YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Meclis yan gelip yatma yeri değil
Meclis yan gelip yatma yeri değil
14 Ağustos 2012 16:15
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada,'TBMM, yan gelip yatanların oturduğu bir yer değildir, çalışılacak bir yerdir.' dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'nin olağanüstü toplanması çağrısını değerlendirirken, ''Sınırlarımızı topyekun barut fıçısına dönüştüren gelişmeler var. İç ve dış güvenlik, ciddi tehditler altında. Sosyal barışı tehdit eden provokasyona açık şu günlerde, en son tatil yapması gereken TBMM'dir. TBMM, yan gelip yatanların oturduğu bir yer değildir, çalışılacak bir yerdir'' dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sorunların en yoğun yaşandığı bir  süreçte TBMM'de, halkın iradesinin tecelli ettiği yerde olduklarını söyledi.

''Bugün tarihi sorumluluğu yeniden yüklenmiş vatanına ve milletine bağlı CHP Grubu olarak yeniden bir araya geldik'' ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, ''Bugün salonunda 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyen bir parlamentoda ülkenin en acı sorunlarını dile getirmek için bir araya geldik. 'Acı sorunlara çözüm üretelim, millet çözüm bekliyor' demek için bir araya geldik'' diye konuştu.


-''TBMM, çalışılacak yerdir''-

 

Partisinin, TBMM'nin olağanüstü toplanmasına yönelik çağrısını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''Sınırlarımızı topyekun barut fıçısına dönüştüren gelişmeler var. İç ve dış güvenlik, ciddi tehditler altında. Sosyal barışı tehdit eden provokasyona açık şu günlerde, en son tatil yapması gereken TBMM'dir. TBMM, yan gelip yatanların oturduğu bir yer değildir, çalışılacak bir yerdir. En son kapılarını kapatması gereken yer TBMM'dir. Olağanüstü koşulların yaşandığı şu günlerde burayı kapalı tutmak halkın iradesine saygısızlıktır. Bu toplantı çağrısını demokrasisi normal işleyen bir ülkede iktidar partisi yapar ama biz de iktidar partisi parlamentoya hesap, bilgi vermekten korktuğu için CHP toplantıya çağırdı.

TBMM toplumsal ortak aklın da mekanıdır. Siz bunu reddediyorsanız, demokrasi açısından sınıfta kalmışsınız demektir. Onun için parlamentoyu açacağız. Aksi halde TBMM'yi by-pass etmiş olursunuz, görmezden gelirsiniz. Bu demokrasiye, milli iradeye aykırıdır, doğru değildir. TBMM'de sorunların tartışıldığı bir mekan olarak hepimizin bulunması ve sorunlara çözüm üretmesi gerekir. Milli iradeyi dışlarsanız toplumsal ortak aklı da dışlamış olursunuz. Kendilerini ve ülkeyi bataklığa sürüklediler. Bu ortamda sesini çıkarması gereken tek yer TBMM'dir. Bu iktidarı o bataklıktan kurtarması gereken tek yer yer TBMM'dir.''

Hükümete, ''İşgal devletinden talimat alan İstanbul hükümeti psikolojisinden artık kurtulun, milli irade var burada'' diye seslenen Kılıçdaroğlu, ''Gelin Ankara'ya, TBMM'ye, korkmayın. Cesur olun, yürekli olun. Ülkenin sorunlarına sahip çıkın'' dedi.

TBMM'yi ülkenin en acı sorunlarına çözüm üretmesi için toplantıya çağırdıklarını belirten Kılıçdaroğlu, ''(Bu fuzuli bir iştir) diye değerlendirmek, millet iradesine saygısızlıktır. Hele hele TBMM'yi toplamayı terör örgütü propagandası olarak gören zihniyeti de milletin vicdanına havale ediyorum'' şeklinde konuştu.


-''Muhalefete muhalefet...''-


Türkiye'de 3 çeşit parti bulunduğunu, birincisinin anamuhalefet partisi, ikincisinin anamuhlefet partisine muhalefet eden iktidar partisi, üçüncüsünün ise anamuhalefet partisine muhalefet eden muhalefet partisi olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Anamuhalefet partisinin iktidarı, iktidarın anamuhalefeti eleştirmesi anlaşılır bir olaydır ama sağlıklı çalışan bir demokrasilerde muhalefet partilerinin muhalefet partilerini eleştirmesi sağlıklı değildir. Samimiyetsiz, tutarsız bir davranıştır. İktidar yanaşmalığı yapılarak iktidar olunmaz. Bunların iktidar beklentileri yoktur.

Siyasete atıldığım günden beri özenle koruduğum bir ilke var. Muhalefete, muhalefet etmek gibi bir kolaycılığa asla girmedim. Bizim hedefimiz iktidar partisidir. Muhalefete, muhalefet etmek kolaycılıktır. İktidar hedefi olmayanlar bunu yapar. Bizim hedefimiz var, biz iktidar olmaya adayız. İktidar olmak istiyoruz. Muhalefet partileriyle ilgili olarak konuştuğum zaman ne kadar ölçülü ve ne kadar nazik bir dil kullandığımı herkes kabul eder. Böyle olması gerekiyor. Benim görevim, bu ülkede kardeşlik ve barış iklimini yeniden yaratmaktır. Hedefimiz budur. Kimseyi gücendirmek, kimseyi kırmak gibi bir hedefim yoktur.

Sayın Bahçeli'ye küçük bir sitemimi bildirmek istiyorum. Terörle ilgili şu tespiti yapıyor; 'maalesef Türk vatanı PKK kuşatması altına alınmış ve soluk alamaz hale getirilmiştir.' Bu yorum, bu görüş son derece tehlikeli, ciddi ve korkutucudur. Madem ki bu kadar ciddi ve tehlikeli ise bunun çözümünü, Türkiye'yi bu hale getiren AKP politikalarına destek vererek mi bulacaksınız? Hiç kimse unutmasın, dost da düşman da unutmasın; CHP olduğu sürece Türk vatanı hiçbir zaman bir başka gücün kuşatması altında olmayacak.

Sen korkabilirsin ama bir siyasetçiye düşen görev, halkı korkutmak, ürkütmek değildir. Halkın sorularına çözüm üretmek gerekir.''

Kılıçdaroğlu, TBMM dışında hiçbir gücün müracaat makamı olarak kabul edilmesini asla benimsemeyeceklerini belirterek, ''Oslo benzeri planlarınıza asla alet olmayacağız. Yabancı mahfillerin ısıtıp, Türkiye'nin gündemine getirdiği oyunlara da asla alet olmayacağız'' şeklinde tepkisini dile getirdi.


-CHP'li Aygün'ün kaçırılması-


CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün teröristlerce kaçırılmasına da değinen Kılıçdaroğlu, Aygün'ün Tunceli'de halkla ve esnafla görüştüğünü, onların sorunlarını dinlediğini ve partisinin bu sorunlara yönelik çözümlerini anlattığını ifade etti.

''Kaçırılma eylemini şiddetle kınıyoruz, asla tasvip etmiyoruz'' diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''Bu, sadece Sayın Aygün'e yöneltilmiş bir saldırı değil CHP'nin kurumsal kimliğini ve değerlerine, parlamenter sisteme, TBMM, demokrasi ve insan haklarına yönelik bir saldırıdır. Benimsemiyoruz, şiddetle kınıyoruz.

Sayın Aygün, halkın oylarıyla seçilmiş, halk adına görev yapıyordu. Silahsızdı, korumasızdı ve kimse için tehlike oluşturmuyordu. Herkesin ortak bir paydada buluşup, bu olayı şiddetle kınaması gerektiğini inanıyorduk. Karadeniz'den, Ege'den, Doğu Anadolu'dan, Güneydoğu Anadolu'dan, Akdeniz'den tüm yurttaşların, 7 bölgeden, 4 iklimden herkesin şiddetle kınamasından huzurluyum, müsterihim.

Hal böyleyken milletvekilimizin kaçırılışına bazıları, 'oh olsun' diyebiliyor. Bunlara 'ahlak fukarası' bile demiyorum, parlamenter bile demiyorum, bunlar insan bile olamazlar. Arkadaşımız korunmamıştır. Şimdi diyecekler ki 'bizden koruma istemedi.' Bu sadece koruma görevini yapmayanların sığındıkları bir alandır. Devletin karayolunda sen güvenliği sağlamak zorunda değil misin? Hani her metrekareden sen sorumluydun? Akıl alacak iş değildir. Bu arkadaşımız, 'devlet var' güvencesiyle oraya gidiyor. Arkadaşlarımız Şemdinli'ye Hakkari'ye gittiler. Biz koruma istemiyoruz. Gittiğimiz her yer Türkiye Cumhuriyeti topraklarıdır. Devletin olduğu yerde eşkıya olmaz. Varsa devlet nerede hükümet nerede? Bu soruyu sorarız.''

Aygün'ün teröristlerce kaçırılmasının teröre bakış açılarını değiştirmeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, ''En yakınlarımıza yönelmiş dahi olsa terörün düşünce, zihin dünyamızı, değerler sistemimizi yönetmesine belirlemesine asla izin vermeyeceğiz. İnadına demokrasi diyeceğiz. Terörü biz çözeriz. Terörü ancak ve ancak CHP çözer'' diye konuştu. AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler