YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Otoriterlikten diktatörlüğe geçiş yapılıyor"
"Otoriterlikten diktatörlüğe geçiş yapılıyor"
20 Şubat 2014 13:05
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, MİT'le ilgili yasa teklifini değerlendirirken, "Polis devletinden istihbarat devletine, otoriterlikten diktatörlüğe geçiş yapılıyor" dedi.

Altay, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet suçlarını örtmek için yalana ve bir zırha ihtiyaç duyulduğunu, hükümetin de bunları kullandığını ileri sürdü. Altay, "Kabataş, bunların üzerini örtmek için kullanılan en büyük yalandı. AKP şimdi, yolsuzlukların üzerini örtmek için gereken zırhı da TBMM ve Çankaya'yı kullanarak ortaya koyuyor" dedi.

Engin Altay, söz konusu zırhların HSYK, MİT, internet ve özel yetkili mahkemelerle ilgili düzenlemelerle elde edilmeye çalışıldığını savundu.

"Başbakan interneti Cemalettin, medyayı Fatih ve yargıyı Bekir üzerinden kendine bağladı" diyen Altay, şöyle devam etti: 

"TBMM'yi de kirli çamaşırlarını yıkayan çamaşır makinesi gibi görüyor. Zırhlar TBMM'den geçiyor, Çankaya'da onaylanıyor. 

Bu zırhlardan biri olan internetle ilgili yasa dün Çankaya'da onaylandı. Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu onayı yolsuzluğu örtbas gayretine katkı vermektir. Sayın Cumhurbaşkanı açıkça kusur işlemekte, anayasayı ihlal etmektedir. Cumhurbaşkanlığı'nda işler artık şifai yapılmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanı açıkça kusur olduğunu ortaya koyduğu bir yasayı onaylayıp, yürütme organının üyesini çağırıp, ev ödevi gibi eline teklif tutuşturup, 'Bu yasayı anayasaya biraz daha az aykırı hale getirin' diyemez. 

Sayın Cumhurbaşkanı'nı hassasiyete, ettiği yemine uymaya davet ediyorum. Bir yasanın yanlışlığını ortaya koyacaksınız ve bunu onaylayacaksınız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne bundan daha büyük saygısızlık yapılamaz. Sayın Cumhurbaşkanı bilmeli ki onun görevi ile ilgili muhatabı Meclis'tir, Ulaştırma Bakanı değil.

Sayın Cumhurbaşkanı'nın artık yansız, objektif olduğu konusunda ciddi kaygılarımız var."

"Esed değil de Esad geldi aklıma"

Yolsuzlukların üzerinin örtülmesi için üretilen zırhlardan birinin de MİT'le ilgili düzenlemeyi içeren teklif olduğunu ileri süren Altay, "Bu teklife göz atınca, Esed değil de Esad geldi aklıma. Eski kadim dostu Esad ile olan günlerini hatırlamış olacak ki Başbakan bu MİT teklifini gündeme getirdi. 'Esed' demeye başladıktan sonra, Esad'ın getirdiklerinin daha ağırını Türkiye'de uygulamaya başladı" diye konuştu. 

Yapılan düzenlemelerle Türkiye'de yaşayan her bireyin ya TİB'e ya da MİT'e zimmetleneceğini iddia eden Altay, "MİT'e bir yargı muafiyeti gelecek. Başbakan bu yasayla, hesap verebilirlik ilkesini ortadan kaldıracak. Herkes sokakta yürürken 'Acaba MİT benimle ilgili ne düşünüyor, ne yapacak ' diyecek. Başbakan'ın özel örgütü olacak. Polis devletinden istihbarat devletine, otoriterlikten diktatörlüğe geçiş yapılıyor" dedi.

Özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasına ilişkin düzenlemeyi de anımsatan Altay, zaten kaldırılan bu mahkemelerin üçüncü defa kaldırıldığını ifade etti. 

Altay, 17 Aralık operasyonunun ardından suçları örtmek için akla gelmedik düzenlemeleri içeren torba kanun teklifi getirildiğini savunarak, "Bir sanığın idamına üç hakimin ikisinin oyu ile karar verilirken, suç örgütünün elindeki para ve mallara el koymak için üçte üç oy birliği isteniyor" diye konuştu. 

Başbakan Erdoğan'ın, iki aydır "yeniden yargılama" tartışmaları ile gündemi oyaladığını öne süren Altay, ancak böyle bir düzenlemenin gelmediğini, bunun, gündem saptırması olduğunun ortaya çıktığını söyledi.

"Bugün fiili bir sıkıyönetim vardır artık"

Engin Altay, dün TBMM Genel Kurulu'nda, partisinin Ankara Milletvekili Levent Gök'ün, Emniyetin başvurusu üzerine 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nin verdiği arama kararını dile getirdiğini anımsattı. 

Bu kararın 4 milyon kişiyi ilgilendirdiğini belirten Altay, "Bu insanlar potansiyel suçlu gibi algılanacak. Herkesin üzeri, özel eşyaları, arabaları, çantaları, evrakları aranabilecek. Olağanüstü halin de ötesinde bugün fiili bir sıkıyönetim vardır artık" dedi. 

Altay, Gök'ün bu açıklamaları karşısında iktidar partisinin milletvekillerinin de şaşırdığını ve hiçbir cevap veremediklerini ifade etti. 

Enin Altay, 17 Aralık operasyonu kapsamında tutuklanan Halk Bankası Genel Müdürü'nün tahliye edildiğini ve kendisi hakkında yurt dışı yasağı konulmadığını, KCK davası kapsamında yargılanan milletvekilleri için de aynı uygulamanın söz konusu olduğunu, ancak partisinin milletvekilleri Mehmet Haberal, Sinan Aygün ve Mustafa Balbay'ın yurt dışı yasağının devam ettiğini belirtti. Bunun bir hukuk ayıbı olduğunu belirten Altay, söz konusu yasağın kaldırılması için TBMM Başkanı Cemil Çiçek'i yeniden göreve çağırdığını söyledi.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Altay, Anayasa Mahkemesi'nin, Ergenekon Davası'nda 23 yıl hapis cezasına çarptırılan ve 5 yıldır Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan İnönü Üniversitesi eski Rektörü Fatih Hilmioğlu'nun tahliyesine karar vermesinden memnun olduklarını, günün tek tebessüm ettiren haberinin bu olduğunu ifade etti.

Altay, internetle ilgili düzenlemeyi içeren yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götürüp götürmeyeceklerine ilişkin soru üzerine, "Bu yasa anayasaya aykırılık içeriyor. Elbette, büyük bir ihtimalle götüreceğiz" dedi.

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler