YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kimse bu sürecin parçası olmasın
CHP lideri Baykal bugün kameraların karşıısndaydı. Demokratik açılım sürecini değerlendiren Baykal, "sonumuz Irak gibi olur" dedi
Kimse bu sürecin parçası olmasın
24 Ağustos 2009 / 13:17 Güncelleme: 24 Ağustos 2009 / 00:00

Bugün kameraların karşısına geçen diğer bir isim ise Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal oldu...


Basın açıklaması düzenleyen Deniz Baykal'ın da gündeminde 'Demokratik Açılım' vardı...


MHP'nin aksine açılımla ilgili sert tavrını yumuşatan Baykal AK Parti'yi açlımla ilgili sert bir dille eleştirdi...


İşte CHP liderinin sözlerinin satır başları...


Henüz daha 1 ay olmadı. Fakat bu kısa süre içinde dahi bugün geldğimiz noktada bu yapılan çalışmanın Türkiye'yi birleştirmek yerine bu birliği sarsmaya başlamıştır.


Henüz proje bile netleşmedi, herhangi bir uygulama yok buna rağmen ülke çok ciddi bir gerilimin içine çekmiştir.


Bu gerilimi Başbakanı, Cumhurbaşkanını ve MGK'yı da içine alındığı görülmüştür. Sanatçılar bölünmeye başlamıştır.


Sanki biri bir yerlerden düğmeye basılmış gibi bir anda çalışmalar başalmıştır. Sanki bir tarihe kadar yapılması gerekiyormuş endişesi taşınmaktadır. Birden bire hükümet işi gücü bırakmış kendini buna adamıştır. Konu hala aydınlanmış değildir. Gerçekten bu beklenen sonuuc sağlayabilecek niteliktemidir. Yoksa anaların göz yaşı dinsin lafının altından ülke çok farklı bir yere mi sürüklenmektedir...


ROTASI BELLİ OLAYAN GEMİYE BİNMEYİZ


Takvim belli değil, ne olacağı nelerin yapılacağı belli değil. Bu belirsiz sürecin içine bizide sokmak stemişlerdir. Hükümet bu belirsizlikleri aydınlatamadan. Neyi nasıl yapacağını kendi kafasında netleştirmeden bizden destek görmesi mümkün değildir.


Hükümet bir süre sonra toplumda hiç bir sıkıntı olmadan kabul ettirmeye çalışıyorsa yanlıyor...


Biz terör bitmesin demiyoruz. Terörle ilgili hiç bir şey yapılmasın demiyoruz. Eğer kesin olarak bitirileceği bunun için tabiki bir şeyler yapılsın. düşünülüyorsa...


Diğer terör sorunu olan ülkeler direk terörü bitirmek için mücadele etti. Ama bizde durum bu değil.... Teröre son verilemsi gibi bir şey söz konusu değildir. Burada amaç farklıdır. Buradaki müzakerelerin amacı, Türkiye'de etnik kimliklere özgürlük tanınmasını sağlamaktır. Etnik kimliklere siyasal kimlik kazandırmaktır amaç... Yani hedefte terörü bitirmek yok.


HACI BEKTAŞİ VELİ, YUNUS EMRE, MEVLANA..


Türkiye Anadolu'da sadece milli mücadele sonrası dönemi söylemiyorum. Bin yıldan beri Türk islam kimliği anlayışı içinde bir Türk İslam kimliği geliştirilmiştir. Bu da sadece silahla savaşla gerçekleştirilen bir süreç değildir. Kültür insanlarının filozofların şairlerin ve onların düşüncelerini Anadolu'ya tkaşıyan öncünün çabası vardır. Hacı Bektaşi Veli, Mevlana Yunus Emre bir kenara bırakılarak olmaz. Bu coğrafyanın bir kültür kimliği haline dönüşmüştür.


DIŞARIDAN BAKANLAR 'ONLAR TÜRKLER' DEMİŞLERDİR


Osmanlı İmparatorluğu, Selçuk dahi dışarıdan bakan insanlara onlar Türkler demişledir.


Mozart Türk Marşı'nı yazmış. Kürtlerle de karşı karşıya gelmiş, Çerkezlerle de gelmiş. Türkler Ermeniler'i kesti diyorlar. Etnik Kürtler mi kesti demiyorlar. Onlar bizi böyle algılıyorlar...


Etnik kimliğe güçlü vurgu yapılması yanlış. Farklı kökenlerden gelmiş insanların her birisi bir etnik kimliğe kendini hapsetmek zorunda mı?


Arapça, Lazca konuşan vatandaşlarımız var. Ama onlar kendilerini böyle yaşamama konusunda rahatsız hissetmiyorlar.


Türklüğü bir etnik kimliğe indirgeyerek birilerinin etnik kimlik arayışının önünü açmak istiyorlar. Bu son derece yanlış. Arap kökenli bir insan Türkiye'De yaşıyorsa Türk milli kimliğinin parçasıdır.


Bizleri ayrıştırmaya yönelik projeler var. Anayasadaki Türk milli kimlik anlayışını kaldıralım önerisi tartışılmaktadır. 66. maddeyi ortadan kaldırmaya yönelik bir arayış var. Etnik kimliklere kendi etnik kimliklerini ifade etme çağrısı yapmak da ikinci temel noktadır.


DEMOKRASİ ETNİK PARÇALANMAYI ÖN GÖRMEZ


Bu işte Türkiye'yi ayrıştırma projesidir. Bunu bir demokrasi projesi diye kabul ettirmek mümkün değildir. Etnik kimlikleri eğitimle ayrıştırmayı öngörüyorlar. Demokrasi etnik parçalanmayı ön görmez. Tabii ki herkes ana dilini özgürce kullanacaktır. Ana dile tam bir özgürlük tanınacaktır... Kitapta kullanılacaktır. Radyoda kullanılacaktır.


Batı demokrasilerinde de bu böyledir. Tabii ki ana dilde eğitimi yasaklanmamalı.. Bu bir haktır.


Ama ben devlet olarak anadillerden birisini üniversitelerde bir eğitim konusu olarak öğreteceğim sonra öğrenciler seçmeli ders olarak okulda öğretecekler sonra o anadilde edebiyat öğreteceğiz tarih öğreteceğiz. Bütün bunların amacı gençlerimizi bu toplumun bir parçası olmaktan çıkartmaktır.


ANAYASAMIZDA ÇOK NET BİÇİMDE YASAKLANMIŞTIR


Herkesin kendi anadilini öğrenmesi konuşması geliştirmesi haktır. Ama devletin resmi görevi o anadili öğretmek değildir. Anayasamızda bu çok net ifadelerle yasaklanmıştır.


Anadilde eğitimin kapısı açılacaktır. Ve Mustafa Kemal'in kurduğu Türkilye Cumhuriyeti devleti çok ciddi biçimde adğılmaya gidecektir. Bu süreç buraya doğru gidiyor bilerek ya da bilmeyerek... Devlet başka bir dilde eğitimin önünü açamaz...


BAKAL'DAN UYARILAR


Bu tehlikeli süreçte ben uyarılarımı yapmak istiyorum.


1. Bu ucu açık süreç bir an önce netleştirilmelidir. Bu belirsizlik türkiye'yi tehlikeye sokuyor. Hükümet ne istediğine bir an önce karar vermeli.


2. Bu süreç içinde milli bütülüğü milli kimliği zaman içinde dağıtmaya yönelik projeleri kesinlikle uygun görmeyeceğini kamuoyuna ifade etmelidir.


İnatlaşmanın, küfürleşmenin ardında yatan tablo budur. Kurnazca ortaya atılan proje bundan sonra takip edilecek olursa Türkiye'de huzurun tehlikee girdiği görülür. Milli siyaset Türkiye'nin huzuruyla kesinlikle oynamamalıdır.


Başbakan değişik bir üslupla hakaret ederek yıldırmaya, susturmaya çalışıyor.


PPOJE ULUSLARARASI KATKIYLA ŞEKİLLENDİRİLDİ


Proje uluslarası katkıyla şekillendirdildi. Iraklı temsilciler katıldı. Norveç'in büyükelçisi de vardı. Norveç hükümeti bu çalışmaların gerçekleşmesi için finans tahsis etti. Açık toplum enstitüsü denilen heyette AÜmerika'dan temsilciler de yer aldı. Bunları Dışişleri Bakanlığı ağırladı.


Ve bu toplantılarda PKK'lılara af önerildi. DTP'lilerin serbest bırakılması önerildi. yargının hizaya getirilmesi istendi. Ankara Öcalan'la görüşmek istemeyebilir ama DTP'liler etkili bir muhatap olabilir dediler.


Türkiye'de birdenbire 1 ay önce düğmeye basılmış gibi harekete geçilmesi, bakanın işini gücünü bırakıp bu konuya odaklanması tesadüf değildir. Türkiye için bir yol haritası için düğmeye basıldığı gerçektir. Bunun saklanır gizlenir bir tarafı yoktur. Başbakan ağır hakaretler küfürler söyleyerek bu gerçeği saptıramaz. Başbakanın telaşından zaten bunun böyle olduğu açıktır.


O ZAMANDA BUNLARI SÖYLEDİK


Bizim 1989 da yayınladığımız rapor bugün ilgi odağı oldu. Keşke o dönemde bu kadar ilgilenilseydi de bu sorunu o zaman çözseydik. Şimdi zannediliyor ki biz o gün farklı vir şey söylüyorduk bugün farklı bir şey söylüyoruz. Ama değil. Bugün söylediğimiz şeyle o gün raporda belittiğimiz şeyler aynı. Biz hep etnik kimliğe saygı duyulsun dedik ama onları toplumdan ayrıştıralım...Onlara siyasal kimlik vereleim demedik....


TÜRK,YE CUMHURİYETİ ANLAYIŞININ SONUNA GELİNDİ


Bu tarihi bir ayrım noktasına geldiğimizi gösteriyor. Yaptığımız iş Atatürk'ün devlet kurmasına eşdeğer bir iştir deniyor... Eğer gerçekten öyle adımlar atılırsa gerçekten öyle olur doğrudur. Türkiye Cumhuriyeti anlayışının sonuna gelindiğini gösterir. Bu ayrışmaların sonunda kardeşlik, demokrasi insan hakları çıkar diye düşünenler yanılgı içinderi. Irak'ta ne çıkarsa Türkiye'de de o çıkar. Yugoslavya'da ne çıkarsa Türkiye'de de o çıkar...


MGK tartışmaları gizli orada kim ne söyledi bunu bilmiyoruz. Bizim bildiğimiz yapılan resmi açıklamalar. Resmi açıklamaya göre milli birlik sözlerinin altı çizilmiş. Mill birlik sağlanamk üzere her şeye destek veririz demiş. MGK2nın açıklamarını saygıla karşılıyorum ama yetmiyor. Anayasa'nın 66. maddesini değiştirmeyi öngören bu sürece MGK ne diyor bell mi? O yüzden ben bu konuda çok fazla bir açıklama yapmak istemiyorum.


Bilinmeyen bir süreç kuruluşu amaçları farklı olan bir çok kuruluş bir araya getirilmeye çalışılıyor. Biz bu sürecin içersinde yer almayacağız. Kimse bu sürecin parçası haline gelmesin.


EKONOMİK OLARAK YAPILACAK ŞEYLERİ DESTEKLİYORUZ


Ekonomik açılımlar yaptırımlar bunalrı sonuna kadar destekliyorz. Mayınlı arazilerdeki gösterdiğimiz duyarlılıkda bunun içindi zaten...

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler