YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kılıçdaroğlu, Fethullah Gülen'i ziyaret edecek mi?
CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak ABD dönüşünde Habertürk televizyonunda canlı yayına katılarak Ece Üner’in sorularını yanıtladı.
Kılıçdaroğlu, Fethullah Gülen'i ziyaret edecek mi?
12 Kasım 2013 / 13:02 Güncelleme: 12 Kasım 2013 / 13:14

İşte Toprak'ın, Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun ABD'ye yapacağı ziyaret ile ilgili bilgi verdiği o söyleşi:

Ece Üner: Çok teşekkürler. Erdoğan bey hemen şunu soruyum önce. Bu Amerika ziyaretinin tarihi hep sanki öteleniyormuş gibi bir görüntü vardı. Ne oldu kesin tarih bellimi Kılıçdaroğlu’nun gidiş tarihi?

Erdoğan Toprak:  Belli. 30’u ile 4’ü arası olacak.

Ece Üner: 30 Kasım – 4 Aralık.

Erdoğan Toprak: 30 Kasım – 4 Aralık arası olacak. Temaslarımızı yaptık. Görüşeceğimiz kurumlarla ilgili ön görüşmelerimizi yaptık ve seyahatimiz kesin gidilecek.

Kılıçdaroğlu kiminle görüşecek?

Ece Üner: Şimdi sizde ayağınızın tozuyla geldiniz aslında. O temaslar ve ön hazırlıklar için belki değil mi? 6 – 9 Kasım arası oradaydınız. Kimlerle görüştünüz? Sayın Kılıçdaroğlu kimlerle görüşecek? Neyin hazırlığını yaptınız?

Erdoğan Toprak: Şimdi orada görüştüğümüz kurumlar Türk – Amerikan iş konseyi başkanlarıyla görüştüm. Senatoda olumlu görüşmeler yaptık. Dışişleri bakanlığına bağlı birimlerle görüşmeler yaptık. Brooking Enstitüsüyle görüşmeler yaptık. Temsilciler meclisiyle, oranın milletvekili diyeceğimiz temsilciler meclisi üyeleriyle ön görüşmem oldu. Virjinya üyesiyle görüştüm. Geniş bir yelpazede bir görüşme trafiği oldu. 20’ye yakın bir görüşme oldu.

Birazda hazırlıktan ziyade Amerika’daki gelişmeleri görmek, bizlerle ilgili beklenti nedir, biz onlardan neyi bekliyoruz? O konuda fikir alışverişinde bulunduk.

Ece Üner: Peki Sayın Kılıçdaroğlu’nun temasları, kimlerle görüşeceği, programı bellimi aşağı yukarı?

Erdoğan Toprak:  Evet belli. Bir kere Brooking Enstitüsünde bir konferansı var. Düşünce kuruluşlarının bir kaçından daha teklif var. Bunu Sayın Genel Başkanımıza ileteceğim. Türkiye’nin uluslararası alanda bir iki sorunu var. Bir tanesi serbest ticaret anlaşması. AB ile ABD arasında bir anlaşma var. Eğer bu anlaşma olur Türkiye bu anlaşmanın dışında kalır ise Türk işadamları çok zor durumda kalır. Bu konuyla ilgili bir randevumuz oldu. Bunu da değerlendireceklerini söylediler.

Bir başka nokta ise Ermeni tasarısı geliyor temsilciler meclisine. Bununla ilgili temaslarımız olacak. Yani bizim Amerika ziyaretimiz bir iktidar partisini eleştirmek veya kendimizi gidip anlatmak değil. Türkiye’nin sorunlarını nasıl gideririz? Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu konudaki düşüncelerimiz nelerdir? Çünkü biz ana muhalefet partisiyiz. Yani yarının iktidar adayıyız. İlk seçimlerde iktidar adayıyız. Gördüğüm kadarıyla dış dünya Cumhuriyet Halk Partisini iyi takip etmiş. Cumhuriyet Halk Partisinin dış politikasını biliyorlar. Orada karşımıza çıkan nokta evet biz sizin dış politika anlayışınızı çok inceliyoruz ve birçok attığınız adımları da saygıyla karşılıyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun Suriye politikasındaki 1,5 sene önceki söylediği noktaya bugün Amerika’nın, Rusya’nın, Fransa’nın ve diğer tarafların gelmiş olması bu Sayın Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisinin dış politikadaki vizyonunu gösterir. Bu konuda bizlerle ilgili çok olumlu görüşleri var. Biliyorsunuz biz Ocak 15’te Çin’i ziyaret ettik. Sayın Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında bir işadamı ve parlamenter heyeti. Sonra Irak’a gittik. Sonra Mısır’la ilgili bizim ziyaretlerimiz oldu. Bunlar çok yakinen takip ediliyor.

ABD, CHP ile dirsek temasını sıkılaştırdı mı?

Ece Üner: Tabi sizde takdir edersiniz ki konu Amerika olunca herkes daha da fazla dikkat kesiliyor ister istemez. Şimdi şöyle haberler var tabi. Yani seçimler öncesi ABD dirsek temasını sıklaştırdı CHP diye. Neden? Çünkü Sayın Kılıçdaroğlu işte akşam saatlerinde Amerikan Büyükelçisi Francis Ricciardone’yle bundan bir ay kadar evvel 2,5 saatlik bir görüşme yaptı. Onun öncesinde Sayın Faruk Loğoğlu başkanlığında bir heyet gitmişti yine çok stratejik yerlerle görüşmeler yapmıştı ve o görüşmenin sonrasında hatta Sayın Loğoğlu bugün çok daha kapsamlı, çok daha ayrıntılı sorulara muhatap kaldık. Bu da Amerikalı muhataplarımızın CHP’yi önümüzdeki dönemde bir iktidar partisi olarak değerlendirdikleri izlenimini bizde yarattı demişti. Dolayısıyla o anlamda çıta biraz yükseldi gibi sanki. Hem ilişkilerin sıkılaşması, hem Amerika’nın yakın takibi, hem bu gitler geller. Acaba daha fazla bir anlam yüklemeli miyiz CHP – Amerika yakınlaşması konusunda önümüzdeki döneme dair sorularını da gündeme getiriyor.

Erdoğan Toprak: Şimdi basında çıkan bu haberlerden sonra Sayın Ricciardone’nin Genel Başkanımızı davet etmesi, yemek yemeleri bence olumlu bir gelişme. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisini o bölgede önemsiyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi bu bölgedeki koyduğu politikalarla dünyaya vizyon açtı birçok dünya ülkesine. Ve bu görülüyor orada. Bizim hedefimiz Ortadoğu’daki Cumhuriyet Halk Partisinin bu ilişkilere ağırlığını hem Türkiye lehine, hem de bizim müttefiklerimizin lehine kullanmak. Şuanda bölgemizde biz savaş istemiyoruz. Bugün bölgemizdeki istemediğimiz savaşı bütün dünya görüyor. Bizim kalkıp da Amerika’dan seçimlerle ilgili bir beklentimiz olamaz. Seçimde oyları Türk halkı kullanıyor Amerika değil.

Ece Üner: Hep böyle bir tevatür hani icazet almaya gidilir ve ondan sonrada iktidar olması beklenir diyelim ki o partinin veya o liderlerin. Öyle bir yayılır ya o. O yüzden soruyorum.

Erdoğan Toprak: Haklısınız ama biz bu süre zarfında Irak’a da gittik, Çin’e de gittik. Yani bizim dış politikadaki bir atak, bir dış politika anlayışımızdan kaynaklanan bir ziyaret bu. Amerika’yla bizim gittiğimiz noktadaki bizim anlatmak istediğimiz şu; Türkiye’nin temel sorunları var, bu konuda yaklaşım bekliyoruz. Nedir? Ermeni tasarısı gelecek yakında birkaç ay sonra. Türkiye’nin AB ile yaptığı gümrük birliği anlaşmasının dışında Amerika’yla yapılacak bir ticaret anlaşması da devre dışı bırakılmaması. Yani biz Türk halkının çıkarları için o bölgeye gidiyoruz ve gitmeye de devam edeceğiz. Amerika’dan sonra dış ziyaretlerimiz devam edecek. Farklı ülkelere gideceğiz. Yani bundan bir anlam çıkartılmasın. Cumhuriyet Halk Partisinin 90 yıllık bir geçmişi var. Cumhuriyet Halk Partisi halkına gider projelerini anlatır ve böyle iktidara gelir. Biz bir yerden icazet almaya gitmiyoruz. Bizim hatta bu seyahatin iptal edileceği kamuoyunda duyulunca Amerika büyükelçisi bu konuda aman ya gelin yanlış algılanıyoruz gibi bir noktaya Sayın büyükelçi geldi.

Ece Üner: Sayın Ricciardone mi yaptı bu öneriyi?

Erdoğan Toprak: Evet Ricciardone yaptı. Bundan da çok mutlu olduk. Türkiye’nin bence bu tip ayrıntılara takılmaması lazım. Türkiye önemli bir ülke. Türkiye şuanda kötü yönetiliyor. Dış politikası kötü yönetiliyor ve bu da uluslararası alanda da görülüyor. Bizim yapmak istediğimiz şu; komşularımızla iyi ilişkiler kurarak bu bölgede dış politikayı yönetmek istiyoruz. Komşularımızla çatışarak değil dayanışma içerisinde bu bölgede bir komşuluk yapmak istiyoruz. Bugün Türkiye’nin geldiği dış politikadaki nokta kapısını çalacak komşusu kalmama noktasına geldi. Bunun zararı Türkiye’ye olduğu kadar müttefiklerimizin de bu konudaki rahatsızlığı var. Bunu da hep beraber görüyoruz.

Fethullah Gülen'i ziyaret edecek mi?

Ece Üner: Fikri takip adına soruyum bu soruyu da. Biz Sayın Kılıçdaroğlu’yla hatırlarsınız Genel Merkezde Habertürk’ün kadınları olarak böyle bir röportaj gerçekleştirmiştik orada sormuştuk. Pensilvanya, Sayın Fethullah Gülen ziyareti sözkonusu olur mu Amerika ziyareti sırasında. O da çağrı gelirse niye olmasın bir cevap vermişti. Sözkonusu mu böyle bir ziyaret var mı?

Erdoğan Toprak: Şuanda programımızda böyle bir ziyaret yok. Bizim oradaki günlerimiz çok kısa ve orada da bütün program gördüğüm kadarıyla büyük bir kısmıyla tamamlanmış durumda. Böyle bir programda açık bir gün gözükmüyor.

Ece Üner: Peki yerel seçimlere ilişkin soruyum. Şimdi Cumartesi günü iki önemli şey parti adına gerçekleşti. Bir tanesi Gürsel Tekin Kadıköy’de aday adaylığını açıkladı. Diğeri de Sayın Sarıgül rozetini kendi taktı ama el ele Sayın Kılıçdaroğlu’yla sahneye çıktılar, bir güvercin uçurdular birlikte. Bu resme bir gazeteci olarak baktığınızda lideri Sarıgül’ün yanında aynı gün diğer kişide Gürsel Tekin’de aday adaylığını açıklarken Sarıgül’ün yanında gördüğünüzde hep bu soruluyor ya Kılıçdaroğlu’nun gönlünü kimden yana? Eh işte Sarıgül’den yana o resme bakarak öyle bir çıkarsamada bulunuyoruz. Haklı mıyız? Doğru mu?

Erdoğan Toprak: Bence değil. Çünkü o gün Sayın Sarıgül parti üyesi olmaya geldi ve kartını almaya geldi. Uzun bir ayrılıktan sonra partiye geri dönüş yaptı. Orada böyle bir karşılama oldu. Kendisine kartı verildi. Bu onun ille de aday olacak anlamına gelmez. Partinin kurulları var. O kurullardan geçmesi lazım. Teşkilatlarımız var onların görüşü alınır, halkın görüşü alınır ve bunların hepsi yönetim kadrosunda değerlendirilir. Bu parti bayrağını en iyi kim taşıyacaksa ona teslim edilir. Ama Sarıgül’ün aramıza katılmış olmasından çok memnunluk duyuyoruz. Yani bu konuda hiçbir şeyimiz yok. Bende o yasağın kalkması için oy verdim. Yani bu noktadaki bakış açımız bu. Sayın Gürsel Tekin’in aynı gün açıklama yapması bir tesadüf. Daha önce açıklanmış bir tarihin tesadüfü. Her ikisi de çok değerli arkadaşlar. Bir tanesi Cumhuriyet Halk Partisinin Gençlik Kollarından gelen Sayın Sarıgül. Diğeri de İstanbul’da başarılı bir il başkanlığı yapmış, milletvekilliği yapmış, Genel Başkan Yardımcılığı yapmış bir arkadaşımız. Her ikisi de çok başarılı. Onun dışında da arkadaşlarımız var İstanbul’da aday olanlar. Bunların hepsini bir masada oturacağız yönetim olarak, örgütümüz olarak bu bayrağı kim bir oy fazla alıyorsa ona teslim edeceğiz.

Ece Üner: Gürsel Tekin aday adaylığını açıklarken Deniz Baykal’a selam gönderdi. Bugün biz bir siyasal figür olduysak burada Sayın Baykal’ın emeğinin ne kadar çok olduğunu biliyorum. Kendisine saygılarımı, selamlarımı göndermek istiyorum dedi. Bunun özel bir anlamı var mı sizce?

Erdoğan Toprak: Sayın Baykal’a hepimiz Genel Başkanlığımızı yaptığı için saygı duyarız. Siyasete gerçekten çok büyük katkıları vardır. Ahdi vefa sanıyorum. Başka bir anlam yüklemek bilmiyorum.

Ece Üner:  Son olarak da şunu soruyum. Bu da merak ediliyor. Yani Sarıgül konusu ismi çok gündemde, çok uzun süredir çok gündemde. Medyayı da çok meşgul ediyor ve en güçlü aday olarak da düşünülüyor. Hakikaten yani AKP’nin karşısında CHP İstanbul’da bir galibiyet elde edecekse bu Sarıgül’le olur çok konuşulan. İşte iş dünyası, medya tarafından da çok dillendirilen bir mesele. Buna rağmen Gürsel Tekin neden aday adayı oldu? CHP tek kişiye mahkum değildir görüntüsü için mi diye çok soruluyor. Sizce neden Gürsel Tekin’in aday adaylığı sözkonusu?

Erdoğan Toprak: Bence insanların bu tip görevlere aday olmasına ambargo koymamak lazım. Bu Cumhuriyet Halk Partisinin zenginliği. Diğer partilerde perde arkasından adaylıklar söyleniyor. Ama bizde her şey ortada ve açıkça halkın önünde cereyan ediyor. Diğer partiler gibi böyle ikircikli, arka odalarda konuşmuyoruz biz. Cumhuriyet Halk Partisinin iki değerli isminin İstanbul’a aday olması çok güzel bir şeydir. Bizim için önemli olan Cumhuriyet Halk Partisi felsefesinin İstanbul’da hakim olması. İstanbul kötü yönetiliyor. İstanbul’da trafik keşmekeşi var. İstanbul’da konut rezaleti var. İstanbul’da plansızlık var. İstanbul’u çözmemiz lazım. İstanbul bir dünya şehri. Dünya şehrine yakışır şekilde yönetilmesi lazım. Bizim için birinci öncelik bu. Biz İstanbul’u nasıl tekrar dünya şehri noktasına getiririz buna bakmamız lazım. Tekrar İstanbul’u nasıl meydanlara kavuşturabiliriz. İstanbul’da raylı sistemi nasıl hızla İstanbul’un dörtbir yanına götürürüz, bu trafik keşmekeşini ortadan kaldırırız. Bizim için önemli olan bence bu.

Adaylarımızın çok olması. Bu kötü bir şey değil. Bu iyi bir şey. Yani demek ki bu kadar Cumhuriyet Halk Partisinde yetişmiş kadrolar var. Evet Sayın Sarıgül çok güçlü bir aday takdir ediyorum. Ama Sayın Gürsel Tekin’de çok güçlü bir aday. Bunların ikisinin bir görev için yarışmış olması bizim zenginliğimiz olarak görüyorum. Şunu da söylemek istiyorum. Bizim parti teşkilatlarımıza bu tip adaylarımızı soracağız. Bugün 25 ilçeye yakın İstanbul’da örgütün eğilimi alınacak. Yani 39 ilçenin 25 tanesinde örgüt eğilimi alınacak. Cumhuriyet Halk Partisi eğer sokakta başarı elde etmek istiyorsak kendi örgütüne başvuracak. Bununla da yetinmeyeceğiz halka soracağız, anket yapacağız. Halk hangi adayımızı isterse onunla bu yarışa gireceğiz. "

 

DHA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler