YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İhbar mektubundaki CHP'li kısımlar yalan
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmeler yapıyor...
İhbar mektubundaki CHP'li kısımlar yalan
27 Ekim 2009 / 15:18 Güncelleme: 27 Ekim 2009 / 16:18

CHP lideri Baykal partisinin grup toplantısında dağdan inen 34 PKK'lının karşılanmasında yaşanan görüntülerle ilgili hükümete sert eleştiriler yöneltti.

Baykal'ın gündeminde sadece Kürt açılımı yoktu. Aynı zamanda kamuyounda "AK Parti ve Gülen'i Bitirme Planı' olarak bilinen belgeyi orataya çıkaran ihbar mektubunda CHP'nin adının geçtiği yerlere de değinen CHP lideri "Bu ihbar mektubunu zaafa uğratan en temel unsur CHP'yle ilgili kısımlarıdır. Çünkü bu ithamların doğru olup olmayacağını bilebelecek en iyi konumdayım." diye konuştu...

İşte Baykal'ın grup toplantısından önemli satırbaşları...

Başbakan Erdoğan'ın azimle sürdükleri politikadan geri adım attıklarını belirten Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ne oldu da "anaların gözyaşlarını dindireceği" söylenen politikadan iki günde çekilmiştir. Başbakan 'şov yaptılar' diyor. Şov yapmayacaklar diye sana taahhütte mi bulundular? Bu süreç niye tıkandı? İlk akla gelen taraflar anlaşamamıştır, pazarlık paylaşılamamıştır, istenilenler artırılmıştır. Pazarlıkta uyuşmazlık var mı? Pazarlıkta anlaştılar. Aralarında bir anlaşmazlık mı var? Allah muhabbetlerini artırsın, o da yok! Ne oldu, şov yapma bitirmek için yeterli mi? Üzerinde anlaşma sağladığınız bir planı ortaya koydunuz, daha ilk adım atıldığında millet tepkisini koydu. Bu işi engelleyen ne başbakandır, ne başka biridir. Bu işi engelleyen doğrudan doğruya milletin kendisidir."

HÜKÜMET ÖCALAN'LA İŞBİRLİĞİ YAPTI

CHP lideri hükümetin PKK ile Öcalan'la işbirliği yaptığını ileri sürerek konuşmasına şöyle devam etti:

"Terörle aynı anda hem mücadele, hem müzakere yapılamaz. İkisi aynı anda olmaz. İngiltere İRA ile sonuna kadar silahı bırakacaksın diye diretti. Sonunda silahlar bırakılınca oturup anlaşıldı. Mücadele ile müzakere aynı anda olmaz. Biz ne yaptık? PKK, Öcalan ve DTP arasında siyasal bir ayrım yapmanın gerekli olmadığı ortaya çıktı. Ama aynılar. Hepsi birbirinden güç alıyor, hepsi birbiri için çalışıyor. Bu üçlü ile iktidar işbirliği yaptı. Müzakere yapıldı, birlikte bir plan hazırlandı. Devletin müsteşarı Habur'a o gün niye gitti? Hadi diyelim müsteşarı biz gönderdik, PKK'lıları kim gönderdi? Onlar diyor ki bizi APO gönderdi? Peki nasıl oluyor, hükümetin isteğiyle, APO'nun isteği orada buluşuyor? AKP Öcalan'la, PKK'yla birlikte iş tutmuştur. "

211 ÖRGÜT ÜYELERİNE UYGULANIYOR MU?

Teslim olan 34 PKK'lının "pişman değiliz" sözlerini hatırlatan Baykal, "221 örgüt üyelerine uygulanıyor mu?" diye sorarak şu sözlerle hükümeti bombaladı:

"Nasıl geldiler? Teslim olmak için gelmeyiz, barış elçisi olmak için geliriz, Öcalan'ın talimatıyla geliriz, geliriz ama bizi tutuklayamayacaksınız diyorlar. Onlara 'mahkeme gerekeni yapar, sen riskini al gel' mi deniyor? Tabii ki 'sen gel, biz gerekeni yaparız' diyorlar. Orada kuralan mahkemeye 'pişman değiliz, biz APO'nun talimatıyla geldik' diyorlar. APO'nun talimatıyla geldik demek, örgüt üyesiyim demek. 221 örgüt üyelerine uygulanıyor mu? Biz pişman değiliz deyince 'öyle demeyin' dediğiniz gazetelerde yazıyor. Bu hukukun katledilmesidir. Ne şovu, ne şark kurnazlığı! Olay sizin anlaştığınız çerçevede gidiyor."

"Türkiye'de seyyar mahkeme uygulaması mı var?" diye soran Baykal, "Hadi savcıyı taşıdık oraya başsavcı talimat verdi. Peki hakimi nasıl gönderdiniz?" diye konuştu... Tanıdık hakimlerle savcılarla bunu bir kez yaparsınız diyen Baykal AK Parti'nin acilen kanun çıkarması gerektiğini ifade etti..

"Ara mı verdin, vaz mı geçtin yoksa hazmettirmek için mi ara verdin, bunları önümüzdeki günlerde göreceğiz" diyen Baykal sözlerine şöyle devam etti:

"Bu kavganın özü Türkiye Cumhuriyetini etnik temelde ayrıştırmak... Bu kavga bildiğimiz kavga... Vatanımızı bölmek isdedikleri için, bizi birbirimize düşündükleri için karşı çıkıyoruz. Yapılmak istenen ne? Sen Kürtsün, kendini Türikye'den görme dedirtmeye çalışıyorlar. Önlenmesi gereken budur. Biz beraber yaşayoruz. bu memleket hepimizin. Kimsenin kimseyi etnik kimliğinden dolayı, mezhebinden dolayı dudak bükmesi mümkün değil. Bizim buna göz yummamız mümkün değil... Milleti de bölelim, devleti de bölelim! Orada dur, bu yanlış, senin için de yanlış, herkes için yanlış!"

HEPSİNE KARŞI ÇIKACAĞIZ

"Demokratik açılım çerçevesinde hükümetin PKK'nın talepleri doğrultusunda etnik ayrıştırmaya yönelik bir eğitim programı, üniversitelerde etnik ayrıştırmanın alt yapısını yapmak üzere bir eğitim programına giriyor olmasını dikkatle izleyeceğiz." diye konuşan Baykal, "Onun ana dili öyle, bunun ana dili böyle, üniversiteden başlayalım, seçmeli dil diye başlayalım, hepsine karşı çıkacağız." dedi..

GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKARILMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEMİŞTİK

"Yaz başında belge tartışması ortaya ilk çıktığında bu konudaki fikirlerini söylediklerini kaydeden Deniz Baykal, sözlerine şöyle devam etti: "Gerçeğin ortaya çıkarılması gerektiğini söylemiştik. Şimdi yeni bir senaryo ile karşı karşıyayız. Türkiye'de temel kurumlar arasında çok ciddi güven kaybını oluşturan bir büyük iç çatışmanın sahnelenmesi olayıyla karşı karşıyayız. Yaz başında bu bir albay problemi olarak çıkmıştı, şimdi genelkurmay problemi olarak çıktı. Aradan 4,5 ay geçti, silahlı kuvvetlerin komuta kademesini doğrudan hedef alan bir tablo oldu."

BUNCA ZAMAN NİYE BEKLENDİ?

"Bu belge 4,5 ay önce de şimdi ortaya çıkaran kişinin elindeymiş. Bunca zamandır ne bekleniyordu? Albay problemi genelkurmay problemi olması tesadüfen mi oldu? Kim yaptı böyle bir şeyi?" diye soran CHP lideri, "İhbar mektubunda siyasi partilere yönelik ithamlar o mektupta yer almış. Bu konuda büyük bir tartışmayı açma kararı alındıysa bu tartışmaya gireriz. CHP silahlı kuvvetlerle ilişkisini büyük bir sorumluluk doğrultusu içinde, Türkiye'nin kurumlarına gereken saygıyı göstererek sürdürmüştür. Gün olmuştur, TSK'nın yanlışlarını da ortaya koymuştur. 1 Mart tezkeresinde tezkereyi genelkurmay destekliyor dediklerinde herkes kendi işini yapsın demiştik." dedi

CHP İLE İLGİLİ KISIMLAR YALAN

Dolmabahçe buluşmasının gizli kalamsının yanlış olduğunu kendilerinin ifade ettiğini belirten Baykal, demokrasi konusundaki inançlarını kimseye ispat etmek zorunluluğunda olmadıklarını dile getirdi. 

"Şimdi içinde bulunduğumuz tabloda TSK'Ya karşı, bu arada CHP'ye karşı bir itham mektubu..." diyen CHP lideri sözlerini şöyle noktaladı:

 "Diğer yanını bilmiyorum ama CHP'yi itham eden bir ihbar mektubunun samimiyetini kuşkulu buluyorum. Diğer ithamları da bizimki gibiyse... Biz böyle ithamlara alıştık. Danıştay cinayetini de Başbakan CHP'ye ve bana bağlıyordu, ama bunun ne kadar saçma bir itham olduğu ortaya çıktı. Bu ihbar mektubunu zaafa uğratan en temel unsur CHP'yle ilgili kısımlarıdır. Çünkü bu ithamların doğru olup olmaacaığını bilebielcek en iyi konumdayım." 

normal bir baykal
 // serasker
yani bu dinazor ne zaman gidecek o koltuktan..adam tek ayak üstünde kırk yalan söylemekten bıkmadı..partilileri bıktı bu bıkmadı...
30 Ekim 2009 12:27
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler