YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Muhalefet partilerinin HDP'ye olan tutumu dış basınla aynı
Kanal A Haber Bülteni'ne konuk olan Büyük Birlik Partisi eski Genel Başkanı Yalçın Topçu çarpıcı açıklamalarda bulundu. Topçu, muhalefet partilerinin HDP'nin barajı geçmesi için feryadı figan ettiğini belirtti.
Muhalefet partilerinin HDP'ye olan tutumu dış basınla aynı
02 Haziran 2015 / 22:50 Güncelleme: 03 Haziran 2015 / 07:51

Kanal A Haber Bülteni'nde Tuğba Dalkılıç'ın sorularını yanıtlayan Büyük Birlik Partisi eski Genel Başkanı Yalçın Topçu, muhalefet partilerinin Tayyip Erdoğan ve AK Parti düşmanlığı ekseninde buluştuğunu ve birleştiğini öne sürdü.

Topçu  sözlerini şöyle sürdürdü;

Muhalefetin HDP'ye olan tutumu yabancı basınla aynı

İçerideki muhalefetin HDP'ye olan tutumuna baktığımız zaman, New York Times ile, BBC ile aynı tarzdan baktığını görüyoruz. Muhalefet partilerinin Erdoğan Bey ve AK Parti düşmanlığı yüzünden, muhalefet HDP'nin mutlaka barajı geçmesini istiyor. Benim dostlarım dediğim insanlar bile bu iktidardan kurtulmak için HDP'ye oy vermek lazım diyor. Böyle bir akıl tutulması yaşanıyor. Bizdeki muhalefet anlayışı, yeter ki iktidar gitsin, ülkede ne olursa olsun anlayışı. Ben yine de milletin ferasetinin bu anlayışı yeneceğine inanıyorum.

Başkanlık sistemine geçilmeli

Bu memlekette en çok eleştirilen Cumhurbaşkanı ve hükümettir. Ve bugüne kadar hiç olmadığı tarzda, tamamen negatif, tamamen sen dili kullanılarak eleştiriliyor. Yine eleştirinde bir gecede bir adayı getirip hepini bir araya dizilerek etrafına dizilmenize ben nasıl doğru bakacağım? Muhalefet bir çıkmaz içindedir. Muhalefet partilerinin tabanlarına sesleniyorum.

Acaba kendilerine dayatılan bu adaya gönül rahatlığı ile mi oy verdiler? Neticede milletin feraseti bu oyunu bozdu. Yalnız  bu çatının bir tane hayrı var. Türkiye öyle ya da böyle başkanlık sistemine geçmeli. Milli devlet, üniter yapıyı muhafaza eden, devleti ebed, milleti esas, milleti esas içerisinde bireyi ve insanı vazgeçilmez olarak göre sivil bir anayasa şart.

Başkanlık sistemi nasıl olmalı?

Sıfır baraj, dar bölge, tek meclis, tek başkan. Türkiye buradan sıçrayacak. Bu noktaya giderken birbirine benzemez muhalefetin, gerek Cumhurbaşkanlığı seçimleri, gerekse 7 Haziran seçimleri için ama örtülü ama açık HDP'nin barajı geçmesi adına feryadı figan ediyorlar. İnşallah bu meclis yeni anayasayı yapacak bir sayıyla oluşur.

Terör meselesi

Terör 1984'ten 2002'ye kadar dışarıdan beslenip büyütüldüğü, içeride de yeterince etkim mücadele edilmediği için 22 yaşında kadar getirildi. AK Parti terörü iyice azgınlaşmış bir halde devraldı. Şimdi bizim terörün geldiği bu noktayı sorgularken 2002'ye kadar olan askeri bürokrasi dahil, sivil bürokrasi dahil, iktidarlar dahil, bölücübaşının idamını engelleyen iktidarlar dahil hepsini bir sıraya çekmeliyiz. Hatta hepsine bir devri sabık oluşturmalıyız.

Öyle bugünden bakıp sanki dünü unutmuşuz gibi hareket edenlere söylüyorum bunu. 2002'de bu iktidar iktidara gelince, benim anladığım, benim istediğim manada teröre terör diyecek, teröriste terörist diyecek, vatandaşa Yunus gibi davranırken, eşkıyaya Yavuz olacak bir devlet görüntüsü verdiler mi? Hayır vermediler.

Terör üç eksende sonlanır

Biz bunu rahmetli Yazıcıoğlu'nun zamanında o zaman ki Cumhurbaşkanı sayın Gül'e de söyledik. Bu meseleye güvenlik, özgürlük ve refah ekseninde bakmak lazım. Güvenlik boyutunu mobil, gayri nizami harp sanatını bilen birliklerle yürütürken, bireysel hak ve özgürlüklerin önünü sonuna kadar açalım, yapılması gereken neyse onu yapalım ve bununla paralel olarak da refahı yükseltelim. Böyle bir terörle mücadele konsepti oluşturalım demiştik. Bir takım şeyler yaptıklar ama eksik yaptılar.

Çözüm Süreci kıymetlidir

Gelinen noktada adına Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci dedikleri, sonrada Çözüm Süreci adını verdikleri bir süreç başladı. Bir kere bunun yerli argümanlarla yapılıyor olmasını kıymetli bulmak lazım. Neticede terör örgütü dağ ile kalmamış, aşağıda sosyal bir taban tutmuş. Sosyolojik bir hakikat oluşturmuş. Şimdi ben buna karşıyım. Ne söylüyorsun sen peki? Sen iktidarken affeden sensin. Yeterince terörler mücadeleyi yapıp, devlete başka kaldırmış başı önüne düşürmeyi beceremeyen de sensin. 22 yılın vebali sizde 12 yılınki de bunda. Yani ne diyorsun sen şimdi? Ne yapılması lazım. Var mı bir reçeten? Koy bakalım diyorsun böyle bir şey de yok. Ben bu çözüm süreciyle ilgili eksiği, gediği, hatası, kusuru bunları saklayarak yerli argümanlarla yapıldığı için devam etmesinden yanayım. Sadece bir şeyi geçmişte de hatırlattığım gibi devletin mutlaka eşkıyaya karşı bir B Planı olmalı. Yani eşkıya dağdan inip, bizim coğrafyamızda, bizim şehirlerimizde, bizim vatandaşlarımızın kapısına tehdit mektupları bırakıyorsa, o bıraktığı kapıda başı oraya düşmeli. Etkin burada çok etkin ve yetkin davranmalı.

KANALAHABER.COM / ÖZEL İÇERİK

Başkan
 // murat
Başkan adamın dibisin geri dön lütfen :(...
13 Haziran 2015 Cumartesi 18:51
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler