YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
O medya patronlarına yazıklar olsun
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Myanmar'a gidişini eleştiren köşe yazarlarına sert tepki gösterdi.
O medya patronlarına yazıklar olsun
12 Ağustos 2012 / 11:24 Güncelleme: 12 Ağustos 2012 / 11:32

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Myanmar'a gidişinin bazı köşe yazarlarınca eleştirildiğini belirterek, ''Ben buradan o medya patronuna 'yazıklar olsun' diyorum. Bu adamları köşe yazarı olarak nasıl tutuyorsunuz. Bu tür hedefi olmayan, bu tür aşkı, heyecanı olmayan insanların eline kalem vermişsin, köşe teslim etmişsin'' dedi.

Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nın WOW Otel'de düzenlediği iftarda yaptığı konuşmada, ramazan ayının son haftasına girildiğini hatırlatarak, ''İnşallah, Allah ömür verirse, önce Kadir gecesinin heyecanını yaşayacak, ardından da milletçe, tüm İslam alemiyle birlikte Ramazan Bayramı'nı idrak edeceğiz'' dedi.

Kardeşlik, dostluk, bereket ayı olan ramazanın hep birlikte, en iyi şekilde yaşanmaya devam edildiğini kaydeden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Manevi olarak ruhlarımızı doyurduğumuz bu mübarek ayda, millet olarak içimizdeki ve dünyadaki ihtiyaç sahiplerini de gözettik, dertlerine derman olmanın çabası içinde bulunduk. Ramazanın feyzinden, bereketinden, bizleri her bakımdan tekemmül ettiren, güçlendiren ikliminden nasiplerimiz ölçüsünde faydalandık.

Ramazan ayı, maalesef, başlangıcındaki tüm iyi niyet temennilerimize, tüm umutlarımıza ve heyecanımıza rağmen, gerek milletimiz, gerek dünya üzerindeki bazı ülke ve milletler için ne yazık ki buruk şekilde geçti. Öncelikle, ramazan ayında, Myanmar'ın Arakan bölgesinde, Müslüman kardeşlerimize yapılan ağır zulüm ve katliamın haberleriyle sarsıldık. Hiçbir suçları olmayan kardeşlerimiz, sadece Müslüman oldukları, sadece Myanmar'da yaşıyor olmaları nedeniyle çok ağır saldırılara maruz kaldılar. Yüz binlerce Arakan Müslümanı yerlerinden edildi, Bangladeş'e göç etmek zorunda bırakıldı, açlığa ve sefalete mahkum edildi. Meksika'da Bangladeş Başbakanı ile görüştüm. Dedi ki; 'Bize şu ana kadar 500 bine yakın Arakanlı geldi. Bizim de ekonomik gücümüz ortada, bunun altından kalkmamız mümkün değil'. Dün akşam Kızılay Başkanımız ile görüştüm, o da Bangladeş'teki rakamı 250 bin olarak verdi. Öyle veya böyle ama önemli olan bu insanlar doğdukları, büyüdükleri topraklardan niye kaçıyorlar  Niye acaba bir yerlere göç etmek zorunda kalıyorlar. Tabii ki yaşam mücadelesi verebilmek için. Bazı kardeşlerimiz bu saldırılarda hayatlarını kaybetti.''

Çarşamba günü eşi Emine Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan, Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile Kızılay, TİKA gibi kurumların ve sivil toplum örgütlerinin Myanmar'a gittiğini ve Türk milletinin yardımlarını oraya ulaştırdığını, kampları ziyaret ettiğini belirten Erdoğan, Myanmar ile ilk defa diplomatik bir ilişkinin gerçekleştirildiğini söyledi.

Myanmar'da Türkiye Büyükelçiliği'nin daha önce kurulduğunu hatırlatan Erdoğan, ardından ilk defa Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun Myanmar'a resmi bir ziyaret gerçekleştirdiğini ifade etti.

Ülkedeki manzaranın gerçekten içler acısı olduğuna, Arakan bölgesinde bir insanlık dramının yaşandığına Türk heyetinin bizzat yerinde şahit olduğunu belirten Erdoğan, Kızılay ile Kızılhaç'ın bir anlaşma yaptığını, bundan sonra bu ülkede müşterek faaliyetler yürüteceklerini kaydetti.

Arakan Müslümanlarının, Türk heyetini bağırlarına bastığını vurgulayan Erdoğan, ''Kilometrelerce yollarda oluşturdukları sevgi seliyle, o yoksulluk içindeki halleriyle bir şey arayışı içindeler. 'Biz açlığı düşünmüyoruz, biz yiyecek aramanın peşinde değiliz, biz bir şeyin peşindeyiz. Biz, topraklarımızda insanca yaşamanın, korkusuzca yaşamanın arayışı içindeyiz' diyorlar. Umutla, şefkatle, sevinç gözyaşları içinde bizim heyetimizi kucaklamaları, 'Türkler geliyor' diye sevinmeleri, bizleri de ayrıca sevindirdi, gururlandırdı, heyecanlandırdı'' diye konuştu.


-''Şimdi çıkmış birileri köşesinde yazıyor...''-


Myanmar'ın çok anlamlı bir yer olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Şehitlerimizin gittiği, şehitlerimizin defnedildiği bir yer Myanmar. Biz, oralara gitmekle mükellefiz, biz buna zorunluyuz, bundan sorumluyuz. Birinci Dünya Savaşı'nın ardından, bizim yüzlerce, binlerce kardeşimiz esir olarak Myanmar'a götürüldü ve birçoğu orada şehit olarak Myanmar topraklarına defnedildi. Şu anda bizim orada bir şehitliğimiz var ve inşallah TİKA eliyle bu şehitliğimizi de ihya ediyoruz, edeceğiz.

Şimdi çıkmış birileri köşesinde yazıyor. Ne diyor  'Dışişleri Bakanı'nın Myanmar'da ne işi var '. 'Başbakan'ın kızının, hanımının gidişini anlıyorum da Dışişleri Bakanı oraya niye gidiyor '. Ben buradan o medya patronuna 'yazıklar olsun' diyorum. Bu adamları köşe yazarı olarak nasıl tutuyorsunuz. Bu tür hedefi olmayan, bu tür aşkı, heyecanı olmayan insanların eline kalem vermişsin, köşe teslim etmişsin. Bunlar bu millete yabancı, bu milletin tarihine yabancı, bu milletin derdiyle dertlenen kalemler değil bunlar. Şehitlerimizin gittiği yerlere gittiğimiz gibi, biz, kardeşlerimizin, dostlarımızın, ihtiyaç sahibi her insanın olduğu yere gideriz ve gideceğiz.''

Haiti depremine ulaştıklarını hatırlatan Erdoğan, ''Müslüman değillerdi, oraya da gittik. Şili'ye de gittik. Açe depreminde bizzat kendim Srilanka'ya gittim.Budistlerin olduğu beldelerde gittik konutlar yaptık. O konutları benden sonra Mehmet Ali Şahin bey gitti, teslim etti. Biz bunları yapmış bir milletin evlatlarıyız. Aldığımız terbiye bu. Bize hedef koyan ecdadımız, bu hedefi böyle koymuş. Biz yaradanı yaradandan ötürü sevmişiz.''

 ''Ta Myanmar'da, Afganistan'da, Lübnan'da, Somali'de, Filistin'de, Kosova'da, Bosna Hersek'te, Haiti'de, Şili'de ne işiniz var '' diyenlere asla kulak asmayacaklarını ifade eden Erdoğan, ''Bizim dedelerimiz, atalarımız, ecdadımız at sırtında, dikkat edin, uçakla değil at sırtında nerelere kadar gittiyse, biz de oralara kadar gideceğiz. Türkiye'nin, aziz milletin yardım elini oralara kadar ulaştıracağız'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, ''Bizi, uzak diyarlara gittiğimiz için, ihtiyaç sahiplerine elimizi uzattığımız için içerde eleştirenler, inanın İstanbul'un Anadolu yakasına dahi geçmeyenler, geçme tenezzülünde bulunmayanlardır. Bunlar, Kocaeli'nin, Sakarya'nın nerede olduğunu da bilmezler. Bunların bir kısmı da Ankara'nın ötesine geçmez, Sivas'ın, Diyarbakır'ın, Van'ın nerede olduğunu bilmezler. 'Merkezi nasıl ' diye sor, anlatamazlar'' dedi.


-''Sen göremiyorsun diye...''-


Hazreti Mevlana'nın, ''İki parmağının ucunu gözüne koy, bir şey görebiliyor musun dünyadan  Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir'' sözünü anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Evet... Bunlar, meşreplerinin gereği olarak, başlarını kuma gömüyorlar, dünyalarının da o kadar olduğunu, o kadar karanlık olduğunu sanıyorlar. Biz bugüne kadar bunlara aldırmadık, bundan sonra da aldırış etmeyeceğiz. Yanı başımızdaki ihtiyaç sahibini gördüğümüz, gözettiğimiz, kolladığımız gibi, tarihimize denk düşen şekilde en uzak diyarları da göreceğiz, gözeteceğiz ve onlara da kol kanat germek için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.'' AA
 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler