YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kılıçdaroğlu en başından beri mezhepçilik yapıyor!
Eski CHP Milletvekili İhsan Özkes, CHP liderinin en başından beri mezhepçi davrandığını 2010 yılında Kılıçdaroğlu’nun ilk kez genel başkan seçildiği kurultaydan birkaç gün sonra, Çorum’a yaptıkları ziyarette anladığını belirtti.
Kılıçdaroğlu en başından beri mezhepçilik yapıyor!
25 Ocak 2016 / 11:10 Güncelleme: 25 Ocak 2016 / 11:40

Cumhuriyet Halk Partisi’nin çok konuşulan, 35. Olağan Kurultayı’nı, Star.com.tr olarak kendi tabiriyle CHP’nin genetik kodlarını bilen birkaç kişiden biri olduğunu söyleyen yakın dönemde partiden istifa eden eski İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’e sorduk.

CHP kurultayını derinlemesine analiz eden Özkes, kurultayda yapılan oylamada yeterli oyu alamayıp Parti Meclis’i dışında kalan Gürsel Tekin gibi partinin ağır toplarının aslında Kılıçdaroğlu’nun ayak oyunlarıyla ekarte edildiklerini Star.com.tr’ye açıkladı.

İhsan Özkes CHP’de oluşan yeni Parti Meclisi’yle birlikte partinin Aleviler tarafından ele geçirildiği iddiasıyla ilgili olarak da, “Bunu ilk kez Star.com.tr’ye açıklıyorum” dediği bir anısını paylaştı.

CHP MEZHEPÇİ DAVRANIYOR

Özkes, CHP liderinin en başından beri mezhepçi davrandığını 2010 yılında Kılıçdaroğlu’nun ilk kez genel başkan seçildiği kurultaydan birkaç gün sonra, Çorum’a yaptıkları ziyarette anladığını belirtti.

Özkes, Çorum’a yaptıkları ziyarette Kılıçdaroğlu’nun Çorum’un nüfusunun büyük çoğunluğunu oluşturan Sünni vatandaşların oturduğu kesime uğramamak için yolu uzatarak konvoyla birlikte direkt Alevi mahallesine gittiğini ve dönüş yolunda da aynı güzergahı takip ettiğini açıkladı.

Özkes, “Ben Kılıçdaroğlu’nun o dönemde toplumun büyük bir kesiminin sempatisini yakaladığını biliyordum fakat, Çorum’a yaptığı ziyaretteki ayrımcı tutumu ben de şok etkisi yarattı” dedi. Özkes bugünkü parti yapısının da bunu perçinlediğini belirtti.

Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik hakaretlerine ağır eleştiri getiren Özkes, CHP liderinin proje üretemediği ve halkın sorunlarına çözüm bulamadığı için kolay olanı yaparak seçilmiş Cumhurbaşkanı’na saldırdığını belirterek, “Kılıçdaroğlu ahlaktan bahsedecek en son kişidir” dedi.

Özkes ayrıca, CHP ile ilgili bomba bir tespitte bulunarak, partinin birkaç yıl içinde bölünebileceğini ileri sürdü.

Özkes, “Bu kurultayda eğer Kılıçdaroğlu seçilmeseydi, parti çok kısa bir sürede bölünebilirdi, fakat Kılıçdaroğlu’nun yeniden seçilmesi bu süreci uzattı” diye konuştu.

2 yıl sonra yapılacak yeni kurultay öncesinde parti içinde çok önemli kırılmalar yaşanacağını belirten Özkes, “Ben bu süre zarfında CHP’de bir bölünme yaşanma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyorum” dedi.

İşte Özkes’in sorularımıza verdiği çarpıcı yanıtlar:

GÜRSEL TEKİN'İ KILIÇDAROĞLU SEÇTİRMEDİ

 

Son yapılan kurultayda Kılıçdaroğlu'nun Parti Meclisi listesi delegelerden çok büyük bir çizik yedi. Gürsel Tekin gibi partinin ikinci ismi Atilla Taş gibi bir popçunun gerisinde kaldı ve PM'ye giremedi. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki şu anki yapılanmada Kemal Kılıçdaroğlu'nun etkili olduğunu biliyorum. Ancak tek başına etkili değil. Bu etki gücünü paylaştığı gruplar ve kişiler var. Ben Kılıçdaroğlu'nun listesinin delinmesi işinin danışıklı dövüş olduğunu biliyorum. Çünkü Kılıçdaroğlu'nun kulağı çok derindir. Nerede ne hareket olduğunu, kimin kimle hareket ettiğini bildiğini biliyorum, hatta görüştüğünü biliyorum.

Kılıçdaroğlu'nun listesi elbette olmuştur. O listenin delineceğini de elbette biliyordu. Bir önceki Parti Meclisi seçiminde de benim en yüksek oyu aldığım kurultayda listesi delinmişti, fakat bu kadar olmamıştı. 104 kişilik bir liste çıkardı ve "ben sizi listeye yazdım" diyerek onların gönlünü aldı. Fakat liste delinip başkaları gelince de onları kucakladı. Bu aslında danışıklı dövüş. 'Ne yapayım ben liste verdim ama, böyle bir tablo çıktı' diyerek oyun oynuyor. Çünkü delege yapısının şekillendirilmesinden kaynaklanan bir durum.

KILIÇDAROĞLU EN BAŞINDAN BERİ MEZHEPÇİLİK YAPIYORDU

İlke defa burada anlatacağım bir anımdan bahsedeyim size. 2010 yılında kurultayda Kılıçdaroğlu büyük bir rüzgarla, bu kaset olayından sonra genel başkan seçildi. Ben de parti meclisi üyesi seçildim.

Kurultaydan sonraki ilk hafta Çorum'a bir gezi düzenlendi. Ankara'dan otobüsle Çorum'a gidiyoruz. Otobüste Kılıçdaroğlu var, Önder Sav var. Partinin bütün ileri gelenleri var. Çorumlu olduğum için ben de aralarında bulunuyorum tabi... Çorum'da 12 Eylül döneminde, 'Çorum ve Kahramanmaraş olayları'ndan sonra oluşan bir durum gelişti. Çorum'da malesef öyle bir yapı ortaya çıktı ki, Alevi kardeşlerimiz şehrin bir tarafında toplandı, Sünniler bir tarafta yerleşti. Hatta oraya 'Yeşil kuşak' derler. Alevi kardeşlerimizin oturduğu yere Milönü derler.

Çorum'a gidiş sebebimiz Çorum halkına bir merhaba demek, hem de Çorum'un Dedesli Ovası diye bir Türkmen köyünün etkinliğine katılmak. Aslında Kılıçdaroğlu'nun Çorum'daki yapıyı bilmemesi mümkün değil, çünkü damadı da Çorumlu. Çorum'a Ankara'dan gitmemize rağmen yakın olan taraftan değil, yolu uzatarak Samsun tarafından giriş yaptık. Yani Milönü'ne Alevilerin olduğu tarafa direkt giriş yaptık. 2-3 saat oradan çıkamadık.

Oradan yine aynı yolu kullanıp Dedesli Ovası'na girdik. Halbuki Kılıçdaroğlu o dönem öyle bir hava yakalamıştı ki, Sünni kesimde de kendisine karşı bir beklenti oluşmuştu. Birçok isim beni aradı, "Neden Sünnilerin olduğu taraftan da geçmediniz, Kılıçdaroğlu'nu görmeyi çok isterdik" dediler. Tabi Dedesli Ovası'na gittiğimiz yer de Alevi yerleşimiydi.

Daha sonra ben bir görüşmemde 'Sayın Genel Başkanım siz ne yaptınız? Çorum'a giriyorsunuz, ama kentin tamamını kucaklamıyorunuz" dedim. O dönem Çorum'da 5 milletvekili vardı 4'ünü AK Parti alıyor, 1'ini CHP alıyor. CHP, Çorum'a ziyarete gidiyor ama, Sünnilerin olduğu tarafa geçmiyor ve buna "Çorum ziyareti" diyorlar. Şimdi siz bu kafayla, bu mantıkla Allah aşkına ne yapabilirsiniz? Ben böyle bir siyaset olmaz diye kendisini uyardım.

Malesef bu kafa hala CHP'de hakim. İnanın bunları konuşurken utanıyorum. Sultanbeyli gibi muhafazakar bir yerde ilçe başkanlığı için mezhepçilik olursa, hele Üsküdar'da ikamet ettiğim yerde yaşadıklarımı ben bilirim.

İKİ YIL SONRA CHP BÖLÜNECEK

CHP'de bir bölünme olacak iddiaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

19 Kasım 2015'te seçimlerden iki hafta sonra attığım tweetimde 5. parti CHP'nin içinden çıkar demiştim. Eğer bu kurultayda Kılıçdaroğlu seçilmeseydi, parti çok çabuk bölünürdü. Kılıçdaroğlu seçildiği için ve partinin şu anki hakim görüşü onun çizgisinde olması nedeniyle CHP içinde yakın zamanda bir bölünme bekemiyorum. Şu an CHP içinde bir mutlu kesim var ve bunlar istikrarın bozulmaması için tekrar Kılıçdaroğlu'nu seçtirdiler. Bu mutlu kesim, şu an belediyelerden gelen rantları yiyen grup.

Bir de bu pastadan pay alamayan bir kesim var ve bunlar şu anda çok mutsuz, ama yakın zamanda onların parti içinde bir bölünmeye yelteneceklerini düşünmüyorum.

Fakat bir daha ki seçimlere 4 yıl var ve Kılıçdaroğlu'nun görev süresinin sona ereceği 2 yıl sonra yapılacak kurultay tarihine yakın bir dönemde parti içinde ciddi bir kırılma bekliyorum. Bunun bölünme ile sonuçlanma ihtimali çok yüksek.

 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler