YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İşte açıklanan belediye başkanı adayları...
İşte açıklanan belediye başkanı adayları...
İşte açıklanan belediye başkanı adayları...
28 Aralık 2008 / 14:16 Güncelleme: 28 Aralık 2008 / 00:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Ankara Altındağ'da belediye başkan adaylarının bir kısmını açıkladı. Erdoğan, merakla beklenen Ankara Büyükşehir adayını açıklamadı.


Adıyaman: Necip Büyükaslan


Çelikhan: Mustafa Bulut
Gölbaşı: Yusuf Özdemir
Gereger: Arif Karatekin
Aksaaray: Nevzat Balta
Ağaçören: Fırat Salman
Ortaköy: Mahmut Ütük
Eskişehir: Şerafettin Mahal

Balıkesir: Sabri Uğur

Burdur Sabahattin Akkaya
Denizl: Nihat Zeybekçi
Akköy: Osman Ubuz
Bekirli: Yaşar Ali Yiğit
Çameli: Cengiz Yılmaz

Elazığ: Süleyman Salmanoğlu

Karabük: Hüseyin Erer

Kilis: Abdi Bulut

Muş: Necmettin Dede


Nevşehir: Hasan Ünver
Acıgöl: İsmail Çavuşoğlu

Rize: Halil Bakırcı
Ardeşen: Mümtaz Sinan
Çayeli: Rıza Çakır
Derepazarı: Şaban Kalça
Fındıklı: Adnan Özbalaban
İkizdere: Hasan Köseoğlu
İyidere: Ahmet Mete
Kalkandere: Nihat Çolak

Sivas: Sami Aydın
Suşehri: Şaban Coşkun

Bolu: Alaaddin Yılmaz
Kıbrıscık: Kemal Aktaş
Mudurnu: Metin Soygır
Seben: Süleyman Özbağ

Tekirdağ: Ahmet Aygün
Çerkezköy: Ali Ertem
Şarköy: Can Gürsoy
Hayrabolu: Şener Çelikayar


 Tokat: Adnan Çiçek
Almus: Hasan Hüseyin Arıkan
Niksar: İdris Şahin
Pazar: Şerafettin Pervan
Turhal: Ali Gözen
Yeşilyurt: Kazım Misafir

Van: Burhan Yenigün
Başkale Ecder Yağızer
Özat: Emin Gözütok
Çaldıran: Ferman Yıldırım

Yozgat: Yusuf Başer
Sorgun: Ahmet Şimşek


ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARINDAN BAŞLIKLAR


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in Gazze saldırısının barışa hizmet etmeyeceğini belirterek, "Şiddet şiddeki doğuracaktır" dedi. Erdoğan, saldırının ucunun açık olduğunun belirtilmesinin insanlık suçu olduğunu kaydetti. Erdoğan, Ankara'nın Elmadağ ilçesinde belediye başkanı adayı açıklama töreninde, İsrail'in Gazze'ye yaptığı saldırıyı sert bir şekilde eleştirdi.


Konuşmasına "Filistin'de yaşanan olaylarla ilgili üzüntümü ve hissiyatımı sizlerle paylaşmak istiyorum." diye başlayan Erdoğan'ın sözü "Kahrolsun israil" sloganları ile kesildi. Erdoğan, mazbut, savunmasız insanların, çocukların, kadınların öldürülmesinin, sivil yerleşim yerlerinin bombalanmasının, orantısız güç kullanılmasının kabul edilmez bir durum olduğunu söyledi. Erdoğan, yapılan bu operasyonun dünya barışına, uluslararası barışa indirilmiş bir darbe olduğunu belirterek, İsrail ile Suriye arasında arabulucuk görevi yapan Türkiye'ye de bu saldırının saygısızlık olduğunu kaydetti. İsrail'li yetkililerinin "Bu uzun süreli operasyon olacak" şeklindeki sözlerini eleştiren Erdoğan, operasyonun ucunu açık şekilde belirtmenin insanlık insanlık suçu olduğunu belirtti.


Erdoğan, konuyla ilgili Dışişleri Bakanlığı tarafından yazılı bir açıklama yaparak bu operasyonu ve saldırıyı şiddetle kınadığını hatırlattı. Erdoğan, barış sürecine önemli katkıları olan bir ülke olarak haklı tepkilerini ifade edeceklerini kaydetti. Bu tür saldırıların barışa hizmet etmeyeceğine dikkat çeken Erdoğan, "Barış çabalarına gölge düşürmüştür. Bu operasyon bölgedeki sorunların çözümüne katkı sağlayamayacaktır. Şiddet şiddeti doğuracaktır. İsrail'i bu yanlıştan dönmeye, hava operasyonlarını bir an önce durdurmaya çağırıyoruz." dedi.


Erdoğan, Türkiye'nin Gazze'ye insani yardım çalışmalarının aynı kararlıkla devam edeceğini söyledi. Erdoğan, uluslararası toplumu bu insani trajediye sessiz kalmamaya çağırdı. Erdoğan, saldırıda yaralanların Türkiye'de tedavi edilmesi için Sağlık Bakanlığı'nın devrede olduğunu kaydetti.


"KİMLİKLERİN İNKARI YA DA DEĞİŞTİRİLMESİ SÖZ KONUSU DAHİ EDİLEMEZ"


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Kimse bizden kimlikler üzerinden siyasi rekabete girmemizi beklemesin, kimse bizden insanların DNA testlerini yapmamızı beklemesin. Bu testi yapanların kimliği ortadadır zaten. Bu testi yapanlar bu ülkeyi bölme gayreti içerisinde olanlardır zaten'' dedi.


Erdoğan, Altındağ'da, partisinin bazı belediye başkan adaylarının açıklandığı toplantıda yaptığı konuşmada, AK Parti'nin hizmet siyasetinin partisi olduğunu belirterek, ''14 Ağustos 2001'de AK Parti'yi kurduğumuzda, 'Türkiye'nin sorunlarını ancak bizim çözebileceğimizi, çünkü çözümsüz olmadığını' söylemiştim. Bu konudaki kararlılığımız devam ediyor'' diye konuştu.


''MİLLETİN YÜKLEDİĞİ EMANETE HALEL GETİRMEDİK''


AK Parti'yi kurduklarında, ''Türkiye'nin üzerindeki kara bulutların Türkiye'nin kaderi olmadığını'' söylediklerini ve hizmetleriyle bunu ispat ettiklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:


''O gün hep birlikte hatırlayın 'yeter' dedik. 'Söz de karar da artık milletindir' dedik. Çok şükür bugün geriye dönüp baktığımızda bu sözlerin arkasında durduğumuzu, bu sözlerin gereğini yaptığımızı görüyorum. Türkiye adalet ve kalkınma sürecinde tarihi başarılara imza atarak yoluna devam ediyor. 3 Kasım seçimleri bunun teyididir, 28 Mart seçimleri bunun teyididir, 22 Temmuz seçimleri bunun teyididir. Aziz milletim tercihi AK Parti'den yana yapmıştır, yetkiyi AK Parti'ye vermiştir, emaneti AK Parti'ye yüklemiştir. Bu tercihe mazhar olmaktan, bu yükü yüklenmiş olmaktan, emaneti omuzlamış olmaktan dolayı her zaman heyecan ve gurur duyduk. 14 Ağustos 2001'den bu güne gözlerinizdeki ışık, yüreklerinizdeki sevda, gönlünüzdeki hizmet aşkı hiç sönmedi. Heyecanınız hiç kaybolmadı, millete hizmet etme şevkiniz hiç ama hiç eksilmedi. İşte bunun için gurur duyuyoruz, milletimize, memleketimize hizmet etmekten dolayı iftihar ediyoruz.''


Yola çıkarken ''Uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece'' dediklerini hatırlatan Erdoğan, bu yolda önlerini kesmek, hedeften saptırmak isteyenler olduğunu, ancak hiç birine aldanmadıklarını, boyun eğmediklerini, milletin yüklediği emanete halel getirmediklerini söyledi. Erdoğan, ''Aldanan olmadık, aldatan olmadık. Şunu da hiçbir zaman unutmadık; yolun daha başındayız. Daha yürüyecek çok yolumuz var. Bizi sınayacak, bizi imtihan edecek, bizi bu yoldan alıkoymaya çalışacak çok badireler olacaktır. Sizlerin huzurunda bir kez daha ifade ediyorum, millete hizmetten bir nebze olsun şaşmadık bundan sonra da şaşmayacağız'' dedi.


Erdoğan, tek hedeflerinin Türkiye'yi büyütmek olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:


''AK Parti hizmetin adresidir, dürüst siyasetin, temiz siyasetin, insan odaklı siyasetin yegane adresidir. 6 yılda hükümet olarak Türkiye için yaptıklarımız yerel yönetimlerde şehirlerimiz, ilçelerimiz, beldelerimiz için yaptıklarımız bunun ispatıdır. Biz her zaman hedeflerimizle ve eserlerimizle konuştuk. İçi boş vaatlerle, ham hayallerle, ulaşılamaz hedeflerle değil, açılışlarını yaptığımız yollarımızla, okullarımızla, hastanelerimizle, enerji noktasındaki sağladığımız kaynaklarla, somut projelerimizle konuştuk. Biz köyde kalan, şehre inemeyen zihniyetle değil, şehircilik anlayışını köye taşıyan anlayışlarla konuştuk.''


''BİZ ESERLERLE KONUŞACAĞIZ''


AK Parti hükümetinin hizmetleri hakkında bilgi veren Erdoğan, 29 Mart'ta vatandaşların huzuruna bu eserlerle ve hizmetlerle çıktıklarını söyledi. Erdoğan, ''Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Biz bu eserlerle konuşacağız. Milletin huzuruna anlımız ak, başımız dik çıkıyoruz. Siz bize bir emanet verdiniz, o emaneti layıkıyla taşıdık, yücelttik, büyüttük, şimdi 'o emanete yeniden sırtlanmaya talibiz' diyerek milletin huzuruna çıkıyoruz'' diye konuştu.


Partisinin her mensubundan ve aday adaylarından, her durumda ülke kalkınması için çalışmaya devam etmelerini isteyen Erdoğan, ''Aday olamayanlar 'Ben aday olamadım, Allah'a ısmarladık' dememeli. 'Şimdi, bundan sonra bana ne düşüyor' demeli. Aynı kararlılıkla yola devam etmeli, çünkü siyaset bu'' dedi.


Millete hizmet etmek dışında bir gayesi olanın AK Parti camiasında kendisine yer bulamayacağını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


''70 milyonu bir arada kucaklayamayanlar, 70 milyona aynı dil ile konuşamayanların bu ülkeye kazandıracakları tek bir eser olamaz. 'AK Parti hizmet siyasetinin adresidir' dedim. 'AK Parti birlik siyasetinin adresidir' diyorum. 81 ilin 80'inde milletvekili çıkarmamız, ülkemizin her köşesinde siyaset yapabilmemiz bunun göstergesidir.


Bu vesileyle siyasi rekabet anlayışımızın da bu birlik siyasetine uygun şekilde süreceğini, dışlayıcı, ayrımcı anlayışlara prim vermeyeceğimizi ifade etmek istiyorum. Kimse bizden başkalarıyla popülizm yarışına girmemizi beklemesin. Kimse bizden kimlikler üzerinden siyasi rekabete girmemizi beklemesin, kimse bizden insanların DNA testlerini yapmamızı beklemesin. Bu testi yapanların kimliği ortadadır zaten. Bu testi yapanlar bu ülkeyi bölme gayreti gayreti içerisinde olanlardır zaten. Bunu milletim gayet iyi biliyor. AK Parti bugüne kadar hiçbir konuda popülist söylemlere itibar etmemiştir, bundan sonra da etmeyecektir. Kim ne veriyorsa daha fazlasını vermeyi vadetmek siyaset anlayışımızda yok. 'Onlar 1 veriyorsa, ben 5 vereceğim' diyenlerden değiliz, olamayacağız. Şu anda bunu diyenler yok mu? Pazarda çok siyaset, şimdi siyaset pazarı açılıyor. Çok tüccar göreceksiniz. Ama milletimin bu tüccarlara da karnı tok. Biz her siyaset tezgahında bulunan popülist söylemlerin fiyatında değil, ürettiğimiz hizmetin kalitesinde, siyaset paketimizin sunduğu ürün zenginliğinde yarışıyoruz. Çünkü fiyat rekabeti aldatıcıdır, her şeyden evvel yıllar yılı milletimizin aynı kimlik siyasetinin kısır döngüsüne mahkum eden anlayış budur. Ürün kalitesi yerine fiyat rekabetine dayanan ucuz siyasetin ürettiği hizmet de daima ucuzdur, ucuz oldu.''


''HEPİMİZ AYNI HAK VE HÜRRİYETLERE SAHİBİZ''


Kimlik siyasetinin ülkeye hangi bedelleri ödettiğini çok iyi bildiklerini vurgulayan Erdoğan, ''Biz vatandaşlarımızın etnik, dini ya da kültürel kimliklerini pazarlık konusu yapmadık, yapmayı da reddediyoruz. Bizim için zaten kimliklerin inkarı ya da değiştirilmesi söz konusu dahi edilemez. Türkü, Kürdü, Lazı, Zazası, Çerkezi, Arabı, Ermenisi, Arnavutu, Rumu biz her birimiz bu ülkenin eşit vatandaşlarıyız, biriz, beraberiz. Alevi vatandaşımız, Sünni vatandaşımız da birdir bu ülkede. Aralarında asla ayrım yapmayız. Bunu da göğsümüzü gere gere söyleriz. Hepimiz aynı hak ve hürriyetlere sahip Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyız. Bunu ne tartışırız ne de siyasete malzeme yaparız'' diye konuştu.


Erdoğan, etnik, dini kimlikleri bölerek, ırkçılıktan, mezhepçilikten nemalanmak ve siyasi rant devşirmenin AK Parti'nin kitabında olmadığını kaydederek, bundan milletin kazanacağı hiçbir şeyin olmadığını, siyasetin artık bunları aşması gerektiğini bildirdi.


''Etnik kökenlerin, dini mezheplerin siyasi partisi olmaz'' diyen Erdoğan, böyle davranan partilerin hazıra konmaya alışmış, millete daha iyi bir gelecek sunamayan partiler olduğunu söyledi.


"DEMOKRASİ VE ŞİDDET BİR ARADA BARINAMAZ


Erdoğan, ''İnanıyorum ki milletimiz özgür iradesini tehdit eden terör ve şiddet karşısında demokrasisini güçlendirerek, önümüzdeki seçimleri büyük bir fırsata dönüştürecektir. Sadece hangi siyasi anlayışın kazanacağına değil, hangisinin kaybedeceğine de millet karar verecektir. Sadece kimi istediğine değil, neyi istemediğine de millet karar verecektir'' dedi.


Erdoğan, Altındağ'da, partisinin bazı belediye başkan adaylarının açıklandığı toplantıda yaptığı konuşmada, demokrasilerde bazı kararların münhasıran millete ait olduğunu, millet iradesine başvurmanın bunun için önem taşıdığını söyledi.


Bütün sorunların demokrasi içinde çözülebileceğini, çözüm yerinin de TBMM olduğunu vurgulayan Erdoğan, demokrasi ve şiddetin bir arada barınamayacağını belirtti. Erdoğan, şöyle konuştu:


''Bu ikisi birbirini dışlar bir arada yaşayamaz. Şiddet demokrasinin düşmanıdır, özgürlüklerin düşmanıdır, refahın düşmanıdır en önemlisi yaşama hakkının düşmanıdır. Demokrasiyi terörle, şiddetle imtihan etmek etmek büyük bir haksızlık, büyük bir zaman ve enerji kaybıdır. Milleti yolundan alı koymaktır. Demokratik yarışa girenler temel tercihlerini bunların birinden yana yapmak zorundadır. Zira demokrasi ile terör yarıştırılamaz. Bu ikisini yarıştıramazsınız. Kimse safsata yapmasın. Devletle milletin kucaklaşması milletin aleyhine değildir, milletin lehinedir.''


Türkiye'nin her geçen gün standartlarını yükselttiğini kaydeden Erdoğan, terör ve şiddetin milletin aleyhine olduğunu, terör ve şiddetin hiçbir mazeret olamayacağını söyledi. Erdoğan, ''İnanıyorum ki milletimiz özgür iradesini tehdit eden terör ve şiddet karşısında demokrasisini güçlendirerek, önümüzdeki seçimleri büyük bir fırsata dönüştürecektir. Sadece hangi siyasi anlayışın kazanacağına değil, hangisinin kaybedeceğine de millet karar verecektir. Sadece kimi istediğine değil, neyi istemediğine de millet karar verecektir'' diye konuştu.


Millete verdikleri sözleri yerine getirdiklerini, yasaklarla, yolsuzlukla ve yoksullukla mücadele ettiklerini ifade eden Erdoğan, 6 yıldır bu yolda yaptıkları hizmetleri anlattı.


''KÖMÜR YARDIMINI AĞIZLARINA SAKIZ ETTİLER''


''Şimdi muhalefeti bir yandan medyası bir yandan el ele verdiler bizim kömür yardımlarımızı ağızlarına adeta sakız ettiler. Bunu yapanlar da sözüm ona sosyal demokrat. Bunların sosyalden ne anladıklarını bu Türkiye bir türlü anlayamadı'' diyen Erdoğan, şöyle devam etti:


''Belediyenin verdiği kursa karşı çıkacaksın, ondan sonra 'Ben öğrencilerin yanındayım' diyeceksin. Bunu belediye resmi kaynaklarından veriyor, kayıt dışı değil, kayıt altı. Ama nedir? Öğrenciye bir destek olsun. Sosyal Güvenlik Yasası'na karşı çıkacaksın diyeceksin ki ben demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletini savunuyorum. Bu nasıl sosyal bir hukuk devleti? Sağlıkta gerçekleştirdiğimiz dönüşüme karşı çıkacaksın, genel sağlık sigortasına karşı çıkacaksın ondan sonra diyeceksin ki 'Ben sağlıklı bir toplumdan yanayım'. Nasıl bir sağlıklı toplum anlayışı bu?''


Yeni yasal düzenleme ile her doğanın genel sağlık sigortasına sahip olduğunu, artık hastanelerde rehin kalmaların yaşanmadığını belirten Erdoğan, bunun sosyal devletin bir gereği olduğunu ifade etti. Eksiklerin bulunduğunu, ancak genel duruma bakmak gerektiğini söyleyen Erdoğan, ''Arıyorlar, arıyorlar bakıyorsun bir yerde bir olay buluyorlar sonra akşam televizyonlarda (şok, şok, şok)... Bir tane olay ya... Olur tabii canım 70 milyon nüfusu olan bir Türkiye. Bir tane, iki tane, üç tane gözden kaçan olay olabilir. Ayıptır'' diye konuştu.


İşçiye, esnafa, köylüye sağlanan haklara karşı çıkıp sonra ''Ben sosyal demokratım'' diye ortada dolaşmanın mümkün olmadığını kaydeden Erdoğan, ''Dünya sosyal demokratları zaten bunları sosyal demokrat olarak kabul etmiyor'' dedi.


Erdoğan, CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayının ''Ben de kömür dağıtacağım'' dediğini, bir televizyon kanalında da CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın ''yoksullara kömür ve gıda yardımını ilgiyle karşıladığı'' ifadesinin kullanıldığını belirterek, ''Peki bütçe görüşmelerinde bunları açıklarken neden ilgiyle değil de tepkiyle dinliyor, tepkiyle karşılıyor. Biz yaparken sadaka oluyor, onlar yaparken sosyal demokrasi mi oluyor? sormak lazım'' diye konuştu.


''NE ZAMAN, NEYİ, NEREDE, NASIL YAPACAĞIMIZI ÇOK İYİ BİLİRİZ''


Dağıtılan kömür vesilesi ile atıl halde bulunan kömür rezervlerinin, küçük ölçekli kömür olacaklarının yeniden çalışmaya başladığını, yaklaşık 25 bin kişinin bu işten ekmek yediğini anlatan Erdoğan, 90 bin adet kamyona iş imkanı sağlandığını bildirdi.


Bu arada, ''Başbakan Büyükşehir'i açıkla'' ve ''Ankara Tiryaki'' şeklinde sloganların atılması üzerine Erdoğan, ''Biz ne zaman açıklayacağımızı biliyoruz. Siz merak etmeyin, sabırlı olun'' dedi. Erdoğan, kömür dağıtımının özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da kaçak elektrik kullanımını da önlediğini söyledi.


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, tekrar aynı yönde sloganların atılması ve salondakilerin bu sloganları yuhalaması üzerine, ''Değerli arkadaşlar sizler bir yerlere malzeme vermek için buraya gelmişseniz sizlere bakışım farklı olur. Biz AK Parti'yiz bir takvim, bir program içinde ne zaman, neyi, nerede, nasıl yapacağımızı çok iyi biliriz. Onun için de 3-5 kişinin bu tür talepleriyle kalkıp planlarımızı, takvimlerimizi değiştirmeyiz. Lütfen bugünkü toplantının gündemine herkes saygılı olsun'' dedi.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler