YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
O bakan bakın kim?
O bakan bakın kim?
O bakan bakın kim?
29 Nisan 2008 / 15:24 Güncelleme: 00 0000 / 00:00


CHP lideri Deniz Baykal yeniden başkan seçilmesinin ardından ilk kez grup toplantısı yaptı. AK Parti'ye yüklenen Baykal, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in kellesini istedi. "Nasıl oluyor da cihat çağrısı yapan kasetler resmi öğretmenler tarafından, resmi ders saatlerinde veriliyor. Onu orda tutamazsın zaten" diyerek Çelik'in görevden alınması gerektiğini söyledi.


CHP KURULTAYI


Geride bıraktığımız kurultay CHP bakımından tarihi bir kurultay olmuştur. Sukunet içinde kurultaya gittik. Herhangi bir iç tartışmaya yönelmedik. Ve kamuoyu da CHP kurultayı da sönük bir kurultay gerçekleşeceği beklentisine girdi. Ama o salonda benim bugüne kadar izlediğim en muhteşem toplantı olmuştur. Büyük kalabalık katıldı. Kendiliğinden bu ortaya çıktı. Bunun anlamı CHP'nin izlediği politikaların toplumun giderek genişleyen kesimleri tarafından sahiplenilmekte olduğudur.


ÇARE ÇOK BASİT!


Siyasette ve ekonomide derhal yeni bir şeyler yapmak lazım. "Çözüm söylemiyorsunuz" gibi bir söylem geliştirilmek istendiğini biliyorum. Çare demokrasiye sahip çıkmak, çare laikliğe sahip çıkmak, anayasaya sahip çıkmak. Bu kadar basit.


Ekonomik olarak da sihirli formül aramaya gerek yok. Türkiye yatırım yapmalı, büyümelidir. Bir rant ekonomisinden çıkarılıp, büyüme ekonomisi haline getirilmelidir.


Türkiye'de tarım küçüldü. Borç arttı. Cari açık attı. Türkiye harıl harıl borç ödedi. Ama borçları iki katından fazla arttı.


EĞİTİM BİRLİĞİ ORTADAN KALDIRILDI


Eğitim Türkiye'nin siyasi krizden kurtuluşunun anahtarıdır. Ekonomik krizden kurtulmanın anahtarı da eğitimdir. Maalesef bu zamanda eğitim en ağır darbeyi almıştır. Çağı eğitimle yakalayacağız. Türkiye'nin eğitim birliği anlayışı ortadan kaldırılmıştır. Devlet eliyle iki farklı kültürü gençlerin kafasına ekmiştir.


RAKİPLERE TEŞEKKÜR


Bu kurultayda bir iddia sergilemiş değerli arkadaşlarıma da teşekkür ederim. Demokratik rekabet işleyecektir. Siyaset hepimiz için bir eğitim alanıdır. Önümüzdeki dönemde de onların çalışmalarımı beklediğimi, onların katkılarının da beklendiğini ifade ediyorum. Zaten onlar CHP için çalışmış arkadaşlarımızdır. Çalışma illa genel başkan olarak sergilenmek zorunda değil.


TEKEL İHALESİ


Hiçbir ekonomi politikası bu yolsuzlukların var olduğu bir yerde sonuç getirmez. Dokunulmazlıklar kaldırılsın diyoruz. Olmuyor. İki hafta önce grup toplantısında dikkatinizi çektim. Bu yanlış işe bulaşılmamasını söyledim. AKP hükümetinin 6. yılında devletin yapacağı ihalelere ciddi firmalar katılma imkanı kalmadığını gördükleri için, ihaleye girme ihtiyacını bile hissetmez hale geldiler. İhalelerin nasıl kurgulandığı bilinerek herkes elini çekiyor.


Birkaç gün önce çok önemli bir ihale yapıldı. İstanbul'un en kıymetli arsası birkaç gün önce açık artırmayla satılacak diye ilan veriliyor. Bir tek başvuru. Koca İstanbul'daki inşaat firmaları arasında bir başkası yok. Bu neyi gösteriyor? Bana bunu yaptırmazlar diye kimse gitmiyor.


SABAH - ATV İHALESİ


7 şirket başvurmuş. 6 tanesi sapır sapır döküldü. Muhataplar kendi aralarında konuşuyor. Başbakan onlarla özel görüşme yapmış. 50 milyarlık sermayeli şirkete TMSF hemen ihaleyi veriyor. 1 milyar 100 milyon dolara alınıyor. Para nerede? Hiçbir yabancı banka kredi vermiyor, hiçbir yerli banka kredi vermiyor. İki kamu bankası 750 milyon dolarlık kredi o iki devlet bankası aracılığıyla alınıyor. Acaba bu bankalar verdikleri kredi şartlarıyla dışarıdan kendileri kredi alabiliyorlar mı? Vakıflar Bankası kendi alamadığın şartlarla kredi veriyor...


KREDİ ŞARTLARI NE?


3 yıl ödemesiz, 10 yıl vadeyle kredi alabilir mi? Libor + 4.85 faiz... Teminat ne? Satılan mal... O malın 1.1 olduğunu kim söyledi? Alan söyledi. Şimdi o mal, üstelik de tamamı da değil, yüzde 70'i teminat olarak gösteriliyor. . Vatandaşın biri aynı şartlarla ben 100 bin dolar kredi istiyorum. Çok güçlü teminatı da vereceğim demiş. Tek istediğim aynı şartlar... "Hayır, veremeyiz" demişler. Verdiğin kimin parası, milletin parası. Kendi paran olsa verir misin? Bir süre önce Türkiye'nin en önemli holdingi kredi aldı. O zaman alıcı firmanın teminatıyla yetindiler mi? Koç Holding'ten teminat istediler. Koç Holding'ten teminat isteyeceksin, başbakanın damadına parayı akıtacaksın... Bu krediyi millet veriyor, yolsul halk, boynu bükük çiftçi veriyor.


HER ŞEY ŞAKA GİBİ


Katar'dan alınan paranın karşılığında neler verildi yakında göreceğiz. Gübre sanayi mi olur, ne olur onu göreceğiz...


Başbakan demiş ki, "eskiden sırada hortumcular vardı. Şimdi artık yok. Hortumlar kesildi. Şimdi duyuyor musunuz. Filanca falanca bankadan şu kadar götürüldü diye konuşulmuyor artık. Hortumcunun küçüğü büyüğü olmaz. Hepsini lanetliyorum"


Türkiye'de her şey şaka gibi... Siyaset adamının ciddiyeti kalmamış.


1 MAYIS


31 yıl önce Türkiye bir kabus yaşadı ama hala 1 Mayıs'ı hala bir barış günü olarak hala kutlayamıyoruz. Birbirimizden korkmak için bir neden yok. 1 Mayıs'ı kutlamak için bir neden yok. DİSK, TÜRK-İŞ, Kamu Sendikaları... Onlar 1 Mayıs'ta provokasyon olmasını ister mi? Taksim'de olursa provokasyon olur, başka yerde olursa olmaz... Taksim'de de provokasyonu önlemek için her şeyi yapacaksın... Provokasyon olacak size orayı yasaklıyorum deyince ne oluyor? Provokasyon şansı artıyor. 30 yıl sonra hala yasak alan mı var? O yasak alan sizin kafanızın içinde. Buna bir çözüm bulunmalı. Hala zaman vardır. Ayak takımı olarak gösterdiği o işçilere o meydanı açmak durumundadır. Taksim'de şenlikler şölenler oluyor, maçlardan sonra sevinç yaşanıyor. Bırakın bu da yaşansın. Tedbirimizi alıp buna izin verelim.


AK PARTİ YANLIŞLARI İTİRAF EDİYOR


Ak Parti artık 'Cumhurbaşkanlığı seçiminde hata yaptık" diyor. Orası fetih yeri değil. Şimdi bunu kabul etmeye başladılar. Biz söyledik, size tuzak kurmadık. Ama siz sürüklendiniz, yanlışa sürüklendiniz. Hata yapılmıştır. Ve bugün Cumhurbaşkanlığı makamının gerçekleştirilmesi gereken kucaklayıcı tavır gerçekleşmiyor. "Anayasa değişikliği yanlış olmuştur." Şimdi bunu söylüyorlar. "Yeni bir midi paket de yanlıştır" sözleri de AKP içinde yükselmeye başlamıştır. Başbakanın da bu yanlışı kabul etmeye yaklaştığını görüyorum. Yargıyı anayasayla engelleme çok daha büyük sıkıntılara yol açar.


GÖREVDEN ALINACAK BAKAN


Tehdit ve şantaj yoluyla yargıyı etkimeye çalışılırsa asıl işte o zaman felaket olur. Anayasa adına kimse pazarlık yapmaya kalkışmasın... Siyasetin ve hukukun kuralları birlikte işleyecektir. Diyorlar ki bakanları değiştirelim. Elinizi tutan mı var, değiştirin. Ama bedavaya da değiştirmek de istemiyorlar. Karşılığında ne alırız diye bakıyorlar. Önemli olan o bakanın değiştirilmesi değil, onu oraya tayin eden zihniyetin değiştirilmesi... O bakan tabii ki değişecek. Onu orda tumamazsın. Onu nasıl orada tuttun? Nasıl oluyor da cihat çağrısı yapan kasetler resmi öğretmenler tarafından, resmi ders saatlerinde veriliyor. Onu orda tutamazsın zaten. Onu ordan almak da laiklik için bir gösterge değildir. Onu orada sen tuttun. Onu aldın diye kimse kendini güvende hissedecek değil?


HÜSEYİN ÜZMEZ'E GÖNDERME


Türkiye'de haram yiyenler, yetim hakkı yiyenler, yalan söyleyenler, gösterişe şaaşaya meraklı bir yaşam sürenler, saltanat peşinde koşanlar sanki toplumun en dindar insanlarıymış gibi kendilerini sunuyor. Bu memleketin dürüst, namus, ahlaklı, yolsuzluklar karşısında, yetim hakkı karşısında vicdanıyla davrananlar sanki dinin karşısındaymış gibi gösteriliyor. Değiştirilmesi gereken budur. Milleti unutacaksın, çoluğunun çocuğunun işlerini takip edeceksin. Küçücük çocuklara cinsel saldırıda bulunanlar müslüman diye geçinecek, ahlaklı, namuslu, dürüst insanları da dinsiz olacak...


İzledikleri politikalarla insanları yoksullaştıranlar, daha sonra o yoksulluğu istismar ediyorlar. Bu ikiyüzlülüğe artık son vermek gerek.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler