaklandığını ortaya koyma gayretine giriyorlar. İnsan burada biraz insaf eder, sıkılır. Allah aşkına, günlerdir çukurlardan çıkarılan bu bombalar, silahlar neyin nesi, bu haritalar neyin nesi? Birilerini vurmaya, öldürmeye, katletmeye yönelik bu planlar neyin nesi? Bu konuda yargı, yürütmeye böyle bir görevi vermiş ve yürütme de bunu sümen altı etmeden, meydana çıkarmışsa o zaman bizim güvenlik güçlerimizi, polisimizi de jandarmamızı da alkışlamanız, tebrik etmeniz, teşekkür etmeniz gerekir.


Hangi kurumun içerisinde olursa olsun, eğer bunu yapanlar ve istemiş olanlar varsa, bunun karşılığını görmesi lazım. Yargı bunun için var, nerede olursan olsun, sıfatı ne olursa olsun... Burada hassasiyetimizi korumamız lazım. Ama kişilerin işlemiş olduğu suçlar sebebiyle kimse de kurumları zan altında bırakma yetkisine sahip değildir. Eğer, bu siyasetçiyse siyaset kurumunu, polisse emniyet teşkilatımızı, askerse silahlı kuvvetlerimizi, yargı mensubuysa yargıyı, kimseyi biz kalkıp da bu noktada 'suç işledi' derken, kalkıp kurumunu zan altına sokamayız. Sokanlara da 'iyi yapıyorsun' diyemeyiz. Bu hassasiyetleri gösteren bir anlayışın temsilcileriyiz.


İşte dün gece olanları görüyorsunuz. Yine, insanı hayrete düşüren lav silahlarından tutunuz, el bombalarına varıncaya kadar, binlerce mermiye varıncaya kadar... Bakıyorsunuz, harbe mi gidiyoruz ya, nedir bu? Bakın neler yapılıyor? Ne tür adımlar atılıyor? Bu ülkede neler olmuş, neler oluyor, kim bilir? Bunlar daha işin başı... Daha neler gelecek? İnsanı bu düşündürüyor. Birilerinin bu işe güvenle cesaretle gitmesi gerekiyordu. Ben, buradan özellikle şunu söylüyorum: Bu noktada güvenle cesaretle vicdanının sesine uyarak adımı atan herkesi kutluyorum, tebrik ediyorum ve hayırlı olsun diyorum. Zira biz çocuklarımıza, torunlarımıza tertemiz bir Türkiye bırakmak zorundayız.


Bunun şu anda çalışmalarını, adımlarını atıyoruz. Bu Türkiye'yi biz böyle kuracağız. Yoksa kuru hamasetle bu iş çözülmedi, çözülmez. Çok şeyler, bu ülkede sümen altına girdi. Bunları içimizde bilen çok arkadaşımız var. Biz de bunları çok iyi biliyoruz. Bunları maalesef bize yaşattılar. Bildiğimiz içindir ki bu konudaki hassasiyetimizi koruyoruz. Türkiye, adalet ve emniyet üzerinde kalkınacaktır. Bunu, yola çıkarken söyledim. Ne dedik? Eğitim, sağlık ama arkasından geldik hemen, adalet ve emniyet. '4 temel taş üzerinde Türkiye'yi yükselteceğiz' dedik. İşte bunlar, bunun çalışmalarıdır.''


Başbakan Erdoğan, Partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, BM Güvenlik Konseyi geçici üyesi olan Türkiye adına, Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın ABD'de görüşmeler yaptığını söyledi.


Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:


''Yine bugün, aynen parlamentoda, bilgilendirme toplantısında söylendiği gibi, bazı arkadaşlarım cevap verdiği halde, tatmin olmayanları görüyorum. Bugün yine, yavru muhalefetin lideri şunu söylüyor: 'İsrail'in Başbakanı geldi, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı 5-6 saat ne konuştu?' Benim söylediğime inanmıyorsun ki 'İsrail-Suriye arasındaki ilişkilerin 5 raundunu konuştuk' diyorum, sen hala kalkıyorsun, bu olaylarla ilgili hale getirmek istiyorsun. Bana inanmıyor, maalesef sağda, solda yazılana çizilene inanmak gayretiyle karar veriyorsun. Bu kararı verdiğin sürece, niye anlatayım sana? Bak, 'konuştuğumuz budur' diyorum. Söylenen budur ama sen, eğer bana inanmayacaksan, bunu devam ettireceksen, daha ben sana ne anlatayım. Olayın aslı bu.


İsrail-Suriye'de 4 raunt yaptık, 5. raundun görüşmelerini, yaptığımız bu toplantıyı farklı yerlere çekmenin anlamı yok ki. Ama siyaseti bu tür şeylerde istismar aracı olarak kullanmanın adıdır, örneğidir bu. Zaten siyasetin veya siyasetteki politikanın o çirkin, insafsız yanı budur. Bunu da bu kadar açık konuşuyorum.''


Başbakan Erdoğan, sivil toplum örgütlerinin savaşın yaralarını sarmak ve Gazze'nin ihtiyaçlarını gidermek için dünyaya örnek olacak adımlar attığını belirtti ve bundan dolayı sivil toplum örgütlerini tebrik etti.


Türk Kızılayının bölgeye yardım ulaştırmak için gayret gösterdiğini ifade eden Erdoğan, bölgede kalıcı barışın sağlanması konusunda bu desteklerin devam edeceğini söyledi.


ERGENEKON SORUŞTURMASI


Ortada devam eden bir dava, mahkeme süreci ve soruşturma olduğunu ifade eden Erdoğan, savcıların ve hakimlerin, tamamen bağımsız bir şekilde çalışmalarını sürdürdüğünü anlattı.


Başbakan Erdoğan, sürecin tamamen hukuk ve Anayasa ile ilgili yasalar çerçevesinde işlediğini belirterek, ''Hükümet, siyasetçi ve vatandaş olarak da bize düşen, hukuk kurallarının en sağlık bir şekilde işlemesine yardımcı olmaktır'' dedi.


Recep Tayyip Erdoğan, bunun dışında, durumdan vazife çıkarmanın, Anayasa ve yasalara aykırı olduğu gibi, hukukun sağlık şekilde işlemesine de zarar vereceğini bildirdi.


Bütün modern devlet sistemlerinde, yasamanın, yürütmenin ve yargının yerinin ayrı olduğuna işaret eden Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bu 3 erk, birbirine müdahale edemez. Yasama kendine düşen görevleri yerine getiriyor. Yürütme de kendine düşen görevleri yerine getiriyor. Şüphesiz ki yargı da. Yürütme, özellikle emniyetimiz açısından, kalkıp da adaletin kendisine verdiği bir görevi yerine getirirken, niçin birileri bundan rahatsız oluyor? Ben, bunu hayretle karşılıyorum. Esasen Hükümet olarak da siyasetçiler olarak da vatandaşlar olarak da bize düşen, hukuk kurullarının en sağlıklı şekilde işlemesine yardımcı olmaktır. Bunun dışında durumdan vazife çıkarma gayreti içerisinde olanlar, Anayasaya ve yasalara aykırı olduğu gibi, hukukun sağlıklı şekilde işlemesine de zarar verecektir.


Bakınız, bütün modern devlet sistemlerinde, yasama, bu noktada gayet serbest hareket eder. Onun için de biz de Meclisimizin biliyorsunuz, şöyle arka planında herkes çok rahat görsün diye, 'Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir' ifadesi yer alır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün sözü olarak. Bu 3 erk birbirine müdahale edemez. Demokrasi de bu 3 erk üzerine ve bu 3 erkin birbirinden bağımsız olması üzerine kurulmuştur.''


Başbakan Erdoğan, iktidara geldikten sonra, bir çok kirlilikleri ortaya çıkarmanın ve karanlıkları aydınlığa kavuşturmanın gayreti içerisinde olduklarını söyledi.


Erdoğan'ın konuşmasından notlar:


'Ortada devam eden bir mahkeme var. Savcılarımız bağımsız bir şekilde çalışıyor. Pazar günü ifade ettim. Esasen hükümet olarak da bize düşen hukuk kurallarının en sağlıklı biçimde işlemesine yardımcı olmak. Emniyet adaletin verdiği görevleri yerine getirirken birileri bundan neden rahatsız oluyor anlamıyorum. Yargı, yürütme, yasama birbirine müdahale edemez.


Biz karanlıkları aydınlığa kavuşturma gayreti içinde olduk. Biz mafyalarla mücadele edeceğiz dedik. Bu intikam hırsına dayalı değil. Ama bazıları başta anamuhalefet sonra yavru muhalefet bunun intikam hırsından kaynaklandığını söylüyor. İnsan biraz insaf eder. Çukurlardan çıkan silahlar, haritalar ne? Bu planlar neyin nesi? Bu konuda yargı yürütmeye görev vermiş yürütme de meydana çıkarmışsa bizim polisimizi, jandarmamızı alkışlamanız lazım.


Çukurlardan çıkanlara bakıyoruz. Bu ne? Lav silahlarından mermilere bulundu! Harbe mi gidiyoruz? Bu konuda çalışan herkese teşekkür ediyorum. Kutluyorum. Birilerinin bu işin üzerine gitmesi gerekiyordu. Bu işin üzerine gidenleri kutluyorum! Kuru hamasetle çözülmez bu işler. Çok şey sümen altına gitti. Bunları bize yaşattılar. Bu konudaki hassasiyetimizi koruyoruz. Türkiye adalet ve emniyet üzerinde kalkınacaktır. Torunlarımıza temiz bir ülke bırakmak istiyoruz. Bunlar, bunun çalışmasıdır. Anamuhalefet partisinin lideri hukuk sürecine müdahale etmek istiyor. Onun hukuk mezunu olduğunu biliyoruz. Herhalde hukukun temel ilkelerini benden daha iyi bilir. Bir dönem geliyor Meclis zabıtlarına bakıyorum, "Çetelerle mücadele edilmeli" diyor ama bir dönem geliyor çetelere avukatlık yapıyor. Bir dönem çetelerin üzerine gidilmesi için soru önergesi veriyor bir dönem bunlara "ıvır zıvır" diyor. Neden korkuyorsunuz sayın Baykal? Telaş etmenize gerek yok. Anadolu'da güzel bir laf var "Abdestinden şüphesi olmayanın namazından şüphesi olmaz" Olay bu kadar basit. Bazı isimlerle gönül bağınız olabilir. Bu ülkenin savcısı soruşturmasını yapar. Hiç telaş etmeyin. Mahkemeler üzerinde siyasi baskı oluşturmayın. Gelin siz de bu ülkenin mahkemelerine, savcılarına güvenin.'


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anadolu'da, ''Abdestinden şüphesi olmayanın, namazından şüphesi olmaz'' diye güzel bir söz olduğunu belirterek, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a, ''Bazı isimlerle gönül bağınız, ilişkiniz olabilir. Bu ülkenin savcısı, hakimi soruşturmasını yapar, masumsa masumiyetini açıklar, şüpheliyse, mahkemeye sevkeder'' diye seslendi.


Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, defalarca hatırlatmalarına rağmen, anamuhalefet partisi CHP'nin lideri Deniz Baykal'ın, devam etmekte olan hukuk sürecine, her fırsatta müdahale etmek istediğini söyledi.


Anamuhalefet partisi liderinin hukuk fakültesi mezunu olduğunun ve bir süre avukatlık yaptığının da bilindiğini ifade eden Erdoğan, ''Üzerinden çok zaman geçti ama herhalde hukukun temel ilkelerini benden daha iyi bilir, unutmamıştır'' diye konuştu.


"BAĞIMSIZ MAHKEMELER GEREKENİ YAPIYOR SAYIN BAYKAL"


Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:


''Dikkat ediniz, bir dönem geliyor, Meclis zabıtlarına bakıyorum, çok enteresan, 'çetelerle mafyayla Gladio ile mücadele edilmeli' diyor. Ama bir dönem geliyor çetelere, mafyaya avukatlık yapıyor. Bir dönem, çetelerin üzerine gidilmesi için soru önergesi veriyor. Bir dönem geliyor, 'ıvır, zıvır' ifadesini kullanıyor. Bir dönem, 'şeriatın kestiği parmak acımaz' diyor, 6 ay geçince, hukuka, savcılara, hakimlere kontrolsüz şekilde hücum ediyor. Neden korkuyorsunuz, Sayın Baykal? Neden çekiniyorsunuz? Bağımsız mahkemeler, gerekenleri, gereken usullerde yapıyorlar, Neden? Telaş etmenize hiç gerek yok. Anadolu'da güzel bir laf var; 'abdestinden şüphesi olmayanın, namazından şüphesi olmaz.' Olay bu kadar basit. Bazı isimlerle gönül bağınız, iletişiminiz, ilişkiniz olabilir. Bu ülkenin savcısı, hakimi soruşturmasını yapar, kararını verir, masumsa masumiyetini açıklar, şüpheliyse mahkemeye zaten sevkeder. Bu paniğiniz ne? Hiç korkmayın, telaş etmeyin. Hele hele mahkemeler üzerinde siyasi baskı oluşturmaya hiç yeltenmeyin.


Bir kez daha söylüyorum; aksi ispat edilene kadar, herkes masumdur. Bizim hukuka bakışımız, tutuklananlara, yargılananlara bakışımız budur. Akla karanın, er geç açığa çıkacağından biz şüphe duymuyoruz. Gelin, siz de adalete, hukuk sistemine güvenin. Gelin, siz de bu ülkenin hakimlerine, savcılarına, mahkemelerine güvenin. Lütfen, mesuliyet makamında birisi olarak, elinizi ve dilinizi hukukun üzerinden çekin.''


''BIRAKIN DEMOKRASİ VE HUKUK İŞLESİN"


Başbakan Erdoğan, ''özellikle duyurmak istiyorum'' diyerek, ''Anayasanın bu konuyla ilgili maddesini, Anayasayı, hukuku koruyacak olanların bu konu üzerindeki hassasiyetini de özellikle rica ediyorum'' dedi.


Erdoğan, ''Çünkü, birileri söylediği zaman, 'burada yargıya müdahale var' deyip de Sayın Baykal söylediği zaman, 'ne kadar da güzel söylemiş, bize destek çıkmış' diyenleri de kınıyorum. Bunu da açıkça söylemek zorundayım. Kurumları yıpratarak, birbiriyle çatıştırarak bu ülkenin bugüne kadar hiç bir yere varamayışını hissedemeyenleri anlamakta zorlanıyorum. Geçmişte bunun acısını hep birlikte ziyadesiyle yaşadık. Bırakın demokrasi ve hukuk işlesin'' diye konuştu.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler