YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
MHP Lideri Bahçeli'den muhaliflere tepki, o adaya tebrik
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında CHP'ye ve MHP'li muhaliflere tepki gösterdi. Bahçeli, Sümeyye Erdoğan'ın düğününe katılan Hulusi Akar'a destek verdi.
MHP Lideri Bahçeli'den muhaliflere tepki, o adaya tebrik
17 Mayıs 2016 / 11:43 Güncelleme: 17 Mayıs 2016 / 11:59

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

İşte MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları:

HİÇBİRİ PARALEL MATRUŞKASI OLDUĞUNU GİZLEYEMEDİ

Ağzından hayırlı söz çıkmamın ne kadar akademisyen, aydın varsa MHP'yle yatıp kalkmaktadır. Bakıyorum PKK'lılar, DHKP-C MHP'de değişim isteyenler arasına girmiştir. Uslanma bilmeyen edepsiz kaçaklar, İmralı canisine avukatlık yapanlar sürekli değişim demektedir. 

Ne kadar MHP hasmı varsa paralel panayırda kendilerine ön sırada rezervasyon yaptırmıştır. Birbirinden haz etmeyen çürük çevreler MHP'ye karşı icra edilen ihanet birliğine girmiştir. Hiçbiri paralel matruşkası olduğunu gizleyememiştir.

TERTEMİZ DAVA ARKADAŞLARIM HER ŞEYİN İÇ YÜZÜNÜ GÖRDÜ

Pazar günü Ankara'da yaşananlar, rezilliğin dik alası, kepazeliğin zirvesidir. Milliyetçi, ülkücü hareketi Gezivari provokasyonlarla kullanma çabasında olanlar baltayı taşa vurmuşlardır. Şahsi ihtiraslarını yenemeyerek ülküdaşlarımızı sokaklara, tarlalara düşürme gayretine girenler, şunu bilsinler ki asla affedilmeyeceklerdir.

Kimi seçim otobüsü süsü verilmiş aracın üstünde meddahlığa soyunmuş, kimi de TOMA'ların önünde pozlar vermiştir. Bu çadır tiyatrosu açık hava sergilenmek amacına ulaşmıştır. Bu mizahi taraf olsa da gerçek budur.

BİZ İMAN ERLERİYİZ

MHP 47 yıldır kuşatmaları yara yara bugünlere gelmiştir. Biz iman erleriyiz. Paralel tuzaklarla, küresel saldırılarla azimle başa çıkarız. Darağaçlarını vicdanlarında sallandırmış cesur yürekler bozgunculara mı kalacaktır. MHP'nin surunda gedik açacaklarmış. 

MHP'yi bilmeyen küçük bir azınlık tutturmuş değişim olmuş. Tüzük kurultayı için imza vermiş kardeşlerim alınmasınlar. Sözlerimin hedefi sanal kahramanlara, proje elemanlara, düzmece siyasetçilere, akıl fukarası nankörleredir.

KORAY AYDIN'I TEBRİK EDİYORUM

Koray Aydın Bey ülkü ocaklarından yetişmiş adaylar içindeki tek ülkücüdür. Olayları görmüş ve uyarmak istemiştir. Kendisini tebrik ediyorum.

CHP GENEL BAŞKANI POT KIRMIŞTIR

Doğu ve güneydoğudan yağmur gibi şehit haberi gelmektedir. Acısız gün yok gibidir. Analarımızın gözünde yaş kalmamıştır. Gemi su almakta, fırtına şiddetlenmektedir. Anamuhalefet partisi genel başkanı TOBB'un genel kurulundaki sözleriyle bir anda ülke gündemini meşgul etmiştir. 

Kandan, kavgadan bahsetmiştir. Cumhurbaşkanı da başkanlık sistemi gelecek sözleriyle tehlikeli polemiği derinleştirmiştir. 

Başkanlık sistemi tartışmaları bir hezeyandır. CHP genel başkanı pot kırmıştır. Ortada fol yok, yumurta yokken sokağın ve çatışmanın adres gösterilmesi gaflettir, sorumsuzluktur. 

GENELKURMAY BAŞKANI'NA ELEŞTİRİLERİN ANLAMI YOKTUR

Cumhurbaşkanının davetine icabet ederek kızının düğününe katılan Genelkurmay Başkanı şiddetle eleştirilmektedir. Bu eleştirilerin anlaşılır ve savunulur bir tarafı yoktur. Sayın Akar, son derece insani ve devlet teamülleri kapsamında görülebilecek bir görevi ifa etmiştir.

Şehitlerin geldiği ortamda Genelkurmay Başkanı'nın malum düğüne katılmasını diline dolayanlar terörle mücadeleyi sabote etmek isteyen çevrelerdir.

 Terörle mücadelenin sürdüğü dönemde kafa karıştırmak, komuta kademesindeki uyumu bozmak iyi niyetli görülmeyecektir. 

Genelkurmay Başkanı'nın taşlanması teröristlerin değirmenine su taşımaktır. Güvensizlği artırmaya yönelik bu propaganların devlet ve millet aleyhinedir. 

Her şey bitmiştir de, manevi görevini yapan Genelkurmay Başkanı'nı hedef haline getirme midir? Genelkurmay Başkanı'nı küçük düşürmek hangi çevrelere hizmettir. 

Bundan rahatsız olan varsa ya Kandil'in, ya da HDP'nin kollarına kendisini bırakmasıdır. 

HİÇBİR  İHANET KUTLU YÜRÜYÜŞÜ DURDURAMADI

Bir insan topluluğunun millet haline gelmesi önce inancın, ardından da uzun bir mücadelenin sonucudur. Bir milleti diğerlerinden ayırt eden, özellikleri tarih içinde gelişip yerleşmektedir. 

Türk milletinin kadim bir tarihi, engin ve köklü kültürü vardır. Milliyetçilik de bu iki zemin üzerinde yükselmektedir. Tarihe yüz çevirmek milletin birikimleri reddetmekle eşdeğerdir. 

Türk milleti tarih sahnesine çıktığından beri, bağımsız yaşamak dışında ikinci bir yol tanımamıştır. Türklük asırlar boyunca özgürlüğüne sımsıkı sarılmış, kutlu varlığını idare ve idame etmeyi başarmıştır. 

Hiçbir ihanet kutlu yürüyüşü durduramamıştır. Bu nedenle hem tarih yazmış, hem tarih yapmış hem de tarihe yön vermiştir. Türk milleti tarihin yüzakı ve ta kendisidir. 

CUMHURİYET'İN İLANIYLA TÜRK MİLLETİ KADERİNİ ÇİZDİ

1919'lu yıllar toprak ve insan kayıplarının milletimizde yılgınlığa neden olduğu tarihtir. Bu tarih öyle biz zulüm tablosudur ki milleitmiz sükut etmiştir. Haritalar üzerinde pazarlıklar yapıldığı, tersanelerimize girildiği, ordularımızın dağıtıldığı karanlık bir devrin gerçekleridir. 

O yıllarda millet zillete uğramıştı. Felaketlere tahammülü kalmamış olanların uyandırılması kalbi vatan ve millet sevgsiyle dolu milliyetçiler için kaçınılmaz hale gelmiştir.

Samsun'dan başlayan bu mücadele süreci Erzurum ve Sivas kongreleriyle anlam ve güç kazanmıştır. Ve nihayet Cumhuriyetin ilanıyla Türk milleti kaderini çizmiştir. 

Adım adım ilerlenen bu yöntemin esası meşruyet, toplntı kültürü, tam bağımsızlık kararı, kahramanlık, azim ve kararlılıkta aranmaktadır. 

TARİH TEKERRÜR EDİYOR, TEŞEBBÜSLER YENİDEN CANLANIYOR

Aradan geçen 97 yılsa gaflet ve dalalet içindeki yönetim hepimizi endişeye sürüklemektedir. 19 Mayıs 1919 ruhunun manası hepimiz için daha da önem kazanmıştır. 

Tarih tekerrür etmekte, teşebbüsler yeniden canlanmaktadır. Sözde tavsiye maskesiyle direktifler yağdırdıklarını görüyoruz. Vize muafiyeti sözünü tutmamak için terörle mücadelemizi engelleme amacında olduklarını görüyoruz. 
Türkiye'den tarihsel intikamlarını almak için her yola başvurdukları somut bir gerçektir. 19 Mayıs zedelenen, hor ve hakir görülen milli onurun ayaklanışıdır. 

19 Mayıs teslimiyetçi, tavizkar ve kişiliksiz yönetimlere karşı doğuş müjdesidir. Samsun'da atılan ilk adımla, milli huzura davetiye çıkarılmıştır. Milliyetçiliğin vatan kuracağı ilan edilmiştir. 

19 Mayıs 1919'da kötümserliğin kepenkliği indirilmiş, şeref ve namusun sesi duyulmuştur. Bu ses Türk milletinin güçlü sadasıdır. Bu ses Samsun'da çınlamakta, iliklerimize kadar hissedilmektedir. 

Türkiye'nin itibar ve saygınlığıyla oynayanlar karşımızdadır. Türk tarihini karalamak milli çıkarlarımızı sarsmak amacında olanlar hainler senfonisinde yerini almış defolu ve asalak sırasındadır. 

TÜRK MİLLETİ MELANETİN ÜSTESİNDEN GELECEKTİR

IŞİD, PKK, paralel çürümüşlük, bunların alayı şer cephesidir. IŞİD'in Türkiye'yi kana bulamak maksadıyla hazırlık yaptığı bildirilmiştir. 

Anıtkabir başta olmak üzere terör saldırılarıyla ilgili tedbirlerin eksiksiz alınmasıdır. PKK da kan dökmeye, can almaya devam etmektedir. Türk milleti melanetin üstesinden gelecektir. 

Türk devleti zalimin zulmünü parçalayacak karardadır. Attığımız her ilkeli adım, aldığımız her onurlu nefesin sonucudur. Nefesimizi kesmeye çalışanların kökünü kuruturuz. 

Sanmasınlar ki 19 Mayıs şuuru bitti, sanmasınlar ki Samsun'a çıkan iradeden eser kalmadı. İkaz ediyorum bu kor irade milletin sinesinde yanmakta, tutuşup alev alacak zamanı beklemektedir.

BİZİM İÇİN BAŞKANLIK SİSTEMİ DOĞRU DEĞİLDİR

Bizim için başkanlık sistemi doğru değildir. Biz mücadelemizi demokratik yollarla yapmakta ısrarcıyız. Rejim ve sistemle ilgili son söz 29 Ekim 1923'te söylenmiş, bu bahis kapanmıştır. 

Yeni bir maceraya atılmaya, yeniden sistem tartışmalarıyla enerjimizi tüketmeye kimsenin hakkı yoktur. Sistemin tıkandığı tarihsel bir vakadır. Ancak bahanelerle devleti yeniden tarif etmek olumsuzluklara kapı aralayabilecektir. 

DİKTATÖRLÜK KAÇINILMAZ OLACAK

Başkanlık sisteminin diktatörlüğe kapı aralayacağı iddialarını yabana atmamak gerek. Siyasi gelişmeler, şartlar, demokratik mekanizmalardaki gevşeme, sertleşmelere ve savrulmalara yol açabilecektir. Diktatörlük kaçınılmaz olabilecektir. 

Bunun sonucunda devletin tüm imkanlarıyla bir kişide toplanması, destop yönetimlerin tecellisi gündeme gelebilecektir. Bunlar yol kazalarıdır ancak önemsenmelidir. 

Sistemik zorlamalar milli kopuş ve parçalanmalara zemin açabilecektir. Hepimizin özenli olması şarttır. Milli irade her şeyin üzerindedir. Tarihin ve coğrafyanın bize yüklediği bir sorumluluk vardır. 

Yapayım derken yıkan, kaynaştırıyım derken kopartan nice devlet adamı insanlık tarihinde var olmuştur. Türkiye'nin en acil ihtiyacı huzur ve kardeşlik iklimine kavuşmasıdır. Bizim boşa geçirecek zamanımız yoktur. Türkiye tel tel dökülmektedir. 

DOKUNULMAZLIK KONUSU CUMA GÜNÜ BİTMELİDİR

MHP daha önce açıkladığı duruş ve tutumunu muhafaza etmektedir. Dokunulmazlık konusu uzamamalıdır. En geç cuma günü bitmelidir. Kimse adalete hesap vermekten korkmamalıdır. 

Katillerin sözde çadırlarında görüntü verip devlete meydan okuyanlar bunun bedelini ödemelidir. AKP ve CHP'nin ne yapacağı belli olacaktır. Şehit analarının kulağı bu kutlu çatıya çevrilecektir. 

MHP bugün genel kurulda tam kadro yerini alacak ve tarihe, şehitlere karşı görevini mutlaka yapacaktır. Bundan herkesin emin olması başlıca isteğimdir.

Yiğidi öldürmeyelim, hakkını da verelim
 // Rasim DUMAN
MHP'de bugün Genel Başkanlığa nâmzed olanların, iç ve dış "Şer İttifakı"nın piyonları oldukları ayan-beyan ortaya çıkmıştır. Sinan OĞAN, CHP-HDP'nin "alternatif" 23 Nisan Balosu'na iştirak etmiş, Meral AKŞENER de "Gezici" olduğunu "gururla" itirâf" etmiştir. Buna mukabil, muhterem Devlet BAHÇELİ beyefendinin, siyâsî hayatında, "Devlet" bâhis mevzuu olduğunda, hiçbir samimiyyetsizliğı ve yalpalaması görülmemiştir. İnşallah MHP'ye gönül veren kardeşlerimiz de, "oyunu" görüyorlardı...
17 Mayıs 2016 Salı 11:58
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler