YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kırmızı kitaptaki değişikliğin ip uçları
Kırmızı kitaptaki değişikliğin ip uçları
03 Şubat 2010 08:32
Kimsenin etnisite ve din nedeniyle potansiyel suçlu ilan edilemeyeceğini belirten Erdoğan, “Kimse tehdit olarak görülemez. Ancak suç işlenirse hukuk devreye girebilir” dedi

AK Parti’nin TBMM grup toplantısında konuşan Başbakan Tayyip Erdoğan muhalefet ve medyanın darbe girişimlerine ilişkin tutumunu sert bir dille eleştirdi. Erdoğan şöyle konuştu:

TEK HEDEF AK PARTİ DEĞİL

Ortada karanlık iddialar, kirli bir senaryo var. Türkiye tek yürek halinde bu meseleyi konuşurken anamuhalefet partisinin her zaman yaptığı gibi meselenin üzerini örtmeye çalıştığına, ibretle şahit oluyoruz. Sayın Baykal, bu planların tek hedefi, AK Parti değildir. Türk demokrasisidir, sivil siyasettir, milli iradedir. Bir kez olsun demokrasiyi, hukuku, sivil siyaseti savun. Bunu medya içinde yapanlar da var.

BAYKAL’IN TAVRI ‘KARA BİR LEKE’

Baykal işaret fişeğini yakıyor, hemen arkasına takılıp duruyorlar. Bu iddialar karşısında Baykal’ın takındığı tavır, tarihe karanlık bir leke olarak kazınacak. Baykal’ın kullandığı tanımlamaları hatırlatmak isterim; ‘skandal, fiyasko, tuzak, Cumhuriyet ile hesaplaşma, Aşk-ı Memnu dizisi...’ Bu sıfatlar yargıda olan bir dava için, darbe iddiaları için kullanılıyor. Danıştaya saldıran, orada cinayet işleyen saldırganın savunulduğu tarafta, CHP’nin ne işi var?

YANLIŞI YOK SAYAMAYIZ

(Balyoz iddialarını kast ederek) Yanlış yapanların hoş görülmesine, yanlışlığın yok sayılmasına da fırsat vermeyiz. Kurumlarımızın dışarıdan yıpratılmaması konusunda ne kadar hassas isek, içeriden yıpratılmaması noktasında da aynı hassasiyeti taşıyoruz. Belli kişilerin yaptıkları yanlışları bahane ederek, kurumlarımızı top ateşine tutmak ne kadar yanlışsa, yapılan yanlışları görmezden gelmek de o kadar yanlıştır.

İLLEGALLEŞİRSE HUKUK VAR

Hiç kimse dili, rengi, etnik kökeni, din ve mezhep tercihleri dolayısıyla suçlu addedilemez, tehlike olarak görülemez. Tehdit ve tehlike; hukuka, Anayasal düzene karşı oluşan somut riskler ve girişimlerle belirlenir. ‘Bu Alevidir’, bu Kürt’tür’, ‘bu Musevidir...’ diyerek, kimse ama kimse potansiyel suçlu ilan edilemez. Fişlenemez, tehdit olarak görülemez. Eğer bu özelikleri taşıyan kişiler illegal faaliyetlerde bulunur, Anayasal nizama karşı somut bir karşıtlık içine girerlerse, ancak o zaman hukuk çerçevesinde değerlendirmeye alınırlar.

Dünya tebrik ederken CHP-MHP engel peşinde

Mevlüt Çavuşoğlu AKPM Başkanlığına seçildi. Bu, Türkiye’nin başarısıdır. Muhalefet bu başarıyı bile takdir etme erdemini gösteremiyor. Bırakınız tebrik etmeyi Çavuşoğlu’nun başkan olması aleyhine gelişen önergeye CHP’li Birgen Keleş destek veriyor. MHP’li Tuğrul Türkeş de oylamaya katılmıyor. Çavuşoğlu, 47 ülkenin 40’ından fazlasının teklifiyle başkanlığa aday oluyor ama, bunlar engellemeye çalışıyor. Hani milliyetçiydiniz ya? Hani ülkeyi seviyordunuz, nerede? Birçok devlet başkanı arkadaşımızı arayıp kutlarken, hiç bir genel başkan arayıp da ‘tebrik ederim’ deme nezaketini gösteremedi. Bir muhalefet milletvekili de (MHP’li Ertuğrul Kumcuoğlu), ‘Niçin başmüzakereci Egemen Bağış arkadaşımız için Konseydeki toplantıya katıldı’ diye yazılı soru önergesi veriyor.

Ülkeyi yöneteceksen herkesle ilgileneceksin

Demokratik açılım süreci adı altında; ülkenin her kesiminin sorununu masaya yatırdık, milli birlik ve kardeşlik projesini hayata geçirmeye çalışıyoruz. Örneğin, devlet ilk kez Alevi vatandaşlarımızla bu boyutta, ciddiyette biraraya geldi... Çalıştaylar düzenlendi ve sonuçları sunulacak. Bu ülkede eğer kimin sorunları daha fazladır diye düşünürseniz... Sorun itibariyle bu ülkede etnik unsurlar içerisinde en büyük soruna sahip olan kitle Romanlardır. Bunu da içim, ciddi manada burkularak söylüyorum. Eğer bu ülkeyi yöneteceksen, her bireyle uğraşacaksın, her birinin sorununu dinleyeceksin. ‘Bununla ilgilenirim, bununla ilgilenmem’ diyemezsin. O da benim vatandaşım, o da benim kardeşim, tabi ilgileneceğim. Onu da kendim, ülkem için zenginlik olarak görüyorum.

İRAN’LA YENİ DÖNEM

Başbakan Erdoğan, dün İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki’yi kabul etti. Bugün de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından kabul edilecek olan Mutteki, İran’ın ilişkileri daha da ileri götürme yönünde isteği olduğunu belirterek, ikili ilişkileri derinleştirmek için Ankara’da bulunduklarını söyledi. Türkiye ile önemli siyasi ilişkilerin bulunduğunu, bu bağlamda bu ilişkileri geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Mutteki, yeni dönemde ilişkilerin daha da gelişmesi için çalışmaya devam edileceğini söyledi.

Star

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler