25 Ocak 2017 Çarşamba
  • Altın147,005
  • BIST84.208
  • Dolar3,7769
  • Euro4,0596
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7314
  • İstanbul5 °C
  • Ankara-2 °C
  • İzmir7 °C
  • Konya-2 °C
  • Adana11 °C
  • Antalya7 °C
  • Diyarbakır1 °C
  • Bursa5 °C
  • Kayseri-2 °C
  • Kocaeli3 °C
  • Şanlıurfa0 °C
  • Gaziantep5 °C
  • İçel13 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Operasyonu başlatan savcı, AKP'nin memurudur"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik başlatılan operasyondan ötürü Ak Parti'ye ateş püskürdü.
"Operasyonu başlatan savcı, AKP'nin memurudur"
29 Ocak 2013 / 13:58 Güncelleme: 29 Ocak 2013 / 15:37

 

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
Demokratik bir ülkede anamuhalefet partisinden beklenenin siyasal iktidarların açıklarını, hatalarını eleştirmek ve bunları kamuoyuna duyurmak olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, muhalefetin olmadığı bir rejimde demokrasiden söz edilemeyeceğini söyledi. CHP olarak üzerlerine düşeni yapacaklarını, iktidar partisini hata yaptığı zaman sonuna kadar eleştireceklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, ''Ama bizim demokrasimizde, batı demokrasilerinde öngörülen bir iktidar yok. Buradaki iktidar farklı bir iktidar. Devleti yönetmek için gelen değil, devleti ele geçirmek için gelen bir iktidar'' diye konuştu. 
 
CHP'nin ise hiçbir zaman hiçbir ortamda demokrasi dışı bir söylemin arkasından gitmediğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, devletin baskıyla yönetilemeyeceğini dile getirdi. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 
 
''AKP, Eskişehir'de yerel seçim kampanyasını başlattı. Nasıl  Sabahın altısında operasyon yaparak, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'ndeki pek çok bürokratı gözaltına alarak. Yılmaz Büyükerşen, kim ne derse desin, Eskişehir'i bir dünya markası yapan kişidir, Eskişehir'i bir Türkiye markası yapan kişidir. İki yıl önce bir konu gitmiş, şikayet edilmiş. İçişleri Bakanlığı, 'soruşturmaya gerek yoktur' demiş. Başsavcı Eskişehir dışındayken bir savcı dışarıdan da emniyet güçleri getirerek, memurlar getirerek Eskişehir Belediyesinde operasyon yapıyor. Sen o operasyonu yaparak bizim gözümüzü korkutacağını mı sanıyorsun  Hiç kimse endişe duymasın buradan, CHP Grubu'ndan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı'na, onun bütün çalışanlarına yürekten sevgilerimizi, saygılarımızı gönderiyoruz.''
 
Eskişehir'in Anadolu'nun önemli kentlerinden biri olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükerşen'in bu kentte başarılı çalışmalara imza attığını söyledi. Kılıçdaroğlu, ''O operasyonu başlatan savcı, savcı değildir. AKP'nin memurudur. Bir savcı, memur konumuna düşüyorsa zaten orada adalet bitmiştir'' dedi. 
 
''Haysiyet cellatlarına izin vermeyeceğiz''
 
Operasyon ile CHP'li belediyenin çalışmasının engellenmeye çalışıldığını, itibarsızlaştırma politikası izlendiğini savunan Kılıçdaroğlu, ''İzmir'de ortaya koydukları oyunun bir benzerini Eskişehir'de yapmak istiyorlar. İzmir'de geri tepti, Eskişehir'de de geri tepecek'' diye konuştu.
 
CHP olarak soruşturma yapılmasına değil, soruşturmanın yöntemine karşı olduklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, ''Sabahın köründe basıyorlar ama önce medyaya haber veriyorlar, 'biz operasyon yapıyoruz' diye. Bunların adalet anlayışı bu'' ifadesini kullandı. 
 
Kılıçdaroğlu, yarın Eskişehir'e giderek, Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükerşen'i ziyaret edeceğini belirterek, ''Haysiyet cellatlarına izin vermeyeceğiz biz'' dedi. Eskişehir halkının Büyükşehir Belediyesi'nin arkasına olduğunu ve belediye başkanlarına sahip çıktığını da anlatan Kılıçdaroğlu, bunun için Eskişehirlilere teşekkür etti.
 
Kemal Kılıçdaroğlu, daha önceki bir grup toplantısında Türkiye Taş Kömürü Kurumu'nun borçlu çalışanlarına yönelik 'borçlarına kapatmaları' uyarısını içeren genelgesini eleştirdiğini hatırlatarak, eleştirilerinin ardından genelgenin yürürlükten kaldırıldığını söyledi. Genel Maden İşçileri Sendikası'nın Zonguldak'ta düzenlediği miting ile taşeron işçilere sahip çıktığını da aktaran Kılıçdaroğlu, CHP'nin de taşeron işçilerin sorunlarına sahip çıktığını kaydetti. Örgütlü toplumun önemine değinen Kılıçdaroğlu, CHP olarak örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması için gerekli çabayı göstereceklerini ifade etti. 
 
''Haberal'ın hapiste mi ülkeye yararı var, ameliyathanede mi ''
 
Konuşmasında Hazreti Ali'nin ''Bana bir harf öğretinin 40 yıl kölesi olurum'' sözünü aktaran Kılıçdaroğlu, bunun eğitime ve insana verilen önemin bir göstergesi olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
''Geldiğimiz noktaya bakın; Fatih Hilmioğlu, onlarca, binlerce, yüzlerce insanı yetiştirdi. Bilgisini onlara aktardı. Onların bu toplumda uygar bir kişi olarak yetişmelerine katkı sağladı. 'Görevim' dedi. Bilgisini, aklını genç kuşaklara aktardı. Sonra aldılar onu hapse koydular. Şimdi kanserle mücadele ediyor. Neden  'Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum' diyen bir düşünceden onbinlerce üniversite öğrencisini yetiştiren bir hocanın neden olduğu belli olmaksızın bir gerekçeyle yıllardır hapiste tutulmasının aklı ve mantığı gerektiren gerekçesi nedir  Birisi çıkıp anlatsın. Böyle bir şey olabilir mi ''
 
Ergenekon Davasının tutuklu sanıklarından Mehmet Haberal'ın da yüzlerce insana hayat veren bir bilim adamı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ''Hapiste mi bu ülkeye daha çok yararı var, yoksa ameliyathanede mi  Almışsınız, içeri atmışsınız. Hangi gerekçe ile '' diye sordu.
 
CHP milletvekillerinin cezaevlerine ilişkin hazırladıkları rapor hakkında da bilgi veren Kılıçdaroğlu,  hapishanelerin kabul edilebilir koşullarda olmadığını, 2002 yılında 59 bin olan tutuklu ve hükümlü sayısının 2012'de 130 bini aştığını söyledi. Bunun bir sorunun göstergesi olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, sosyal devletin bir gereği olarak cezaevleri koşullarının düzeltilmesi gerektiğine işaret etti.
 
''Eleştiri yapanları darbeci olarak suçlayan sen değil miydin ''
 
Bir ülkede özel yetkili mahkemeler varsa orada adalet olamayacağını savunan Kılıçdaroğlu, bu mahkemelerin siyasi otoritenin talimatıyla hareket ettiğini ileri sürdü. İktidarın bu eleştirilere önce itiraz ettiğini, ancak şimdi ise özel yetkili mahkemelerin kaldırıldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, ''Özel yetkili mahkemeleri kaldırdınız da yerine ne getirdiniz  Davaları da kaldırdınız mı  Hayır. Bu davalara bakmaya devam ediliyor. Onun için söylüyoruz. Bunlar siyasi infaz kurumlarıdır. Bunlara mahkeme denmez, orada görev yapan yargıçlara da yargıç denmez, savcılara da savcı denmez'' şeklinde konuştu.
 
Bu eleştirileri yaptığında bir grup medya mensubunun kendilerine 'siz darbecisiniz' dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
 
''(Allah büyüktür) diye bizde bir söz vardır. Bir değerli Türk büyüğümüz 25 Ocak 2013'de televizyon programına çıkar. Bakın bu değerli Türk büyüğümüz ne buyuruyor; 'Bunların içinde karacısı var, denizcisi var. Şimdi bizim bu kadar firkateynlerimiz, gemilerimiz vesairemiz var. Yani neredeyse komuta kademesinde oralara gönderecek subayımız, kalmıyor. Böyle şey olmaz'. Günaydın beyefendi, yeni mi aklın başına geldi senin  devam ediyor, 'Türk Silahlı Kuvvetleri, özellikle bu dönem içerisinde bana göre kendi demokratik parlamenter sistemi ile en uyumlu bir çizgiye gelmiş noktadadır. Ancak zaman zaman yani bazı medya organları TSK'ya çok haksız yere saldırının içerisine giriyorlar'. Günaydın beyefendi. Eleştiri yapanları darbeci olarak suçlayan sen değil miydin  O davaların savcılığını üstlenen sen değil miydin  Nasıl oluyor da bu kadar hızlı bir çark gündeme geldi. 
 
Meşhur bir fıkramız vardı; adamın biri ölmüş öbür dünyaya gitmiş, duvarda binlerce milyonlarca saat var. 'Bu saatler kime ait ' diye sormuş. 'Dünyada yaşayan herkesin bir saati vardır. Yalan söylediği zaman saati hareket eder' demişler. Demiş ki 'şu karşıda bir saat var, akreple yelkovan 12'nin üzerinde duruyor. Kime ait bu saat '. Demişler ki, 'Türkiye'de Mustafa Kemal Atatürk diye birisi vardı, ona ait. Hayatında hiç yalan söylemedi. Merak edip soruyor, Lenin'i, Gandhi'yi aklına ne gelirse. Bir an aklına geliyor, 'Bizim ülkemizde Recep Tayyip Erdoğan diye birisi vardı. Onun saati de burada mı ' 'Valla onun saatini zebani cehennemde kullanıyor' diyorlar. 'Üstelik vantilatör olarak'..''
 
''Gözünüz aydın artık bir darbecimiz daha var''
 
Gelinen noktanın hayret verici olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
 
''Bu değerli Türk büyüğümüz devam ediyor, 'Şu anda içeride 400'e yakın emekli, muvazzaf subay, astsubayımız var. Bunların hemen hemen ağırlıklı kısmı tutuklu. Bir ara bir ajan meselesi çıktı. Şimdi hele hele çok daha ağır olanı örgüt kurmaktan, örgüt elemanı olmaktan. Böyle bir şeyin delileri kesinse ver hükmünü, işi bitir. Ama elinde kesin hükümler yok da sen yüzlerce subayı, astsubayı örgüt elemanı olarak veya örgüt kuran olarak hele hele genelkurmay başkanını kalkıp bu şekilde değerlendirirsen burası silahlı kuvvetlerin moral değerlerini altüst eder. O zaman terörle nasıl mücadele edecek bu insanlar'. Günaydın beyefendi. Ben daha bundan altı ay önce güvenlik güçlerinin moral değerleri çok önemlidir, moral değerlere önem vereceğiz, yıpratırsanız, bu iş tankla silahla olmaz, moral değerler önemlidir dediğimde, arkadan bizi darbeci olarak suçlamışlardı. Gözünüz aydın artık bir darbecimiz daha var.'' 
 
Özel mahkemelerin adalet dağıtmadığını, adaletsizlik yaptığını savunan Kılıçdaroğlu, mahkemeye talimat verenin bile mahkemeden şikayet eder noktaya geldiğini öne sürdü.
 
Kılıçdaroğlu, ''Bunları söyleyen Sayın Başbakan'ın vicdanı yeni mi uyandı, jeton yeni mi düştü, bilmiyoruz. Ama geldiği nokta Türkiye açısından iyi bir nokta, haksızlığı o da görüyor. Doğu Akdeniz'e deniz kuvvetlerini gönderemiyorlar artık. Güney Kıbrıs Rum Kesimi, milyarlarca metreküplük doğalgaz buldu. Sözde savaş hali ilan edecektik. Dededen kalma Piri Reis'i gönderebildik, gemi bile gönderemedik. Çünkü komutan yok. Onun için yeni bir süreci başlatmak zorundayız'' dedi.
 
 
AA
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler