YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kurtulmuş:"İnsani değerleri olmayan bir dünyada yaşıyoruz"
Kurtulmuş:"İnsani değerleri olmayan bir dünyada yaşıyoruz"
12 Mayıs 2015 01:52
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, çok şey ürettiklerini, çok zengin bir dünya ekonomisine sahip olduklarını belirterek, "Ama aynı zamanda insanlık tarihinin insani değerler bakımından en yoksul döneminden geçiyoruz" dedi.

Ensar Vakfı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Değerler Eğitim Merkezi'nin ortak çalışmasıyla organize edilen "Türkiye Değer Ödülleri" kapsamında 36 öğrenci ve 6 öğretmen Lütfı Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen etkinlikle ödüllerini aldı. 

Programa katılan Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada, değerlerin bir medeniyetin, toplumun ve kültürün kökünü oluşturan temel unsurlar olduğunu belirterek, "değer" dedikleri şeyin aslında toplumların temelini oluşturan ve şekillendiren şey olduğunu dile getirdi.

Kurtulmuş, insanların değerler üzerinden dünyayı şekillendirdiğini ve bu değerler üzerinden oluşturdukları bakış açılarıyla şehirlerini, köprülerini, sanatlarını ve edebiyatlarını oluşturduğunu söyledi. 

"Osmanlı medeniyeti" dendiği zaman akla Osmanlı sanat eserlerinin, şiirinin, edebiyatının ve mimarisinin geldiğini aktaran Kurtulmuş, Mimar Sinan'a Süleymaniye'yi yaptıran, Nabi'ye, Fuzuli'ye, Mehmet Akif'e, Sezai Karakoç'a şiirini yazdıran şeyin kullandıkları dil değil, o dilin arkasındaki bakış açıları olduğunu ifade etti. 

Kurtulmuş, bugünün dünyasında her şeyin var olduğunu ve insanların sürekli ürettiğini, akla gelebilecek her tür teknolojiye sahip olunan bir çağın yaşandığını anlatarak, "Çok şey üretiyoruz. Çok zengin bir dünya ekonomisine sahibiz ama aynı zamanda insanlık tarihinin insani değerler bakımından en yoksul döneminden geçiyoruz" diye konuştu. 

Bir yerlerde bir yanlışın, bir eksikliğin olduğuna vurgu yapan Kurtulmuş, şöyle devam etti: 

"Bilgi eksik değil, para eksik değil, teknoloji eksik değil. Eksik olan nedir? Eksik olan; tam da değerler dediğimiz şeydir, yardımlaşma eksiktir, dayanışma eksiktir, vefa eksiktir, insanlık, ihsan eksiktir, yolda kalmışın elinden tutmak eksiktir, kimsesizin, kimse görmeden ihtiyacını görme duygusu eksiktir. İşte tam da bu noktada bir büyük medeniyetin çocukları olan bizlere çok şey düşüyor. Bu yarışmaların inanın ki her birinizi ileriye doğru hazırladığını, bu değerler eğitimi alanında verilen bütün bu çabaların sadece Türkiye'nin gelecek nesilleri için değil, insanlığın geleceği için çok anlamlı olduğunu ifade etmek istiyorum. Şimdi insanlığın gündeminde eksik olan şeyleri; vefayı, yardımlaşmayı, dostluğu, bütün bunları insanlığa serebilecek olanlar sizlersiniz, yeni nesillersiniz. Söz sırası sizdedir. Dünyaya insanlığı öğretme sırası sizdedir. Dünyaya vicdanı, vefayı, dostluğu, yardımlaşmayı öğretme sırası sizdedir. Ve bundan sonra insanlık sizden çok şey bekliyor."

"Medeniyetimiz insanların önüne sadece doğruluğu ve iyiliği koyar" 

Kurtulmuş, ait olmakla iftihar ettikleri medeniyetlerinin değerler konusunda 5 önemli noktasını paylaşmak istediğini kaydederek, bu temel prensiplerden birincisinin insanların yaradılışta eşit olma prensibi olduğunu, insanların birbirine eşit görüldüğü takdirde etnik kavganın olmayacağını vurguladı. 

Medeniyetlerinin ikinci temel prensibinin insanların seçme özgürlüğü olduğuna değinen Kurtulmuş, "Kimin hangi yoldan gideceğine insanlar kendileri karar verirler. Bizim medeniyetimiz insanların önüne sadece doğruyu, iyiliği, adaleti ve ahsen-i takvim üzere olmamızı gerektiren temel şiarları koyar. Bu temel şiarlara uyup uymamak, insanın kendi tercihidir" değerlendirmesinde bulundu. 

Gücün değil hakkın esas olmasının medeniyetlerinin üçüncü temel prensibi olduğunu bildiren Kurtulmuş, "Bugün dünyadaki sorun ne? Gücü elinde bulunduranlar dünyayı istedikleri gibi yönetmeye kalkıyorlar. Dünyada her türlü siyasi, ekonomik, teknolojik gücü olanlar, bu güçleri olmayanlara karşı kendi üstünlüklerini sağlamaya çalışıyorlar. Halbuki bizim medeniyetimiz insanlar arasında haklı kimse onun hakkını alıp ortaya koymayı ve onun hakkını korumayı, onun hakkını gerçekten alıp kendisine iade etmeyi bize sorumluluk olarak veriyor" ifadelerini kullandı. 

Kurtulmuş, dördüncü prensiplerinin ise "yeryüzünün ve kainatın, sadece dünyanın değil, bütün kainatın insanoğlunun emrine musahhar kılındığı" olduğunu belirterek, yeryüzü ve kainatın insanlığın emrine verildiğine, hiç kimsenin babasının malı olmadığına dikkati çekti. 

"Güç bendeyse bu dünya benim mülkümdedir" zihniyetiyle yönetenlerin asırlar boyunca emperyalizmin en acı uygulamalarına imza attıklarına işaret eden Kurtulmuş, "Her şeyi biz istediğimiz gibi yönetiriz zannettiler de asırlarca dünya bugünkü haline geldi. Halbuki bizim medeniyetimiz dünyaya mülkiyet gözüyle bakmamızı emretmez, tam tersine bu dünya ve kainat bize mirastır, biz de bu mirası bizden sonrakilere en güzel şekilde devretmekle yükümlüyüz" diye konuştu. 

"İnsani değerleri olmayan bir dünyada yaşıyoruz"

Medeniyetlerinin beşinci temel prensibinin "kökünde evrensel bir değerler manzumesi barındırması" olduğunu kaydeden Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Afrika'da ya da Asya'da yaşıyor olmamız, 5. veya 15. yüzyılda yaşıyor olmanız, ya da 25. yüzyılda yaşıyor olmanız bu mutlak değerler çerçevesinde yaşamanız gerçeğini ya da bu değerlerin size yol gösterici rehberliği gerçeğini asla değiştirmez. İşte bu değişmez evrensel doğrulara maruf adını veriyoruz. Hani emri bin maruf diyoruz ya emri bin maruf dediğimiz şey, marufla emretmek demek. Sadece namaz kılın, oruç tutun demekten ibaret değildir. Maruf, vicdan sahibi ve akıl sahibi herkesin kabul edeceği evrensel doğrular demektir. Maruf, adalet gibi, yardımlaşma gibi, ihsan gibi, dayanışma gibi, yolda kalmışa bakmak gibi, insanların en hayırlısının insanlara hizmet eden olduğu gibi, insanların özgürlüğü için çalışmak gibi temel evrensel değerlerden oluşan bir değerler sistematiğidir."

"Her şeyi olan ama insani değerleri olmayan bir dünyada yaşıyoruz" diyen Kurtulmuş, dünyanın gönül ve zihin zenginliğini üretecek olanların genç nesiller olduğunu belirtti. 

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler