YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mengü: CHP Temel değerlerinden saptı
CHP Eski Milletvekili Şahin Mengü, eski CHP'yi canlandırmak için bir mücadele olduğunu söyleyerek, CHP'nin iyi yönetilmediğini ve temel değerlerinden saptığını, eski partililer olarak bundan rahatsızlık duyduklarını dile getirdi.
Mengü: CHP Temel değerlerinden saptı
18 Mayıs 2016 / 14:44 Güncelleme: 18 Mayıs 2016 / 15:11

CHP'li Eski Milletvekili Şahin Mengü, Kanal A'da yayınlanan 'Haber Merkezi' programına konuk oldu.

Mengü, Meclis'te yapılan dokunulmazlık oylamaları konusunu değerlendirerek, CHP'den çıkan 'hayır' oyları hakkında konuştu.

TÜRKİYE'NİN İÇ SORUNLARI YABANCI ÜLKELERDE KONUŞULMAMALI

Türkiye'nin iç sorunlarının yabancı ülkelerde konuşulmasına hep karşı olduğunu ifade eden Mengü, "AK Parti, MHP milletvekillerinden oluşan karma bir komisyon  ile Avrupa Birliği'ne gitmiştik, orada Hollandalı hanım AK Parti'yi kendine göre eleştirirken ben ona dedim ki: 'Buna müdahale hakkınız yok. Bu Türkiye'nin iç sorunudur, biz AK Parti ile bunu orada hallederiz, kavgamızı orada ederiz.'

Benim kendi yaşadığım bir olay vardır. Ben sayın Ecevit'in avukatlığını yaparken buraya bir Avrupa Parlamentosu heyeti geldi.

Kendisi görüşemediği için beni görüşmekle görevlendirdi. Giderken de bana Avrupalılara 'burada askeri bir rejim var diye içişlerimize müdahale etmeyin, bu bizim kendi iç sorunumuz, bunu kendimiz çözeriz.' dememi söyledi.

Devlet adamlığı bunu gerektirir. Tabi elbette kapalı kapılar arkasında satın Kılıçdaroğlu ne konuşmuştur onunla bununla bilemiyorum. Oradaki Türk vatandaşlarla dokunulmazlığı konuştuysa ona da bir lafım yok.

Ama maalesef Türk siyaset adamlarının, yabancılarla ülkelerin sorunlarını paylaşmak gibi bir hastalığı var. Biz bunu ne yazık ki Batı ile iyi ilişki kurmak olarak anlıyoruz. Tabi iyi ilişki kurmak başka bir şey, Türkiye'nin iç sorunlarını onlarla tartışmak  başka bir şey diye konuştu.

CHP TEMEL DEĞERLERİNDEN SAPTI

Mengü, CHP'nin HDP ve terör örgütü ile arasındaki mesafeye değinerek, CHP'nin iyi yönetilmediğini ve temel değerlerinden saptığını ifade etti. Mengü, "CHP elbette savruldu ben de aynı kanaatteyim.

CHP'nin hiçbir şekilde terör örgütü ile arasına mesafe koymamış bir siyasi partiyle birlikte 'meclisi tatile sokma' önergesine bile imza atmaması lazım.

CHP, terörle arasına mesafe koymayan herkesle, arasına mesafe koymak zorundadır. Terör örgütünün hiçbir faaliyetini siz CHP olarak savunamazsınız veya sessiz kalamazsınız" dedi.

KOMPLOYLA GELEN CHP YÖNETİMİ...

Türkiye'de iktidar ve muhalefet üzerindeki dizayn etme operasyonlarını göremediklerini ifade eden Mengü, bu konuda kendilerini suçladığını söyledi. Mengü, "Biz komployu göremedik. Komplo olduğunu sadece ben söylemiyorum, sayın Kılıçdaroğlu'da söylüyor. Yani ben diyorum ki o zaman: 'Bir, o komployla gelen yönetim, maalesef CHP'yi yönetememiştir. Kötü yönetmiştir, kötü yönetmektedir.

CHP bütün değerlerinden dönmüştür. CHP bir etnik köken partisi haline getirilmeye çalışılıyor. Bizim gibi eski, köklü partililerin bunu kabul etmesi mümkün değildir.

CHP'nin yalnızca etnik politikası değil, Ekonomiye bakışı, teröre bakışı, parti içindeki tutarsızlıkları, her şeyi rahatsız ediyor" ifadelerini kullandı.

MİLLETVEKİLİNİN YASAMA FAALİYETLERİ ENGELLENMEMELİ

Mengü, dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda, yasama çalışmalarının olumsuz etkilenmemesi için milletvekilinin yargılanmasının Yargıtay'a bırakılması gerektiğini savunarak,  "Milletvekili ile ilgili soruşturmayı suç olarak değerlendirdiğinizde Yargıtay'a devredersiniz.

Böylelikle hem milletvekilini dokunulmazlığı açısından vatandaşla eşit hale getirirsiniz hem de milletvekilini yasama faaliyetlerinden engellememiş olursunuz. Bu olayı böyle çözmek lazım. Doğrudan dokunulmazlıkların kaldırılması milletvekilinin savunma hakkını ortadan kaldırıyor.

Bu ayrıca bir yerde usul hukukuna aykırıdır çünkü usul değişikliği oluyor. Milletvekilinin yargılanması için dokunulmazlığın kaldırılması bir dava şartıdır.

 Şimdi siz milletvekilinin dokunulmazlık hakkını doğrudan kaldırırsanız, bu milletvekilinin savunma hakkını ortadan kaldırdığı gibi bir usul değişikliğini sanığın aleyhine geriye doğru götürmüş olursunuz.

Usul değişiklikleri sadece sanığın lehineyse geriye doğru yürür. Aleyhine olan usul değişiklikleri geriye doğru yürümez" dedi.

SİYASİ PARTİ MENSUPLARI OYLARINI BELLİ ETTİ

TBMM'de yapılan dokunulmazlık oylamasına da dikkat çeken Mengü, siyasi parti mensuplarının konu görüşülürken hepsinin oylarını belli ettiğini söyleyerek,

"İktidarıyla, muhalefetiyle herkes oyunu söyledi. Bu da yanlış... Çünkü anayasa değişiklikleri gizli oylama ile yapılır. Dikkat ettiyseniz anayasa değişikliklerinde siyasi partiler teklif veremez.

Hükümetler değişiklik teklifi veremez, milletvekilleri verir. Anayasa değişikliği milletvekillerinin hür iradelerine bırakılmıştır. Birisi diyor ki: 'Ben evet diyeceğim', öteki, 'ben hayır diyeceğim'... Milletvekillerinin hür iradesine ipotek koymuş oluyorlar.  

Milletvekillerinin çoğu kendi vicdanlarına göre 'hayır' oyu verdi. Bu parlamentonun itibarını zedeliyor.

Parti başkanlarının anayasa değişiklikleri ile ilgili bağlayıcı lafları, kendi söyledikleri laflar olmayınca, hem kendi itibarlarını zedeliyor hem de parlamentonun itibarını zedeliyor" şeklinde konuştu.

HİÇBİR CHP'Lİ KARŞI ÇIKAMAZ!

Mengü şöyle devam etti:

"Kılıçdaroğlu'nu Almanya'da iknadan evvel, CHP'deki milletvekillerinin tepkisel olarak 'hayır' oyu vereceklerini söylemesinden kaynaklanıyor. Bu toptancılığa karşı çıkıyorlarsa hiçbir itirazım yok. Bildiğim kadarıyla da toptancılığa karşı çıkıyorlar. Hiçbir CHP'li teröre bulaşmış, terörle yaşayan, terörü lanetlemeyen, terör örgütüne silah, mermi taşıyan adamın dokunulmazlığının kalkmasına karşı çıkamaz."

KANALAHABER.COM / ÖZEL İÇERİK

 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler