YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Hükümeti başarısız ilan ediyorum
Hükümeti başarısız ilan ediyorum
22 Şubat 2012 13:33
''Hükümeti, enerji politikasında başarısız ilan ediyorum''

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Hükümetin, enerji politikasında başarısız olduğunu ileri sürerek, ''Halkımızı elektrik kesintilerine mahkum eden enerji politikası vardır. Bu Hükümet ile Türkiye'nin elektrik konusunda çıkışı yoktur'' dedi.

Hamzaçebi, Hükümetin enerji politikalarına ilişkin TBMM'de basın toplantısı düzenledi.

Türkiye'nin son yıllarda ''nefret suçu'' ve ''nefret söylemi'' şeklinde iki yeni kavramla tanıştığını ifade eden Hamzaçebi, toplumu bölen, zayıf, güçsüz olanları, azınlıktakileri ötekileştiren bir anlayışla karşı karşıya olunduğunu iddia etti.Hamzaçebi, nefret söyleminin artmasında iktidarın çok büyük sorumluluğu bulunduğunu öne sürerek, iktidarların, toplumu kucaklaması gerektiğini söyledi. Hamzaçebi, Hükümetin, toplumu barış içinde bir arada tutma söyleminin olmadığını ileri sürerek, ''Kin ve nefrete dayalı, güçsüzleri, zayıfları ötekileştiren, kendi gibi düşünmeyenleri ötekileştiren, onları mahkum konumuma sokan söylemler, maalesef giderek artmaktadır. Bu söylemin oluşmasında iktidarlar tek başına değildir. Bu konuda başka kesimlere de sorumluluk düşüyor. İktidarlar dışında, bazı medya kuruluşlarının nefret söylemine katkıda bulunduğunu görüyoruz. Bu son derece üzüntü verici'' diye konuştu.

Medyanın temel görevinin vatandaşın haber alma özgürlüğünün sağlanması olduğuna işaret eden Hamzaçebi, ancak bu görevi yerine getirirken, kendisini iktidar yanında konumlandıran bazı medya kuruluşlarının, nefret söylemini artıran söyleme katkıda bulunabildiğini söyledi.

''Televizyon kuruluşunu kınıyorum''

Hamzaçebi, bir televizyon kanalının, CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter'i, yayınladığı bir dizide, toplumca kabul görmeyen bir role yerleştirerek ötekileştirdiğini ifade etti. Bu dizide Serter'e, açıkça hakaret edildiğini belirten  Hamzaçebi, ''Bunu insanlık adına kınıyorum'' dedi.

CHP milletvekili olması ve düşünceleri nedeniyle eleştirilebilineceğini, düşüncelere karşı sert eleştiriler yapılabileceğini anlatan Hamzaçebi, ''Ama hiçbir zaman, bir kişinin düşüncelerine karşı olmak, karşısındaki kişiye, hele medya kuruluşu ise ona hakaret hakkı vermez. İlgili televizyondan, Serter ve toplumdan özür dilemesini talep ediyoruz. Serter'in kırılan gururunu, incinen onurunu, bu özür telafi etmeyecektir. Ama bu özür, toplumdaki nefret söyleminin kökleşmesini belki bir nebze önleyecektir. Bu televizyon kuruluşunu kınıyorum. O rol, Sayın Serter'i hedef almıştır. Serter'in isminin kamuoyunca biliniyor olması nedeniyle bu rol tesadüfi olamaz'' diye konuştu.

''Bakan, elektrik kesintisi programını vatandaşla paylaşsın''

Hamzaçebi, Hükümetin, elektrik ve doğalgaz politikalarının fiyaskoyla sonuçlandığını, başlangıçtan bugüne kadar, elektrik, doğalgaz ve enerji politikasının bulunmadığını ileri sürdü.

AK Parti'nin, iktidara geldiği 2002'de Türkiye'nin kamu ve özel sektör enerji yatırımlarının toplamının, milli gelire oranının yüzde 1,5 düzeyinde olduğunu anlatan  Hamzaçebi, o günden bugüne kadar AK Parti'nin, yüzde 1,5'luk oranı yakalayabilme başarısını gösteremediğini söyledi.

 Türkiye'de doğalgaz ve bu çerçevede elektrik sıkıntısı yaşandığını ifade eden Hamzaçebi, sözlerini, ''Halkımız, unutmuş olduğu, tarihte kaldığını düşündüğü elektrik kesintileriyle AKP Hükümetiyle yeniden tanışmıştır. Bugün tesadüfi gibi gözüken, arızaya bağlı olarak yorumlanmaya çalışılan elektrik kesintileri, gerçekte gizli elektrik kesintisi programının uygulanmasıdır. Hükümet, elektrik kesintisi programını açıklasın, vatandaş da günlük yaşamını ona göre planlasın. Vatandaş, hangi günde elektrik kesintisi yapılacağını bilmiyor ama Enerji Bakanlığı biliyor. Enerji Bakanlığının bildiğini vatandaş da bilsin. Enerji Bakanı'nı, elektrik kesintisi programını vatandaşla paylaşmaya davet ediyorum'' diye sürdürdü.

Hamzaçebi, Türkiye'nin, elektrik üretiminin, yüzde 45 doğalgaza bağımlı olduğunu, ithal ettiği doğalgazın yüzde 53'ünü elektrik üretiminde kullandığını, elektrik üretiminin de yüzde 45 oranında girdi olarak doğalgazdan sağlandığını anlattı. Hamzaçebi, bu oranın 2002'de yüzde 40 iken, 10 yıllık AK Parti iktidarı döneminde yüzde 45'e yükseldiğini ileri sürdü.

Dünyanın en pahalı girdisiyle elektrik üretiminin neredeyse yarısının sağlandığını, bunun sürdürülebilir bir tablo olmadığını belirten Hamzaçebi, Türkiye'nin günlük doğalgaz ihtiyacının 180 milyon metreküp olduğunu söyledi. Hamzaçebi Türkiye'nin bütün olanaklarını tam olarak kullanması halinde sağlayabileceği doğalgaz girişinin günlük 170 milyon metreküp olduğunu ifade ederek, günlük 10 milyon metreküplük açık bulunduğunu iddia etti. Arz ve talebin dengelenemediğini savunan Hamzaçebi, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Arz-talep arasında önemli bir açık vardır. Açığın sorumlusu, enerji yatırımlarını 2002 seviyesinde bile tutamayan Hükümettir. Hükümeti, enerji politikasında başarısız ilan ediyorum. Başarısız bir enerji politikası vardır, halkımızı elektrik kesintilerine mahkum eden enerji politikası vardır. Vatandaşımız gerçeğin farkına varmalı. Bu Hükümet ile Türkiye'nin elektrik konusunda çıkışı yoktur. Her yıl yüzde 7 oranında artan talep karşısında, bu talebi karşılayacak yatırım politikası yoktur. Böyle politikasız ortamda, Türkiye elektrik kriziyle karşı karşıya kalma tehlikesi yaşamaktadır.''

''İmzalamayacak bakanlar olabilir''

Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran, kesintisiz eğitim uygulamasına son veren kanun teklifine ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Hamzaçebi, görünüşte sürenin artırıldığını ancak, zorunlu süreyi parçalara bölerek başka uygulamaların kapısının aralandığını söyledi.

Böyle önemli bir konunun, tasarı yerine teklif olarak gelmesini eleştiren Hamzaçebi, ''AKP'nin 5 grup başkanvekilinin imzalaması arkasında Hükümet iradesini gösteriyor. Bakanlar Kurulunda imzaya açılmamasının bir nedeni olması gerekir. Belki Bakanlar Kurulunda imzalamayacak bakanların olması ihtimallerden biridir. Başka ihtimal, toplumda böyle bir düzenlemeye karşı ciddi eleştiriler olabilir, ciddi tepkiler karşısında teklifin arkasında Hükümetin değil, milletvekillerinin olduğu izlenimi kamuoyuna verilmektedir'' diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu'nu ne zaman Anayasa Mahkemesine götüreceklerine ilişkin soruya da Hamzaçebi, ''Hazırlıkları yapıyoruz. Dilekçesi yazılıyor, makul süre içinde, ona ilişkin davayı da açacağız'' karşılığını verdi. (AA)

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler