YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mehmet Ali Şahin'den anayasa açıklaması
Mehmet Ali Şahin'den anayasa açıklaması
26 Mayıs 2013 15:22
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi Mehmet Ali Şahin, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Partisinin Karabük İl Danışma Kurulu toplantısına katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi Mehmet Ali Şahin, Mayıs ayın bizim tarihimize kara leke olarak geçmiş bir tarihi var diyerek, 27 Mayıs 1960’da 10 yıldır halkın verdiği oyla seçilip parlamentoya  gelmiş ve üç seçimi de üst üste kazanarak ülke yönetiminde bulunan  demokrat parti iktidarına karşı askeri darbe gerçekleştirildiğini söyledi.

1960 darbesi, cumhuriyeti kuran iradeye ve 1924 Anayasasına yapılmıştır

Demokrat Parti’nin  1950 seçimlerinde yeter söz milletin diyerek yola çıkıp, 50, 54 ve 57 seçimlerini kazanarak tek başına  iktidara gelmiş bir parti olduğunu anlatan Şahin, “1960 yılında askeri darbe ile Meclis fesh edilmiş, Genel Başkanı rahmetli  Adnan Menderes ve arkadaşları  yassı adaya gönderilmiş. orada uydurma bir mahkemede yargılanmışlardı. Yüksek Adalet Divanı, Yüksek Adaletsizlik  Divanı  demek daha doğru olur. 27 Mayıs’ta sadece sandıktan çıkan milletin iradesi ile çıkmış olan bir iktidar ala aşağı edilmemiştir. Aynı zaman da Cumhuriyeti kuran iradeye de karşıda darbe yapılmıştır. Sadece iş başında bulunan demokrat parti iktidarına karşı yapılan bir darbe değildir 27 Mayıs 1960, aynı zaman da Cumhuriyeti kuran iradeye ve bu iradenin ürünü olan 1924 anayasasına da bir darbe yapılmıştır. Çünkü 1924 anayasası da yürürlükten kaldırılarak, darbeciler kendi anayasalarını yürürlüğe koydular. Koymuşlar da ne oldu.  Şuanda biz TBMM’de yeni bir anayasa yapmak için, 1982 darbe ürünü anayasayı yürürlükten kaldırarak, millet iradesine dayalı milletin beklentilerine cevap verecek yeni anayasa yapmak için çalışıyoruz. 1.5 yılı geçti, yeni bir anayasayı biz milletin önüne koyamadık. Niye koymadık; o masa da birlikte çalıştığımız arkadaşlarımızı ve o arkadaşlarımızın mensup olduğu partilerin eleştirmek bakımında söylemiyorum, bazı siyasi partiler 1960, 1980 darbecinin ruhunu taşıyorlarmış görüntüsü veriyorlar. Şimdi bir anayasada en önemli madde egemenlik maddesidir. Egemenlik yetkisi kimdedir, kim kullanır. 1924 anayasasında Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Türk milletini ancak TBMM temsil eder ve millet adına egemenlik hakkını o kullanır.’. Darbeciler geldi anayasa yaptılar, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ cümlesini muhafaza ettiler ancak, geri kalanı değiştirdiler.  Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, millet egemenlik hakkını yetkili organların eliyle kullanır ancak’ diyor. Yani TBMM’ye ortaklar çıkarttılar eş yetkilere sahip. Silahlı Kuvvetler, Yargı, YÖK bunlardan birileri.  TBMM ne kadar millet adına egemenlik yetkisine sahipse, bu organlarda sahiptir diye getirdiler.  Darbeciler darbelerine kılıf hazırladır. Biz darbe yapıyoruz ama, milletin egemenlik hakkını kullandığımız için darbe yapıyoruz demeye getirdiler. 1924 anayasası böyle değil. Cumhuriyeti kuranlar böyle yapmadı anayasayı. Ama o nedenle diyorum ki, darbe ürünü anayasalar ve darbeciler aslında Cumhuriyeti kuran iradeye ve o iradenin ürünü olana anayasaya da darbe yaptılar” dedi.

“Siz darbecilerin anayasasına sarılıyorsunuz”

Şahin, Anayasa Uzlaşma Komisyonunda AK Parti olarak 1924 anayasasındaki egemenlik düzenlemesini aynen muhafaza etmek istediklerini  ancak  iki siyasi partinin buna şiddetle karşı çıktığını da anlatarak, “Biz aynen muhafazasını istiyoruz.  1961, 1982 Anayasası egemenlik ile ilgili yetkili organları ile kullanmasını aynen korumak istiyoruz diyor CHP ve MHP. Dokundurtmayız diyorlar, bizde ikna etmeye çalışıyoruz. Biz bu uzlaşma masasına Darbe ürünü anayasasından Türkiye’yi kurtarmak için kurmadık mı. Bu masada darbe ürünü anayasayı ortadan kaldırarak, milletin arzularına uygun, milletin beklentisine uygun bir anayasa yapmak için bulunmuyor muyuz. O halde 1924 anayasasındaki egemenlik ve onun kullanımı ile ilgili maddeyi aynen taşıyalım. Hayır diyorlar. Darbe anayasasını değiştirmek için yola çıktık ama darbecilerin iradesini muhafaza etmeye çalışanlarla mücadele etmeye çalıştığımız için yeni bir anayasa metini ortaya koymakta zorlanıyoruz. Ama yılmadan ikna etmeye çalışacağız Haziran sonuna kadar.  Sayın Kılıçdaroğlu her konuşmasında, anayasanın ilk 4 maddesi bizim kırmızı çizgimizdir, zinhar dokundurtmayız, diyor.  Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir Cumhuriyettir, tamam bunda anlaştık zaten. 4 tane siyasi parti aynı şeyi söylüyor. Geri kalanlar Cumhuriyetin temel nitelikleri, demokrasi, laiklik ve sosyal hukuk devleti olmak. Ancak 1982 anayasayı oraya çok lüzumsuz ibareler sokmuş ki bunu sadeleştirelim diyoruz.  Türkiye Cumhuriyeti  devletinin dili Türkçedir diyor.  Biz diyoruz ki resmi dili de Türkçe olsun.  Zaten  maddenin vasfı resmi dil diye geçiyor ama içeriği farklı. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli zinhar bunlara dokundurtmayız bizim kırmızı çizgimizdir diyorlar. Sayın Kılıçdaroğlu bu  4 madde sizin kırmızı çizginiz olamaz. Bu ancak darbecilerin kırmızı çizgisi olur. Siz sık sık Cumhuriyet kuran parti olmakla övünüyorsunuz. Niye  1924 anayasasına sahip çıkmıyorsunuz. Maden Cumhuriyeti kuran parti olduğunuzu iddia ediyorsunuz , Cumhuriyeti kuran parti iseniz 1924 anayasasına sarılmanız lazım. Hayır, siz darbecilerin anayasasına sarılıyorsunuz, o nedenle samimi değilsiniz. Zorluk buradan kaynaklanıyor” diye ifade etti.

Kılıçadaroğlu’nun her seferinde Türk Milleti ifadesini anayasasından asla çıkarttırmayacağız dediğini hatırlatan Şahin, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sanki Türk Milleti ifadesini anayasadan çıkartmaya çalışan birileri varmış gibi. Anayasa Uzlaşma Komisyonunda senin partinin üyeleri var, sorsana onlara. AK Parti Türk Milleti ibaresini yeni anayasasına önerisinde masaya getirdiğinde çıkartmış mı, çıkartmadı. Egemenlik Kayıtsız şartsız Türk Milletinindir, Türk Milletini egemenlik yetkisini diye başlıyor. Türk Milleti ibaresini muhafaza ediyoruz. Ama bizim bir şey çıkartmış olduğumuzu düşünerek yalan yanlış bililerle kamuoyunu bilgilendirmeye çalışıyor. Ya konudan haberi yok, yada ezbere konuşuyor ve yahutta kusura bakmasın ama gerçekleri gizliyor. Yalan söylüyor diyemiyorum çünkü edebim müsaade etmez.”

Şahin, konuşmasının  bir bölümünde ise, Kılıçdaroğlu’nun, Recep Tayyip Erdoğan’ın asla Başkan olamayacaktır diye bir cümle kullandığını da belirterek, “Bizim Başkanlık sistemi ile ilgili çalışmamız var her halde onu kastediyor. Ben buradan Karabük’ten Sayın Kılıçdaroğlu’na bir çağrıda bulunuyorum. Sayın Kılıçdaroğlu cesaretin varsa, yüreğin yetiyorsa, Başkanlık sistemine Türkiye geçtiğinde de olur, veya şimdiki modele göre de olabilir. Önümüzdeki yıl Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Biz AK partililer olarak sayın Başbakanımızı, Genel Başkanımızın Cumhurbaşkanı adayı olmasını arzu ediyoruz ve bu göreve çok yakışacağını düşünüyoruz.  Yüreğin varsa gel Recep Tayyip Erdoğan’ın karşına Cumhurbaşkanı adayı olarak çık, var mı yüreğin. Mitinglerde toplantılarda meydan okumayı bırak yüreğin varsa çıkarsın karşısına. Kılçdaroğlu geçenlerde bir TV kanalında  canlı yayında kendisine cumhurbaşkanlığı seçiminde Abdullah Gül ile Recep Tayyip Erdoğan karşı karşıya gelse ve aday olsa kime oy verirseniz diye soruldu program yapımcısı tarafından. O da Abdullah Gül’e diyor. İddialı bir ana muhalefet partisi lideri şöyle söylemesi lazım, niye onlara vereyim , bizim kendi adayımız olur ben olurum ona oy veririm. İnanmıyor. CHP Cumhurbaşkanı adayı çıkaracağına bile inanmıyor. İnansa böyle der mi” diye söyledi.

Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.

 

İHA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler