YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Hepsine Bozkurt gibi direniriz
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.
Hepsine Bozkurt gibi direniriz
22 Ocak 2013 / 10:55 Güncelleme: 22 Ocak 2013 / 13:40

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Milleti bölmenin adı çözüm olarak görülüyorsa, biz çözüme ve çözüm taraflarına karşıyız. Türkiye'yi yıkmanın, devleti dinamitlemenin adı barış ise biz barış denilen kılık değiştirmiş bölücü üsluba tamamıyla kapalıyız ve karşıyız'' dedi.

Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Bahçeli, Bulgaristan'da Hak ve Özgürlükler Hareketi lideri Ahmet Doğan'a yönelik silahlı saldırıyı kınadı ve olayın tüm yönleriyle aydınlığa kavuşmasını, saldırının geri planındaki asıl saiklerin ortaya çıkarılmasını beklediğini ifade etti.

Türk milletinin son yurduna geldiği ve yerleştiği andan itibaren değişik ebat ve çaptaki saldırılara ve komplolara sürekli muhatap kaldığını belirten Bahçeli, milletin tarihin her devrinde ya dış kaynaklı bir senaryo ve dayatmayla ya da iç merkezli yanlış ve kusurlarla sabrının sınandığını, dayanıklılığının denendiğini söyledi. Bahçeli, ''Öyle an ve dönemler gelmiştir ki yerli ve yabancı güç odakları aynı havuzda birleşmiş, aynı niyette buluşmuştur. Bazen reform, bazen ıslahat, bazen yenileşme, bazen de çözüm adı altında olmadık tertipler yapılmış, olmadık tuzaklar kurulmuştur'' dedi.

İnsanlıkla bağdaşmayan, vicdanla izah edilmeyen ne varsa bir plan ve proje konsepti dahilinde icra edildiğini dile getiren Bahçeli, şunları söyledi:

''Yabancı güçler ve içimizdeki esir zihniyetler, bir olmuşlar, iç içe geçmişler ve milletimizin geleceğine kelepçe vurmaya çalışmışlardır. Aziz millet varlığının tutunduğu, yurt haline getirdiği topraklardan çıkarılması için asırlarca süren ve alçakça ilerletilen bir yıldırma stratejisi izlenmiştir. Bir yönüyle bu süreç halen devam etmektedir. Bugün bize demokrasi ve özgürlük nasihatinde bulunanlar, sömürgeci ve kanlı geçmişlerine sıkı sıkıya bağlıdırlar. Fransa'nın terörle mücadele adı altında Mali'yi hedef alması, ABD'nin Irak ve Afganistan'ı özgürleştirme gerekçesiyle işgal etmesi, Libya'ya düzenlenen çok uluslu müdahaleler ve Suriye ile ilgili yapılan hesaplar hep bunun kanıtıdır.''

Milletin yüzyıllardır çekile çekile bugünkü sınırlarına kadar geldiğini anlatan Bahçeli, ''Bir türlü kapanmayan açılımlarla, bir türlü asıl gayesi görülmeyen batılılaşma hamleleriyle, kökümüzden, milli benliğimizden ve kimliğimizden savrulmalar yaşanmış ve yaşatılmıştır. İleri gittiğimizi zannederken gerileyişimiz, başardık derken mağlubiyete düşmemiz böyle olmuş, bu şekilde gerçekleşmiştir'' diye konuştu.


-''Şark meselesi emelinden vazgeçmedi''-


Devlet Bahçeli, her ayrılığın önce dil temelli formüle edildiğini, kültürel temelde sağlama alındığını ve ardından özerklik kılıfına bürünerek siyasal bağımsızlığa ulaştığını söyledi.

Yabancı güçlerin reform dayatmalarının, günümüzdekine benzer çözüm odaklı ısrarlarının ve sorun diye tarifi yapılan konuların halli bağlamındaki zorlamalarının vatanlaştırılan yerlerin birer birer kaybedildiğini anlatan Bahçeli, ''Aynı kader gemisine bindiğimiz, aynı heyecanları yaşadığımız ve ortak bir tarih havzasından gelerek geleceğe uzandığımız toplumlarla maalesef yollarımız ters düşmüş, asırlarca içtiğimiz kardeşlik çeşmemiz kurumuştur'' dedi.

Tarihi Şark meselesinin emelinden ve hedefinden hiç vazgeçmediğini, farklı enstrüman ve vasıtalarla varlığını koruduğunu ifade eden Bahçeli, geçmişte Osmanlı İmparatorluğu'nu parçalamak ve bölmek için uğraşanların bugünkü torunları ve bu çağdaki takipçilerinin, bu defa Türkiye Cumhuriyeti'ne aynı akıbeti yaşatmak istediğini öne sürdü.

Tarihteki yıkım dönemlerinin tekrarlanmak istendiğini savunan Bahçeli, ''Çünkü ortam uygun, işbirlikçi iktidar hazır, hainler heves ve iştah içindedir'' diye konuştu.

Türkiye'nin adım adım tasfiye edildiğini iddia eden Bahçeli, şöyle konuştu:

''Demokrasi, özgürlük, çözüm, barış, insan hakları çığırtkanlığıyla Türk milleti eskiye nazaran daha vahim bir sürecin içine sokulmuştur. Sevr'de yarım kalan hesaplar, milli iradeyi temsil eden çoğunlukçu iktidar tarafından milli birlik ve kardeşlik projesi diye yutturulmaya çalışılan çöküş ve çözülme programının içine alınmıştır. Çözüm sözleri, barış ezberleri varlığımızı, birliğimizi ve bin yıllık hukuku harap etmeye ayarlı saatli bir bombaya dönmüştür. Sevr'e, barış antlaşması diyerek imza atanların varisleri, bugün yeniden barış sözleriyle Türk milletinin defin törenini hazırlamaktadır. Dün işgalcilere kucak açanlar, dün Türk'e ölüm fermanı yazanlar, dün Anadolu'ya kabus yaşatanlar, bugün yeniden çözüm iksiriyle gözleri boyamaya ve akılları karıştırmaya gayret etmektedirler. Başbakan Erdoğan, Damat Ferit'ten aldığı bayrağı parçalanmış millet bünyesine, bölünmüş vatan coğrafyasına dikmek için çalışmaktadır. Bunun için, tıpkı izinden yürüdüğü gayri milli isimler gibi istismarda, aldatmada sınır tanımamaktadır.

Başbakan Erdoğan'ın teslimiyetçi ve diz çöken acizliği her zillete boyun eğen, her kepazeliğe davetiye çıkaran politikaları Türkiye'yi ve Türk milletini sona yaklaştırmaktadır. AKP Hükümeti, 'Şark Meselesi'nin kalıntısı, uzantısı, parçası ve bir uzvu olmaya talip olmuştur. Başbakan Erdoğan için Haçlılarla, kafir planlarıyla bir ve aynı niyete sahip olmak rahatsız edici görülmemiştir.''

Türk milletinin bütünlük içinde yaşaması dışında hiçbir alternatifi kabullenmediklerini vurgulayan Bahçeli, ''Milleti bölmenin adı çözüm olarak görülüyorsa, biz çözüme ve çözüm taraflarına karşıyız. Türkiye'yi yıkmanın, devleti dinamitlemenin adı barış ise biz barış denilen kılık değiştirmiş bölücü üsluba tamamıyla kapalıyız ve karşıyız'' dedi.

Dayanışma içinde olan zalimler, kötüler, hainler, bölücüler ve teröristlerle başa çıkacaklarını dile getiren Bahçeli, ''Bırakın AKP, CHP, BDP, PKK, Barzani, İmralı canisi ve Kandil artıkları aynı safta toplansınlar, aynı kalıba girsinler. Biz hepsine bozkurt gibi direniriz'' diye konuştu.

AA

Etiketler: ,
hafızamız yerinde
 // osman tahmaz
geçmişi unutmadık ...
22 Ocak 2013 11:12
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler