YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Kimliğimizi dürüstlükle, milletimizin güveniyle kazandık"
"Kimliğimizi dürüstlükle, milletimizin güveniyle kazandık"
08 Şubat 2014 09:19
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen internet düzenlemesini "tam bir insan hakları uygulaması ve tedbiri olarak gördüğünü" söyledi.

Kanal 7'de yayınlanan "İskele Sancak" programında soruları yanıtlayan Atalay, yeni demokratikleşme paketinin amacının bireyi daha korunaklı hale getirmek olduğunu ifade etti.

Şüphelilerin teknik takibi, mal varlıklarına el konulması gibi kararlarda kuvvetli şüphe yerine kuvvetli delil aranacağını vurgulayan Atalay, paketle tutukluluk süresininde5 yıla indirildiğine işaret etti.

Bunun davaların sonuçlanması için iyi bir süre olduğunu vurgulayan Atalay, DGM'lerin devamı olan özel yetkili mahkemelerin çok tartışıldığına da dikkati çekerek, "DGM'lerde de ne kadar adaletsizlikler olduğunu hepimiz biliyoruz. Özel mahkemelerde daima biraz adaletin dışına taşma vardır. Onu önceden kaldıracaktık ama yürüyen ve hassasiyeti de olan davalar bitsin diye beklemiştik" diye konuştu. 

Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Bir kısım özel yetki hukuken onlara veriliyordu ama verilenden çok kendilerinin edindiği özel yetkiler vardı. Özel yetkili mahkeme havası hem savcıları hem hakimleri çok daha farklı davranışa da sevk edebiliyordu. Bu süreçte biraz da buralarda özel kadrolaşmaların falan olduğunu hepimiz yaşadık, gördük. Dolayısıyla orada da bir normalleşme oluyor."

İnternete ilişkin düzenleme

TBMM Genel Kurulunda kabul edilen internete ilişkin düzenleme konusunda Avrupa Birliği'nden (AB) yapılan açıklamaların hatırlatılması üzerine Atalay, Türkiye'den giden bazı kişilerin Avrupa'da ülke aleyhine kampanya yürüttüğünü kaydederek, AB'nin hükümetten de bilgi alması gerektiğini söyledi.

Düzenlemenin, AB mevzuatına uygun olduğunu belirten Atalay, internet trafiğinin belli bir süre saklanmasına ilişkin maddenin, AB'ye uyumu sağlama amacı taşıdığını bildirdi. 

"Düzenlemeyle yapılan şu; özel hayatın gizliliğinin temini ve kişilik haklarının korunması" diyen Atalay, şöyle devam etti:

"Katiyen özgürlüklerle ilgili bir şey, bir sansür yok. İnternet vericisinin bütün yayınına sansür, yasak falan yok. Sadece o sayfa, kişiyle ilgili, kişinin itiraz ettiği, şikayet ettiği, kendisiyle ilgili arzu etmediği o husus...Burada şöyle bir şey, sanki internete sansür geliyor... Kişiler keşke bunu bir okusalar... Anayasa'nın 20. Maddesi'nde, Türk Ceza Kanunu'nun 134. Maddesi'nde yer alan kişinin özel hayatının korunması, bireyi koruyan... Ben, bunu tam bir insan hakları uygulaması ve tedbiri olarak görüyorum."

Atalay, ailesinin yasa dışı dinlendiğine ilişkin açıklamaların hatırlatılması üzerine konunun bütün boyutlarını bildiğini ancak fazla konuşmak istemediğini bildirdi.

"Benim aile ortamımdaki bir dinleme, flaş diske kaydediliyor ve o konuşmanın muhatabı birine gönderiliyor" diyen Atalay, yasa dışı bu dinlemenin telefonla yapıldığını açıkladı. 

"MHP'de seçim öncesinde bazı vekillere dair maalesef olumsuz olaylar, diğer taraftan Sayın Deniz Baykal ile ilgili olaylar oldu. Hükümetinizin bu olayların failini ortaya çıkartması noktasında bir faaliyeti var mı " sorusu üzerine Atalay, bu konuda çok çaba sarf ettiklerini söyledi.

Deniz Baykal'a ilişkin görüntülerin internet sitesinden çıkarılmasının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın müdahalesiyle sağlandığını belirten Atalay, "Ondan sonra bu konuyla ilgili zaten savcılık dava açtı. O zaman İçişleri Bakanıydım. Emniyet olarak olarak hangi hizmeti vereceksek verelim ama Sayın Baykal, doğrusu, gidip mahkemede bilgilendirme yapmayı istemedi" dedi.

Atalay, "Şikayetçi olmadı diyebilir miyiz " sorusuna, "Birazcık öyle de denilebilir. O şekilde kaldı. Belki o dosya halen yürüyordur" karşılığını verdi ve bunun failinin bulunmasını çok arzu ettiklerini söyledi.

"Saydamlık paketi üzerinde çalışıyoruz" 

"17 Aralık'tan sonra paralel yapılanma tartışılıyor. Böyle bir şey varsa tespit edildi mi  Buna dair somut verilere ulaşıldı mı  Bundan sonra bunlarla ilgili bir takım adımlar atılacak mı " soruları üzerine Atalay, önemli bir süreç yaşandığını ve bunun hafife alınamayacağını vurguladı.

Kabinede 4 bakanı ilgilendiren böyle bir konunun bir hükümeti düşüreceğini ifade eden Atalay, bunların "olmayacakları olur hale getiren, bir araya gelmeyecekleri bir araya getiren, pek çok usul çiğnenerek özel bir çabayla oluşturulmuş şeyler olduğunu" kaydetti. 

Yanlış yapanların partilerinde yeri olmadığını dile getiren Atalay, şöyle konuştu: 

"AK Parti bunları temizler, bunların cezasını kendisi arzu eder. Bizim parti bu tür yanlışlara açık bir yer değil. Kimliğimizi dürüstlükle, milletimizin güveniyle kazandık. Öyle yolsuzluktur, yanlışlıktır, haram paradır... Allah zapt etsin, partimize yaklaştırmayız. Böyle şeyler varsa, bunları zaten göreceğiz. Kimsenin tereddüdü olmasın, bunların üzerine gidiliyor. Bunlar partimizde de hükümetimizde de konuşuluyor. Biz hatta, şimdi bir saydamlık paketi üzerinde de çalışıyoruz." 

Konunun, "sadece bir paralel yapı meselesi olmadığını" söyleyen Atalay, "devletin içinde böyle bir işbirliğinin, böyle bir yapılanmanın olduğunu herkesin bildiğini" kaydetti.

Bunun ötesinde, dışarıdan, Türkiye'deki muhalefet kesiminden, iş çevrelerinden AK Parti hükümetine karşı bir işbirliği olduğunu ifade eden Atalay, "Burada enstrüman olarak dostlar etkili, aktif şekilde kullanıldı. Ben öyle niteliyorum. Bu enstrümanı buldular. Orada da bir potansiyel vardı, işin doğrusu. O potansiyel burada aktif devreye girdi. Şimdi bunun nerelerden etkilendiğini, nerelerle işbirliği yaptığını görüyoruz. Daha da çok şey görülecek" diye konuştu.

"Sadece dershane falan değil"

"Dershane meselesi işin bahanesi mi " sorusu üzerine Atalay, Türkiye'nin gelişmesi, iktidarın Türkiye'ye getirdiği ortam, uluslararası alanda olup bitenlerin tümünün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Zaten uluslararası boyutunun ulusaldan daha fazla olduğunu hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla sadece dershane falan değil. Biz öyle bakıyoruz, ben öyle bakıyorum. Bu, uzun süre çalışılmış, hazırlanmış, bahaneleri aranan, toplanan, derlenen, birbirini iknaya çalışılan bir durum. Hamdolsun uygulanamadı. Milletimiz basiretini gösterdi, plan çöktü" diye konuştu.

Atalay,"Samimi vatandaşlarımızla falan asla sorunumuz yok. O insanları tabii kucaklamak lazım. Bunlar zaten şu anda en zor durumda olan o insanlar da şimdi kendi kafalarında hiç huzurlu değiller" dedi. 

Savcı ve emniyetteki değişikliklerin 17 Aralık sürecinin örtbas edilmesi için yapılmadığını belirten Atalay, bu soruşturma kapsamında suçlanan bakanların da "Biz yargılanalım, bu yargı adaletli şekilde baksın ve karar versin" dediklerini ifade etti. 

"Fezleke konusu istismar ediliyor"

"Bakanlara ilişkin fezleke konusunun istismar edildiği"ni söyleyen Atalay, "Tamamen hukuki süreç. Teknik şeyleri var. Yoksa biz büyük bir siyasi partiyiz, bu kadar göz göre göre o yanlışı yapar mıyız  Gitmesi gereken bir şey. Zaten Meclis Başkanı gönderdi, biliyorsunuz. Yasal zorunluluk var. O gidecek, tamamlanacak, geri gelecek. Bütün mesele o. Fezlekenin özü falan kaybolmuş değil" diye ifadesini kullandı. 

"Bir medya grubunun satışı konusu var gündemde. Buna ne diyorsunuz " sorusunu üzerine Atalay, şöyle konuştu:

"Olayın bütününü bilir durumda değilim. Burada bir basın grubunun satışı var. Bir ihalede hissesini satıyor ve karşılığında da o ihalede olanların ödemesi gibi benim bildiğim. Bu ATV-Sabah grubu nasıl satılmış  Şimdiki alanlar, büyük ihalede hisse sahibi, havaalanı ihalesinde. Sonra o ihalesini diğer ortaklara satıyor ve bu gazete ve televizyonu onunla alıyor gibi. Benim bildiğim o ama daha sonraki o şeyler falan, doğrusu çok detayıyla ilgilenmedim ben. Çıkan telefon konuşmaları vs onlar nedir, nereden alındı, ne kadar doğru, onları doğrusu bilemiyorum."

Atalay, bir soru üzerine 17 Aralık operasyonuyla gündeme gelen dosya üzerinde savcıların çalışmalarını sürdürdüklerini, ifadelerin alındığını anlattı.

 İnternete düşen Öcalan görüntüleri

Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın görüntülerinin "sızmasını" nasıl değerlendirdiğine yönelik soru üzerine Atalay, Öcalan yakalandığı sırada da benzer yayınların yapıldığını ifade etti. 

Konunun kendisi için yeni olmadığını bildiren Atalay, "Bunlar belli ellerdeydi. Bu, İşçi Partisi irtibatlı olarak yayınlandı. Tabii bu askerin elindeydi. Bunların çoğu emekli olmuş, cezaevinde olanlar var vs. Yani, belli ki o irtibatlar içinde oraya intikal ettirildi. Belki bunun devamı da gelebilir. Biraz o yönde de beklenti var. Ama şunu söyleyeyim, çok etkili bir şey değil" diye konuştu.

Hükümetin en hassas yürüttüğü konulardan birisinin çözüm süreci olduğunu söyleyen Atalay, bu süreci sabote etmek, verimsiz göstermek, Türkiye'yi tekrar çatışma ortama götürmek noktasında başka çabalar bulunduğunu anlattı.

Süreci çok dikkatle yürüttüklerini bildiren Atalay, "Oradaki görüşmelerimiz devam ediyor. Bütün kanallar açık. Diyaloglar sürüyor" dedi.

"BDP, ciddi rol üstlendi"

"Bundan sonra adaya bazı gazetecilerin gidebileceği şeklinde değerlendirmeler var. Bundan sonra neler olacak " sorusu Atalay, üzerine şunları kaydetti:

"Adaya gitme, gazeteciler falan konusu seçim öncesi gündemimizde olmayacak ama adaya gitme devam ediyor. Bugün bile adaya gidildi mesela. Biliyorsunuz, adaya bir MİT müsteşarı ve arkadaşları, bir de BDP'liler gidiyor. Mekanizmanın yürüyüşü şöyle: Müsteşarlığımız adayla irtibatlı.Siyaset kesimi ise BDP...BDP burada siyaset kurumu olarak ciddi bir rol üstlendi. Kendileri de doğrusu daha işlevsel bir parti haline geldiler. Biz onlarla görüşüyoruz. Onlar adaya gidiyorlar, Kuzey Irak'a gidiyorlar, diğer irtibatları, diyalogları onlar sürdürüyor. Süreç böyle devam ediyor."

"Bugünkü ziyaret MİT'ten mi oldu " sorusu üzerine Atalay, "Bir ziyaret oldu" dedi.

Taraflarda kararlılık olduğunu, olup bitenleri iyi yorumladıklarını dile getiren Atalay, "17 Aralık sonrası gelişmeleri, tabii o kesimler de yorumladı, değerlendirdi. Bunların anlamını herkes biliyor. Çözüm sürecinin burada önemli bir hedef olduğunu onlar da biliyor. Dolayısıyla şu andaki sürecin yürüyüşünü olumlu görüyoruz. Tabii seçimden sonrası nihai hedef" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın, Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) kaldırılacağına ilişkin açıklama yaptığının belirtilmesi üzerine Atalay, "Şu anda TMK'ya ihtiyaç yok. 2005'te bu ceza kanununu yaparken, oradaki maddeler ceza kanununa taşındı. 220, 221. maddeler falan, TMK'dakine paralel maddelerdir. Ama, seçim öncesi özel yetkili mahkemeleri ilgilendirdiği için TMK'nın sadece 10. maddesini kaldırmaya karar verdik. Diğer kısımları her zaman kalkabilir. İleriki bir zamanda da onu kaldırmak lazım, hepimiz ona inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

Bir başka soru üzerine Atalay, Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da iddialı olduklarını, araştırmalara göre bölgede BDP'den daha fazla oyları olduğunu aktardı. Atalay, "Van şu anda BDP'nin, ama şimdi büyükşehir oldu, inşallah orayı alacağız" dedi.

"Paralel yapı, İçişleri Bakanlığınız sırasında da ortaya çıktı mı " sorusu üzerine Atalay, "İçişleri Bakanları çok şey bilir ama az konuşur demiştim. Sonuçta çok şey yaşandı. Sadece Emniyet içinde falan değil, genel manada koordinasyonun zor olduğu bir dönemdi" diye konuştu.

Yerel seçimler

Seçim anketleri sonuçlarına yönelik soru üzerine Atalay, 2011'deki genel seçimlerden beri partisinin yüzde 50 civarında bir oranda seyrettiğini ifade ederek, dün çıkan son araştırmaya göre oy oranlarının yüzde 48 buçuk olduğunu bildirdi.

Atalay, Ankara, İstanbul ve İzmir Büyükşehir belediyelerinde seçim sonucunun ne olacağına ilişkin soruyu yanıtlarken, "İstanbul ve Ankara'dan tereddüdüm yok ama İzmir'i biraz daha görmek istiyoruz" dedi.

Binali Yıldırım'ı, İzmir için imkan olarak gördüklerini kaydeden Atalay, İzmir'in bugün şehircilik açısından çok kötü durumda olduğunu belirterek, "Binali Bey'le İzmir, büyük bir şehir olur. Binali Bey onu başarır" diye konuştu. 

"Geçen hafta bir gazeteci AK Parti için kapatma lafı telaffuz etti. Bu konuda ne söyleyeceksiniz " sorusu üzerine Atalay,"Gülüp geçtik ama bu insanlar adına üzülüyorsunuz. Kişilikleri bazen tanıyamaz hale geliyorsunuz" ifadelerini kullandı.

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler