YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kılıçdaroğlu'ndan sert açıklamalar
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Açıkça yargıya karşı cephe alan bir yürütme organı var. Bu sorun, devlet krizi dediğimiz olayı oluşturuyor" dedi.
Kılıçdaroğlu'ndan sert açıklamalar
26 Aralık 2013 / 08:00 Güncelleme: 26 Aralık 2013 / 09:21

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CNNTürk'te canlı yayınlanan "Tarafsız Bölge" programına katıldı.

Kılıçdaroğlu, "Geldiğimiz noktada, daha önce yapılan yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ortaya çıkardığı gerçeklerin bir şekliyle kapatılmasına yönelik, yürütme organının çabasını görüyoruz. Açıkça yargıya karşı cephe alan bir yürütme organı var. Bu sorun, devlet krizi dediğimiz olayı oluşturuyor" diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın herkesin evinde para bulunabileceğini söylediğinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Ben kamuya, Recep Tayyip Erdoğan'ın aldığı aylıktan çok daha fazlasını alarak başladım. O, siyasete atıldığı tarihte, ben de siyasete atıldığım tarihte de her dönem, her ay, onun aldığı aylıktan daha fazla aylık aldım. Benim çocuklarım da burada, onun çocukları da orada. Benim servetim meydanda, onun serveti meydanda değil. Yok efendim, her evde bu kadar para bulunmaz. Hangi kişinin evinde 1 milyon, 2 milyon, 3 milyon, 4,5 milyon dolar var. Bu, halkın aklıyla alay etmek demektir."

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün dün yaptığı açıklamaların kendisini tatmin etmediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Sayın Cumhurbaşkanının daha net bir tavır takınması lazım. 'Yargının üzerine gölge düşürmeyin, savcılara engel çıkarmayın, savcının emrindeki polise müdahale etmeyin' demesi lazım. Yasalar şunu öngörüyor: Polis, savcının emrine verildiği andan itibaren tüm talimatları savcıdan alır, kendi patronundan yani emniyet müdüründen değil. Yasa böyle. Siz, bu yasaya rağmen yönetmelik değişikliği yaparak, yolsuzlukların üzerine savcıların gitmesini engelliyorsunuz. Zaten kaygımız da buradan kaynaklanıyor. AKP'nin kaybettiği de buradan zaten. Eğer verilmeyecek hesabın yoksa, neden korkuyorsun? Bırak, ne yaparsa yapsın. Neden korkuyorsun?" dedi.

Kılıçdaroğlu, seçim telaffuz edilirse herhangi bir itirazlarının olmayacağını dile getirerek, erken seçimin kendi talepleriyle olmayacağını, çünkü Parlamentoda çoğunluğun hükümette olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, bakanların istifalarına ilişkin olarak, "Yani çok geç. Bu saatten sonra görevden ayrılmalarının hiç bir önemi yok. Yani İçişleri Bakanı polisleri görevden alan kişi. Kendi oğluna operasyon yapan polisleri görevden alıyor. Bunun ahlaki hiç bir temeli yok. Bu doğru değil" diye konuştu.

"Olaya siyasi müdahale olmamalı"

Kılıçdaroğlu, "Belki de bunların tümü ileride beraat edecek, bilmiyoruz. Olay bütün aydınlığıyla ortaya çıkmalı, buraya siyasi müdahale olmamalı, savcılar, polisler özgürce çalışabilmeli. Varsa birisinin bir kuşkusu, bunu dile getirebilmeli ama siyasal müdahale kesinlikle olmamalı. Bizim istediğimiz bu" dedi.

"Siz bu cümleleri Ergenekon davası sırasında söylemiyordunuz. Bu cümleleri Başbakan Erdoğan söylüyordu. Şimdi roller değişti. Bu rol değişikliğini nasıl görüyorsunuz?" şeklindeki soru üzerine Kılıçdaroğlu, "Hayır. Bizim oradaki tavrımız da gayet net ve açıktı. Eğer bir iddia varsa herkes yargılanabilir. Hiç kimsenin dokunulmazlığı yoktur, olmamalıdır da. Biri darbe suçuyla yargılanıyorsa ya da sanık konumundaysa, gider yargılanır. Orada savunduğumuz hukuk ihlal edilmeden, kişilerin hakları ellerinden alınmadan bu yargılanma olmalıdır. Dosyaya gizlilik kararı koyuyorsunuz, haberi yok neyle suçlandığından" diye konuştu.

Adı yolsuzluğa karışan bakanların parlamentoya bakan olarak gelmemeleri gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Onlar kürsüden konuşmamalı bakan olarak. Bakan olarak konuşurlarsa arkadaşlarımız sert tepki gösterirler. Adı yolsuzluğa bulaşan bir bakan Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde bakan olarak konuşamaz. Ahlaki değerler nedeniyle konuşamaz. Milletvekili olarak gelebilir. Onun prosedürü ayrıdır. Çünkü o, devleti yönetmiyor. Yasama organının bir parçasıdır, gelir orada oturur. Ne olduğunu herkes bilir. Fakat siz ona devletin milyarlarını teslim edemezsiniz. Devletin milyarlarını teslim ediyorsunuz bakana. Adı yolsuzluğa bulaşmış bir bakanın Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gelip, bakan olarak konuşması doğru mu?"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, SSK Genel Müdürü olduğu dönemde yolsuzluk yaptığına dair Başbakan Erdoğan'ın sözlerinin hatırlatılması üzerine, milletvekili olduğu gün mal bildirimini internet siteme koyduğunu vurgulayarak, "Eğer yolsuzluk yaptıysam, Başbakan değil mi ? Ülkeyi yönetmiyor mu? İster kendisi, ister yanına bürokratları, ister yanına bakanları alsın. Ben de tek başıma çıkacağım. Alsın benim bütün yolsuzluk dosyalarımı ve desin ki; 'Ey Kılıçdaroğlu, bak ben senin dosyalarını getirdim. Bir, iki, üç, beş, on... Ver bakalım cevabını.' Ben de cevap veremeyeyim ve ezileyim. Bunu yapabilir mi? Yüreği var mı buna? Gelemez, konuşamaz. Çağrım bu kadar net" diye konuştu

Kılıçdaroğlu kendisinin görev yaptığı dönemlerin en az 3 kez incelendiğini ve hiçbir şey bulunamadığını vurguladı.

"Ricciardone ile yemeğin zamanlaması tamamen tesadüf"

Kılıçdaroğlu, kendisinin ABD ziyaretinin yansımalarını öğrenmek ve gözlemlerini aktarmak için ABD Büyükelçisi Ricciardone tarafından davet edildiğini söyledi.

Zamanlamanın tamamen tesadüf olduğunu ve kararın önceden verildiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Neden ertelemediniz?" sorusu üzerine, Türkiye'deki bütün yurttaşların kendisinin halka doğruları söylediğini bilmesi gerektiğini ifade etti.

Kılıçdaroğlu, siyasete atıldıktan sonra hiçbir zaman hiçbir yerde doğruları söylemekten çekinmediğini, burada da gelen daveti ertelemediğini, bununla ilişki kurulmasının doğru olmadığını, yemekte yolsuzluklar konusunun konuşulduğunu kaydederek, ancak bu görüşmelerin genel doğrular çerçevesinde olduğunu aktardı.

"Amerika, icazet makamı değil"

"Amerikalılar sizi destekliyor mu? Amerika'nın desteğini mi aldınız? İcazet mi almaya gittiniz" sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, "Hayır. Orası icazet makamı olan bir yer değil ki. Türk siyaseti böyle algılayabilir. 37 yıl sonra bir CHP Genel Başkanı oraya gitti. Davet üzerine gittik" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, "Amerika ziyaretiniz Kasım ayının ortasına planlanmıştı ve ondan 1-1,5 ay önce deklare edilmişti. Amerika'dan gerekli teveccüh olmadığı için ziyaretin ertelendiği medyaya yansıdı. ABD'nin Ankara büyükelçisiyle görüştünüz. Ondan sonra ziyaret Kasım sonunda oldu" sözü üzerine, böyle bir şey olmadığını söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu, kabinedeki görev değişikliğine ilişkin, "Hala savcıların önüne engel çıkarılıyorsa, bu kabine değişikliğinin hiçbir yararı yok. Değişse ne olur değişmese ne olur" dedi.

"İstiklal Savaşı söylemini nasıl buluyorsunuz?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Kime karşı yapacak İstiklal Savaşını? Çıkıp onu söylesin. Aslında İstiklal Savaşı'nı bu ülkenin insanının totaliter bir yapıya karşı yapması gerekir. Güçler ayrılığı ilkesini, medya özgürlüğünü, yargı bağımsızlığını sona erdiren, üniversiteleri, sivil toplum kuruluşlarını susturan bir yapıya karşı yeniden bir ulusal hareketin yapılması lazım. Onu da bu ülkenin insanı yapması lazım. Kime? Totaliter bir yönetime karşı yapması lazım."

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler