YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kurtulmuş'tan çarpıcı açıklamalar
Kurtulmuş'tan çarpıcı açıklamalar
01 Temmuz 2010 15:02
Saadet Partisi lideri Numan Kurtulmuş bugün Kanal A'nın konuğuydu. Son dönemde tırmanışa geçen terör olaylarından, Anayasa değişikliğine kadar bir çok konuda çarpıcı açıklamarda bulunan Kurtulmuş hem Kılıçdaroğlu'na hem Erdoğan'a çattı...

Kanal A Günortası Haber bülteninin bugünkü konuğu Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş'du... Gündeme ilişkin öenmli değerlendirmelerde bulunan Numan Kurtulmuş, muhabirimiz Ahmet Sözcan'ın sorularını cevapladı...

Anayasa değişikliğinin Anayasa Mahkemesine taşınmasından, son dönemde artan terör olaylarına kadar bir çok konuda değerlendirmede bulunan Kurtulmuş hem iktidara hem muhalefete çattı. Siz böyle devam ederseniz halk sizi kulaklarınızdan tutup kenara çekmesini bilir dedi....

İşte Kurtulmuş'un çarpıcı sözleri;

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Türkiye'de bir ilk yaşanıyor.. Sivil Toplum Kuruluşları ilk kez bir davaya müdahil olmak istiyor... Tabii yüksek mahkeme buna ne karar verir bilinmez... Ama Türkiye'nin demokratikleşmesi için önemli bir adım olduğunu düşünüyorum...

Sürecei değerlendirecek olursak, mahkeme şöyle davransın böyle davransın deme hakkımız biz sadece siyasi olarak değerlendirme yapabiliriz.. Arzu ederdik ki parlamentoda Anayasa görüşmeleri makul bir üslupta devam etseydi. Aslında üzülerek ifade ettikki anayasa görüşmeleri olmadı, anayasa görüşmemeleri oldu. Tartışmalı olan bu anayasadan bu millet kurtulmalı ancak keşke maddeler tek tek oylanmalıydı... Daha demokratik daha katılımcı bir süreç izlenmeliydi ama bu olmadı...

Şu anda yasa yapma süreci devam ediyor. Henüz yasalaşmış bir metin olmadığına göre, Anayasa Mahkemesinin şekil yönünden müdahalenin dışında hiç bir müdahalesinin olmaması lazım...

KILIÇDAROĞLU'NA ÇAĞRI

Önemli olan bu süreçte CHP'nin takınacağı tutumdur. Sayın Kılıçdaroğlu ile birlikte CHP diyor ki, "biz Ergenekon'un avukatlığından halkın avukatlığına geçtik... " O zaman CHP yaptığı bu iptal başvurusunu geri çekmelidir... CHP neden bu maddelere hayır dediğini Referandum sürecinde halka anlatsın. Halkın 'evet' ya da 'hayır' demesine de hepimiz saygı duyalım...

TERÖR SALDIRILARI

Terör saldırı ile demokratik açılımın bağlantısı var. Hatta sebep sonuç ilişkisi olarak görebiliriz. 80 yıldır en büyük problemlerimizin başında terör geliyor... Kürsel bir güç olmamızın mümkün olduğu bir dönemde karşımıza yine terör geliyor... Terörün bu kadar artmasının başında demokratik açılım sürecinin yanlış kulanılması geliyor. burada parlemnetoda grubu bulunan 4 partide suçludur. İktidar iyi niyetle başladı ama rotasız bir gemi gibiyidi... Doğuda büüyk beklentiye neden oldu. MHP ve CHP zaten baştan beri karşıydı... Kapatılan DTP'ye gelince ise o İmralı'da hükümlü bulunanın penceresi kaç cm olsun tartışmalarına girdi... 4 partide çözümden yana olmadığını ortaya koydu...

Biz Saadet Partsisi olarak biz "ne yapacağınızdan daha önemlisi nasıl yapacağınız önemlidir" dedik tüm endişelerimizi sıraladık ve maalesef tüm endişelerimiz gerçekleşti... Maalesef top Habur görüntülerinden sonra hükümetin ayağından kaçmıştır...

NE YAPILMALI?

Biz 2009'da raporumuzda da bunları yazdık... Keşke o zaman dikkate alınsaydı...

Biz 5 madde koyduk ortaya hala da arkasındayız. Bu 5 madde aynı anda yapılmalı...

*Anayasa ve hukiki bir reform süreci...

*Sosyal telafi programları...

*Ekonomik telafi programlarının uygulanması

*Göçün geri çekilmesi

*Silahlar sussun. PKK koşulsuz silah bırakmalı...

OHAL ÇÖZÜM DEĞİL

Eğer OHAL çözüm olsaydı daha öncede çöüzm olur PKK biterdi. Bunlar doğru yaklaşımlar değil...

LİDERLER BİR ARAYA GELMELİ Mİ?

Başbakan Erdoğan tüm parti lideri ile birraya gelirim dedi ama tartışmlar bitmedi... MHP daha baştan kapıyı kapattı. CHP ise onlar gelsinler görüşelim dedi... Peki Saadet Partisi bu görüşmeye nasıl bakıyor?

Daha önecede aynı senaryo yaşanmıştı. Deniz Baykal'la Erdoğan arasındaki randevu polemiği tam 3 hafta sürmüştü.. Bunlar ayıp şeylerdir... Bu memleket en büyük sorunlarından birini tartışmaya çalışıyor. Bunlar yok öyle mi poz verelim yok oturalım mı, yok ayakta mı duralım... Bunu hem iktidara hem muhalefete söylüyorum. Bunlar boş tartışmalar... İkincisi randevu krizi "Sen gelirsin, ben gelirim" böyle şey mi olur. Ben Başbakan olsam nereye gitmem gerekiyorsa oraya giderim. Evine gitmem gerekiyorsa orayada giderim. Ne zaman nasıl istiyorsan ben gelirim ben giderim. Siyaset bu noktaya gelmek zorundadır...

Bizim teklifimiz eğer buluşacak yer bulamıyorlarsa Şırnak'ta bir şehit ailesinin evinde buluşsunlar. Efenedim buluşamıyorlarsa biz arabulucu olalım biraraya getirelim. Gidemiyorlarsa ben şoförleri de oluurmgötürüm oraya kadar onları... Bu kadar önemli bir meselede gerkesiz tartışmalara giriyorlar. Ayıptır günahtır... Bu akan kan bu insanları uyandırmıyorsa hangi tokatla uyanacaklar bunu da bilmiyorum... Hem Erdoğan'ı hem Kılıçdaroğlu'nu hem de tüm siyasi parti liderlerini sorumlu davranmaya davet ediyorum. Eğer mecliste olsaydık çok daha aktif katılımcı olurduk olaylara... Saadet Partisi olarak Parlamento dışında olduğumuz için sesimiz daha az çıkıyor ama bize herhangi bir sorumluluk düşüyorsa her sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. Yoksa millet bunları kavaga eden iki yaramaz mahalle çocuğu gibi kulaklarından tutup yerlerine oturur....

1. BÖLÜM

2. BÖLÜM

3. BÖLÜM

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler