YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Muhafazakar kesim CHP'ye katılırsa AK Parti'ye dersini veririz"
"Muhafazakar kesim CHP'ye katılırsa AK Parti'ye dersini veririz"
"Muhafazakar kesim CHP'ye katılırsa AK Parti'ye dersini veririz"
19 Kasım 2008 / 08:50 Güncelleme: 19 Kasım 2008 / 00:00

CHP lideri Baykal’ın İstanbul-Sultangazi’de çarşaflı kadınları CHP’ye üye yapması parti içinde ve CHP’ye oy veren seçmenlar arasında da tartışma yarattı.


Necla Arat kendisini arayan partililerin ve seçmenlerin yapılan uygulamanın CHP’nin tarihsel çizgisine ve kimliğine uymadığını ifade ettiklerini belirtiyor.


Arat “Ben de açıkçası Atatürk’ün çarşafa karşı verdiği büyük mücadeleyi anımsayarak ve görüntü insanın özünü de yansıtabilir diyerek kaygılar duymuyor değilim.” diyor. CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek ise uygulamanın CHP’nin temel çizgisinden sapma anlamına gelmediğini söylüyor.


Necla Arat şunları söyledi:


TABANIMIZDA CİDDİ BİR DÜŞ KIRIKLIĞI OLDU


Benimde telefonuma bir kaç gündür yoğun eleştiriler geliyor, SMS’ler geliyor. Aslında içinde yaşadığımız dönemde bir takım değerler, ilkeler ve devrimler gündem dışına atılmaya çalışılıyor. İktidar bu konuda oldukça da başarılı oldu. Bu tip değerlerin ancak çıkarlar eksildiğinde söz konusu edildiği bir ortamda, herkesin bu konularda en çok güvendiği kurum olan CHP’nin bu yaklaşımı sergilemiş olması, tabanımızda ciddi bir düş kırıklığı yarattı.


SEÇMEN KAYGILARINI İFADE EDİYOR


Çünkü seçmenlerimiz eleştiri ve kaygılarını sürekli dile getiriyor. Zaten genel merkezimize ve diğer milletvekili arkadaşlarıma da bu yoğun eleştiriler gidiyor. Özellikle kadın seçmenlerimiz çok duyarlı. Açıkça diyorlar ki; “Şeriattan laikliğe ulaştığımız 85 yılda kazandıklarımızı yitirmemek için biz uyanık olmak zorundayız. Ancak birer birer bazı şeyler elden gidiyor. CHP bu konuda büyük bir hoşgörü ve demokrat bir yaklaşım sergiler görüntüsünü veriyor. Ancak bize katıldıklarını söyleyen bu kişilerin CHP’nin ilke ve değerlerini içlerine sindirdiklerini nereden bileceğiz?” Böyle bir takım soruları var.


ATATÜRK’ÜN ÇARŞAFA KARŞI VERDİĞİ MÜCADELE


Ayrıca çok net bir şekilde bu durumun CHP’nin ne tarihsel çizgisini ne de kimliğine uymadığını ifade ediyorlar. Ben de açıkçası Atatürk’ün çarşafa karşı verdiği büyük mücadeleyi anımsayarak ve ‘görüntü insanın özünü de yansıtabilir’ diyerek kaygılar duymuyor değilim. Anımsayacaksınız Mustafa Kemal verdiği nutuklardan bir tanesinde erkeklere hitap ederken çok ilginç bir yaklaşımı benimsemişti ve erkek bencilliğinden söz etmişti. Ve kadınların öyle kenarda köşede örtülere sarınmış, yüzleri gözleri kapalı bir biçimde oturmalarının uygun olmadığını, kadınların kendi yüzlerini açıp dünyaya kendi gözleriyle bakmalarını ve seslerini dünyaya duyurmaları gerektiğini söylemişti.


ZİNCİRLENDİKLERİ BİR YERDEN ALINIP BAŞKA ZİNCİRE GÖTÜRÜLÜYORLAR


Şimdi tabi burada denilebilir ki; “Bu bir olanak. Onların da seslerini duyurmalarını istiyoruz.” Ama bana sorarsanız bu örtüleri, çarşafı veya türbanı kullanan ve özellikle kırsal kesimden gelen kadınlarımız, genel başkanımızın iyi bir niyetle öne sürdüğü gibi zincirlerini ne yazık ki kırmıyorlar. Zincirlendikleri bir yerden alınıp başka bir yere zincirlenmeye götürülüyorlar.


Bunu niye söylüyorum? Bakın bugün yine bir basın organında, oradaki Sultangazi’deki belediye başkan aday adayımızın kayınpederi telefon etmiş adayımıza “Kadın kısmı gazeteye, televizyona çıkar mı?” diye öfkelenmiş. Aday adayımız da “Biz mutasıp bir aileyiz, ben de aynı şekilde düşünüyorum” diyor. Şimdi acaba bu kültürel muhafazakarlık denen şey mi? Yine kadınlar konusunda çok duyarlı biri olarak ben ondan da doğrusu rahatsız oldum.


YOĞUN BİR BASKI ALTINDA KALDIK


Yine bu kişi “Eşlerimiz çok göz önünde olmak istemezler. Biz de istemeyiz. Biz kadının geleceği yaptığına inanıyoruz, gelecek de çocuk yetiştirilerek yapılır” diyor. Şimdi bu ‘CHP’nin devrimcilik ilkesiyle, çağdaşlık ilkesiyle, cumhuriyetin kadın imajıyla bağdaşan bir yaklaşım mı’ sorusu da sorulabilir. Bütün bunlar insanların kafasını çok karıştırdı ve hakikatten yoğun bir baskı altında kaldık seçmen kitlemizden. Sanıyorum bu konuyu kendi aramızda bir süre daha yoğun şekilde tartışacağız.


CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek ise uygulamanın CHP’nin temel çizgisinden sapma anlamına gelmediğini söyledi. Özyürek NTV canlı yayınında şöyle konuştu:


TEMEL ÇİZGİDEN SAPMA YOK


CHP Atatürk ilkelerini savunan laik, demokratik cumhuriyeti savunan bir parti. Bizim bu çizgimizde bu katılımlar nedeniyle herhangi bir kırılma herhangi bir aşınma söz konusu değil. Yalnız toplumun çeşitli kesimlerinden, muhafazakar kesimlerinden de CHP’ye katılımlar oluyor. Bu katılımları biz gayet doğal karşılıyoruz. Çünkü AKP, 6,5 yıldır iktidarda. Kendisine oy veren, kendisine destek veren muhafazakar kesimlerin büyük bölümünü dışlamış, kırmış ve hayal kırıklığına uğratmıştır.


AKP’YE DERS VERMEK İSTİYORLAR


Bu kesimler şimdi AKP’den uzaklaşıyorlar ve önümüzdeki seçimlerde AKP’ye bir ders vermek istiyorlar. AKP’ye ders vermek için onun alternatifi olan güçlü bir partiye destek olmak gerekir. Aksi taktide sadece şikayet edersiniz, sadece AKP’nin yanlışlarını anlatırsınız ama sonuç itibariyle bir netice elde edemezsiniz. Öyleyse ne yapmak lazım? CHP güçlü bir parti, İstanbul’da iddialı bir parti. O iddialı partiye muhafazakar kesimden de katılımlar olduğu zaman, AK Parti’ye ders verebiliriz.


BU ALGILAMANIN DEĞİŞMESİ GEREKİYOR


Şimdi bunu elbette yadırgayan çevreler var. Ama biz CHP olarak her zaman toplumun bütün kesimlerine açık olduk. Yani Anadolu’daki bizim seçim çalışmalarımızda, parti mitinglerinde, çeşitli köy kahvesi toplantılarında her zaman başı örtülü, türbanlı, çarşaflı kadınlar olmuştur. Hatta bunların bir kısmı militan CHP’lidir. Ama ne yazık ki bazı kesimlerin kafasında ‘türbanlıysa, çarşaflıysa bunlar mutlaka AKP’ye oy verirler, CHP’ye oy vermezler’ gibi bir algılama var. Bu algılamanın değişmesi gerekiyor. Esas o zaman Türkiye’de demokrasiyi tam olarak işletebiliriz.


Yoksa belli şekilde düşünenler, muhafazakar yaşamı benimseyenler, mutlaka AKP’ye gidecek ve oraya mahkumlar şeklinde bir yaklaşım doğru değil. Çeşitli yerlerde otobüsle genel başkanımız halkı selamlarken de özellikle türbanlı kadınlardan da yoğun ilgi görüyoruz. Onlarda el sallıyorlar, koşarak geliyorlar, genel başkanın elini sıkıyorlar. Toplumdaki bu gerilimin toplumdaki bu bölünmenin yavaş yavaş ortadan kalktığını görüyoruz barış ancak böyle olur.


 Sayın Baykal’ın çarşafına rozet taktığı kadının kızı üniversiteye gitmek istese o zaman sayın Baykal’ın ve CHP’nin tavrı ne olur diye merak ediliyor. Duruşta bir kırılma söz konusu mu?


Türbanı, çarşafı günlük giymek başka bunu bir siyasal simge olarak taşımak başka. O nedenle bizim üniversite ile ilgili tavrımızda, kamusal alandaki giyim kuşamla ilgili tavrımızda herhangi bir değişiklik yok. Ama insanların günlük hayatında dilediği gibi giyineceklerini hep söyledik. Türban tartışmalarında da söyledik, bu üniversiteye kızlarımızın türbanlı girip giremeyeceği konusundaki tartışmalarda da söyledik. O konularda bizim bir değişikliğimiz yok.


SİYASİ SİMGE FARKLI, GÜNLÜK HAYAT FARKLI


Kamusal alan farklı, siyasi simge olması farklı, insanların günlük hayatında diledikleri gibi giyinmeleri farklı. Bir çarşaflı kadınımız da vatandaş, o da seçmen, o da Türkiye’de olup bitenleri görüyor. AKP’nin ‘yolsuzluğu ortadan kaldıracağız’ dedikten sonra hangi yolsuzluk batağına battığını onlar da görüyorlar. ‘Yoksulluğu ortadan kaldıracağız’ deyip insanları sadece yiyecek paketlerine mahkum eden, onların çocuklarına iş vermeyen bir anlayışa karşı bir başkaldırı, bir tepki duyuyorlar. Bu tepkilerini de CHP vasıtasıyla en etkin şekilde anlatacaklarını düşünüyorlar.


BU BİR AÇILIMDIR


O nedenle başta da söylediğim gibi ‘Biz Atatürk ilkelerinin ödünsüz savunucusuyuz, biz çağdaş demokratik bir düzenin savunucusuyuz, biz laik demokratik cumhuriyetin savunucusuyuz’. Bu konularda bir kırılma yok. Bize katılanlar bu ilkelerimizi bu tavrımızı biliyorlar ve bu ilkeler etrafında CHP’ye güç katmaya çalışıyorlar. Bu bir açılımdır, bütün kesimleri kucaklayarak CHP’yi layık olduğu yere taşımaya çalışıyoruz. Her kesimin bu katkısı için CHP olarak biz şükran borçluyuz. -  NTV

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler