YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Meclis'te 'Uludere' gerginliği
Irak sınırında meydana gelen olayla ilgili gruplar adına birer milletvekili görüşlerini ifade etti.
Meclis'te 'Uludere' gerginliği
03 Ocak 2012 / 18:59 Güncelleme: 03 Ocak 2012 / 19:06

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, 'Aktörleri farklı olabilir ama bir rol paylaşımıyla Türkiye, adeta bir noktaya doğru sürüklenmek istenmektedir'' dedi.  

TBMM Genel Kurulunda, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın Şırnak Uludere'de 35 kişinin yaşamını yitirdiği olayla ilgili bilgi vermesinin ardından gruplar adına da birer milletvekili görüşlerini ifade etti.

MHP Grubu adına konuşan Vural, Türkiye'nin terörle mücadelesinin hukuki, siyasi ve demokratik meşruiyetinin hep olduğunu belirterek, bugüne kadarki bütün hükümetlerin terörle mücadele ederken demokratik ve hukuki meşruiyeti aşmadan bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüğünü anlattı.

Terörle mücadelenin içinden cımbızla bazı olayları alıp, bu olayları çarpıtmak ve terörle mücadeleyi sorgulatmanın  psikolojik bir harekatın sonucu olduğunu anlatan Vural, şöyle konuştu:

''Türkiye'nin bugüne kadar sürdürdüğü terörle mücadelede, halkı teröristten ayırmasını bilmiş ve buna özen göstermiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bu münferit olaylarla birlikte 'devlet katliam yaptı' diye suçlamak isteyenler, böyle bir olaydan nemalanmak isteyenlerin ülkeyi nereye götürmek istediğini dikkate almalıyız. Olayı, münferit olayın ötesinde daha büyük bir siyasal oyunun parçası olarak ele almak ve bu yönüyle terörle mücadeleyi meşruiyet dışı gösterip 'TSK silahı bıraksın, yapamıyor' demek isteyenlerin ekmeğine yağ sürmek için böyle bir olayı kullanmak isteyenleri de deşifre etmemiz gerekmektedir. Terörle mücadele ederken siyasal amaçları meşrulaştırmak, terör örgütünün istediklerini 'Kim ne istiyorsa hepsini vereceğiz, cebimizden vereceğiz' diyenler, terör örgütünün siyasal amaçlarına ulaşması noktasında aynı hedefte buluşuyorsa... Bugün 'devlet katliam yaptı' diyenler ile siyasal çözüm arayışlarını, 'kim ne istiyorsa hepsini vereceğiz' diyenlerin bizi götürmek istediği istikamette hangi noktada buluştukları çok iyi tahlil etmeliyiz.

Türkiye terörle mücadele ederken yeni Habur ve açılımları gündeme getirmek isteyenler, böyle bir olayı kullanarak 'siyasal çözüm yapmak lazım, silahla olmuyor' diyenlerin aynı eksende buluşturmak istediklerini göremiyor muyuz  Türkiye, Habur rezaletlerini kapatmışken, yeni Habur rezaletlerini çözüm diye sunanlar, içi boş açılımlarla cini şişeden çıkartıp, kendi kaderini tayin hakkı isteyecek derecede cürete düşenler, bugün geldiğimiz noktada bunu yapıyorsa, acaba böyle bir olayı Türkiye'nin terörle mücadelesini anlamsızlaştırmak isteyenlerle aynı eksende buluşmuş olmuyor mu  

Aktörleri farklı olabilir ama bir rol paylaşımıyla Türkiye, adeta bir noktaya doğru sürüklenmek istenmektedir. Türkiye'yi bölmek isteyen, insanımızı öldüren terör örgütüyle mücadele bizim en meşru hakkımızdır.''

PKK'nın ekonomik kaynaklarını kaçakçılıktan elde ettiğini belirten Vural, ''Kaçakçılık meşru mudur  Terörle müçadele topyekün mücadele gerektirmektedir. Kaçakçılık nasıl hoş görülebilir  Sadece PKK'nın izniyle dolaşılan bölgede kaçakçılık yapılıyorsa, bu kaynaklar nereye gidiyor  Hükümetin bununla mücadele etmesi lazım. Kaçakçılığın meşru gösterilmesi ne kadar yanlışsa, o bölgedeki insanların kaçakçılığa yönlendirilmesi de o kadar yanlıştır. Oradaki insanları ekonomik olarak güçlendirecek projeleriniz nerede  Hani bir eli yağda, bir eli baldaydı'' dedi.

Uludere kaymakamına reva görülen muamelenin herkesi derinden yaraladığını ifade eden Vural, ''Oradaki devleti, kaymakamı koruyamıyoruz oradaki vatandaşı nasıl koruyacağız'' diye sordu.


-''Bir paket sigarının kaçakçılığı mı olur ''-


BDP Grubu adına konuşan Siirt Milletvekili Gültan Kışanak, ''Ben bugün bu kürsüden vicdanı olanlara seslenmek istiyorum. Vicdanı olmayanlara söylenecek söz kalmadı zaten. Hükümeti, devleti, medyası,  Parlamentonun büyük çoğunluğu, bu vicdan muhasebesinde sınıfta kalındı'' dedi.

O köyde ne yaşandığını anlamak isteyenlere seslenmek istediğini ifade eden Kışanak, ''Göz göre göre,  açık, planlı bir katliamla karşı karşıyayız. Bu gerçeği gizlemeye hiç kimsenin yalanı yetmeyecek'' diye konuştu.

Savaş uçaklarının bomba attığında, insanhların saklanmak için katırların karnının altına girdiğini iddia eden Kışanak, şöyle konuştu:

''Herkes biliyor, neyin kaçakçılığı, bir paket sigaranın kaçakçılığı mı olur  Buralarda trilyonları götürürken, devletin cebindekini çar çur ederken, vergi kaçakçılığı yapılırken kaçakçılıktan bahsetmiyorsunuz. Bir ekmek için oraya giden mi kaçakçı  Orada köylülerin evi Türkiye sınırında, tarlaları Suriye tarafında. Her gün sınırı geçiyorlar. Yok mu vicdanınız, insanlığınız  Senelerdir orada karakolun gözü önünde, devletin yetkililerinin bilgisi dahilinde açıkça yapılan bir faaliyeti 'bilmedik, görmedik, terörist zannettik, operasyon kazası' diyecek kadar mı insanlığınızdan çıktınız, vicdanlarınız köreldi.''


-''Kes sesini''-


Kışanak, yaşamını yitiren 35 kişinin 19'unun çoçuk olduğunu iddia ederek, ''Biz bu Hükümet'ten 20 saat sonra 'operasyon  kazası' lafını duyduk. Kimsiniz be, kimsiniz siz  Ne terörü, ne terörle mücadelesi  90 yıldır terörle mücadele diye yapmadığınız katliam mı kaldı  Göz göre göre karakolun gözü önünde gitmiş 35 canı dönüşte katlederek Kürt halkına gözdağı vermeyi düşünenler, görecek ki bu katliamın altında kendileri kalacak'' diye konuştu.

Gültan Kışanak, kendisine laf atan bir AK Parti milletvekiline, ''Kes sesini'' diye bağırdı. Kışanak, ''Birileri bize diyor ki 'kök salmanıza izin vermeyeceğiz.' Neyin kök salması  Biz bu topraklarda bin yıllardır varız, bundan sonra da var olacağız. Köklerimiz burada zaten. Neyin kök salmasına izin vermiyorsunuz '' dedi. AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler