YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kılıçdaroğlu daha da güçelenecek
A&G Araştırma şirketinin sahibi Adil Gür CHP ve Kılıçdaroğlu ile ilgili Akşam gazetesine kritik saptamalarda bulundu... Gür'e göre süreç Kılıçdaroğlu'nun lehine işliyor... Ama CHP'nin atması gereken çoka adım var...
Kılıçdaroğlu daha da güçelenecek
27 Şubat 2012 / 12:42 Güncelleme: 27 Şubat 2012 / 12:26

Satır arası...CHP'nin dün ve bugün yaptığı kurultaylar, her ne kadar tüzük ve demokratikleşme kurultayları olarak görülse de partinin Türkiye siyasetinde kendisini konumlayacağı yer açısından oldukça tarihi öneme sahip. Dün sözlerine yer verdiğimiz CHP'nin eski genel başkanlarından, tecrübeli siyasetçi Altan Öymen CHP'yi kapağı açılmakta olan düdüklü tencereye benzetmişti. Muhaliflerin kurultayının toplanacağı bugün belki de tencerenin patlayarak mı, patlamadan mı açıldığını anlayacağız. Partiden kopmalar olur mu, yeni bir parti doğar mı gibi soruların yanıtları biraz bugün yaşanacaklara da bağlı. Tüm bunları zaman zaman CHP için de kamuoyu araştırmaları yapan A&G Araştırma Şirketi'nin sahibi Adil Gür ile konuştuk. Gür, Türkiye seçmeninin profilini son derece iyi bilen ve çarpıcı siyasi analizleriyle tanınan bir isim.

CHP'de bugün yapılacak muhaliflerin kurultayı öncesinde Adil Gür'den seçmen analizi: Eski sağın kalelerinde CHP, eski solun kalelerinde de AK Parti iktidardır. CHP seçmeni sol değil. Türkiye'de ideolojik değil, ekonomik kutuplaşma var. CHP'nin iktidara gelebilmesi için tuzu kurulardan oy alan bir partiden, sosyal demokrat bir partiye dönüşmesi gerekiyor'

Şenay YILDIZ / senay.yildiz@aksam.com.tr
Araştırmacı Adil Gür seçmen profili üzerinden CHP'yi AKŞAM'a analiz etti.                             

- CHP'de Baykal'ın gidişi, Kılıçdaroğlu'nun gelişi, Sav'ın çıkışları  gibi pek gibi çok çalkantılı süreç yaşanıyor. Siz bunları nasıl okuyorsunuz?
2010 yılındaki kaset skandalından daha önce aslında CHP tabanında bir değişim talebi vardı. Daha sonra Kemal Bey'in isminin zikredilmesiyle beraber toplumda bir heyecan başladı. Aslında toplumu heyecanlandıran Baykal'ın gitmesi veya Kılıçdaroğlu'nun gelmesinden çok CHP'deki bu değişim rüzgarıydı. CHP'nin vizyonunda, söyleminde ve politikalarında bir değişim olacağı algısı nedeniyle partinin oyları bir anda yüzde 30'ların üzerine çıktı.

DEĞİŞİM RÜZGARI BİTTİ 
- Peki, sonra niye azaldı?
Sonra çok kısa süreler içerisinde CHP'de parti yönetimleri değişti. Küçük bazı kongreler, kurultaylar oldu. Kılıçdaroğlu'nun tüzüğün verdiği yetkiye dayanarak MYK üyelerini değiştirmesi, Önder Sav ve ekibinin tasfiyesi derken CHP sık yapılan kurultaylarla hatırlanmaya başladı. Halbuki Türkiye'nin 2010'da yapılan anayasa değişikliği referandumu,   12 Haziran Seçimleri gibi önemli gündem maddeleri vardı. Kemal Bey ve yeni CHP'nin ilk zamanlardaki değişim rüzgarı bugün artık yok. Dilerim ki tüzük kurultayı yelkenleri yeniden dolduracak değişim rüzgarı almalarına vesile olur.  

- ANAR'ın sahibi İbrahim Uslu kendisiyle yaptığımız röportajda 'CHP'nin seçmeninin ideolojik seçmen' olduğunu söyledi. Siz de aynı kanaatte misiniz?
Geçen haftaki röportajınızı okudum, İbrahim Bey'in dediklerini biliyorum. AK Parti'nin hizmetten dolayı oy aldığını ve muhalefet partilerindeki ideolojik seçmen sayısının daha fazla olduğunu ben de araştırmalarında görenlerdenim. Ama CHP'ye oy veren herkesi ideolojik seçmen olarak tarif etmenin de doğru olmadığını düşünüyorum. Elbette, ideolojik oy veren seçmenlerin etkisi var. Ama Türkiye'de sağ sol kavramı zaten eskisi gibi değil. CHP'nin bugün yüksek oranda oy aldığı İstanbul'da Kadıköy, Bakırköy, Beşiktaş... Ankara'da Çankaya ve CHP'nin kalesi dediğimiz Ege, Akdeniz... eskiden solun kaleleri miydi? Hayır. Solun kalelerinde bugün AK Parti, sağın kalelerinde ise CHP iktidardadır. Kadıköy, Beşiktaş, Bakırköy'de eskiden CHP değil; ANAP, DYP gibi merkez sağ partiler güçlüydü.

İDEOLOJİK DEĞİL; EKONOMİK
- Nasıl izah ediyorsunuz bu durumu peki?
Araştırmalarda gördüğüm şey şudur: Türkiye'de ideolojik bir kamplaşmadan daha çok insanların gelir düzeylerine ve eğitim düzeylerine göre ekonomik bir kamplaşma ve kutuplaşma vardır. Bunun nedeni de partilerin politikalarıdır. Bunu, siyasi partilerin oy aldığı yerlere ve seçmen tabanlarına bakarak görmek mümkün. 1980'den önce 'sol' diye kabul edilen, 'sağcıyım' diyen insanların giremediği kurtarılmış mahalleler bugün AK Parti'nin kaleleridir. Ne olmuştur? İnsanlar ibadete, oruca, namaza-niyaza mı başlamıştır? Buradan yola çıkarak Türkiye'de bir ekonomik kamplaşma, kutuplaşma daha fazla hissediliyor. O nedenle 'CHP politikaları eskisi kadar solcu değil' gibi eleştirilerin bir gerçekliği yok. 

- Ne kastediyorsunuz? Biraz açar mısınız?
Refah Partisi ile başlayan ve Fazilet, Saadet Partisi, sonra da AK Parti ile devam edilen söylem ve politikaların başlangıçta hedef kitlesi daha çok orta ve alt gelir ile orta ve alt eğitim gruplarıydı. Onların oylarını aldılar. CHP ise 2000'li yıllarda ANAP ve DYP gibi partilerin tarihi misyonunu tamamlayıp, siyaset mezarlığında yerini almasıyla birlikte kendisini oraya konumlandırmış gibi görünüyor. Yüksek gelirli ve eğitimli insanların anlayabileceği söylemler, politikalar geliştirerek daha çok oralardan oy aldılar. Az sayıda da olsa, elbette ki ideolojik oylar da var. Daha önce ANAP'a, DYP'ye oy veren insanlar kendilerini AK Parti karşıtı hissettiklerinde başka bir alternatif göremedikleri için de CHP'de birleşmiş olabilirler. 

- CHP zaman içinde sağa kaydı  mı peki?
Türkiye'deki seçmenin büyük bir bölümü kendisini 'sağcı', 'solcu' diye tarif etmiyor. O nedenle 'CHP sağa kaydı', 'Bu partinin ekseni kayıyor' gibi söylemlerin parti içerisindeki o malum muhalif çevrelerin dile getirdiği bir söylem olduğunu düşünüyorum. CHP'nin tabanı zaten solcu değil. 

- CHP'nin seçmenini siz nasıl tanımlıyorsunuz?
Yaptığımız araştırmaya göre 12 Haziran seçimlerinde oyunu CHP'ye verenlerin %57'si kendisini sağ-sol skalasında sola koyuyor. Ancak bunların büyük bölümü merkezin hemen soluna yani merkeze yakın, çok küçük bir azınlık ise kendini daha sola koyuyor. CHP seçmeninin  %35 merkezde, %8 ise sağda olduğunu söylüyor. 'CHP sol bir partidir. Sadece solculardan oy alıyor' diyebilmek için Türkiye'de 1970'li yıllardan bu yana devam eden sağ-sol geleneğine ve oy tabanlarına bakmak lazım. CHP'nin oy aldığı dinamikler, taban... Eski solun yerleri değildir, sağ-muhafazakar partilerin yeridir. Sonuç olarak politikalar açısından bakınca CHP, 12 Haziran seçimlerine kadar doğru yoldadır. 

- Neden?
Çünkü 12 Haziran seçimlerine kadar CHP aş, iş, yoksulluk gibi söylemler dile getirmiştir. Ve bu nedenle de yüzde 26 oy almıştır. Son kamuoyu araştırmaları CHP'nin oyunu 12 Haziran'da aldığı oyun daha altında gösteriyor. Çünkü o CHP gitti, farklı bir CHP geldi. 'Türkiye'deki çaresizlerin çaresiz olacağım' CHP'si gitti, ideolojik tartışmaların ortasında bir CHP geldi. Bu da CHP'ye oy kaybettiriyor. CHP ne zaman ideolojik tartışmalara girdi, oy kaybetti.

GERÇEK SOSYAL DEMOKRASİ
- CHP iktidar olmak için ideolojik açıdan rotayı nereye çevirmeli?
Yine araştırmalardan yola çıkarak şunu söyleyebilirim; Türkiye'de toplam seçmenin %18-19'u kendini merkezin solunda görüyor. Bunların yarıdan biraz fazlası 'Tercihim CHP' derken, BDP seçmeni de kendini ağırlıklı olarak solcu diye tarif ediyor. Az oranda da olsa AK Parti'ye - MHP'ye oy veren ve kendini solda gören seçmenler de var. Özetle toplam pazarın %18-19, hadi hata payı ile birlikte azami %20 olduğunu varsaydığımız, bir kitlenin oyuna talip bir parti nasıl iktidar olabilir? Kaldı ki kendini solda görenlerin  bir bölümü CHP seçmeni bile değil! Bu nedenle CHP rotasını daha sola kaydıran bir parti değil, AB standartlarında gerçek bir sosyal demokrat parti olmalıdır.

Kurultaylar sonrasında Kılıçdaroğlu güçlenecek
- Sizin kurultaylardan beklentiniz nedir?
Araştırmalarıma göre çok net olarak söyleyebilirim ki, pek çok yanlışına rağmen Kemal Kılıçdaroğlu partisinin oylarına kıyasla halen daha popüler. Herkes çok iyi biliyor ki Baykal ve Önder Sav'ın delegeleriyle son CHP kurultayı yapılıyor. Haziranda genel başkan seçimli bir kurultay olacaksa, bu yeni delegelerle yapılacak ve Kılıçdaroğlu daha da güçlenmiş olacak.
Kılıçdaroğlu ve ekibinin kantara çıkıp tartılacağı ilk seçim 2014 yerel seçimlerdir. Eğer Kılıçdaroğlu ve CHP yönetimi partiyi daha ileriye götürürse, arkasındaki rüzgar artarak devam edecektir. Ama kantarda zayıfladığı görüldüğü an değiştirilmeye çalışılacaktır.   

- Muhaliflerin kurultayı nasıl olacak sizce?
Pazar günü yeni tüzük değişikliği yapıldıktan sonra, pazartesi günü aç-kapa şeklinde, yani kağıt üzerinde bir kurultay bekliyorum. Dileriz buradan daha demokratik bir CHP doğar. Ama doğması yetmez. Ondan sonra da yeni CHP'ye uygun politikalar geliştirilmesi gerekiyor. Yoksa bir siyasi partide MYK üyelerini dört kez değiştirerek veya başka birtakım değişiklikler yaparak o partinin oyu artmaz. İyi işlemeyen bir mağazada patron değişse de zarar devam eder çünkü. Mağazanın karlı olabilmesi için işletme mantığının da, vitrininin de, tezgahtarlarının da, satış ve halkla ilişkiler politikasının da değiştirilmesi lazım. CHP o zaman başarılı olur. 

- CHP'nin kemikleşmiş ulusalcı kitlesi ne oranda?
Bakın kemikleşmiş CHP kitlesi yüzde 20-23 civarında. Son araştırmalara göre yüzde 28 deniliyor ve bunların daha ulusalcı, Atatürkçü, laik hassasiyetleri olan bir seçmen kitlesi olduğu söyleniyor. Ben buna katılmıyorum. Elbette ki CHP içerisinde bu kitleler var. Ama tamamı böyle değil. CHP oy verenlerin tümü 'Türkiye'de bir şeriat tehlikesi var', 'laiklik ve rejim elden gidiyor' kaygısıyla hareket eden insanlar değil. 

- CHP Genel Merkezi'nde de böyle bir algı var ki Kürt meselesinde çok ürkek davrandılar o kitleyi kaybetmemek için, değil mi?
CHP bir şeye karar vermelidir bana göre. Parti içinde herkesi memnun edeceği, herkesi kucaklayacağı mantığı ve yönetim anlayışıyla değişim olmaz. Olamaz! Değişim radikal olur. Bu değişim sancılı olur. Bu değişim süresi içerisinde ayrılanlar, kopanlar, ayrı parti kuranlar olabilir. 

- Kurultaylardan sonra CHP'nin bölünmesi ve ayrı bir parti kurulması tezlerine nasıl bakıyorsunuz?
CHP gerçekten Batılı anlamda bir sosyal demokrat parti olacaksa bu ülkede dindarların da, Kürtlerin de, Alevilerin de tamamının özgürlüklerini savunan bir parti olmalıdır. Ekonomik birtakım söylemlerin yanında bunları yaparken elbette ki birilerini rahatsız edecektir. Çok doğaldır, kopuşlar mutlaka olacaktır. Bir lider ve parti yönetimi gerçekten böyle bir değişim istiyorsa bunu göze almalıdır zaten. Ama Meclis'teki milletvekillerinin neredeyse yüzde yüzüne yakını yeni yönetim tarafından belirlenmiş isimler. Dolayısıyla Meclis grubunda ciddi bir bölünmenin asla olamayacağını düşünüyorum. 'Tabanda bölünme olur mu?' sorusu daha önemli. 

- Olur mu?
CHP şayet dindarların, Kürtlerin, Alevilerin haklarını daha yüksek sesle savunan bir sosyal demokrat parti haline gelirse, bundan rahatsız olan birtakım insanlar parti kurabilir. Bu çok doğaldır ama ben CHP'nin ana gövdesinden çok fazla bir şey götüreceğini sanmıyorum. Çünkü kamuoyundaki algının aksine tabanda böyle düşünen seçmenin çok fazla olduğunu zannetmiyorum.

Tuzu kurulardan oy alıyorlar
- Seçmen profili açısından bakınca, CHP sosyal demokrat bir parti mi?
CHP sosyal demokrat iddiasında olan ama bir türlü olamayan bir parti. Dünyanın her tarafında sosyal demokrat partiler yoksullardan, işsizlerden oy alır. Türkiye'deyse CHP tuzu kurulardan oy alıyor. CHP'nin iktidara gelebilmesi için tuzu kurulardan oy alan bir partiden, sosyal demokrat bir partiye dönüşmesi gerekiyor. Bunu sağlayamazsa Önder, Deniz Bey gider başka muhalifler çıkar. CHP ne zaman ki parti içindeki farklı görüşlere tahammül ederse sosyal demokrat bir parti olur. CHP'de bir parti disiplinsizliği var.

DİSİPLİN EKSİK
- Parti için disiplin biraz karizma da gerektiriyor. Sizce Kemal Bey bu anlamda karizmatik bir lider mi?
Türkiye'de karizmatik lider denince kimi hatırlıyoruz? Başbakan Erdoğan'ı. Delikanlı, masaya yumruğunu vuran, sert, karizmatik bir lider. Hakikaten doğru. Kasımpaşalı tavrı ona yakışmaktadır ve onun tarzıdır. Şimdi Kemal Bey'den de böyle bir liderlik beklenmektedir. Halbuki Kılıçdaroğlu kamuoyunda tanınmaya başlandığında 'sakin, beyefendi, bin düşünüp bir konuşan' şeklinde bir imajı vardı. Onun karizması da oydu. Yani 'sakin güç'. Ne zaman ki seçim sürecinden sonra Kemal Bey daha karizmatik olmak için 'astığım astık, kestiğim kestik'söylemlere geçti, işler değişti. Bu CHP'ye ve Kemal Bey'e zarar veriyor. CHP içerisinde bir disiplinsizlik varsa onun için bağırmaya çağırmaya, masaya vurmaya gerek yok. Sadece o disiplinsizliğe neden olan olayları kamuoyu önünde konuşmak yerine önce parti içinde konuşmak gerek. (Akşam)

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler