YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Kürt halkının hakları kurban edilemez"
Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı ve Mardin Bağımsız milletvekili Ahmet Türk, "Kürtler eşit adil bir anlayışla kucaklanmazsa Türkiye’ye barışın gelmeyeceği gibi Ortadoğu’ya da gelmeyeceğini biliyoruz” dedi.
"Kürt halkının hakları kurban edilemez"
26 Mayıs 2013 / 15:19 Güncelleme: 27 Mayıs 2013 / 12:19

Türk, Ankara Sürmeli Otel’de dünde bu yana süren Demokrasi ve Barış Kongresi’nde bir konuşma yaptı. Çözüm sürecinin hassas bir süreç olduğunu kaydeden Türk, “ Acılı sancılı bir süreçten sonra bugün barışı tartışmak bile çok önemli. Biliyoruz ki artık Türkiye barışı kaçınılmaz bir noktaya geldi.

Devletin zihniyetinde bir değişimin olmaması bizleri kaygılandıran endişeye sevkeden bir durum. Ancak halklarımızın mücadelesine Ortadoğu’daki gelişmelere baktığımızda artık barışın kaçınılmaz olduğunu görüyoruz. Biz de devlet de hükümet de biliyor ki artık Ortadoğu’da önemli bir aktör olan demokrasi dinamizm olan Kürtler eşit adil bir anlayışla kucaklanmazsa Türkiye’ye barışın gelmeyeceği gibi Ortadoğu’ya da gelmeyeceğini biliyoruz” dedi. Olaya sadece PKK olarak bakılmaması gerektiğini ifade eden Türk, “4 ayrı parçada yaşayan Kürtlerin geleceği ve Ortadoğu halklarının her yerde her alanda ortaya koyduğu bu demokrasi mücadelesinin diğer halkların ve diğer parçaları çok derinden etkilediğini biliyoruz. Bugün Türkiye’de çatışma, savaş, bugün Kürtlerle kucaklaşmayı esas olmayan bir yaklaşım olmadığı sürece Ortadoğu’da, Suriye’de, Irak’ta, İran’da farklı parçalarda da Türklerin önemli bir aktör olma şansı da yaratmayacağını biliyoruz .Bu nedenle Kürt meselesi sadece bir Türkiye meselesi olmaktan çıkmış bir Ortadoğu meselesin olmaya dönmüştür. Tüm bunlara bakınca barışın kaçınılmaz olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

Sürece ilişkin bir takım edişe ve kuşkularının olduğun belirten Türk, şunları söyledi: “Devletin 100 yıllık yapısı Kürtlere yaklaşımı bizleri kaygıya sevkediyor. Ancak diğer taraftan Türkiye de çok iyi biliyor ki Kürtler de dost bir yaklaşım, dost bir anlayışla ya da Kürtleri kucaklayacak bir yaklaşım gösterilmediği sürece Ortadoğu’da önemli bir aktör olamayacağını çok iyi görüyor. Bu gerçeklerle yola çıktığımızda tüm bu gelişmelerin önünü açacak olan demokrasi güçleridir. Emekçilerdir sosyalistlerdir, Kürtlerdir. Doğru dayanışmayla süreci doğru bir noktaya getirebiliriz. Eğer bu süreci hükümete bırakırsak yine yeniden hayal kırıklığı yaşamış oluruz. Barış dediğimizde barış halkların barışıdır. Hakların bu barışı kalıcı hale getirmesi için refleks geliştirmesi gerekiyor. Biz bu barışı hükümete birilerinin iradesine bırakırsak asıl o zaman haksızlık etmiş oluruz. Dünyanın hiçbir yerinde barış tek taraflı yürümemiştir yürüyemez de… Bugün bu sorunların çözümü konusunda sorunu olanların bugün bu barış masasında olması gerekir .Eğer bu mücadeleyi verenler barış için emek harcayanlar bu masada yer almazsa biz buna barış diyemeyiz. Ancak bunun sağlanması konusunda tarafların bunu istemesi yetmiyor çok önemli olan bizlerin masansın böyle kurulması konusunda çaba harcamamız gerekiyor.”
Toplumsal hassasiyetleri çok iyi bildiklerini ifade eden Türk konuşmasını şöyle sürdürdü: “Buna göre bir yol haritası ortaya koymak lazım. Bizim burada kolaylaştırıcı bir tol oynamamız gerektiğine de inanıyorum. O sebeple burada katılımcıların sürece katacakları çok şey var. Türkiye halkını kazanmak lazım. Bütün kültürleri kucaklayacak yeni bir anlayış geliştirmemiz lazım.

Fakat Türkiye’nin yada Türk halkının hassasiyetleri diyerek Kürt halkının hakları kurban edilemez. Adalet eşitlik hukuk mücadelesi olduğunu çok açık şekilde ortaya koymalıyız. Mücadelemizin sadece Kürtlerin haklarıyla da sınırlı görmememiz lazım. Bütün kimliklerin inançların mücadelesi ve Türkiye’nin yeniden yapılanması mücadelesi olarak görmeliyiz….. Kürt sorunu sadece Türkiye’nin sorunu da değil. Kürtsüz bir istikrarın sağlanamayacağını görüyoruz. Sadece Türkiye’ye değil Ortadoğu’ya baktığımızda Kürtler hem istikrarın nedenidir hem de istikrarsızlığın nedenidir. Bu fark edilirse değerlendirilirse Türkiye’yi Ortadoğu’da büyük aktör ve Türkiye’nin Ortadoğu’daki sorunların çözümüne katkı sunacak noktaya getireceğini de herkesin görmesi lazım. Yeni bir dünya yeni bir anlayış yeni bir yaklaşımla ortaya çıkılması lazım”

El Kaide’ni desteklediği El-Nursa’nın asla ve azla Suriye’ye demokrasi getiremeyeceğini belirten Türk, “Yine Kürtlerin dışlanması durumunda bunun yansımasının sadece Suriye ile sınırlı kalmayacağını çok iyi biliyorlar ve görüyorlar. Aslında bu meseleler bütün yönüyle birbirini etkileyen ve sürecin önünü tıkayacak meseleler olarak önümüzde duruyor” diye konuştu.

 

İHA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler