18 Ekim 2017 Çarşamba
  • Altın151,481
  • BIST106.991
  • Dolar3,6762
  • Euro4,3196
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8356
  • İstanbul18 °C
  • Ankara4 °C
  • İzmir12 °C
  • Konya9 °C
  • Adana19 °C
  • Antalya19 °C
  • Diyarbakır17 °C
  • Bursa13 °C
  • Kayseri5 °C
  • Kocaeli4 °C
  • Şanlıurfa18 °C
  • Gaziantep16 °C
  • İçel20 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İktidarın Türk bayrağına alerjisi var
CHP genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında önemli değerlendirmelerde bulunuyor...
İktidarın Türk bayrağına alerjisi var
03 Kasım 2009 / 14:01 Güncelleme: 03 Kasım 2009 / 14:34

CHP lideri Baykal, partisinin grup toplantısında önemli değerlendirmelerde bulundu. Demokratik açılımdan Türkiye ekonomisine iktidarı eleştiren Baykal'ın konuşmasından satırbaşları;

"Şehit yakınlarına polis dayağı yakışmıyor bu tablo utanç verici.... Gazilerimiz Türkiye'de herkesten önce söz söyleme hakkına sahiptir."

"Türk bayrağı konusunda bu iktidarın bir alerji içinde olduğunu görüyoruz... Bu hükümetin PKK bayrağına değil ama Türk bayrağına alerjileri var..."

Salı günü açılım konuşulacak ama hala açılımın ne olduğunu bimiyoruz. Bu gizlilik hayra almet değil.

Başbakan ABD'ye gitmeden Meclis'e bir şeyler sunulacak. Bunun telaşı mı yaşanıyor?

7 YILDA EKONOMİDE NE YAPILDI?

Çok hızlı kalkınma büyüme dönemiydi. Türkiye’de de bunu gerçekleştirmemiz beklenirdi. Bütün bu şanslı dönemler dahil AKP’nin bu 7 yıllık iktidar döneminin ortaya koyduğu kalkınma hızı yüzde 4. Türkiye kurulduğu ilk günden beri, yoksul Türkiye, harap Türkiye, barajı sanayisi olmayan Türkiye, Osmanlı’nın borçlarını ödeyen Türkiye, o Türkiye’yle başlayan insanların gerçekleştirdikleri büyüme hızı, ki içinde askeri müdahaleler çok büyük sıkıntıların yaşandığı tarihi dönemdir. Dışarıdan tek kuruş yardım alınmamıştır, dışarıdan yatırım borç gelmemiştir. Böyle bir ortamda AKP’nin büyüme hızından çok daha fazlasını gerçekleştirmişlerdir.

7 yıl böyle bir altın fırsat, tek parti hükümeti olarak teslim edilmiştir. 7 yıl sonunda ortaya çıkan manzara, Türkiye’nin normal kalkınma hızının altındadır. Gelmiş geçmiş bütün hükümetlerin, savaş kriz bunalım isyan dönemlerinin ortalamasının altında kalmıştır.

7 yılda ekonomide iyi işler yapıldı, iddialarını ortaya atanlar bu tabloya cevap verme ihtiyaçları vardır.

129 milyar dolarlık dış borç iki katına katlanmıştır. Cumhuriyet tarihinin tümünde alınandan daha fazla borç almışsınız. Devletin 30 milyar dolarlık mal varlığını da satmışsınız ve merkezi yönetimin borç stoku özel sektörün ki hariç 250 katrilyon düzeyine çıkmış.

AKP iş başına geldiğinde 2002 yılında, Türkiye gelişmekte olan 149 ülke içinde 29. sıradaydı. Büyüme hızı bakımından 29’ncuydu. Şimdi o çok iyi 2007 sonuna kadar yaşanan şanslı dönemin sonunda 100. sıraya düşmüştür. Yani şanslı dönem değerlendirememiştir. O dünyada ekonomik kriz yaşandığı sırada, krizde yanlış yönetildiği için bu defa 136. sıraya düşmüştür. 149’un içinde Türkiye 136. sıraya düşürmüşlerdir. Bunun neresi başarı Allah aşkına?

Daha büyük 20 ekonomi, ki o 20 ekonominin içinde 2002’den önce Türkiye yerini almıştı. Türkiye’de 2002’de G-20’nin içindeydi. G-20’nin içinde 2002 yılında büyüme performansı bakımından ilk üçteydi. O şanslı 2007’ye kalan olan dönem içinde Türkiye 7. sıraya düştü.

İster borca bakın, ister büyümeye bakın. Büyüyeceksiniz ki insanlara iş veresiniz. İstihdam imkanı sağlayasınız.

Ülke büyümeden zenginleşmek mümkün mü? Bir avuç insan iktidarın etrafındaki parazitler, oğullar damatlar aileler zenginleşir. Ama bu Türkiye’nin zenginleşmesi anlamına gelir mi? Ülke büyüyecek ki, adaletle dağıtılacak ki hep beraber yüzümüz gülsün. Nasıl olacak bu? Ülke kalkınırsa. 6.5 küçültürseniz ülkeyi bir avuç insan zenginleşebilir ama bu halkın acısı derinleşir. Sizin zenginliğinizin bedelini de esnaf çiftçi emekli öder.

Hububat buğday üretimine bakalım. 2001 yılında iktidara geçerken buğdayın fiyatı 450 liraydı. Şimdi 2009 yılında gene 450 diyelim. Bu fiilen uygulanmıyor tabi mukayese bazı olur. Buna karşılık ne değişmiştir çiftçi bakımından?

İktidar teslim edilirken mazot 1130 liraydı, şimdi mazot 2700-2800 seviyesine çıkmıştır. İlacı falan karıştırmıyorum. Gübre 250 liraydı, şimdi 850 lira olmuştur.  

“GDO AÇILIMI”

Önümüze yeni bir açılım daha geldi. GDO. Genetiği değiştirilmiş organizma açılımı. Bu açılımın bizim gıdamızın yemlerimizin hayvanlarımızı beslerken kullandığımız yemlerimizin, genetik yapısının, Allahın verdiği doğanın oluşturduğu yapısının değiştirilmesi suretiyle, yeni bir ürün haline dönüştürülmesi.

Bizim biyolojik güvenlik yasasına ihtiyacımız var deniz. Bu bizim zenginliğimiz, bu bizim için olağanüstü önemli diye yıllardır ilgili kuruluşlar bu konuları gündeme getirirler ama hala bir yasa düzenlenmedi.

Bize dendi ki bir yasa hazırlıyoruz. Yasa taslağı geldi diye beklerken, yasaya falan gerek yok biz yönetmelik çıkarıyoruz dediler.

Türkiye’de hormon konusunda güven veren bir tablo yoktur. Hiçbir bilgiye sahip olmadan önünüze geleni tüketmek zorunda kalırsınız.

Bu 70 milyonun sağlığını, sadece onları değil geleceğimizi istikbalimizi tehlikeye atılan bir olay.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler