YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Numan Kurtulmuş: Rusya Türkiye'yi kaybetmeyi göze alamaz
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Rusya'nın Türkiye'ye yönelik ekonomik önlemleriyle ilgili olarak, "Türkiye'ye bir kapı kapanırsa başka kapı açılır ama, Rusya bizi kaybetmeyi göze alamaz" dedi.
Numan Kurtulmuş: Rusya Türkiye'yi kaybetmeyi göze alamaz
09 Aralık 2015 / 21:55 Güncelleme: 09 Aralık 2015 / 22:36

 

Sınır ihlali yapan Rusya'ya ait savaş uçağının angajman kuralları gereği düşürülmesinin ardından Rusya tarafından yapılan açıklamalar ve Türkiye'ye dönük yaptırım kararlarına ilişkin değerlendirilmesi sorulan Kurtulmuş, "Maalesef bu 'gerilim', 'kriz' diyelim adına ne dersek diyelim sonuçta burada da Türkiye gerilimi yükselten taraf değildir" karşılığını verdi.

Sınırı, hava sahası defaatle ihlal edilen, uyarılarını defalarca yapan ülkenin Türkiye olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Bu anlamda sınırları ihlal edilen ve tehdit altında olan Türkiye'dir. Bunu o zaman söyledik, 'O an kimliği bilinmeyen bir uçaktır. Eğer Rus uçağı olduğunu bilseydik...' Bu da bazıları tarafından yanlış değerlendirildi, 'Sonuç böyle olmazdı'. Bunu söylerken sürekli ifade etmek istediğimiz şey şudur, biz Rusya'nın Türkiye toprakları üzerinde hasmane bir tavrı olmadığını bildiğimiz için daha rahat davranırdık manasında bir sözdür. Ama sonuçta sınırları ihlal edilen Türkiye'dir. Bundan sonra Rusya'nın sanki bunu Türkiye bilerek kasten, taammüden Rusya'ya karşı bir düşmanca tavır olsun diye bunu yapmış gibi algılaması, bir kere Rusya'da yanlış bir algının üzerine oturtulmuş bir siyaset, stratejinin olduğunu görüyoruz ki bu komşumuz, dostumuz, stratejik müttefikimiz olan Rusya ile ilişkilerimiz bakımından doğru bir tavır değildir, Rusya bakımından doğru bir tavır değildir. Dolasıyla biz diplomatik ve askeri kanalların açık tutularak, bu konuyla ilgili bütün müzakereleri yapmaya bugün dahi açık olduğumuzu ifade ediyoruz."

"Rusya açısından bir çifte standart"

Süreçte Rusya'nın birtakım ekonomik tedbirlerinin gündeme geldiğini hatırlatan Kurtulmuş, "Bu ekonomik tedbirleri de doğru, anlamlı bulmadığımızı ifade ediyorum" diye konuştu.

Kurtulmuş, bütün Batı dünyasının Ukrayna krizi nedeniyle Rusya'ya ambargo koyduğunu ama Türkiye'nin buna uymayan ülkeler arasında yer aldığını anımsatarak, şunları söyledi:

"Biz komşumuz olan Rusya'nın bu ambargo tehdidi altında kalmasını doğru bulmadık, o gün de bulmadık. Bugün de Rusya'nın başka bir şekilde Türkiye'de bu gerilimi bahane ederek bir ambargo uygulayan ülke durumuna gelmesine de Rusya açısından bir çifte standart olarak görürüz. Bunun da önemli olmadığını düşünüyoruz. Türkiye, çok açık söyleyeyim, bunları, Rusya'nın aldığı veya alması muhtemel bütün ekonomik tedbirleri tek tek inceledi. Bunlarla ilgili olarak ilgili bakan arkadaşlarımız çalışmalarını yaptılar. Ekonomik anlamda da siyasi anlamda da en iyi-en kötü senaryolar gündeme getirildi. Şunu çok açık söyleyebilirim, Türkiye bütün bu senaryolara karşı hazırlıklıdır. Türkiye'nin de tabii ki Rusların atacağı ilave adımlara karşı alacağı tedbirler vardır ama yine ümit ediyoruz ki bu tedbirleri Rusya'nın da almasına, bizim de mukabil tedbirleri geliştirmemize gerek olmasın ve Türkiye - Rusya arasındaki bu gerilim müzakereyle anlaşmayla çözülsün."

"Açık, aleni bir iftiradır"

Rusya'nın "Türkiye ile DAEŞ'ın petrol ticareti yaptığı" iddiası hatırlatılan Kurtulmuş, "Bu, kusura bakmayın biraz diplomatik olmayacak ama tam bir zırvadır. Yani Türkiye'nin hiçbir terör örgütünden petrol almak gibi bir durumu olamaz. Bu Türkiye'ye karşı iftiradır, Türkiye Hükümetine, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'na karşı açık, aleni bir iftiradır. Bunu kabul etmek mümkün değildir" dedi.

Kurtulmuş, DAEŞ'ten petrolü kimin aldığını herkesin bildiğine işaret ederek, "Suriye rejiminin nasıl DAEŞ'ten petrol aldığını bütün dünya biliyor. Ayrıca hem ABD bu petrol meselesini çok sıkı takip eden bir ülke olarak hem Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'nin bu konudaki açıklamaları çok nettir. Türkiye, evet Kuzey Irak'tan petrol alıyor ama Türkiye asla DAEŞ ile ya da herhangi bir terör örgütü ile petrol konusunda bir gram illegal ticaretin içinde değildir. Bu illegal ticaretin içerisinde olan ülkeleri de asla tasvip etmediğimi bütün uluslararası platformlarda dile getiriyorum" ifadelerini kullandı.

"Ekonomiye etkisi minimal olacak"

Rusya'nın tutumuna karşı alınan tedbirler ve Türkiye'nin Rus pazarındaki kaybını hangi pazarlara açılarak gidereceği sorulan Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkinin sıradan iki ülke arasındaki ilişki gibi olmadığını vurguladı.

Kurtulmuş, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin AK Parti iktidarları döneminde stratejik noktaya çıkarıldığını, 31 milyar doları aşan karşılıklı ticaret hacmine ulaşıldığını belirterek, tarımsal ürünlerde, enerji alanında, ulaştırma ve turizm konularında Türkiye ve Rusya'nın ticaretinin olduğunu söyledi.

"Rusya bu alanların her birisinde alabileceği en sert tedbiri dahi alsa bunun Türkiye ekonomisine etkisi minimal olacaktır. 'Olmayacak' demiyorum ama bu minimal bir etki olacaktır" diyen Kurtulmuş, Türkiye'nin dünyanın en önemli bölgesinde yer aldığına dikkati çekti.

Türkiye'nin jeostratejik, jeokültürel konumu dolasıyla dünyanın en önemli ülkeleri arasında yer aldığını ifade eden Kurtulmuş, "Yüksek dağların dumanı çok olur" ifadesini anımsattı.

Türkiye'nin böyle önemli bir ülke olduğu için sürekli sıkıntılarla boğuştuğunu belirten Kurtulmuş, "Bölge de zaten bu anlamda bir krizler yumağı haline gelmiştir, bundan da etkileniyoruz. Ama madalyonun öteki tarafını çevirdiğiniz zaman bu durum Türkiye'ye büyük bir imkan, fırsat da veriyor. Yani ticarette bir kapı kapanırsa açılacak çok farklı başka kapılar daha var. Bu anlamda hem tarımsal ürünler bakımından hem turizm bakımından Türkiye ekonomisine zarar verecek gibi görünen bu durum çok kısa süre içerisinde alternatif pazarlara açılarak Türkiye bunu telafi etmesini bilir" dedi.

Kurtulmuş, bunun geçmiş dönemlerde de yaşandığını hatırlatarak şunları kaydetti:

"2008-2009'da Avrupa krizi başladığı zaman Türkiye hemen alternatif pazarlar arayışını gerçekleştirdi ve aşağı yukarı Avrupa'daki krizden hiç etkilenmeden ki bununla kıyasladığınızda çok daha ağır olan bir gerilim ve kriz ortamı söz konusuydu. Dolayısıyla Türkiye, bir kapı kapanırsa başka bir kapıyı açabilecek imkana, güce sahiptir. Oturduğumuz coğrafya, sahip olduğumuz imkanlar bize bunu veriyor. Aynı zamanda diyelim ki petrol, doğalgaz meselesi, özellikle doğalgaz konusunda da hemen en kısa süre içerisinde Sayın Cumhurbaşkanı'mızın önce Katar'dan sıvılaştırılmış doğalgaz talebi arkasından Sayın Başbakan'ımızın Azerbaycan'dan, Azeri petrollerinin, doğalgazının Türkiye'ye daha fazla gelmesiyle ilgili görüşmeleri devam ediyor."

Bunların hemen bugünden yarına gerçekleşecek konular olmadığına dikkati çeken Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, "Sonuç itibarıyla Türkiye, varsayalım ki doğalgazdan ortaya çıkacak herhangi bir zorluğu orta vadede rahatlıkla aşabilecek imkana sahiptir" diye konuştu.

Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Dolasıyla kapıların birisi kapanabilir, kapanmayacağını ümit ediyorum. Rusya'nın da nihayetinde siyasette bu tür laflar söylenir ama siyaset gelir reelpolitik dediğimiz şeyin üzerine oturur. Mesela kendimizi Rusların yerine koyalım, Rusya açısından Ukrayna krizini daha bitirmemiş, Suriye krizi dolayısıyla Suriye hükümetinin yanında durmak dolayısıyla aşağı yukarı bütün uluslararası koalisyonla problemli bir ülke, kendi içerisinde ciddi ekonomik krizleri olan bir ülke. Bu ülkenin kendisi açısından baktığımda da en kuvvetli stratejik müttefiklerinden birisi Türkiye. Ben Rusya'nın bu gerilim dolayısıyla Türkiye'yi kaybetmeyi göze alacağı kanaatinde değilim, ekonomik olarak da siyasi olarak da bu böyle. Onun için de şimdi belki bu görüntülerin ortaya çıkarmış olduğu moral bozukluğu içerisinde belki de kendi iç kamuoyularını tatmin etmek bakımından, yaklaşan seçimlerde güç elde etmek bakımından bazı çok yüksek sözler söylüyor olabilirler. Biz bunları teenniyle ama aynı zamanda da teyakkuz halinde bütün bu sözleri izliyoruz. Ben bir müddet sonra Rusya'nın bu sözlerden de vazgeçeceğini ve makul olan noktada, reelpolitiğin kendilerini zorladığı noktada hareket edeceklerini düşünüyorum."

Rusya'nın inşa edeceği Akkuyu Nükleer Santralinin geleceğine ilişkin alternatif plan yapılıp yapılmadığının sorulması üzerine, bu durumun tamamen ticari mesele olduğuna dikkati çekti. Rusya'nın tek taraflı olarak "ben bu işi artık yapmıyorum" diyebileceğine işaret eden Kurtulmuş, Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili konuşmak için erken olduğunu belirtti.

Gerilimin nasıl seyredeceğine bakmak gerektiğine dikkati çeken Kurtulmuş, "Rusya'nın da bir müddet sonra reel politik şartlarını düşünmeye başladıklarında, Akkuyu'dan da kolay kolay vazgeçeceklerini ümit etmiyorum. Ama sonuçta böyle bir durum karşımıza çıkarsa, nasıl ticarette çaresiz, tek kapıya muhtaç değilsek, herhangi bir şekilde Türkiye'nin nükleer santraller konusunda da tek bir ülkeye, tek bir ülkenin teknolojisine mahkum olmadığını açıkça ifade etmemiz lazım. Dolayısıyla o zaman Türkiye başka arayışlar içerisinde olur. Türkiye'nin bu taleplerini, karşılamaya hazır dünyada çok sayıda ülke, çok sayıda şirket olduğunu biliyoruz. Biraz gerilim nasıl seyredecek ona göre bakalım. Ben Akkuyu için konuşmanın erken olduğu kanaatindeyim" diye konuştu.

 

AA

 

Putinin canı
 // egenc
Numan Bey, lütfen bu sözü devamlı söylemeyin. Putin'in başka planları varmış. Türkiye'yi engel görüyor. Siz Türkiye'den vazgeçemez deyip duruyorsunuz. Adamın öldürdükleri Türkler. Biz sesimizi çıkartmadık fakat ilk saldırdığı Kırım Türkleri. Liderlerini bile yarımadadan içeri almıyor. Rusları en iyi Erzurum bilir. Onlara sorun....
10 Aralık 2015 Perşembe 13:24
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler