YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Muhattap İmralı'dır'
'Muhattap İmralı'dır'
30 Aralık 2012 20:37
Barış ve Demokrasi Partisi Çorlu İlçe Örgütü`nün 2. Olağan Kongresi gerçekleştirildi. BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, dokunulmazlıklardan, idam konusuna Abdullah Öcalan`dan demokratik özerkliğe kadar pek çok konuda açıklamalarda bulundu.

Marmaracık Beldesi`nde yer alan Kayalar Düğün Salonunda gerçekleştirilen kongrede konuşan BDP Iğdır Milletvekili ve Grup Başkan Vekili Pervin Buldan: “Öyle bir süreçten geçiyoruz ki, AKP Hükümetinin, AKP iktidarının Kürt halkına karşı, demokrasi güçlerine karşı, direnenlere karşı, kadınlara ve gençlere karşı zulmü her geçen gün daha da artmaktadır. İşte böyle bir süreçte Çorlu ilçemizin kongresini yapmaktan büyük bir onur duyduğumuzu büyük bir mutluluk duyduğumuzu ifade etmek istiyorum” dedi.
 
AKP`nin zulmü karşısında, AKP`nin Kürtlere karşı, direnen halklara karşı, özgürlük mücadelesi veren bütün halklara karşı zulmünün ve baskısının en doruklarda olduğu bir süreçten geçiyoruz diyen Buldan: “Başbakan 2 gün önce yapmış olduğu konuşmada Kürtler açısından bir final yılının olduğunu ama Kürtlerin avucunu yalayacağını ifade etmiştir. Başbakana buradan sesleniyoruz, işte final diyoruz, işte halkımız diyoruz. Bu halk dimdik ayakta olduğu sürece sana biat etmeyecek önünde diz çökmeyecek sana boyun eğmeyecek Başbakan. Başbakan dün Urfa`da konuşma yaparken  ‘silahlar sussun, siyaset konuşsun’ dedi. Evet Sayın Başbakan biz de diyoruz ki, silahlar sussun, siyaset konuşsun ama silahlar tek taraflı susmasın. Silahlar çift taraflı sussun. Silahlar sussun siyaset konuşsun. Ama öyle bir siyaset konuşsun ki dağdaki kardeşlerimiz gelsin düz ovada siyaset yapsın, silahlar sussun diyoruz. Senin dediğin şekilde PKK`yı terör örgütü olarak ilan ederek değil. Başbakanın ifade ettiği şekilde siyaset yapmak isteyenler susturulmaya çalışılıyor. Bugün BDP üzerinde, Kürtler üzerinde zulüm ve baskının ne kadar yoğun olduğunu hep birlikte görüyoruz ve izliyoruz. Biz her zaman demokratik siyaset kanallarının açık tutulmasıyla Kürt halkının kendisini özgürce ifade edebileceği ortamların ve diyalog süreçlerinin başlamasıyla siyaset yapılacağına inanıyoruz. Kürt halkının sesini keserek Kürt halkının mücadelesini önleyerek BDP üzerinde baskı kurarak siyasetçilerini tutuklayarak bu ülkeye demokrasiyi getiremezsiniz. Kürt halkı yıllardır bedel ödeyen bir halktır. Kürt halkı 12 Eylül`leri, 90`lı süreçleri, 94`lü yılları yaşayan bir halktır. Kürt halkı şehitler vermiş, Kürt halkı cezaevlerine girmiş bir halktır. Ne 12 Eylül sürecinde, ne 90`lı yıllarda ne de 95`li yıllarda mücadelesinden taviz vermemiş, özgürlüğü için direnmiş şehitler vermiş bir halktır” diye konuştu.
 
Buldan sözlerini şöyle sürdürdü: “Kürt halkı Tansu Çiller önünde boyun eğmemiş, Kenan Evren`e biat etmemiş bir halktır. Şimdi de Recep Tayyip Erdoğan`a boyun eğmeyecek, diz çökmeyecek biat etmeyecek bir halktır Kürt halkı. Başbakanın söylediklerine bakarak, ifadelerine bakarak Başbakanın ruh halinin bozuk olduğunu ortaya çıkarabiliriz. Her gün bir şey söyleyerek bir gün ortaya idamı atarak, bir gün ortaya dokunulmazlıkları atarak, başka bir gün ortaya milletvekillerini cezaevine tıkmayı atarak gündem değiştirmeye çalışan bir başbakanla ve onun iktidarı ile karşı karşıyayız. Buradan başbakana seslenmek istiyoruz. Biz bu ülkede idamın ortadan kaldırılması için boynumuzu vermeye, canımızı vermeye bunun için gerekirse ölmeye hazır olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki siz bu ülkeye idamı sadece Sayın Öcalan için getirmek istiyorsunuz. Biz biliyoruz ki bu ülkeye idam gelirse siz sadece idamı Sayın Öcalan için kullanacaksınız ama bizim gündemimizde idamın olmadığını ve ülkeye idamın bir daha asla ve asla gelmeyeceğini herkesin çok iyi bilmesi gerekiyor.”
 
Dokunulmazlıklar konusuna da değinen Buldan: “Biz BDP`li milletvekilleri, sizlerin, halkımızın yüzünü kızartacak tek bir suç işlemedik. Biz BDP`li milletvekilleri sizin özgürlüğünüz için, sizin anadilinizi özgürce kullanabilmeniz için sizin kültürünüzü yaşatabilmeniz için sesiniz olmaya çalıştık, yüreğinizi olmaya çalıştık. Bizlere vermiş olduğunuz oyla parlamentoya girdik. Ama bugün TBMM`de bulunan milletvekillerinin öyle suçları var ki halklarının karşılarına çıkamayacak kadar yüzlerini kızartacak suçları var. Önden buyurun Sayın Başbakan önden buyurun hepinizin ihaleye fesat karıştırmak, kalpazanlık, yüz kızartıcı aklınıza hangi suçlar geliyorsa hepiniz o suçları işlediniz. Hepinizin fezlekesi var ama sadece söz Kürtler olunca mesele BDP`li milletvekilleri olunca dokunulmazlıklar gündeme getirilmeye çalışılıyor. Biz cezaevlerinden korkmuyoruz, biz ölümlerden korkmuyoruz biz halkımızın geleceği için halkımızın özgürlüğü için gerekirse ölüme bile gideceğimizi ifade etmek istiyoruz” dedi.
 
10 bine yakın siyasetçimiz bugün cezaevlerindedir diyen Buldan: “10 bine yakın siyasetçimizin cezaevinde olduğu, milletvekillerinin tutuklu bulunduğu, belediye başkanlarının tutuklu bulunduğu bir partinin BDP`nin üzerinde bu kadar oyun oynayamazsınız. Bu halk size bu fırsatı vermeyecektir. Bu halk size vermiş olduğu mücadeleyle, bu halk size göstermiş olduğu direnişle, cezaevlerine girmenin ya da kırsalda şehit düşmenin ne demek olduğunu gösterecektir. Bizler 10 bine yakın siyasetçimizin tutuksuz olarak dışarıya çıkmalarını, bundan sonra artık kırsalda da, ovada da dağlarda da insanlarımızın ölmemesi için, şehit düşmemesi için mücadelemizi daha çok vereceğimizin altını çizmek istiyoruz. Bu ülkeye demokrasi gelecekse, bu ülkeye barış gelecekse bu ülkeye özgürlükler gelecekse o zaman şapkanızı önünüze koyup bir kez daha düşünmenizi ve buna göre hareket etmenizi istiyoruz. Eğer bu ülkeye gerçek anlamda barış gelecekse, bu ülkeye kardeşlik gelecekse bu ülkeye özgürlükler gelecekse işte İmralı, işte Sayın Öcalan, işte muhatap. Sayın Öcalan masada oturmadığı sürece, Sayın Öcalan muhatap kabul edilmediği sürece, Sayın Öcalan ile diyalog süreci başlatılmadığı sürece bu ülkeye gerçek anlamda bir barış asla ve asla gelmeyecektir. Hiç kimse yanlış hesaplar yapmasın. Sayın Öcalan`ın Kürtler üzerinde ne kadar etkili olduğu Kürt halkının Sayın Öcalan`ı muhatap olarak gördüğü 12 Eylül`de cezaevlerinde bedenlerini açlığa yatıran arkadaşlarımız bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Tam 68 gün cezaevlerinde siyasi, politik tutsaklar bedenlerini açlığa yatırmış, kendi anadilleri için ve Sayın Öcalan`ın özgürlüğü için bedenlerini ölüme yatırmışlardır. 68 günün sonunda Sayın Öcalan bir çağrı yapmış, açlık grevinin sona erdirilmesini talep etmiş ve bunun üzerine bütün siyasi tutsaklar ölüm orucunu bitirmiş, bedenlerini açlığa yatırmaktan vazgeçmiş ve bir kez daha Türkiye`de, bu ülkede, bu coğrafyada Sayın Öcalan`ın muhatap olduğunu ilan etmişlerdir” şeklinde konuştu.
 
Pervin Buldan: “Sayın Öcalan üzerindeki tecridin bir an önce kaldırılması ve Sayın Öcalan`ın diyalog ve müzakere sürecine dahil edilmesi gerekmektedir. Eğer bu yapılırsa bu ülkeye barış daha çabuk gelecektir. Bu ülkeye demokrasi daha çabuk gelecektir. Bu ülkede kardeşlik daha çabuk tesis edilecektir. Bu ülkeye huzur daha çabuk gelecektir. Ama AKP Hükümeti eğer bunu görmezden gelirse sayın Öcalan`ı muhatap olarak kabul etmezse bu savaş devam eder. Akan kardeşkanı akmaya devam eder. Biz istiyoruz ki bu coğrafyada ne bir asker, ne bir polis ne bir gerilla yaşamını yitirmesin. Artık analarımız ağlamasın, artık çocuklarımız yetim kalmasın. Artık bu ülkede insanlar yaşamını yitirmesin. Biz biliyoruz ki eğer mücadele etmezsek, eğer direnmezsek, eğer taleplerimizi istemezsek, haklarımızı istemezsek, bunun için direnmezsek AKP Hükümeti bunu getirip bize vermeyecektir. Biz direne direne alacağız, direne direne özgürleşeceğiz, direne direne bu ülkeye barışı da getireceğiz, demokrasiyi de getireceğiz. AKP hükümeti Kürdistan`ın 4 parçasındaki Kürtlere karşı da bir ihanet içerisindedir ve 4 parçadaki Kürtlerin haklarını elde etmemesi için AKP Hükümeti mücadele etmektedir. Sadece Türkiye`deki Kürtler değil, Suriye`deki, İran`daki, Irak`taki Kürtler haklarını elde edene kadar mücadelesine devam edecektir. Kısmen Irak`ta Kürt halkı haklarını elde etmiş, şimdi sıra Suriye`de kısmen de olsa hayata geçmiş durumdadır. Ama en kısa sürede Türkiye`de de demokratik özerkliğin ilan edileceğinin müjdesini hepinize veriyorum” diye konuştu.
 
Buldan konuşmasının ardından partilerinin sevgi gösterileri arasında geldiği salondan, yine yoğun kalabalık arasından geçerek ayrıldı.

İHA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler