YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
HÜDA-PAR Genel Başkanı'ndan çarpıcı açıklamalar
HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kürt meselesi açıklamasını "fecaat" olarak tanımladı. Yapıcıoğlu, "Silahlar bırakılacaksa Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılması bile ucuzdur" dedi.
HÜDA-PAR Genel Başkanı'ndan çarpıcı açıklamalar
18 Mart 2015 / 07:27 Güncelleme: 18 Mart 2015 / 15:00

Kanal A'DA yayınlanan Türkiye'nin Seçimi'nde Celal Kazdağlı ve Fatin Dağıstanlı'nın konuğu olan HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu Çözüm Süreci, PKK, CHP ve Başkanlık Sistemi'ne dair önemli açıklamalarda bulundu.

İşte Yapıcıoğlu'nun açıklamalarından satır başları;

"Süreçten rahatsız olan insanlar provokatif eylemler yapabilir"

"Diyarbakır'da ki atmosfer alışılagelen atmosfer. Bir sessizlik var bazı kesimlerde tedirginlik var. Ama umuyoruz herhangi bir sıkıntı olmadan bu Nevruz da geçecek. Sürecin tabiatı gereği süreçten rahatsız olan insanların, sürecin devam etmesini istemeyen kimselerin provokatif  bazı girişimleri olabilir. Buna karşı herkes tedbirli olmalı ve üzerine düşen sorumluluğu yerine getirilmelidir.

Bizim elimizde şu tür bir provokatif eylem olacak şeklinde bilgi yok ancak aktardığım gibi sürecin doğası gereği, bu süreçten rahatsız olan pek çok insanı düşündüğümüzde provokasyona açık bir ortam var. Bu provokasyonun kaynağı PKK'nin içinden de olabilir. Devlet içinde örgütlenmiş bazı yapılardan da böyle bir eylem beklenebilir. Ayrıca bazı ülkelerin bağlantıları ve onların istihbarat teşkilatları da bu tür şeylere girişebilirler."

"Sadece tek bir Paralel Yapı yok"

"Bizim eskiden beri iddiamız, devletin içinde örgütlenmiş sadece bir Paralel Yapı yok, pek çok Paralel Yapı var. Şu an Fethullah Gülen Hareketi olmadan önce de devletin içerisinde, 'Derin Devlet' olarak tanımlayabileceğimiz bazı yapılanmalar vardı. Bunlar tasfiye edilmezse ve önlemler alınmazsa, yeni yapılar da ortaya çıkabilir.

"HÜDA-PAR olarak Nevruz'u kutlamıyoruz"

"Biz HÜDA-PAR olarak Nevruz'u dini bayramlara yeni bir alternatif olsun ve yeni bir ulus oluşturma niyetiyle yapılmasından dolayı Nevruz'u kutlamıyoruz."

"HDP'nin üst yönetimi özellikle yönetici kadroları, İslam ile çok barışık değiller. Bunun istisnaları elbette vardır. Ama taban anlamında söylüyorsanız, HDP'nin tabanının yarısından fazlası muhafazakardır, dindardır. Namazlı niyazlıdır sünnetleri hiç kaçırmaz. Hatta belki gece namazı kılar. Yani böyle bir gerçeklik var. "

"CHP bölgede tabela partisi olmaya doğru gidiyor"

"CHP'nin bölgede teşkilatları var ancak tabela partisi olmaya doğru gidiyor. CHP bu politikalara ve bu söylemlere devam ederse, belki ileride tabelalarını bile indirecek hale gelecek. CHP'yi bitiren HDP oldu. Bölgedeki sol gruplar HDP'ye ve o çizgideki diğer partilere kaydılar. Bir de zaman ilerledikçe insanların siyasal bilinçleri arttı. Yani Kürtlerin başına gelen felaketlerin sebebi ulus devlet paradigması. CHP ulusalcı çizgide devam ederse orada taban kaybedecekti ve kaybetti."

"AK Parti aileyi bitirdi"

"AK Parti'nin yaptıkları bazı doğru şeyler var ama eleştirdiğimiz çok politikaları var. Mesela AK Parti döneminde bir Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı oluşturuldu. Pek çok proje hazırladı. Pek çok maddi katkılar sundu. Ama buna rağmen aile kurumu çatırdıyor. Yani işin manevi boyutuna hiç girmedim. Aileyi ayağa kaldırmak için hiçbir şey yapmadı AK Parti. Ak Parti iktidara geldiğinden beri daha geç yaşlarda evlenmeler oluyor. Ak Parti iktidara geldiğindeki evlilik sayısı ile şu an ki sayıyı kıyasladığınızda evlilik sayısı düşüyor. Boşanma sayıları artıyor. Ak Parti Aile Koruma Kanunu çıkardı ama bu aileyi bitirdi. Şu anda aile kurumu çatırdıyor."

"Erdoğan'ın Kürt sorunu yoktur cümlesi tek kelime ile fecaat"

"Fecaat. Tek kelime ile fecaat. Sayın Cumhurbaşkanı 2005'te "Kürt sorunu vardır. Bu benim sorunumdur. Büyük devletler hata yaptıklarında bu hataları itiraf etmelidirler. Bu hataların tekrarlanmasına izin vermeyeceğiz" dedi. O zaman bahsettiği şey neydi? Türkiye'de bir Kürt sorunu vardı. Ve Türkiye'deki Kürt sorunu PKK'dan bağımsız olarak vardı. Türkiye'deki Kürt sorunu Cumhuriyet'in kuruluşu ile başlamıştır. Bakınız Çanakkale'de Türkler ve Kürtler omuz omuza verip savaştılar. Yan yana şehir düştüler doğru mu? Birinci Mecliste aynısını görüyoruz. Sonra ne oldu 'Kürt yoktur' inkar ve asimilasyon."

"Kürtlerin taleplerini konuşurken muhatabınız bir tek örgüt olamaz"

"Eğer Kürtlerin meselesi konuşulacaksa, Kürtlerin taleplerini konuşurken muhatabınız bir tek örgüt olamaz. Muhatap bütün olarak bir halktır. Bu halkın örgütlü kesimleridir. Farklı farklı siyasi partileri vardır. Sivil toplum kuruluşları vardır. Farklı farklı kanaat önderleri vardır. Bunlarla oturup konuşulmalıdır. 6-7 Ekim olayları bu meselede bir kırılma oldu. Devlet o tarihe kadar sadece PKK'yı muhatap aldı."

"Silahlar bırakılacaksa Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılması bile ucuzdur"

"Hatta dedi ki, "Siyasette müzakere, terörle mücadele." Bunu her söylediklerinde PKK'nin siyasi temsilcileri dediler ki, "Bizim siyasi irademiz İmralı'dadır." Hükümet, "Canıma minnet. İmralı'da bir tek kişi var istediğim zaman görüşürüm. İstediğim zaman görüşmem. Benim istediğimi de söyler." dedi. Belki de bir oyundu. HDP'yi oyuna getirdi. HDP saf dışı kaldı. Devlet bir tek kişi ile görüşüyor. Biz ısrarla söyledik. Mesele silah bırakma meselesi ise görüşün. Bunun karşılığında ne istiyorlarsa, Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasını mı? Bu bile ucuzdur yani. İnsanlar ölmeyecekse ne kadar ceza evinde insan varsa, dağdakiler in inmesini mi istiyorlarsa... Odur yani. Bunun şartı buysa biz buna karşı değiliz..."

İskilipli Atıf Hoca ile Şeyh Said'in farkı ne?

"Devlette devamlılık esastır gibi bir cümle söylemeye herhalde gerek yok. Peki Dersim ile ilgili neden özür diledi? Bir kere önce hükümet, kuruluşundan bu yana devletin  yaptığı yanlışlardan özür dilemelidir. İskilipli Atıf Hoca İstiklal Mahkemesi tarafından şehit edildi. Hükümet mezarını buldu. Türbe yaptı. Adına hastane açtı tebrik ettik. Peki Şeyh Said'in mezarı nerede? Belki de üzerine bina yapıldı. Aynı şeyi onun için de düşünür müsünüz ? diye birisi Sayın Arınç'a sordu, "O başka, onu karıştırmayın" dedi. Neden? Farklı olan şey ne?

"Kandil'in örgütün tabanında çok fazla bir karşılığı yok"

"Yani Kandil'i karşısına almak isterse alır. Kandil'in örgütün tabanında çok fazla karşılığı olduğunu düşünmüyorum. Kandil'in örgütte karşılığı zannedildiği kadar yok. Örgüt üzerinde en büyük etkiye sahip olan kişinin Öcalan olduğunu herkes kabul ediyor ve biliyor."

"Başkanlık sistemi bu ülke için bir zorunluluk değil"

"Başkanlık sistemi bu ülke için bir zorunluluk değil. Başkanlık sistemi gelirse bu ülke yıkılacakta değil. Parlamenter sistemde bir zorunluluk değil. Önemli olan isimler değil sistemlerin nasıl çalıştığıdır. Önemli olan adalete hizmet ediyor mu? etmiyor mu?"

 

KANALAHABER.COM / ÖZEL İÇERİK

11:17
 // m.ali kutan
Ummetin size ihtiyacı var...
18 Mart 2015 11:17
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler