YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kılıçdaroğlu OHAL'e "hayır" dedi
CHP lideri Kılıçdaroğlu'dan MHP lideri Bahçeli'ye bir ret bir de tebrik geldi.
Kılıçdaroğlu OHAL'e "hayır" dedi
25 Haziran 2010 / 08:07 Güncelleme: 25 Haziran 2010 / 08:11

Türkiye şehit haberleri ile sarsılıp, terör tırmanırken, anamuhalefet partisi CHP'nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin seslendirdiği ama hükümetin soğuk baktığı OHAL önerisine net tavır koydu. 'OHAL gibi uygulamaların çözüm olmadığı kanısındayım' diyen Kılıçdaroğlu, terör konusundaki çözümün 'PKK'nın koşulsuz silah bırakması olduğunu' kaydetti. Kılıçdaroğlu, MHP liderinin teşkilatına yönelik 'sağduyu' genelgesine ise destek verdi.

Akşam gazetesine konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu,  terörle mücadele, genel seçimler, anayasa değişikliği paketinin iptal istemi ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün görev süresi konularında önemli mesajlar verdi.
CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun, AKŞAM'ın sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

KİMLİĞE DEĞİL İŞİNE BAKARIM
- Bir yandan terör tırmanıyor, diğer yandan etnik kimlik ve etnik siyaset tartışmaları yapılıyor. Sizin bakış açınızda öne çıkan başlıklar neler?

Bizim önceliğimiz şu; biz kişilere etnik kimlikleri ve inançları çerçevesinde bakmıyoruz, onları bu özelliklerine göre değerlendirmiyoruz, yargılamıyoruz. Çünkü bunu yapmak da mümkün değil. Hiç kimse doğarken anasını babasını seçme hakkına sahip değildir. Eğer etnik kimliğe göre bir değerlendirme yaparsak, o zaman böyle bir seçme hakkının da olması lazım. Oysa böyle bir hak yok. Nedir bu işin doğrusu; hangi kimlikte olursa olsun, temelden herkes insandır. Ve onun da diğer insanlar gibi yoksulluk, sağlık, eğitim, güvenlik, sosyal güvenlik, üretim, istihdam, ücret yetersizliği gibi sorunları vardır. İşte bu sorunlar benim alanıma girer. Siyasete bulaşmadığı sürece kimliği, inancı benim alanıma girmez. Ben ona da bakmam zaten.

CEMAATLERDEN DESTEK ALDIK
- İstanbul adaylığınız sırasında bir çarşaf açılımı yaşandı, hatta cemaatlerden bile ilgi gördünüz değil mi?

Haklısınız belediye seçimlerinde cemaatlerden de önemli destekler aldık. CHP'nin inançlara bakış açısında bir sakatlık olmadığını gördüler. Özetlersek aramızda çatışma da yok, özel bir ilgi de yok. İşi saygı çerçevesinde götürüyoruz diyebilirim.

25 YILDIR MANTIKLA BAKMADIK
- Teröre geri dönersek, 'Adıyaman'da kan kanla temizlenmez' mesajı verdiniz. Bu sözlerle neyi amaçladınız?

Siz eğer terör olayına, tek pencereden bakar ve sadece o pencereden görürseniz çözüm de üretemezsiniz. Bu konunun bir güvenlik boyutu olduğu kesin. Ancak güvenlik penceresi olduğu gibi, sosyal, ekonomik, psikolojik, eğitim, istihdam, yoksulluk gibi penceleri de vardır. Adıyaman'daki mitingde kalabalığın içinde 'Barış için CHP' yazılı bir pankart dikkatimi çekmişti. Bundan yola çıkarak o mesajı verdim. Biz soruna 25 yıldır akıl-mantık çerçevesinden bakamadık. Oysa çözüm için aklımızı, mantığımızı da kullanacağız. Halkın söylemidir bu aslında. Yani bir siyasetçi olarak benim değildir. Olaya tek yönlü bakmamak lazım.

- Bu söyleminiz AKP'nin açılımına destek olarak yorumlanabilir mi?
Hayır, bu yaklaşım AKP'nin açılımına destek değildir. Çünkü AKP'nin açılımının ne olduğunu kimse bilmiyor. Biz diyoruz ki, akılla mantıkla bakalım...

DEVLET BAHÇELİ'YE BRAVO
- Sayın Bahçeli'den geçmişte de denenmiş OHAL uygulaması önerisi geldi.


Siz bu konuya hiç girmediniz...
Aslında görüşümüz çok net. Ben OHAL gibi uygulamaların doğru olmadığı ve bu yolla bir çözüm sağlanamayacağı kanısındayım. Terörle mücadelede ortak bir akıl oluşturulmalı. Ulusal bir mutabakat sağlanmalıdır. Bu konuda bütün siyasi partilerin, STK'ların, üniversitelerin ve devlet kurumlarının, teröre karşı ortak görüş oluşturup, mücadele etmeleri gerekiyor. Ancak ben öteden beri Sayın Bahçeli'nin önerilerini dikkate alır, saygı da duyarım. Örneğin bugün bir genelge yayınlayarak teşkilatına 'sağduyu' çağrısı yapmış, OHAL önerisine katılmamakla birlikte bu çağrısından dolayı da kendisini kutlamak gerekir.

GÜL'ÜN GÖREV SÜRESİ 5 YIL
- Size göre Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün görev süresi 5 yıl mı, 7 yıl mı? 
2007 yılında yapılan anayasa değişkliği ile Cumhurbaşkanı'nın görev süresi 7 yıldan 5 yıla, genel seçimlerin süresi de 5 yıldan 4 yıla indirildi.
Genel seçimler için bu değişiklik uygulanıyorsa, Cumhurbaşkanının görev süresi için de uygulanmalıdır. Bu durumda Sayın Abdullah Gül'ün görev süresi 5 yıldır ve görevi 2012'de dolacaktır. Bu konuda bir hukuki tereddüt yoktur.

AKP, İKİ SANDIK KOYABİLİR
- Anayasa değişikliği paketi konusunda Yüksek Mahkeme'nin vereceği referandum kararı seçim tarihini de etkiler mi?

Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karar seçim tarihi açısından da belirleyici olabilir. Mahkeme çok tartışmalı iki madde konusunda (HSYK ve Anayasa Mahkemesi'nin yapısını değiştiren maddeler) iptal kararı verirse, hükümet erken seçimi gündeme getirebilir. Biz CHP olarak sonbaharda yapılacak bir erken genel seçimin uygun olacağını düşünüyoruz. Anayasa Mahkemesi'nden iptal kararı çıkmazsa, AKP bu durumu fırsat olarak görüp iki sandık seçeneğine de yönelebilir.

- Mahkeme bu iki düzenlemeyi iptal ederse anayasa değişikliğine ilişkin referanduma destek verir misiniz?
Bu iki madde, yargıyı yürütmenin adeta emrine veriyor. Bu maddeler iptal edilirse anayasa değişikliğine bizim bir itirazımız olmaz. O zaman paketin diğer maddelerini biz de destekleriz.

PKK önkoşulsuz silah bırakmalı
- Terör tırmanırken bir yandan toplumsal bir korku yükseliyor, buradan nasıl çıkacağız?

Bakın çözümün önkoşulu şudur; terör örgütünün koşulsuz silah bırakmasıdır. Ancak bundan sonra sağlıklı bir zemin yakalanmış olur. Oysa şimdi insanlar doğal olarak korkuyor. Silah bırakılırsa o zaman herkes düşüncesini de önerisini de açıklayabilir. Sorunlar biraz da buradan kaynaklanmıyor mu zaten? Bakın şöyle bir tespit de var; terör tırmandığı zaman örgüte katılımların da yoğunlaştığını görüyoruz. Bunun bir dış konjonktür olduğu da kesin. Finansman ve başta mayın olmak üzere silah boyutunda destek verildiği kesin.

- Bu destekler mi örgütü ayakta tutuyor sizce?
Bakın bir terör örgütü dışarıdan destek bulmadan uzun süre ayakta kalamaz. Önce bizim içeride sağlıklı bir yapılanmaya gitmemiz gerekir. Örneğin toplumsal uzlaşma da terörle mücadelenin temel yollarından birisidir. Ama algılama farklılığı da var. Terör olaylarına esnafın, çiftçinin, entelektüelin, işsizin bakış açısı ve algılaması birbirinden farklıdır. Doğru teşhis, doğru çözümün de adresidir, temel yöntemidir.

Türkiye'nin önünü kesmeyin
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yemekte buluştuğu AB büyükelçilerine CHP olarak AB'ye girmeye karşı olmadıklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, elçilere 'Avrupa vefa biliyorsa Türkiye'nin AB sürecinde önünü kesmesin' diye seslendi. Kılıçdaroğlu, büyük- elçilere şu mesajları verdi:

SÜREÇ KESİLMEMELİ: Avrupa'nın etik değerleri de önemli ancak Türkiye'ye sık sık üyelik süreci içinde diğer ülkelere gösterilmeyen ek koşullar getiriliyor. Bu da doğru değildir. Avrupalı da ahde vefayı biliyorsa ek koşullarla Türkiye'nin AB sürecinin önünü kesmeyin.

TÜRKİYE DE ÖNEMLİ: AB sadece Türkiye için değil, Türkiye de AB için çok önemlidir. Genç, dinamik bir nüfus var, ekonomisi büyük.

CHP'NİN YÖNÜ BATIDIR: CHP'nin yönü Batı uygarlığıdır. Ortadoğu'ya sırtımızı dönemeyiz, komşularımızla çok iyi ilişkiler kurmak istiyoruz, Nükleer silah bu bölge için doğru değildir (Akşam)

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler