YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Orhan Miroğlu'ndan patlama yorumu!
Kürt siyasetinin önemli isimlerinden AK Parti Mardin Milletvekili adayı Orhan Miroğlu Ankara’daki bombalı saldırıyı yorumladı.
Orhan Miroğlu'ndan patlama yorumu!
11 Ekim 2015 / 14:24 Güncelleme: 11 Ekim 2015 / 14:24

Bu saldırının Diyarbakır, Suruç, Mersin ve Adana saldırılarının kopyası olduğuna dikkat çeken Miroğlu, amacın HDP seçmenini sokağa çıkarmak ve 7 Haziran’daki gibi mağduriyet üzerinden oy toplamak olduğuna dikkat çekiyor.

Orhan Miroğlu Kürt siyasetinin yakından tanıdığı bir isim. 1970-80'li yıllarda sosyalist gençlik hareketleri içerisinde faaliyet gösteren 1980 darbesinden sonra 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve 1988 yılında tahliye edildi. HADEP ve DTP'de Genel Başkan Yardımcılığı yapan Orhan Miroğlu bu siyasi çizgi ile yollarını ayırdıktan birçok kez ölüm tehditleri aldı. 2012 yılında Taraf gazetesi ile yollarını ayıran Orhan Miroğlu uzun yıllar ara verdiği siyasete AK Parti'ye katılarak geri döndü. AK Parti Mardin Milletvekili adayı olan Orhan Miroğlu ile Ankara'daki alçak terör eylemini, barış sürecini ve 1 Kasım seçimlerini konuştuk.

DİYARBAKIR, SURUÇ İLE AYNI OYUN

Ankara'da 'emek, barış ve demokrasi' platformunun mitinginde patlayan bomba/veya bombalar, 95 vatandaşımızın ölümüne ve çok sayıda vatandaşımızın yaralanmasına yol açtı, bu katliamı gerçekleştirenlerin bu terör eylemiyle amaçladıkları nedir?

-Diyarbakır'da Haziran seçimlerinden iki gün önce patlatılan bomba, daha önce Mersin ve Adana HDP il binalarında patlayan bombalar, ve sonrasında da Suruç'ta gerçekleşen katliamın amacı ve hedefi neyse, Ankara'da gerçekleşen katliamın amacı da odur. HDP'yi destekleyen halk kesiminin sokaklara çıkması ve etnik hınç ve öfkenin toplumu kuşatması isteniyor. Oysa bu kitle son zamanlarda meşruluğundan ve haklılığından şüpheye düştüğü adımları veya girişimleri desteklemiyor. PKK'nin 'devrimci halk savaşını, özerklik ilanlarını, ilçelerin hendeklere bölünmesini halk hiçbir şekilde desteklemedi. Nusaybin'i Cizre'yi terk eden binlerce aile var. PKK'nin seçimlerden sonra hayata geçirmek istediği strateji çöktü. Bu çapta ve büyüklükte bir saldırıyı göze alanlar oyunu kesin olarak Kürt meselesi üzerinden kurguluyorlar ve bu eylemin amacı, bu çöküşü engellemektir. Birinci 'halk savaşı stratejisinde de çöküş ve başarısızlık başladığında, Uludere katliamı yaşandı. PKK psikolojik üstünlüğü bölgede bu katliamdan sonra yeniden elde etti. PKK silah bırakmamakta ısrar ettiği sürece, bu türden katliamları maalesef yaşama ihtimalimiz çok yüksek. Hatta iç infazlara, kamuoyunda infial yaratacak siyasi suikastlere yönelmeleri de mümkün.

ÖZYÖNETİM İLANI FİYASKO İLE SONUÇLANDI

Güneydoğu'nun bazı illerinde PKK tarafından ilan edilen sözde "öz yönetimler " ve sonrasında yer yer başlatılan sokağa çıkma yasakları bölgede nasıl bir tepkiye sebep oluyor?

-Özyönetim ilanı fiyaskoyla sonuçlandı. Seçimler öncesinde böyle bir deneyin sahneye konulması, HDP'ye zarar verdi. Bölge halkı, özellikle HDP tabanı bu zorlamalara karşı hem direniyor hem tepki gösteriyor. KCK, özerklik ilan edilen yerleri terk edenlere karşı cezai müeyyideler uygulamaya çalışıyor. Varsa evlerine el konuluyor, yoksa para cezası kesiliyor.

BU ŞİDDETİN BEDELİNİ HDP VE PKK BİRLİKTE ÖDEYECEK

Doğu ve Güneydoğu'da ortaya çıkan bu şiddet sarmalının siyasi bedelini AK Parti mi ödeyecek HDP mi?

-'Savaşı hükümet başlattı' söyleminin halk arasında bir inandırıcılığı yok. Zaten yapılan araştırmalarda HDP'ye oy verenlerin %84'ünün, PKK'nin silah bırakmasını istediğini ortaya koyuyor. HDP'li seçmen, PKK'nin kararlarına hem uymuyor-kepenk kapatma, kitlesel eyleme çağırma-hem de kendi içinde bu kararları eleştiriyor. Dolayısıyla, bölgede yaygın kanı, HDP'li seçmenin sandık başına gitmeyeceği, ve katılımın bu yüzden düşük olacağı yönünde..PKK öyle işler yaptı ki, halkı bıktırdı, canından bezdirdi. Dolayısyla şiddet sarmalının bedelini hem HDP, hem PKK beraber ödeyecekler.

HALK DESTEĞİNİ YİTİRİYORLAR

7 Haziran'da HDP'nin 7 vekil çıkardığı Van'da 1 Kasım seçim çalışmaları çerçevesinde yapılan mitinge katılım çok düşük oranda oldu. Sizce meydanlara yansıyan bu durum HDP için sandıklara da yansıyacak mı?

-Van mitingine katılım son derece düşüktü. Van bu hareketin en güçlü olduğu illerden biri. Halk mitinge katılmamakla, ortaya bir tavır koyuyor aslında. PKK'nin son hamlesini desteklemediğini göstermiş oluyor. Bu tavrın sandığa da yansıyacağından şüphe yok.
Geçtiğimiz günlerde köşenizde "HDP –PKK yol ayrımında" başlıklı bir yazı kaleme aldınız. Yazı özetle bizlere şunu söylüyordu;

"Demokratik özerklik yani bugünkü şartlarda siyasi sistemden fiili kopuş anlamına gelen 'bir isyan provası'nın halk tarafından desteklenmemesi, aslında PKK ve HDP için kesin bir yol ayrımı demek."

HDP HALKA GÜVEN VERMEDİ

Yani artık halk PKK'ya karşı gelip HDP'nin yanında mı yer alıyor?

-Halk gerçek bir önderlik arayışı içinde. Doğru ve güveneceği bir siyasi önderlik, ve doğru bir parti arayışı içinde olmak, HDP ve PKK'yi sorgulayabilmekten geçiyor. Bu sorgulama tabanda başlamış görünüyor. Bunu tabi behamahal, PKK'ya karşı çıkmak ve HDP'nin yanında yer almak şeklinde anlamamak gerekir. Çünkü HDP, halka bu yönlü bir güven verebilmiş değil. Bu güveni halkın hissetmesi için, HDP ve PKK arasındaki siyasi münasebetlerin farklılaşması ve HDP'nin PKK'ye karşı siyasi özerkliğini ilan etmesi gerekir. HDP'nin bağımlılığı geleneksel olarak ve bu şekilde devam ettikçe, halkın PKK ve HDP arasında preslenmeye devam edeceğini söylemek yanlış olmaz.

TÜRKİYE'DEN TOPRAK ALABİLECEKLERİNE İNANDILAR!

Şu günlerde en popüler olan soruyu size de sormak isteriz;

Çözüm sürecini kim bozdu? Nasıl bozuldu? Ve 1 Kasım'dan sonra tekrar Çözüm Süreci'nin konuşulacağı bir masa kurulacak mı?

-Çözüm sürecini, PKK'nın kendi geleceğini Türkiye'de değil, Suriye'de araması ve Suriye'de aradığı bu gerçeği sağlam kazığa bağlamak için, öz-yönetim yoluyla Türkiye'den toprak alabileceğine inanmış olması bozdu. Haziran seçimlerinden sonra başlattığı şiddet ve terör eylemlerinin sebebi, ne baraj ve karakol yapılması, ne Dolmabahçe mutabakatı ne de Suruç katliamıdır. PKK, çatışarak AK Parti'yi iktidardan düşürmek istiyor. Zaten kendi medyalarında bunu açıkça yazıyorlar. 'Geçen sene Ekim ayının 6'sında başlattıkları 'isyanı' Öcalan istediği için durdurduklarını, eğer Öcalan'ın tersi talimatı olmasaydı, Ekim'de başlayan eylemleri AK Parti iktidardan düşünceye kadar sürdüreceklerini ifade ediyorlar.

 

SABAH

 // Rasim DUMAN
Teveccuhlerinden dolayi, bendeniz de Enver bey kardesime tesekkurlerimi arzediyorum....
11 Ekim 2015 21:44
 // Kürt
Değerli yorumcumuz, her görüşe eşit mesafede durmakla birlikte; hakaret, küfür, aşağılama vb. içeren, toplumsal hassasiyetleri zedeleyici nitelikteki yorumları yayınlayamıyoruz. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz......
11 Ekim 2015 19:47
ağzına sağlık
 // enver
Yorumlarını severek takip ettiğim Rasim DUMAN kardeşime teşekkür ediyorum....
11 Ekim 2015 Pazar 18:20
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler