YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Karayalçın hangi konuya girmek istemedi?
Karayalçın hangi konuya girmek istemedi?
Karayalçın hangi konuya girmek istemedi?
18 Şubat 2009 / 12:38 Güncelleme: 00 0000 / 00:00

Görüş Farkı Seçim 2009 programının dün akşamki konuğu CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Karayalçın’dı. Karayalçın, program yapımcı ve sunucusu Ömer Şahin’in yanı sıra Hürriyet Gazetesi yazarı Şükrü Küçükşahin ve Taraf Gazetesi Ankara Temsilcisi İsmet Demirdöğen’in sorularını cevapladı.  İşte programda dikkat çeken bazı bölümler:


Turgut Altınok’un adaylıktan çekilmesi…


Ömer Şahin: Sıcak gelişmeyle başlayalım isterseniz. Turgut Altınok’un adaylıktan çekilmesi var. Bu Ankara’daki dengeleri nasıl etkiler? Örneğin sizin için lehte mi oldu, aleyhte mi?


Murat Karayalçın: Siyasi olarak değerlendirdiğimizde Turgut Altınok’un adaylıktan çekilmesinin ya da çekilmek zorunda kalmasının AKP için ciddi bir sorun yaratacağını Keçiören’de düşünüyorum. Turgut Altınok beğenilen bir belediye başkanı olarak değerlendiriliyor. Ortalama böyle bir değerlendirme Turgut Altınok için dile getiriliyor. O nedenle AKP için bir sorun olacaktır. Ankara geneline bu ne ölçüde yansıyacak, onu tam olarak kestiremiyorum. Ama en azından bizim için bir olumsuzluk olmadığını biliyorum.


CHP’nin Kur’an kursları ve çarşaf açılımı…
 
Ömer Şahin: CHP’nin bir açılımı var, son bir iki aydır tartışıyoruz. Bu çarşaf açılımıdır, Kur’an kursu açılımıdır… Ama sizin genel başkanlığını yaptığınız SHP böyle bir açılımı din istismarı olarak değerlendirdi. O zaman bir uyumsuzluk mu söz konusu bu noktada?


Murat Karayalçın: SHP’nin yeni bir yönetimi var ve bu yönetim böyle bir değerlendirmeyi tercih etmiş olabilir. Ben siyasetin toplumsal kimlikler üzerinden yapılmasını yanlış bulan bir siyasetçiyim. Yıllar yılı bu böyle oldu. İnsanlarımızın etnik kökenleri, insanlarımızın inançları, insanlarımızın giyinme ya da örtünme tercihleri hep siyasi malzeme konusu, siyasi tartışma konusu yapıldı. Ben bunun yerine siyasetin toplumsal sorunlar üzerinden yapılmasını gerekli görüyorum. Toplumsal kimlikler üzerinden değil, toplumsal sorunlar üzerinden yapılan bir siyasetin Türkiye için daha yararlı sonuçlar vereciğine inanıyorum. O nedenle bu açılım sözcüğüne ve tek tek çarşaf, Kur’an kursu ayrıntılı örneklere girmek yerine ben CHP’nin sonuçta inanç konusunda daha farklı bir anlayışı ortaya koyduğu izlenimini veren yaklaşımını da, AK Parti’nin Alevilik konusunda daha farklı bir anlayışı benimseyeceği izlenimini veren yaklaşımını da olumlu buluyorum. Çünkü buradan hareketle sonuçta siyaset, siyasi partiler, iktidar partisiyle ana muhalefet partisi kimlikler üzerinden siyaset yapmaktan toplumsal sorunlar üzerinden siyaset yapmaya doğru bir ya da birkaç adım atmış oluyorlar. Ben bunu olumlu karşılıyorum. Ama tek tek rozet takılması, çarşaf kullanılması, bunun içten olup olmaması gibi sorunlara girmeyi gerekli görmüyorum.


Encümen-i Daniş tartışması…


Ömer Şahin: Efendim rozet demişken yakanızdaki rozet nedir? Encümen-i daniş rozeti mi?
Aslında ne olduğunu biliyorum ama espri yaptım?


Murat Karayalçın: Valla bir karar verseler iyi olur?


Ömer Şahin: Atatürkçü Düşünce Derneği rozeti değil mi?


Murat Karayalçın: Evet, yani bir karar verilmesinde yarar var diye düşünüyorum. Ben neyle suçlanıyorum, yani bir tarafta bir suçlama var, öteki tarafta Encümen-i daniş üyesi olmakla suçlanıyorum. Bu suçlamalar da birbiriyle tam olarak örtüşmüyor.


Ömer Şahin: Üyesi misiniz?


Murat Karayalçın: Hayır değilim, değilim yani bir çağrı da almadım. Herhangi bir toplantısına da katılmadım. Ayrıca Murat Karayalçın değil, Murat Sökmenoğlu olduğu da biliniyor. Bu da açıklandı ama buna rağmen bir kısım medya bunu sürdürmeye devam etti. 


“Deli Ergenekon” ifadesi…
 
Ömer Şahin
: “Deli Ergenekon” diye bir cümleniz yansıdı medyaya. Yani “Ak Parti tekrar gelirse deli Ergenekon olur.” Neyi kastettiniz orada?


Murat Karayalçın: Ben böyle bir ifade kullanmadım. Ergenekon’un delisi olur mu Ömer bey, akıllısı mı var ki delisi olsun. Böyle bir ifadeyi bir siyasetçi olarak kullanmamın bir anlamı olabilir mi? Evet, böyle bir görüşme oldu. O görüşmemiz de bir sohbet toplantısıydı. Bir program sonrasında hep birlikte kahvaltı ediyorduk ve Türkiye’nin siyasi meselelerini birbirimize ifade ediyorduk. Ben şunu söyledim, Türkiye çok ciddi iktisadi bunalım içerisinde, Türkiye’nin yönetimi bana göre acz içinde, buna rağmen bu seçimde AKP bir başarı elde ederse o zaman Türkiye’de demokrasinin işlerliği açısından ciddi kaygılar ortaya çıkacaktır, dedim. “Deli Ergenekon” gibi bir ifade kullanmadım. 
(Habere hazırlayan: Zeynep Zelan)

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler