YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
''Kararlarınız bizi bağlamaz''
Başbakan Erdoğan, sözde Ermeni soykırımını kabul eden ülkelere sert tepki gösterdi.
''Kararlarınız bizi bağlamaz''
31 Mart 2010 / 22:20 Güncelleme: 31 Mart 2010 / 22:29

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 1915 olayları ile ilgili bütün arşivlerini açtığını, varsa diğer ülkelerin de arşivlerini açmaları gerektiğini belirterek, "Yok, hayır 'biz sadece lobileri dinleyip karar vereceğiz, her yıl da bunu tekrar edeceğiz' diyorsanız, kusura bakmayın sizin kararlarınız bizi bağlamıyor. Türkiye, oldubittiyle, baskıyla, diplomasiyi hakkaniyetten uzak karambollere sürükleyerek uzaktan idare edebileceğiniz bir ülke değil" dedi.

Başbakan Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasında, tarihin milletlere çok şey öğrettiğini belirterek, geçmişte yaşananlardan alınacak derslerin geleceğin doğru temeller üzerinde inşa edilmesine büyük katkılar sağladığını kaydetti. Erdoğan, "Ancak tarihe doğru bakmak, geçmişi hakkıyla değerlendirmek, bunu yapacak ehliyete sahip olmak da çok önemlidir. Tarihi bir kere politikanın malzemesi haline getirirseniz, hakikate bir daha ulaşamayabilirsiniz. Türkiye, öteden beri tarihin tarihçilere bırakılması gerektiğini, meselelerin hallinde tarihe düşen hakemlik konumunun özenle korunmasını savunan bir ülke olmuştur" dedi.  

Hükümetin bu gerçekten hareketle ilk günden beri ilkeli ve kararlı bir stratejik plan çerçevesinde hareket ettiğini kaydeden Erdoğan, "Tarihi gerçeklerin ortaya çıkarılmasının gereğine sonuna kadar inanıyor ancak bunun objektif bir zeminde, işin erbabınca ve somut deliller ışığında gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz" diye konuştu.

Türkiye'nin ne yakın ne uzak geçmişinde komplekse kapılmasını gerektirecek bir durum bulunmadığına inançlarının tam olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: 

"Bu nedenle tarihin adil hakemliğine herkesten çok ülke olarak biz açığız. Geçmişte yaşanıp da karanlıkta kalan ne varsa aydınlansın, herkes elindeki delilleri masaya koysun, herkes eteğindekini döksün, tarihçiler bu malzemeyi objektif biçimde değerlendirerek durumu açıklığa kavuştursun diyoruz. Bu tabloya engel teşkil edecek hiçbir ön şart da ortaya koymuyoruz. Aksine bütün bu çalışmalara zemin hazırlayacak diyalog zeminini oluşturmak için ilk adımları da biz atıyoruz. Buna karşılık maalesef, üçüncü ülkelerde yürütülen birtakım lobi faaliyetleri neticesinde her yıl pişirilen bu temcit pilavı yeniden önümüze getiriliyor. Bu tablonun ne diplomatik nezaketle, ne hakkaniyetle, ne adaletle bağdaşır bir yanı yoktur. Bakınız yüzyıla, yakın bir zaman önce yaşanmış, tahkike, incelemeye, belgelendirilmeye muhtaç olaylardan söz ediyoruz. Ne ABD'nin, ne İsveç'in yüzyıla yakın zaman önce cereyan etmiş bu olaylarla doğrudan bir ilgisi var. Ortada olayı delilleriyle açıklığa kavuşturan, yetkin ve objektif bir bilimsel çalışma var mı? O da yok. Peki, neye göre karar veriyor bu insanlar? Kendilerinin ya da partilerinin iç ya da dış politika menfaatlerine göre. ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde karar tek oy farkla Türkiye aleyhine çıkıyor. Yani bir tek üyenin oyu bir ülkeyi, daha da önemlisi bütün nesilleriyle koskoca bir milleti yargılamaya kalkışıyor. Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir şey kabul edilebilir mi? Bunu ne hakla yapıyorsunuz, neye dayanarak koskoca bir millete kara çalıyorsunuz? Buna ne hakkınız var? Mesele tarihi bir meselenin açıklığa kavuşması ise biz bütün imkanlarımızla bu işte varız. Gelsinler tarihçiler ortak bir zeminde her türlü vesikayı masaya yatırsınlar, objektif biçimde meseleyi tartışsınlar, hakkıyla değerlendirsinler, çıkan karara da hepimiz saygı gösterelim." 

Türkiye'nin bütün arşivlerini açtığını belirten ve varsa diğer ülkelerin de arşivlerini açmalarını isteyen Erdoğan, "Yok, hayır 'biz sadece lobileri dinleyip karar vereceğiz, her yıl da bunu tekrar edeceğiz' diyorsanız, kusura bakmayın sizin kararlarınız bizi bağlamıyor. Türkiye, oldubittiyle, baskıyla, diplomasiyi hakkaniyetten uzak karambollere sürükleyerek uzaktan idare edebileceğiniz bir ülke değil. Bu tür ciddiyetsiz girişimlere alet olarak sizler, ancak ülkelerinizi ve çatısı altında bulunduğunuz kurumları tartışmalı hale getiriyorsunuz, Türkiye'yi değil. Sizler bu olayın tarafı değilsiniz, eğer bu olayın tarafı varsa Ermenistan'dır, Türkiye'dir. Bugün bütün parlamentoların, bütün politikacıların öncelikli görevi günümüzün kanayan yaralarına acilen çare aramaktır" diye konuştu.  

  "YAŞANAN GERİLİM DİYALOĞA HİZMET ETMİYOR

Türkiye'nin çevresindeki bütün ülkelerle sıcak bağlar geliştirmek arzusunda olduğunu belirten Erdoğan, "Suriye de bizim yakın zamana kadar sıkıntılar yaşadığımız bir komşumuzdu, bugün hamdolsun çok güzel bir yakınlaşma içindeyiz. Keza Yunanistan'la, Irak'la, İran'la, Gürcistan'la ve diğer komşularımızla da daha önce olmadığı kadar iyi bir komşuluk yürütüyoruz. Ermenistan'la da bu yakınlaşmanın sağlanması mümkündür, bu konuda bizim bir önyargımız yok. Ancak üçüncü ülkelerin meseleye bu şekilde dahil olmaları bu yolda da bir engel teşkil ediyor. Yaşanan gerilimler diyaloğa hizmet etmiyor. Herkesin sağduyu içinde, nezaketle ve karşısındakinin hakkını koruyarak hareket etmesi lazım. Daha da önemlisi bu meselenin gerçek taraflarına, tarihi aydınlatma işinin de tarihçilere bırakılması lazım. Türkiye bu hakkaniyet zemininde meselelerin halli için gayret göstermeye her zaman hazırdır" dedi. İHA
 

SÖZDE ERMENİ SOYKURUMU YALAN İFTİRE
 // FARUK YILDIRIM
sözde ermeni soykurumu diye bir şey yoktur ermeniler asıl türkleri ve azerbaycenlileri zamanında onlar ketletmiştir tarih bunu gösterir sayın başbakanımız tarihi gerçeklri uzman tarihçileri getirip tüm dünya devletlerine kanıtlarla balgalasın bu soykurum yalanını biz ve azerbaycen kabul etmiyoruz diyer devletler kabul ediyor başbakan bu sorunu halletmeli gerekeni yapmalı ermenisten başbakanı türkiyeyi istemiyor ve düşmanlık sergiliyor israilde acımasız ve insanları ...
14 Nisan 2010 01:43
SEN ÜLKEMİZE İYİ BAK GERİSİ ANGARYA !
 // VATANDAŞ
Sn.Başbakanımız ülkemiz 7.5 yıldır toparlanmaya başlayınca menfaatleri ellerinden tamamen gidecek olan devlet destekli lobi faaliyetleri ile aceba sindire bilir miyizin peşindeler.Gereken diplomatik cevap ve tavırlar şu ana kadar olması gereken kadar oldu,iddia isbat ister bu yoksa kendileri küçülür biz büyümeye devam edelim.Ecdadımız hesabını veremeyeceği işi yapmamıştır bizde ona layık bir nesil olalım gerisi " ....
01 Nisan 2010 08:50
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler