YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Partiler, toplantı ve mitinglerde Türkçe konuşmak zorunda"
"Partiler, toplantı ve mitinglerde Türkçe konuşmak zorunda"
"Partiler, toplantı ve mitinglerde Türkçe konuşmak zorunda"
24 Şubat 2009 / 18:31 Güncelleme: 24 Şubat 2009 / 00:00

TBMM Başkanı Köksal Toptan, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün TBMM grup toplantısında Kürtçe konuşması ve Meclis Televizyonunun canlı yayını kesmesine ilişkin, ''Arkadaşlarımız yayını kesmek zorundaydılar çünkü Anayasa'nın amir hükmü, Siyasi Partiler Kanunu'nun amir hükmü bunu gerektirmektedir.


TBMM Başkanlığının yaptığı iş Anayasa'nın ve Siyasi Partiler Kanunu'nun emrettiği bir iştir. Bundan sonra da yine böyle şeyler yapılırsa biz o yayınları keseriz'' dedi.


Toptan, Atatürk Kültür Merkezi'ndeki ''Her Yönüyle Trabzon'' etkinliklerini ziyaretinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.


DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün, TBMM grup toplantısında Kürtçe konuşmasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Toptan, Anayasa'nın, devletin resmi dilinin Türkçe olduğuna amir olduğunu hatırlattı. Toptan, ayrıca Siyasi Partiler Kanunu'nda siyasi partilerin toplantılarında, mitinglerinde Türkçe konuşma zorunluluğu getirdiğini vurguladı.


TBMM'nin sadece genel kuruldan ibaret olmadığını, grup toplantıları, başkanlık divanı, başkan vekilliklerinin de TBMM faaliyetleri içerisinde değerlendirildiğini belirten Toptan, şunları kaydetti:


''O nedenle grup toplantılarında konuşmaların Türkçe yapılması gerekir. Sayın Türk konuşmasının bir iki yerinde Kürtçe bir iki cümle söyleseydi, belki o zaman sorun yoktu. Arkadaşlarımız bunu zaman zaman genel kurulda da yapıyorlar. Verdikleri bazı önergelerde de yapıyorlar. Biz de onlara zaman zaman müsamaha gösteriyoruz ama Sayın Türk konuşmasının Türkçe bölümünü bitirdikten sonra 'Bundan sonra konuşmamı Kürtçe yapacağım' deyince ve 3-5 cümle de Kürtçe devam edince arkadaşlarımız yayını kestiler. Kesmek zorundaydılar çünkü biraz evvel söylediğim gibi Anayasa'nın amir hükmü, Siyasi Partiler Kanunu'nun amir hükmü bunu gerektirmektedir.''


Toptan, konuyla ilgili TRT Şeş'in örnek gösterildiğini ancak konular arasında bir benzerlik bulunmadığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:


''Nihayet o, kanunla kurulmuş olan bir televizyon kanalı. Bu yayını o ilkeler çerçevesinde yapıyor. Bizde de kanun değişirse, TBMM'de de böyle bir yol açılırsa, ona çok ihtimal vermem ama o zaman TBMM de ona göre tedbirini alır. Meclis kürsüsünde Kürtçe konuşulduğu zaman Meclis Başkanvekili Kürtçe bilmiyorsa, divan üyeleri, stenograflar, milletvekilleri Kürtçe bilmiyorsa konuşan hatibin dilini, ne söylediklerini nasıl anlayacaklar? Öyle bir şey olursa, azınlıkların olduğu ülkelerde bununla ilgili birtakım önlemler var. Türkiye'nin böyle bir azınlık sorunu bana göre yok. O nedenle TBMM Başkanlığının yaptığı iş, Anayasa'nın ve Siyasi Partiler Kanunu'nun emrettiği bir iştir. Bundan sonra da yine böyle şeyler yapılırsa biz o yayınları keseriz.''


Bir gazetecinin, ''Öncesinde sizin bilginiz, izniniz var mıydı?'' sorusuna Toptan, ''Buna izin vermem söz konusu olabilir mi? Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir şey olabileceği grup toplantısı başladıktan sonra bizim arkadaşlara iletilmiş'' yanıtını verdi.


Toptan, bundan sonra ne tür bir işlem yapılacağı sorusu üzerine de ''Siyasi Partiler Kanunu'na bir muhalefet var ama o muhalefetin gereğini yapmak benim işim değil. İlgililer yaparlar ya da yapmazlar, o ayrı bir şey ama Siyasi Partiler Kanunu'nun bize emrettiğini biz yerine getirdik. Burada Sayın Türk'ün 'Sayın Başbakan Kürtçe konuşuyor da ona bir şey denilmiyor da bize deniliyor' yaklaşımı da yanlış. Çünkü arada hiç benzerlik yok. Bir de bu, TBMM çatısı altında yapılıyor. Bizi ilgilendiren bölümü odur'' diye konuştu.


Bu aşamadan sonra özellikle DTP-MHP arasında bir sıkıntı olup olmayacağının sorulması üzerine de Toptan, bir sıkıntı olmaması gerektiğini söyledi. Toptan, ''DTP'li arkadaşlar belki bana kızıyorlar ama ben onlarla da konuşurum, düşüncelerimi onlara da anlatırım. Daha önce de çok kere paylaşmışımdır düşüncelerimi. Meclis Genel Kurulu'nda zaman zaman açıklamalarda bulunmuşumdur. Her zaman söylüyorum DTP'li arkadaşlarımın Meclis çalışmalarında benim hiçbir zaman hiçbir şikayetim olmadı bugüne gelene kadar. Bugün, bana göre yanlış yaptılar'' dedi.


TBMM BAŞKANLIĞINDAN AÇIKLAMA: TÜRKÇE KULLANILMAK ZORUNDA


TBMM Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez 3. maddesine göre, devletin resmi dilinin Türkçe olduğunu belirterek, ''TBMM anayasal bir kurum olup,Milletvekilleri her türlü yasama ve denetim faaliyetlerinde devletin resmi dili olan Türkçeyi kullanmak zorundadırlar'' değerlendirmesinde bulundu.


TBMM Başkanlığı, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün grup toplantısında Kürtçe konuşmasıyla ilgili olarak yazılı açıklama yaptı.


Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez 3. maddesine göre devletin resmi dilinin Türkçe olduğu hatırlatılan açıklamada, şöyle denildi:


''Türkiye Büyük Millet Meclisi anayasal bir kurum olup, milletvekilleri her türlü yasama ve denetim faaliyetlerinde devletin resmi dili olan Türkçeyi kullanmak zorundadırlar. Türkiye Büyük Millet Meclisindeki yasama faaliyetleri sadece Genel Kurul çalışmalarından ibaret olmayıp, Başkanlık Divanı, Danışma Kurulu, komisyonlar ve siyasi parti grup toplantılarını da kapsar. Buralarda Türkçe dışında başka bir dil kullanılması Anayasanın açıkça ihlali anlamına gelir.


Öte yandan, Siyasi Partiler Kanununun 81. maddesine göre siyasi partiler; 'Tüzük ve programlarının yazımı ve yayınlanmasında, kongrelerinde, açık veya kapalı salon toplantılarında, mitinglerinde, propagandalarında Türkçeden başka dil kullanamazlar; Türkçeden başka dillerde yazılmış pankartlar, levhalar, plaklar, ses ve görüntü bantları, broşür ve beyannameler kullanamaz ve dağıtamazlar, bu eylem ve işlemlerin başkaları tarafından da yapılmasına kayıtsız kalamazlar.'


Aynı Kanunun 3. maddesine göre 'Siyasi partiler Anayasa ve kanunlara uygun olarak ... faaliyet göstermek üzere teşkilatlanan tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır.'


Anayasa ve Siyasi Partiler Kanununun ilgili hükümlerinden açıkça anlaşılacağı üzere bir siyasi parti grubunun grup toplantısında Türkçe dışında bir dil kullanması hukuken mümkün değildir.''


MECLİS TV


Açıklamada, bu durumda hukuken kullanılması mümkün olmayan bir dille yapılan bir toplantının, TBMM TV'de yayınlanmasının da yasal olmayacağının aşikar olduğu ifade edilerek, şöyle devam edildi:


''TBMM TV Yönetmeliğinin 6. maddesine göre de TBMM TV Genel Kurul çalışmalarını naklen; siyasi parti grup toplantılarını ise Yayın Danışma Kurulunun kararına göre naklen veya banttan yayınlar. Yayınların önceden denetimi ise Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tarafından yapılır. O nedenle DTP grubunda Türkçe dışında bir dilde konuşma yapılmaya başlandığı anda Anayasa ve kanunlara aykırı bir eyleme müsaade etmemek amacıyla yayın kesilmiştir.


Sayın milletvekillerimizden ve siyasi parti gruplarından yasama ve denetim faaliyetlerini Anayasa ve kanunlara uygun olarak devletin resmi dilinde yapmaları hususunda gerekli duyarlılığı göstermeleri beklenmektedir.''


DTP lideri Türk Kürtçe konuştu, TRT yayını kesti


 


 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler