YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Meclis'te kavga
TBMM Genel Kurulu yine bildik görüntülere sahne oldu. Bazı CHP ve AK Parti milletvekilleri birbirlerinin üzerine yürüdü.
Meclis'te kavga
15 Kasım 2011 / 19:38 Güncelleme: 15 Kasım 2011 / 19:41

TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, okullardaki şiddet ve madde bağımlılığı gibi tehlikelerle ilgili araştırma önergesin bugün görüşülmesini içeren grup önerisinde tartışma yaşandı.

CHP, TBMM Danışma Kurulunun toplanamaması nedeniyle grup önerisini Genel Kurula taşıdı. CHP Grup Başkanekili Muharrem İnce, öneri lehinde konuşmak için kürsüye çıktığı sırada, bir grup milletvekili CHP sıralarının önüne toplanarak, TBMM İdare Amiri Salim Uslu ile CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç arasında yaşanan tartışmaya ilişkin görüntüleri Genel Kurula gösterdi.

İnce, ''Geçtiğimiz günlerde burada bir zorbalık oldu. Kürsüdeki bir milletvekilimiz burada iteklendi, merak etmeyin bugün olmaz. Bunu yapan önce bakar CHP grubuna da bakar az kişi var, sonra kürsüdekine bakar kalp krizi geçirmiş, onu itekleyebilirim diye, ancak o zaman olur'' diyerek CHP'li milletvekillerinin yerlerine oturmasını istedi.

Türkiye'de sorunlar çözülemedikçe yeni metotlar ortaya çıktığını, bunun başında şiddetten geldiğini ifade eden İnce, şöyle devam etti:

''Gelecekten umutsuz sınavlardan yorgun gençler okulda şiddet uyguluyor. Depremzedelerin sorunlarını çözemeyen AKP, Van'da şiddet uyguluyor. HES'lerle ilgili yurttaşlarımızı ikna edemeyen iktidar, dipçikle ikna etmeye çalışıyor hatta onların bayramlaşmasını bile engelliyor. AKP iktidarında şiddet herkese uygulanmaktadır artık. Kedisine karşı olan öğrenci, işçi, emekli, köylü, çevreci, son olarak da milletvekiline şiddet uygulamak AKP'nin politikası haline gelmiştir.'' 

İktidarın çeşitli yollarla muhalefetin sesini kısmaya çalıştığını iddia eden İnce, şöyle konuştu:

''Hızınızı alamadınız, şimdi şiddete başvuruyorsunuz. 23 Nisan 1920'den beri bir ilki gerçekleştirdiniz; kürsüdeki milletvekilini iteklediniz, ite kaka kürsüden indirdiniz, şiddet uyguladınız, zorbalık yaptınız, eşkıyalığı Meclise taşıdınız. Bu yapılan bir kişinin densizliği zorbalığı değildir, zorbalığın topyekün desteklenmesi ve sahiplenmesidir. Bugün Başbakan da bu zorbalığı desteklemiştir. Bu ülke 61 başbakan yaşamış, Sayın Recep Erdoğan'dan daha küfürlü konuşan ikinci bir başbakan tanıyor musunuz  Çoğunluk diktatörlüğü işte budur. 170 bin avroluk işçi parasıyla alınmış araca binmeye alışkın sendika ağası, meclis ağalığına, sultan fedailiğine soyunmuştur. Bu zat, TBMM'de idare amirliği yapamaz. Ona önerim şudur; Başbakan'ın bin 400 koruması var, alsın Salim Uslu'yu yanına koruma işini toptan halletsin. Kürsüde konuşan milletvekillerini oy çokluğuyla susturmak faşizmin ta kendisidir, çoğunluk diktatörlüğünün çok açık göstergesidir.''

'Padişahlığa özenen bir Meclis Başkanı'' olduğu iddiasında bulunan İnce, elindeki iki belge göstererek, ''Bu, 10 Kasım Atatürk'ü anma günü ile ilgili Meclis Başkanı'nın davetiyesi bir kağıt, bir fotokopi. Bu da son padişah Abdülmecit ile ilgili Meclis Başkanlığının bastığı davetiye... Yazıklar olsun size. Şuna bakın, bir de şuna bakın..'' dedi. 


-''Atatürk bunu görseydi sizi falakaya yatırırdı''-


Öneri aleyhinde konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, grupların daha önce gensoru görüşmeleri konusunda anlaştığını ancak muhalefetin kendi içinde tutarsız ve kararsız olduğunu, bu hareketiyle Meclisin itibarını milletin gözünde düşürmek için uğraştığını söyledi.

CHP'lilerin kürsüye saldırmak, zorbalık yapmak için esas duruşta olduğunu gördüklerini ifade eden Elitaş, şöyle konuştu:

''Geçen hafta Meclis Başkanvekili, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'i gündeme bağlı kalmak için uyarıyor, sonra  sözünü kesiyor. Ancak kendisi Meclis Başkanvekili ile diyaloğa girip hakaretamiz sözler ediyor. Bunun üzerine idare amirlerini görev davet ediyor. Muhalefet partisinden idare amirlerinin göreve başında olması gerekirken onlar yan gelip yattığı için AK Parti'li idare amiri görev yapıyor. Siz kürsüyü işgal eden bir bir milletvekilini indirmiyorsunuz. Grup başkanvekilleri bostan korkuluğu mu, ne iş yapar  Sükuneti sağlamayacaksa, faşistçe bir uygulamayı içine sindirecekse görevini yapmıyor demektir. Savunduğunuz milletvekili ağza alınmayan sözler söyleyen bir milletvekili... Kamer Genç'in ne olduğunu, nasıl milletvekili olduğunu Kemal Ağabey'e (Kemal Anadol) sorabilirsiniz. Onun tabiriyle, 'ilk defa yanaşma meclisine', arkasından bir partiye, sonra başka bir partiye geçmiş, belli zamana gelene kadar kendi başına çalışmaya çalışmış. Ondan parti içinde rahatsız olan grup başkanvekili olduğunu biliyorum ama ne hikmetse, CHP'nin kahramanı haline geldi. Meğer CHP'nin Kamer Genç'i olmaya hevesli onlarca milletvekili varmış. Hayırlı olsun.''

Elitaş, kendisine tepki gösteren milletvekillerine, ''Niye alınganlık gösteriyorsunuz. Diken mi battı   CHP'i temsil etme görevi Kamer Genç'e kaldıysa, Atatürk'ün kurduğu CHP'nin vay haline. Atatürk bu resmi görmüş olsaydı hepinizi falakaya yatırırdı'' dedi.


-''Yalakalık değil onurdur''-


Sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner de ''yalakalık ve Atatürk düşmanlığı''nın bir milletvekilinin bir başka milletvekili için kullanmaması gereken suçlama sözcükleri olduğunu belirterek, konuşmasını bilenler ve sözü olanların hakarete başvurmayacaklarını söyledi.

Aynı idealleri olanların yan yana durmasında bir sakınca olamayacağını ifade eden Metiner, ''Sayın Başbakan'ı sevmek, onun arkasından yürümek yalakalık değil, onurdur. Eşkıya sözünü benim bildiğim İnönü, Demirel hükümeti için kullanmıştır. CHP bugün Demirel'i baş tacı ediyor. Bu da sizin paradoksunuz olsun. Ben Atatürk düşmanı olsaydım, bunu açık yüreklilikle söylerdim'' dedi.

Türkiye'nin geçmişinden kin çıkarılmasına gerek olmadığını, ancak Türkiye'nin kendi geçmişiyle yüzleşmesi gerektiğini savunan Metiner, ''Bugün 15. Kasım. Dersim katliamının yıldönümü. Bugün o katliamın doğrudan muhatabı olan bir ailenin çocuğu olan Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı... Bu da Cumhuriyetin ve CHP'nin bir kazanımı'' diye konuştu.


-''Atatürk görseydi bizi kutlardı''-


Yeniden söz alan CHP Grup Başkanvekili İnce, insanların geçmişte başka partilerde siyaset yapmış olabileceğini belirterek, AK Parti'li Elitaş'ın da daha önce Anavatan Partisi Kayseri İl Başkanı ve belediye başkan adayı olduğunu, aynı şekilde TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın başka partilerde siyaset yaptığını,  AK Parti'li Vecdi Gönül'ün de ''12 Eylül'ün paşalarının YÖK kurucu üyesi'' olduğunu iddia etti.

İnce, ''Atatürk bizi görseydi eminim ki direnişimiz için kutlardı ama siz mutlaka sporcu olurdunuz. Dünyanın en iyi 100 metre koşucusu olurdunuz. Siz geometrik üstünlüğünüze güvenerek bizi yenebileceğinizi, ezebileceğinize inanıyorsunuz. Bize göre geometrik hacim kazanmış olabilirsiniz önemli olan niteliktir'' dedi.


-İdare amirlerinin tepkisi-


TBMM İdare Amiri Ali Uzunırmak, Elitaş'a  tepki göstererek, ''İdare amirleri olarak bizleri Genel Kurulda kolluk gücü olarak görmek istiyorsa, bu bizi de sizleri de çok küçültür. Parlamentolarda fiziki müdahale olmaz, söz olur. Salim Uslu'nun kürsüden milletvekilini fiziki müdahaleyle indirmesine karşı geliyoruz'' diye konuştu.

TBMM İdare Amiri Adnan Keskin de Elitaş'ın konuşmasına hayretler içinde kaldığını belirterek, ''Faziletsizlikler, fazilet kırıntılarını örtemez. Bunu savunmak zorunda kalan Elitaş, haksızlık ve hukuksuzluğu örtmeye çalışıyor. Bu yaklaşım sakatatçı dükkanında parfüm satmaya benziyor'' ifadelerini kullandı.

İdare amirlerinin görevinin İçtüzükte belirlendiğini hatırlatan Keskin'in konuşması sırasında AK Parti Denizli Milletvekili Nihat Zeybekçi ve bazı AK Partili milletvekillerinin laf atması, Genel Kurulda tartışmaya yol açtı. Keskin'in de atılan laflara yanıt vermesi üzerine Genel Kurulda gerginlik yaşandı. Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu, birleşime ara verirken, tartışma arada da sürdü. CHP ve AK Parti'li bazı milletvekillerinin birbirinin üzerine yürümesine, grup başkanvekilleri ve idare amirleri engel oldu.  AA

Çifte standart değil mi?
 // Erdoğan
CHP bilerek ve isteyerek suçlu olan birkaç kişiyi zorla millete seçtirtti şimdi onları kurtarmak için anayasa çalışmalarının içerisine sokmaya çalışıyor. Yanitehdit diyor. Anayasa uzlaşmayla yapılacak lafı da sanki bu iki birkaç toplumsal parçaya bölünmüş bir grup diğerinin bulunduğu bölgeye gidemiyor gibi bir anlam verilmeye çalışılıyor. Evet alenen böyle bir ifadedir bu ve altında da bu vardır. AKP ise bunlarla uzlaşıp suçluları milletvekili gibi kabul ...
15 Kasım 2011 21:24
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler