YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İstismar kapılarını kapatacağız
Başbakan yardımcısı Bülent Arınç, “Bize 30 senedir usanmadık sözleri söylüyorlar. Şurayı bombalayın, şu şehri haritadan silin diyor muhalefet. Tuu sana, yazıklar olsun. Kan üzerinden siyaset yapanlara istismar kapılarını kapatacağız.”dedi.
İstismar kapılarını kapatacağız
11 Mayıs 2013 / 09:42 Güncelleme: 11 Mayıs 2013 / 13:31

Siirt Öğretmen evinde onuruna verilen yemekte bir konuşma yapan Devlet bakanı ve Başbakan yardımcısı Bülent Arınç, “9 sene önce konuştuğumuz noktaya geldik; 1978 yılında Rahmetli Şerafettin Elçi, ben kürdüm, Türkiye’de o zaman göre 2 milyon Kürt var dediği için 1980’den sonra 2.5 yıl ceza evinde kaldı.

Kürtçe konuşmak yasak ise, ben kürdüm diyemiyorsa, kendini ifade edemiyorsa, bunu Arap kardeşlerimizde söyleyebilir, onlarında dillerini konuşamamaktan yakınıyorsa, kendilerini ifade edemiyorsa bir tepki meydana gelir.

Allah bizi birbirlerimizle tanışmak ve kaynaşmak için yaratmış, birbirlerimizi öldürmek için değil. Bu bölgelerde sahabeler vardın, Diyarbakır’ın Eğridir ilçesinde 6 Peygamber makamı onardık, bu bölgenin 1 yıl önce İslam’la şereflendiğini görüyoruz, Siirt’inde, Diyarbakır’ın da, Mardin ve Van7ın da esas kimliği Müslüman’dır. İslam’ı ne kadar inkâr ederlerse etsinler Siirt’i de Diyarbakır’ı da ayakta tutan bizim maneviyat önderlerimizdir. Birliğimiz ve beraberliğimizdir.”diye açıklamada bulundu.

Annelerin dili birdir, duası birdir

Başbakan yardımcısı Arınç, “Annelerin dili birdir, duası birdir, adamın çok farklı olması bir şey değildir, kimin evladı ölüyorsa en büyük acı onundur. Kimin evladı ölüyorsa en büyük acı ondan gelir, ağlarsa anam ağlar sözü de zaten oradan gelir, dolayısıyla aynı kıbleye döndüğümüze göre, aynı duaları okuduğumuza göre, aynı ibadeti yaptığımıza göre, bizim aramızda bir farklılık olmaması gerekir.

Aldatılmış, yanıltılmış olabilirsizin, elimize silah almış olabiliriz, birbirlerimizi vurmaya kadar gitmiş olabiliriz, ama bu fitneden kurtulmak için bir çare bulmalıyız. Kim bulacak onu, mevcut partilere bakıyorsunuz daha ne dedikleri belli değil cesaretleri yok, korkuları var. Bu gün ‘A’ diğer siyasi partiler arkasını döndüğü zaman ‘B’ diyorlar, iktidarda gelmedikleri zaman söyledikleri belli değil, iktidara geldikleri zaman da ne yapacaklarını bilmiyorlar. Bu millet bunlara bu yüzden güvenmiyor. Oy vermiyor, iktidara getirmiyor.”şeklinde açıklamada bulundu.

“Bize neye mal olursa olsun, bunun bedelini ödemeye hazırız"

Bu sorunu çözme işinin kendi hükümetlerine kaldığını ifade eden Arınç, şunları söyledi. “Ortada bir sorun var, her gün üç, beş veya 50 canımıza mal oluyor, 30 yıldır kan akıtılıyor, dolayısıyla en güçlü olduğumuz zaman da kararlılık göstermemiz lazım.

İste başbakan’ın baldıran zehir’i olsa da içeceğim, tek başıma da kalsam yürüyeceğim dediği çıkıyor. Bize neye mal olursa olsun bunun bedelini ödemeye hazırız. Peki, ne yaptık; Bir tanesi şudur, bugüne kadar yapılanlar belli, bunu tekrarlamaya gerek yoktur. Ancak İmralı’daki Öcalan ve Öcalan’a bağlı olduklarını iddia eden hem silahlı gruplar, hem kandil, hem de Türkiye’deki belli bir siyasi parti, Öcalan bu süreci başlatırsa belli bir netice alabiliriz diye ortaya çıktılar.

Bizde bunu Mit vasıtasıyla değerlendirdik. Mit gitti görüştü, uzun görüşmeler oldu belki de, ama eskiden yapılan görüşmeleri kast etmiyorum, bizden önceki hükümetler döneminde de gitmişler, konuşmuşlar görüşmüşler, korkmuşlar. 1999’da yakalanınca işte dışarı çıkma kararı verilmiş, baskın yapılmış 500-600 kişi ölmüş, karşılıklı güvensizlikler var.

Öncelikle silahların susması, eylemsizlik kararı, artık hiçbir yerden bombalanmamak, hiçbir yerden intihar saldırısı, hiçbir yerden karakol baskını, caddelerde ve sokaklarda patlayıcı madde tamamen sussun, ikincisi silahlı unsurların dışarı çıksın, Üçüncü silahlar tamamen bırakılsın, Öcalan’ın daha önce dediği gibi silahların susup, siyasetin ve fikirlerin konuştuğu bir noktaya gelebilmek. Buna kim hayır diyebilir, kim karşılayabilir diyebilir. Birinin ayağına bir diken batmasını bile istemeyiz”

“İstismar kapılarını kapatacağız”

Silahların susmasının birilerinin işine gelmediğini belirten Başbakan Yardımcısı Arınç, sözlerini şu şekilde tamamladı, “Nevruzda bizim yıllardan beri duymak istediğimiz mesajlar verildi, silah sussun, şiddet devri bitti, ama bundan rahtsız olanlar var, niye silah, şiddet sussun diyenler oldu. Ne olsun eskisi gibi yine patlamalar yine bombalamalar, yine başka şekilde insanlar mı ölsün, bazı siyasi partilerin tek sermayesi terörü istismar etmek, aktık bu istismar kapılarını kapatacağız.

Bize 30 senedir usanmadık sözleri söylüyorlar. Ne yapacağız peki, şurayı bombalayın, şu şehri haritadan silin diyor muhalefet. Tuu sana, yazıklar olsun. Yani şurada eylem yapılıyor, o eylemcileri kaldıramıyoruz, oraları haritadan silin diyorlar. Biz nelerle mücadele ediyoruz. Bu süreci geceleri uyumadan takip ediyoruz, yeter ki süreci kimse sabote etmesin ve Türkiye bir çözüme gitsin diye uğraşıyoruz.

İnşallah bu çekilme süreci destekler ve ülkemizde insanların birbirini sevdiği geçmişte yaşanan husumetlerin bağışlandığı, kucakların yaşanmalarının sağlandı birlik ve beraberliğin sağlandığı bir ortam sağlanır. Hakkâri’deki kardeşlerim ilk kez güneşi görüyormuş gibi sokaklarda bir birlerini kucaklaşıyorlar, bunlardan neden rahatsız duyuyorsunuz ey filanlar. Filanlar diyorum, çünkü bu geceyi karalamak istemiyorum.”
Devlet bakanı ve Başbakan yardımcısı Veysel karan-i Anma etkinliklerine katıldıktan sonra Siirt’ten ayrılacak.

 

İHA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler