YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
O Kasımpaşalı'dır! Korkmaz, gelir
Partisinin grup toplantısında konuşan Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'ı, Kasımpaşalılığı ile vurdu... Erdoğan'la görüşmeyi bir şartla kabul eden Baykal, "O Kasımpaşalı'dır! Korkmaz, gelir" dedi...
O Kasımpaşalı'dır! Korkmaz, gelir
13 Ekim 2009 / 15:30 Güncelleme: 13 Ekim 2009 / 23:22

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal partisinin grup toplantısnıda gündeme ilişkin değerlendirmeler yaptı.  Erdoğan'ın 'demokratik açılım'la ilgili görüşme talebine mektupla olumlu yanıt veren Baykal yine açılımı eleştirdi... Başbakan Erdoğan'ı büyük bir nezaketla ağarlayacaklarını vurgulayan CHP lideri yine de şartını yineledi. Başbakan'la yapacakları görüşmenin kaydedilmesini isteyen Baykal, Erdoğan'a gaz vermeyi de ihmal etmedi: "O Kasımpaşalı'dır! Korkmaz, gelir"

"Açılım adı altında yürütülen çalışmaların içi boş" diyen CHP lideri Baykal, "Bu açılımla kim tatmin edilmek istemiyor, ne yapılmak isteniyor?" diye de sordu.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, iktidarın, ''yanlış kıble seçtiğini'' ileri sürerek, ''Açılımı PKK'ya değil, bölgede yaşayan Kürt kökenli vatandaşlarımızla yapın'' dedi.

-'Türkiye-Ermenistan ilişkileri'-

Gizlilik içinde diplomasi yürütüldüğünü, kimseye haber vermeden İsviçre'de müzakereler yapıldığını savunan Baykal, imza töreninin, Minsk Grubunun denetiminde gerçekleştirildiğini söyledi. Baykal, Minsk Grubunun görevinin, Azerbaycan ile Ermenistan arasında sorunların çözümü olduğunu belirterek, ''Minsk Grubu, Ermenistan Sınır Kapısının açılmasına yönelik sergilediği gayreti, zamanı, enerjiyi, Karabağ sorunu dolayısıyla Azerbaycan topraklarının işgalinin Ermenistan tarafından sona erdirilmesi için harcasaydı, bugün daha farklı noktada olmaz mıydık?'' diye sordu.

Baykal, ''Sizler güçlü ülkelersiniz, Türkiye ile Ermenistan'ı bir araya getirip, 'hadi uzatmayın' diye, imzaya sürükleyerek, Kafkaslar'da barışı sağlamada önemli bir adım attığınızı düşünüyorsunuz. Eğer Kafkaslar'da barışı sağlamak istiyorsanız, bu işgale bir son verin'' dedi.

Hükümetin, ''Ermenistan ile aramızdaki sınırı açmayı şu şartlarda kabul ediyorum'' deyip, imza attığını, şimdi ise ''Bu benden ibaret değil, 'Hükümet olarak evet' dedim, ama bir de Meclis var'' söylemini kullandığını öne süren Baykal, ''Sen 'evet' dedin mi? 'Ben dedim, ama öbürleri der mi bilmiyorum' Sen samimiyetle dediysen, öbürleri der, çünkü senin çoğunluğun. Ben, 'samimiyetle dedim mi demedim mi tam belli değil' Böyle bir tablo olur mu? Uygun bir zamanda, Meclis de herhalde bu konuda ikna edilebilir, edilecektir. Onu bekliyoruz'' diye konuştu.

 
-''HANGİ BASKILAR SEFERBER EDİLİRSE EDİLSİN''-

Baykal, Ermenistan'ın, Azerbaycan'daki işgaline son vermek zorunda olduğuna dair hiçbir değerlendirmesinin bulunmadığını belirterek, bunu telaffuz bile edemeyenlerden, makul bir sürede bunun gereğini yapabileceğini umut edemeyeceklerini söyledi.

Bu tablonun, alıştıkları bir tablo olduğunu dile getiren Baykal, örnek olarak 12 Eylül sonrasında Rogers Planı, Katma Protokol ve Annan Planı'nın imzalanmasını gösterdi.

Baykal, barış ve kardeşlik istediklerini, bunun için de yapılması gerekenlerin belli olduğunu ifade ederek, bunun başında, Ermenistan'ın, Azerbaycan'daki işgalinin sona ermesi geldiğini söyledi. Baykal, ''Bu ortadan kalkacaktır, elbette Türkiye, Ermenistan ile sınırını açacak, diplomatik ilişkilerini kuracaktır. Ama bunların hepsi, birlikte, paralel olacaktır. Kimse aldatılmayacaktır'' dedi.

Azerbaycan'ın Kafkasya'daki önemine işaret eden Baykal, ancak AB'nin, bunu yeterince anlamadığını söyledi. Baykal, Azerbaycan'a karşı haksızlık yapmalarının tasavvur edilemeyeceğini belirterek, ''Türkiye'de, bu imzalara rağmen, önümüzdeki dönemde hangi baskılar seferber edilirse edilsin, böyle bir yanlışlığa TBMM'yi kimsenin alet edemeyeceğine güvenmeye devam ediyorum'' görüşünü dile getirdi.


  -''KOMPLEKSLERLE DOLU BİR PROJE''-

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''demokratik açılıma'' ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Baykal, ''Kürt açılımından'', ''Milli Birlik açılımınına'' gelinmesinin, projenin, ''tutarsız, içi boş, kamuoyunun dalgalanmalarına tabi, iyi düşünülmemiş, komplekslerle dolu bir proje'' olduğunu ortaya koyduğunu öne sürdü. Baykal, ''Kendine güvenen bir proje adını değiştirir mi?'' diye sordu.

Ulusal bütünlüğü sarsıcı uygulamanın, sürecin adına ''milli birlik süreci'' denilerek, örtbas edilemeyeceğini, bunun yetmeyeceğini, anlayışın değiştirilmesi gerektiğini savunan Baykal, ''Bu açılımla kim tatmin edilmek isteniyor? Bu açılımla ne yapılmak isteniyor? İktidar çözümü nerede arıyor?'' sorularını yöneltti.

Baykal, şunları kaydetti:

''Eğer çözümü, bölgede yaşayan insanın, bekleyişinde arıyorsan; o insanların ne istediğine bakacaksın, sorunlarının, sıkıntılarının, taleplerinin ne olduğunu dinleyeceksin. O bölgede yaşayan insanların talepleri; Türk milletini etnik temelde ayrıştıralım, ayrıştırma peşindeyim, bunun gereği neyse yapalım, okullarımızı, dillerimizi ayıralım, yönetimlerimizi ayıralım mı? Hiç böyle bir şey yok. O insanlar, kendilerine ve çocuklarına iş, çocuklarına kaliteli eğitim istiyor. İktidarın, bölgede yaşayan Kürt kökenli insanların gerçek gündemine, taleplerine yönelik olarak onları kavramaya, kucaklaşmaya, onların dışlanmışlık duygusundan kurtarılmasını sağlamaya, Türkiye'nin tümünün bir parçası olduklarını daha da çok hissetmelerini sağlamaya önem veriyorsa, yapması gereken şeyler ayrıdır. İktidar, 'bizi kaynaştırmayı bırak, ayrışmamıza giden yolda, yeni açılımlar sağla'  diyen çevrelerle, bir uyum, uzlaşma arıyorsa, onlar yoluyla bu konuyu çözmeyi düşünüyorsa, onları Türkiye'den koparmaya çalışan çevrelerin taleplerini dikkate alır, ona göre yol çizer.

Benim gördüğüm, iktidar bilerek, bilmeyerek, yanlış kıble seçmiştir. Açılımı PKK'ya değil, bölgede yaşayan Kürt kökenli vatandaşlarımızla yapın.''

Baykal, Türkiye'de terörü yönlendiren, gerçekleştiren, planlayan, bu konularda kendini söz sahibi kabul eden terör merkezlerle uzlaşarak, bu çevrelerin istediklerini karşılamaya gayret ederek, mutabakat arayarak, açılımın yapılmasının, terörü sona erdirmeyeceğini, bölgedeki Kürt kökenli vatandaşların sorununa çözüm olamayacağını söyledi. Baykal, bunun, terör odağının güçlenmesine, bölgede söz sahibi olmasına yardımcı olacağını belirtti.


-''AÇILIMIN İÇYÜZÜ''-

Açılım paketinin içinde Anayasa değişikliği olup olmadığının önem taşıdığını dile getiren Baykal, bölgede yaşayan Kürt kökenli vatandaşların, Anayasa değişikliği konusunda talebi bulunmadığını söyledi. Baykal, ''Bu açılımın temel ilgi konusu, terör yapan çevrelerin kafasındaki projelere yeşil ışık yakmaktır. Başbakan, Anayasa değişikliği uzun dönemde de olsa gündemde dediği sürece, hiç kuşku yok ki bu açılının arkasında PKK'yı arayanlar, haklı olacaktır'' dedi.

Baykal, Başbakan Erdoğan'ın, ''Anayasa değişikliği masada'', ''biz politikamızı hazmettire hazmettire uygulayacağız'' açıklamalarının, açılımın içyüzünü ortaya koyduğunu öne sürdü.

Deniz Baykal, sözlerini, ''Başbakan, 'hepsini şimdi söyleyemem, proje tehlikeye girer, vatandaş kabul etmez. Ama şimdi kazanın altındaki suyu ısıtmaya başladım, kurbağa da içinde. Yavaş yavaş ısıtacağım, hemen fokur fokur kaynatmayalım, sıçrar kurtulur' diyor. Sen, öyle diyorsun, bir sen mi akıllısın, bir senin mi aklın eriyor bu işlere? Bütün bunları sen planlayacaksın, Türkiye'de senin çizdiğin, uygun gördüğün istikamette adım atacak, yürüyecek. Yok öyle şey'' diye tamamladı.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler