YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Ötekileştirmeyi ortadan kaldıracağız"
"Ötekileştirmeyi ortadan kaldıracağız"
13 Temmuz 2014 19:51
Cumhurbaşkanı adayı İhsanoğlu, "Türkiye'de birtakım ayrık otlarından ve nefret sözlerinden, birtakım ötekileştirilme ve cepheleşmeden bahsediyoruz. Biz bunları ortadan kaldıracağız" dedi.

CHP ve MHP'nin de aralarında bulunduğu bazı partilerin cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, "Türkiye'de birtakım ayrık otlarından ve nefret sözlerinden, birtakım ötekileştirilme ve cepheleşmeden bahsediyoruz. Biz bunları ortadan kaldıracağız" dedi.

İhsanoğlu, seçim çalışmaları kapsamında Edirne programına, Bursa'dan helikopterle geldi.

Trakya Üniversitesi pistine inen helikopterden eşi Füsun İhsanoğlu ile kendisini karşılayanları selamlayan Ekmeleddin İhsanoğlu'na, MHP Edirne Kadın Kolları Başkanı Hatice Şimşek ve CHP Edirne Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Reyhan Güzel çiçek takdim etti.

Seçim otobüsüyle Edirne Belediyesi'ne hareket eden İhsanoğlu, yol boyunca kendisini alkışlayanları selamladı. Belediye Başkanı Recep Gürkan tarafından karşılanan İhsanoğlu, bir süre makamında Gürkan ile sohbet etti, belediyedeki Atatürk odasını gezdi.

İhsanoğlu, fotoğraf çekmek için kendisine "Ekmeleddin bey" diye seslenen basın mensuplarına, "Bana Ekmel" deyin dedi.

Daha sonra Tarihi Arasta Çarşısı'nı gezen İhsanoğlu, esnafla sohbet etti. Selimiye Camisi içinden geçerek basın toplantısı yapacağı restorana gelen İhsanoğlu'na bir üretici vazoda buğday başakları armağan etti.

İhsanoğlu, toplantıda yaptığı konuşmada, "ekmek" mesajının Türkiye'de çok net anlaşıldığı için mutlu olduğunu belirterek, mesajla alay edenlere en güzel cevapların mesajı anlayanlarca verildiğini söyledi.

"Türkiye tarlasına sevgi, saygı, birlik ve dirlik ekmek için" yola çıktıklarını vurgulayan İhsanoğlu, şöyle devam etti:

"16 Haziran'da başlayan yolculuğumuz, Türkiye denen büyük tarlanın içerisine saygı, sevgi, birlik ve dirlik tohumlarını ekmek içindir. Ayrık otlarından, saygısızılık, nefret tohumlarından şikayet ediyoruz, istemiyoruz. Sevgi, saygı ve beraberlik istiyoruz. Bunu yaparken edebiyat yapmıyoruz. Bunu yaparken milletimizin ananelerini, geleneklerini, değerlerini dile getiriyoruz. Bizde 'ekmek, Kur'an hakkı için' denir, milletin mukaddes saydığı üçüncü şey de bayraktır. Birlik beraberlik mesajı vermek istiyoruz. Türkiye'nin etrafını saran şer odaklarının etkisini önleyeceğiz."

"Millet değişim istiyor"

İhsanoğlu, temaslarında milletin değişim istediği yönünde mesajlar aldığını aktardı.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin diğer seçimlerden farklı olduğuna işaret eden İhsanoğlu, şunları kaydetti:

"Burada üç aday var o adaydan birini seçeceksiniz, o seçtiğiniz kişiyi devletin başına oturtacaksınız. O seçtiğiniz kişi eğer 76 milyonu temsil etmiyorsa, gelen kişi kendi özel siyasi gündemiyle gelmişse o zaman ne olacak? Seçtiğiniz aday kavgayı bitirecek, ateşi söndürecek birisi olursa daha iyi değil mi? Herkes kendi partisinin oyuna sahip olsun, flamasına sahip olsun. Bakınız burada sadece şanlı sancağımız var çünkü biz devletimizin başını seçiyoruz, Türkiye Cumhuriyeti'nin ve milletinin bütünlüğünün temsilcisini seçiyoruz. Bu seçimler bundan ibarettir, o makama layık en iyi seçimi yapacağınıza eminim. Cumhurbaşkanının görevi milletin huzurunu sağlamak, yurt dışında itibarı artırmak ve sofraya konan ekmeği büyütmektir."

"Cumhurbaşkanı devletin başıdır"

İhsanoğlu, "Çiftçi emeğinin karşılığını alamıyor. Siz bu konulara müdahil olacak mısınız?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Cumhurbaşkanı devletin başıdır. Bütün kurumların üstünde yetkileri vardır. Ama bunu yaparken şu realiteyi görmek lazım. Türkiye'de sistemi icra eden hükümettir. Ama bunun manası değildir ki cumhurbaşkanı bunun karşısında bigane kalacak. 'Ben karışmam, buğdayın fiyatı şöyle olsun, böyle olsun veya ekmeğin fiyatı şu olsun bu olsun' diyemez. Cumhurbaşkanı devletin başkanı, milletin babası olarak anayasadan aldığı yetkilerle ve anayasada tarif eden yetkilerle ayrıca bu dönemde halkın oylarıyla çok daha güçlü olacaktır."

İhsanoğlu, cumhurbaşkanının yol gösterici olduğunu bu ve benzeri konularda yol gösterici olacağını vurguladı.

"Türkiye'nin bağımsızlığı ve bölünmez bütünlüğü konusundaki kırmızı çizgiyi uygulamada hiç taviz verilmemesi konusunda neler düşünüyorsunuz?" sorusu üzerine İhsanoğlu, bunun hassasiyetle ve dikkatle üzerinde durulması gereken bir kavram olduğunu söyledi.

İhsanoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de birtakım ayrık otlarından ve nefret sözlerinden, birtakım ötekileştirilme ve cepheleşmeden bahsediyoruz. Biz bunları ortadan kaldıracağız. Bizim sözlerimiz nelerdir? Sevgi ekmektir, saygı ekmektir, birlik ekmektir, dirlik ekmek demektir. Bunları yapmamız lazım. Türkiye'de milletin, devletin bütünlüğü tartışılmaz bir konudur. Bu kırmızı çizgidir, bunu kimse aşamaz. Milletin, devletin ve vatanın birliği, bayrağın birliği, resmi dilin birliği tartışmanın üstüdür. Bunu tartışanlar boşuna rahatsız ediyorlar, biz bunun farkındayız. Burada başka emeller var. Ama bu millet bu hesapların hepsini 10 Ağustos'ta bozacaktır."

Bir başka soruya karşılık İhsanoğlu, her vatandaşın, gayrimüslimlerin, mallarının korunması gerektiğini vurgulayarak, "Bu bizim geleneğimizdir. Bu şehir, bu geleneği yaşamıştır tarih boyunca. Türk Ocakları gibi Türk kurumlarının müesseselerinin mallarının alınması anlaşılmaz bir şeydir. Bu bir de devlet benim anlayışının ürünüdür. Bu, devletin başında ben varsam devlet benim, her şey benim hakkımdır gibi yanlış bir anlayışın ürünüdür. Her zaman ağzımdan çıkan lafın sorumluluğunu hayat boyunca taşıyan bir insan oldum. Bugün böyle yarın da böyle, ak dediğime kara, kara dediğime ak hiç demedim hayatım boyunca.... Gerçekten bir hak gasbı varsa bunu elbette hukuk çerçevesinde bu hakkı sahiplerine iade etmek lazım" diye konuştu.

Daha sonra Selimiye Camisi'nde namaz kılan İhsanoğlu, ardından Kırklareli'ne hareket etti.

76 milyon insanımızı birleştirecek cumhurbaşkanı seçeceğiz

Çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Kırklareli'ne gelen İhsanoğlu, Babaeski gişelerinde CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek, Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu ve çok sayıda partili tarafından karşılandı.

Seçim otobüsüyle şehir turu atan İhsanoğlu, otelde istirahatın ardından Kırklareli Belediyesini ziyaret etti. Belediye Başkanı Kesimoğlu, adına 39 fidan dikildiğine dair belgeyi teslim etti, İhsanoğlu en güzel hediyeyi aldığını söyledi.

Belediye çıkışında partililer tarafından Türk bayrakları ve ekmeklerle karşılanan İhsanoğlu, çay bahçesinde vatandaşlarla bir araya geldi.

Fatih Sultan Mehmet'in Demirköy ilçesindeki dökümhanesinde Türk bilim tarihi adına kazı çalışması başlattıklarını, her yıl kazı heyetiyle kente geldiğini belirterek, 10 Ağustos'ta cumhurbaşkanının seçileceğini hatırlattı.

Resmi Gazete'de 3 adayın adının yayımlanmasıyla yarışın başladığını anlatan İhsanoğlu, kavga peşinde değil, medeni, centilmence, çelebice yarış peşinde olduklarını dile getirdi.

"Türkiye'yi önümüzde 5 yıl selametle, sükunetle, kavga etmeden, gerginlik yaratmadan, ayrılıp bükmeden, zıtlaştırmadan ve cepheleştirmeden, bütün vatandaşları, 76 milyon insanımızı birleştirecek cumhurbaşkanı seçeceğiz" diyen İhsanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sakin kafayla, vicdanları istikametİnde giderek 10 Ağustos'ta oylarını kullanacaklar. Neyin peşindeyiz ve değiliz, bunu söyleyeceğiz. Değişik kanallarda yaptığımız konuşmalar, röportajlar yayımlanıyor, gazeteler yazıyor ama devletin resmi televizyonu bize 3 dakika verirken, başka adaya 500 dakika veriyor. Ben ve üçüncü adaya birer, ikişer, üçer dakika veriyor. 553 dakika 3 adaydan birisine veriyor. 'Adalet, hakkaniyet, mağduriyet' dedikleri bu. Bu 553 dakikayı alanlar mağdur oluyorlar.

Biz gaddar oluyoruz. Türkiye’deki yeni dilin, yeni zihniyetin ifadeleri. İşte halkımız da bu zihniyeti, bu dili reddediyor, nefret söylemini istemiyor. Bu indirgemeci alışkanlıkları istemiyor, hisarcı, tekelci anlayışı istemiyor, hür seçim istiyor."

İhsanoğlu, ziyaretlere bin kişilik koruma ordusuyla değil, otobüslerle gittiğini kaydederek, devletin imkanlarını kullanmadıklarını anlattı.

Valilerin kendisiyle görüşmek istemediğini öne süren İhsanoğlu, farklı partilerin hepsinden belediye başkanları ve seçilmişlerin kendisine geldiğini söyledi.

İhsanoğlu, Bursa'da 10 bin kişiyle iftar yaptıklarını, aralarında AK Parti'den HDP'ye kadar her kesimden insan bulunduğuna dikkati çekerek, "Türkiye’yi bölmek istemiyoruz. 'Bize oy verenler, vermeyenler' demek istemiyoruz. Adlarını zikrettiğim partilerin hiçbirinin mensubu değilim. Ne dün oldum, ne bugün varım, ne de yarın olacağım. Siyasete uzak durmadım ama içinde olmadım. Hayatım boyunca vatandaş olarak ailemin de durumundan dolayı siyaseti çok yakından takip ettim" diye konuştu.

Ailesinin Adalet Partisi ve Demokratik Parti'nin kurucuları arasında yer aldığına işaret eden İhsanoğlu, 1980'lerde Anavatan'ın kuruluşuna katkısı olduğunu söyledi.

Kariyer hedefi doğrultusunda en yüksek noktaya ulaştığını aktaran İhsanoğlu, Dünya’nın BM'den sonraki en büyük teşkilatı, 57 üye ülkenin bulunduğu İslami İşbirliği Teşkilatı'nın genel sekreteri olduğunu anımsattı.

İhsanoğlu, Anayasa'ya göre cumhurbaşkanının devletin başı olduğunu, oy verenin de vermeyenin de başı olması gerektiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Sevgi-ekmek, saygı-ekmek, birlik-ekmek, Türkiye’nin ekmek teknesini büyütmek, ekmeğimizi beraberce daha büyük yapıp daha fazla paylaşmak peşindeyiz. 'Mari bakın hele ekmek yecez' diye sözünüz var ya işte biz bu sözün uygulamasını yapmak istiyoruz. Cumhurbaşkanı, devlet kurumlarının çalışması, işlemesi, ahenkli, uyumlu olmasını gözetir. Yani devlet başkanımız, cumhurbaşkanımız bu sıfatlarıyla devletten, devletin her bakımdan yürümesinin, işlemesinin sorumluluğunu taşıyacak, ona yol gösterecek, halkın arzularını, partilerin taşımadığı arzuları, partilerin programına almadığı hususları, hassasiyetlerini, devletin en yüksek noktasında gözetecek. Bununla mükelleftir."

Seçilecek cumhurbaşkanının oy aldığı kesime karşı sorumlu olduğunu söylemesinin yanlış olacağına dikkati çeken İhsanoğlu, "Bana yüzde 51 oy geldi, ben bunların desteğiyle yukarı çıktım ancak onlara karşı sorumluyum' derse, o zaman öbür yarı, yüzde 49 da 'yarısı' demektir. O yüzde 1 demokrasi usulünün, prosedürünün zaruretidir ama fiilen ne demektir? Yüzde 50-50. Yani elmanın yarısı bu tarafta, diğer yarısı öteki tarafta" değerlendirmesinde bulundu.

İhsanoğlu, Mecliste temsil edilmeyen partilerin de muazzam oy potansiyeli bulunduğunu ifade ederek, cumhurbaşkanının derleyici, toparlayıcı, herkesi kucaklayan, öfkelenmeyen, azarlamayan ve ötekileştirmeyen, cepheleştirmeyen birisi olması gerektiğini vurguladı.

Konuşmasının ardından bir kadının hediye ettiği ekmek ve Atatürk resminin bulunduğu tişörtü alan İhsanoğlu, karayoluyla Tekirdağ'a gitti.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler