YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İşte AK Parti'nin son oy oranı
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan katıldığı canlı yayında AK Parti'nin son oy oranını açıkladı.Akdoğan AK Parti'nin son oy oranını açıkladı.
İşte AK Parti'nin son oy oranı
21 Mayıs 2015 / 19:57 Güncelleme: 21 Mayıs 2015 / 21:30

"Koalisyon olursa çözüm süreci o gün biter" diyen Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan "Bizim yaptırdığımız anketlere göre seçmenin yüzde 65-70'i koalisyon istemiyor. Yine yüzde 55-60'ı Ak Parti'nin iktidar olacağını düşünüyor. Şu an yüzde 45-46'larda Ak Parti'ye oy verenler görünüyor" dedi.

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, A Haber televizyonunda canlı yayınlanan "Ajans Bugün" programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

HDP zokayı yuttu

Akdoğan, "HDP'nin parti olarak seçime girmesi, barajı HDP'ye geçirme çabaları, bir projedir ve bu HDP'yi de aşan bir projedir. Burada bir kaos planı işliyor. Bir şekilde Türkiye'yi karıştırmak isteyenler, AK Parti'yi devirmek isteyenler bir plan uyguluyorlar. HDP'yi buna mecbur kıldılar. Zorla parti olarak seçime girmelerini sağladılar ve HDP de kendi geleceğini, Çözüm Süreci'nin geleceğini düşünmeden bu zokayı yuttu ve projeyi üstlendi" dedi.

"Çözüm Süreci'nde neredeyiz, bir donma söz konusu mu?" yönündeki bir soru üzerine Akdoğan, Çözüm Süreci'yle ilgili geçtiğimiz haftalarda HDP'den ve Kandil'den çeşitli açıklamalar yapıldığını belirtti.

Birinin "yolun sonuna gelindiğini", diğerinin "bittiğini", "anayasa değişmedi" gibi sözler söylediğini ifade eden Akdoğan, buna karşılık kendilerinin ise "Sürecin sahibi biziz, biz süreci devam ettiriyoruz, ilgili kurumlarımız da üzerine düşen çalışmaları yapıyorlar" açıklamasını yaptıklarını hatırlattı.

Akdoğan, şöyle devam etti: "Tabii bunlar sonra bunu fark ettiler yani toplum bundan rahatsız oluyor. Birisi Çözüm Süreci'ne sahip çıktığını söylüyor, devam ettiğini söylüyor, diğer birileri ise sürekli süreç bitsin diye uğraşıyor, bitmesine dönük açıklamalar yapılıyor. Bunu görünce 'süreç bitti, silah bırakmayız' diyenler birden bire 'u' dönüşü yaptılar, sonra çıktılar 'şöyle şöyle olursa biz hemen kongre toplarız.' Peki dün niye 'bitti' diyordun. Dün aklın neredeydi? Peki bugün Çözüm Süreci'nde söyledikleri neyi yaptı bunlar? Eylemsizlik, Türkiye'yi terk etme, silah bırakma...Hangisi oldu bunların? Eylemsizlik sadece bir bölümü ile oldu, yani karakol basmıyor. Onun dışındaki her türlü şiddet olayı var. Yol kesme, adam kaçırma, illegalite, şiddet anlamında her türlü şeyi yapan Türkiye'yi terk etmeyen, silah bırakmayan bir örgüt var. Yani hiçbir sözünü tutmayan bir yapı var karşıda."

Sürecin bittiğine dair açıklamaların tepki görmesi üzerine bu sefer de çıkıp hükümeti yıkmak için "şöyle şöyle olursa, biz hemen yaparız" denildiğini kaydeden Yalçın Akdoğan, "Peki şunu soruyorum ben; HDP, 'PKK kongre toplasın, silah bıraksın' çağrısını yaptı mı? Yaptı. Bu toplum bunu gördü mü? Gördü. Artık bunun çok bir anlamı yok, kime bu çağrının yapılacağının, bu çağrı yapıldı" diye konuştu.

Akdoğan, diğer tartışma konularının kısa vadeli olmadığını bunu siyaset kurumunun tartışacağını belirtti.

Yeni anayasa yapılması sürecinin belli olduğunu vurgulayan Akdoğan, şunları söyledi: "Bu da ortalı vadeli bir şeydir. Peki Öcalan, şubat sonunda, mart başında, nisanda kongre toplanmasını söylerken bilmiyor muydu nisan başında Meclis'in kapanacağını. Bu anayasanın yapılamayacağını, bilmiyor muydu? Buna rağmen 'nisanda kongre toplayın' dedi. Peki niye toplamıyorsunuz? Hala hükümete yönelik bir takım şartlar sunuyor. Bu sefer bir takım şeyler de sayıyorlar; Öcalan'ın nevruz mesajında söylediği bir takım şeyleri sanki biz böyle bir mutabakat var, bunları kabul etmişiz gibi 'hadi bakalım hükümet yapsın.' Öcalan'ın nevruz mesajında söylediği şeyler bizim mutabık kaldığımız şeyler değil ki. Bunlar başka başka şeyler söylediler orada. Görüşülmüş, üzerinde anlaşılmış bir şey değil. Bir kere bu ayıp bir şeydir, elinde silah olan bir örgüt var. Yani insanları öldürmek üzerine konumlanmış, siz hala bunu pazarlık konusu yapıyorsunuz, bu vahşice bir şeydir. Böyle bir yöntem bu yüzyılda kabul edilebilir mi?"

"Demokrasi havarisi kesildi"

HDP'nin "barajı geçeceğim" diyerek batıda demokrasi havarisi kesildiğinin altını çizen Akdoğan, "Sen demokratik siyasete inanıyorsan, o zaman bu adamın orada ne işi var? Bu yüzden baktığımızda, Çözüm Süreci şu anda tabii konsantrasyon seçime yoğunlaştığı için ikinci plana düştü ama biz ilgili kurumlarımız, Çözüm Süreci'yle ilgili çalışmaları sürdürüyorlar, seçimden sonra da inşallah bu daha ivme kazanarak devam edecektir. Çözüm Süreci'nin sahibi biziz, başlatan biziz, bu yüzden bunu biz devam ettireceğiz" ifadelerini kullandı.

Süreci kendilerinin başlattığını yineleyen Başbakan Yardımcısı Akdoğan, bugün devam ettiğini söyleyenin de yine kendileri olduğunu dile getirdi.

"Biz devam ettiğini söylüyoruz, siz bittiğini söylüyorsunuz" diyen Akdoğan, şunları kaydetti: "Çözüm Süreci'ndeki adımları kim attı, reformları kim yaptı? Biz yaptık. Kim olmazsa Çözüm Süreci olmaz? AK Parti olmazsa Çözüm Süreci olmaz. Onun dışında 'şu parti olmazsa Çözüm Süreci olmaz' denilecek birisi var mı? Burada ana aktör AK Parti'dir. HDP burada proje olarak sahaya sürülmüştür. HDP'nin parti olarak seçime girmesi, barajı HDP'ye geçirme çabaları bir projedir ve bu HDP'yi de aşan bir projedir. Burada bir kaos planı işliyor, bir şekilde Türkiye'yi karıştırmak isteyenler, AK Parti'yi devirmek isteyenler bir plan uyguluyorlar. HDP'yi buna mecbur kıldılar, zorla parti olarak seçime girmelerini sağladılar ve HDP de kendi geleceğini, Çözüm Süreci'nin geleceğini düşünmeden bu zokayı yuttu ve projeyi üstlendi. Bir takım çevrelerin bunu zorladıklarını görüyoruz. HDP kendini kullandırıyor, taşeron olarak. Ne yapıyor, 'gelin beni kullanın, siz AK Parti ile baş edemediniz, ben eğer barajı geçersem, bir şekilde AK Parti'yi devirebilirsiniz' diye kendini kullandıran bir yaklaşım var."

"HDP, barajı geçmezse zaten ortalık karışır, geçerse hükümet devrilir yine ortalık karışır. Her halükarda Türkiye bir darbe alır bu işten" görüşlerinin ortaya atıldığını vurgulayan Akdoğan, "Bizim özellikle şunu söylememiz lazım: HDP'ye oy veren insanlar, HDP'nin barajı geçmesi halinde AK Parti iktidarı güç kaybederse, Çözüm Süreci falan kalmaz. Yani Çözüm Süreci daha güçlü çıkmaz buradan" dedi.

"Demirtaş, yüzde 9'u geçti, daha mı demokrat oldu?"

"Selahattin Demirtaş, yüzde 9'u geçti, daha mı demokrat oldu?" diye soran Yalçın Akdoğan, "45 gün sonra insanları sokağa döktü. İsyan çağrısı, şiddet çağrısı yaptı. Batıda bu şekilde şiddet çağrısı yapan, faşist, kafatasçı partiler bir yere kadar tolere edilebilirler ama şiddete bulaştıkları anda en ufak bir müsamaha yoktur. Terör örgütünün vesayeti altında olan milletvekili listeleri dahi onun tarafından belirlenen bir yapı var ortada. Bu yapının güçlenmesini ben demokrasinin güçlenmesi olarak görmüyorum" diye konuştu.

HDP'nin "demokratik özerklik" söylemlerini de eleştiren Akdoğan, burada demokratik lafının sadece kandırmaca, özerklik dediklerinin ise kantonlaşma olduğunu bildirdi.

Yalçın Akdoğan, "Bu yüzden örgütün vesayeti altında bir yapının, demokratik tavırlar sergileyemeyen bir yapının güçlenmesini, demokrasinin gelişmesi olarak görmüyorum" ifadesini kullandı.

Dolmabahçe'de yapılan görüşmelerin sorulması üzerine Bakan Akdoğan, "Bu görüşmeyi yapan kişiyim ben. Yasamadan sorumlu Başbakan Yardımcısıyım. Bütün siyasi partilerle görüşürüm. Çözüm Süreci'nde siyasi partiler ile görüşen de benim. O gün Dolmabahçe'de bu görüşmenin yapılmasına ayrı bir anlam yüklendi. Oysa ben HDP heyetini Başbakanlık'taki odamda kabul ediyorum. Zaman zaman da bu tür açıklamalar içeride veya dışarıda yapılıyordu. O gün ben yurt dışına çıkacaktım, onlar İmralı'dan geldi, Ankara'ya dönemediğimiz için Başbakanlık ofisinde yaptık. Bu çok farklı bir şey gibi algılandı. Bir takım tepkiler de ondan dolayı... Ayrı bir şey yapıyormuşuz gibi algılandı" diye konuştu.

"Siz bunlarla oturup konuşuyordunuz, şimdi eleştiriyorsun" şeklinde eleştirilerle karşılaştığını anlatan Akdoğan, geçmişte verdiği röportajlarda hep aynı şeyleri söylediğini, HDP'ye "Sizin bu illegalite şiddet olayları, bu süreci zehirleyen işlerdir, eylemsizlik sadece karakol basmamak değildir" dediğini hatırlatarak, "Çözüm Süreci'nin selameti için bu eleştirileri yapıyordum" dedi.

"Bugün Kürt'e devlet zulmetmiyor, PKK zulmediyor"

"Bu süreçte bir gerginlik var" ifadelerini kullanan Bakan Akdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: "Gerginliği Selahattin Demirtaş başlattı. Önce Öcalan'ın çağrısına karşı ayak diredi. Daha 4 Şubat'ta Öcalan çağrı yaptı, 28 Şubat'a kadar bu çağrıyı yapamadı HDP. İmralı Heyeti, İmralı'dan dönmeden çıktı açıklama yaptı, bu rutin bir açıklama diye. Verdiği mesajı aşağı çekmek için çaba gösterdi. Ondan sonra çıktı sürecin aktörü olan 'Recep Tayyip Erdoğan'ı başkan yaptırmayacağız' dedi. Kendini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıtı cepheye kullandırabilmek için böyle bir söylem ortaya koydu. Ondan sonra Kandil'in bir takım hakaretleri, yaklaşımları süreci gerdiler. Biz eleştiriyoruz, hakaret etmiyoruz. Ama onlar tehdit ediyor, hakaret ediyorlar, eleştirmeye alışmamışlar."

Akdoğan, "Biz durduğumuz yerde duruyoruz. Kürtlerle ilgili ne yapıldıysa, AK Parti yaptı. Siz hiçbir şey yapmadınız, sadece takoz oldunuz, engel oldunuz, sabote ettiniz. Şimdi de aynı şeyi yapıyorsunuz. Bugün Kürt'e devlet zulmetmiyor, PKK zulmediyor. Bunu da herkesin görmesi lazım" diye konuştu.

2015 Türkiye'sinde darbenin söz konusu olup olmadığı yönündeki soruya ilişkin Akdoğan, AK Parti döneminde ciddi bir normalleşme yaşandığına vurgu yaparak, Kobani olaylarının 'toplumsal bir başkaldırı denemesi' olduğunu kaydetti.

Bakan Akdoğan, "Türkiye'de bir şekilde AK Partiyi devirmek için yerli iş birlikçileri ile her yol denendi. Bu çaba devam ediyor. Başarılı olamıyorlar. Millet oyunun farkında. Bir şekilde farklı aktörlerle, farklı yöntemlerle bu arayış devam ediyor" değerlendirmesinde bulundu.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler