YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Kabe'yi yıkmaktan daha kötü'
Erdoğan: İnsan gönlünü yıkmak, Kabe'yi yıkmakla bile mukayese edilemez.
'Kabe'yi yıkmaktan daha kötü'
08 Mart 2010 / 16:48 Güncelleme: 08 Mart 2010 / 16:53

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bırakın insanlar nasıl giyiniyorsa giyinsin. Hepsine saygı duyalım, hepsini güvence altına alalım. Çünkü insanı yıkmak, o gönlü yıkmak bambaşka. İleri gidiyorum, o Kabe'yi bile yıkmakla mukayese edilmez'' dedi.

Başbakan Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları tarafından AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen, ''Uluslararası Kadın Hakları Zirvesi''nde bir konuşma yaptı.

AK Parti olarak her alanda ve her konuda ayrımcılığa karşı çıktıklarını vurgulayan Erdoğan, ''Kadın-erkek ayrımcılığına şiddetle karşı çıktık, çıkmaya da devam ediyoruz. Kadın haklarına bir ulufe mantığıyla asla yaklaşmıyor, bizzat kadınları siyasal süreçlerde destekleyerek kendi hak mücadelelerini vermeleri için tüm kapıları ardına kadar açık tutuyoruz'' dedi.

Bugünden geçmişe bakıldığında, AK Parti hareketinin kadınların omuzlarında çok daha büyük güç kazandığını ve bugünlere gelindiğini dile getirdi.

AK Parti iktidarının Anayasa'da değişiklik yaparak kadın-erkek eşitliğini güçlendirdiğini kaydeden Başbakan Erdoğan, Anayasa'nın 10. maddesine ''kadın ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin hayata geçmesini sağlamakla yükümlüdür'' ifadesini koyduklarını ifade etti.

Yeni bir İş Kanunu çıkardıklarını da belirten Erdoğan, iş yerlerinde cinsiyet ayrımcılığını kaldırmaya yönelik güçlü bir adım attıklarını söyledi. Türk Ceza Kanunu'nda değişiklik yaptıklarını ve kadına yönelik şiddeti önlemeye yönelik genelge yayımladıklarını ve bütün bunlarla birlikte kadına yönelik şiddet olaylarının büyük ölçüde önüne geçtiklerini dile getirdi.

Kadınların kendilerini güvende hissedecekleri tesisler oluşturduklarını kaydeden Erdoğan, ''Sığınma evleri deniliyor, ama bunların adını değiştirmemiz lazım. Çünkü bu isim bana hiç hoş gelmiyor. Biz kadını sığıntı olarak görmüyoruz. Onun için de sığınma evi değil, bunlar huzurevi mi olur, çok daha farklı bir isimle onların şanına yakışan bir isimle değiştirilmesini arzu ediyoruz'' diye konuştu.


-''ÇARŞAFA DOLANDILAR''-


Düzenlenen kampanyalarla 350 bine yakın kız öğrencinin okula gitmesini, kadınların da okuma-yazma öğrenmesini sağladıklarını bildiren Erdoğan, ticari hayatta da kadınlara pozitif ayrımcılık sağladıklarını söyledi.

Bu konuda atılan bütün adımlara rağmen sorunlar ve sıkıntılar olduğunu bildiklerini belirten Erdoğan, bunları da aşmak için son derece samimi bir şekilde mücadele veriyoruz.

AK Parti sayesinde bugün il genel meclisi ve belediye meclislerinde görev yapan kadınların sayısında büyük bir artış yaşandığını anlatan Erdoğan, TBMM'de kadın milletvekillerinin sayısında da büyük bir artış yaşandığını ifade etti.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Kadınlarımız artık her alanda daha iş, daha çok emek, daha çok katma değer üretiyorlar. Her alanda daha aktif rol üstleniyorlar.

Yıllarca kadın haklarından bahsedenler, kadın erkek eşitliğinden, kadına yönelik şiddetten bahsedenler işte şu günlerde bir kez daha samimiyet testinden geçiyorlar. En çok anneleri, en çok kadınları etkileyen, onların yüreklerini dağlayan, onların yüreklerini yangın yarine çeviren terör meselesinin çözümünde nasıl engel çıkardıklarını, nasıl yan çizdiklerini ne yazık ki üzüntüyle görüyoruz. O kadar ki Dersim'in annelerinin acısını hafife alacak, 'tabii ki anneler ağlayacak' diyecek kadar duyarlılıklarını, izanlarını kaybettiler.

29 Mart seçimleri öncesinde 'çarşaf açılımı, başörtüsü açılımı' yapıyorlardı. Bugün geldikleri nokta, sokak ortasında çarşafları parçalamak, öfkeyle, nefretle ülkenin bir kesimin geleneksel kıyafetini ayaklar altında çiğnemek oldu.

Yahu dürüst olun, samimi olun. Bir şeyi yaparken dürüstçe yapın. Ama bunlar hiçbir zaman dürüst olmadılar. Akşam yattılar farklı, sabah kalktılar farklı. Biz diyoruz ki, Türkiye'nin tablosu neyse o tabloya saygı duyun. İnsanın şekliyle uğraşmayın. Bırakın, insanlar o kendi şekillerinde devam etsinler. Yanılmıyorsam, bizim gönül dünyasının sultanlarından Yunus Emre'nin güzel bir ifadesi var. Şöyle diyor, 'Dervişlik olaydı tacire hırka, biz dahi alırdık otuza, kırka'. Olay şekil değil, olay bu, gönül bu, olay bu. Bunu değiştirebilir misin? Değiştiremezsin.

Bırakın insanlar nasıl giyiniyorsa giyinsin. Hepsine saygı duyalım, hepsini güvence altına alalım. Çünkü insanı yıkmak, o gönlü yıkmak bambaşka. İleri gidiyorum, o Kabe'yi bile yıkmakla mukayese edilmez. Bu kadar önemli.

Ülkemin her meselesinde olduğu gibi kadın meselesinde de samimiyet yerine istismarı tercih edenler milletin gözü önünde işte gördünüz çarşafa dolandılar. Böyle bir manzara karşısında, böyle bir ilkesizlik ve tutarsızlık karşısında AK Partinin farkı çok daha belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor. Biz her zaman samimiyetle, gönül diliyle konuştuk. Bu sayede milletimizin gönlünü kazandık. Teveccühüne mazhar olduk. Biz kadınlarımız üzerinden değil, kadınlar için siyaset ürettik. Ve o şekilde de yolumuza devam edeceğiz.''


-MİLLİ VE BİRLİK KARDEŞLİK PROJESİ'NE KADIN DESTEĞİ-


Seçim dönemi olmamasına rağmen dün Şanlıurfa'da meydanların dolduğunu belirten Erdoğan, yaptığı konuşmada Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'ne de değindi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

''Hedefimiz Türkiye'deki etnik grupların, inanç gruplarının sorunlarını, bunun yanında ekonomik sorunları, azınlıkların sorunlarının minimize edilmesi, her alanda ayrımcılığın kaldırılması, ülkemizde birliğin beraberliğin ve kardeşliğin daha da pekiştirilmesidir.

Ben, bu süreci başlattığımız ilk günden itibaren bu sürece hanım kardeşlerimizin, özellikle de annelerimizin el koymasını, sürece dahil olmalarını istedim. Biz ülkemizde, annelerin göz yaşı dinsin, anneler, babalar, çocuklar gözyaşı dökmesin, gençler hayatlarını kaybetmesin istedik. Dün ülkemizin güneydoğusunda,Şanlıurfa'da yaşadığım tablo bu. Bölge insanının kan ve gözyaşının dinmesi noktasında nasıl arzulu olduklarını gördük.

Biz artık 8 Martları buruk yaşamak istemiyoruz. Biz artık bayramları buruk yaşamak istemiyoruz. Ülkemizdeki tüm kadınların sürece el koymalarını, yüreklerini ortaya koymalarını ve bu acıların dinmesi için öne çıkmalarını istiyor, arzu ediyoruz.''


-''SESSİZ KALAMAYIZ''-


Başbakan Erdoğan, yaptığı konuşmada bölgesel dayanışma, kaynaşma ve işbirliğinin önemine değinerek, ''Biz Pakistan'ın Afganistan ile küskün kalmasına sessiz kalamayız. İran'a sessiz kalamayız. Biz Irak'a sessiz kalamayız. Biz Ortadoğu'ya sessiz kalamayız. Biz Lübnan'a sessiz kalamayız. Biz Filistin'deki tüm gelişmelere sessiz kalamayız. Elimizden ne geliyorsa bunu yapmak durumundayız'' dedi.

Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından eşi Emine Erdoğan ve zirveye katılan yabancı konuklarla birlikte aile fotoğrafı çektirdi. AA

SİYASETÇİ DÜRÜST VE SAMİMİ OLMALI !
 // VATANDAŞ
Malum bir zamanlar çarşaflılara inandıkları veya inançları için değilde oy uğruna hümanist gözüküp rozet takıyorlardı, gün geldi gerçek yüzlerini bir kez daha sergilediler,çarşaf yırtma ve tepeleme yarışında yine tarihe geçerek birinci oldular.Umarız Sn.Baykal bu seçimlerde emekli olunca 40 yılık siyasi hayatında nasıl yönlendirildiğini,niçin yakasının bir türlü bırakılmadığını bir bir yazacaktır !...
08 Mart 2010 17:20
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler