YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"HDP'nin vagonu haline geldiler"
"HDP'nin vagonu haline geldiler"
18 Şubat 2015 16:05
AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş, "Dün TBMM'de yaşanan tablo gösteriyor ki hem CHP hem MHP, HDP'nin vagonu haline dönmüştür" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, "Dün TBMM'de yaşanan tablo gösteriyor ki hem CHP hem MHP, HDP'nin vagonu haline dönmüştür. Dün HDP, iki siyasi partiyi  kendi vagonu yapıp TBMM gündemini tıkama gayretinde bulunmuştur. Sandıktan değil,  sokaktan iktidar çıkarmaya çalışanlar,  dün TBMM'de terör estirmişlerdir" dedi.

Elitaş, düzenlediği basın toplantısında, dün TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan kavgayla ilgili görüşlerini ifade etti. Meclis'te,  Özgecan Aslan'ın öldürülmesiyle ilgili milletvekillerine hiçbir sınırlama olmadan söz hakkı verildiği, kadına şiddetin lanetlendiği ve soruna çözümün nasıl ortak akılla yapılacağının görüşüldüğü günde, üç siyasi partinin bir kadın Meclis Başkanvekili'ne karşı yapılan sözlü şiddeti ve bulundukları tacizi milletin ibretle izlediğini belirten Elitaş, "Ayşe Nur Bahçekapılı, kadına şiddetin kınandığı ortamda elinden geldiğince müsamaha göstermiş ama CHP, MHP ve HDP milletvekilleri tarafından açık ve şiddetle taciz edilmiştir" diye konuştu.

Elitaş, şöyle devam etti:

"Dün TBMM'de üç siyasi parti birlikte ittifak yaparak bu paketi, demokratik haklarını kullanmak isteyen sivil toplum örgütleri ve kişilerin güvencesini nasıl bir şekilde ortadan kaldırabiliriz, bu kanunu engellemeye çalışabiliriz şeklinde olağanüstü bir şekilde ittifak sağlamışlardır. CHP, dün de gördüğümüz,  tapelerde izlediğimiz gibi paralel örgütün maşası haline gelmiş. MHP, paralel örgütün taşeronu olma gayreti içinde bulunuyor. Ama dün TBMM'de yaşanan tablo gösteriyor ki hem CHP hem MHP, HDP'nin vagonu haline dönmüştür. Dün HDP, iki siyasi partiyi kendi vagonu yapıp TBMM gündemini tıkama gayretinde bulunmuştur. Sandıktan değil,  sokaktan iktidar çıkarmaya çalışanlar,  dün TBMM'de terör estirmişlerdir."

Dün gece saat 23.30'e  kadar grup önerilerini tartıştıklarını, ancak kendilerinin grup önerisinin geçmemesi için üç partinin birlikte terör estirdiklerini savunan Elitaş, hem AK parti hem de HDP Grubu'nun kapalı oturum önergesi verdiğini, HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın söz hakkı olmamasına rağmen 10-15 saniye konuştuğunu, Grup Başkanvekili Pervin Buldan tarafından kürsüden uzaklaştırıldığını söyledi.

"Tuncel ve Buldan bana taciz uygulamıştır"

Daha sonra Başkanvekili Bahçekapılı'nın kendisine kürsüye çağırdığını ifade eden Elitaş, "Ben konuşmaya başlarken HDP'li Sebahat Tuncel ve Pervin Buldan gelerek kürsüde bana taciz uygulamış, beni kürsüden uzaklaştırmaya çalışmışlardır. Ama bugün basın toplantısında görüyoruz ki kamuoyunu yanıltma, aldatma şeklinde beni sözlü hedef göstererek sanki kadın milletvekillerini kürsüden uzaklaştırmaya çalışan benim gibi göstermeye çalışmışlardır. 30 yıldır bu memlekette terör estirenler, bugün masum şekilde demokratik haklarını kullandıklarını iddia ederek farklı role bürünmüşlerdir. Yapılanlar, Anayasa ve İçtüzüğe uygun değildir. Dün HDP'nin taşeronu olarak CHP ve MHP yarış içindedir. İki parti, HDP'nin amaçlarına, değirmenlerine su taşımışlardır" değerlendirmesinde bulundu.

İç Güvenlik Paketi ile getirilen en önemli  düzenlemenin, demokratik haklarını kullanmak isteyenlere özgürlüklerini yapabilmelerine imkan sağlamak olduğunu,  AB müktesebatına aykırı herhangi bir yönü olmadığını anlatan Elitaş, getirilen sistemde suçüstü halinde polisin güvenliği sağlayabilmek amacıyla 24 saat gözaltına alma yetkisi olduğunu söyledi. Elitaş, "Polisin hiçkimseyi keyfi olarak gözaltına alma yetkisi bulunmamaktadır. Sokaklarda eylemler yapıp, çocukları polisin önüne atan, onları kullanarak eylemlerini gerçekleştirmeye çalışanlar, maalesef dün iki kadın milletvekilini kürsüde konuşan bana karşı taşeron olarak kullanarak kürsüyü işgale kalkmışlardır. Bunlar hep bu şekilde hem çocukları hem kadınları kullanarak farklı zafiyeti gündeme getirmeye, bu insanları kullanarak hedeflerine ulaşmayı hedeflemektedirler" diye konuştu.

Dün yaşananlardan büyük üzüntü duyduklarını ifade eden Elitaş, bugün grup önerileri oylanacağını, gündeme Perşembe günü kaldıkları yerden devam edeceklerini bildirdi. "İnşallah umuyor ve diliyorum ki diğer siyasi parti grupları, bundan sonra sakin bir ortam içinde, İçtüzüğün kendilerine verdiği yetkiyi kullanarak yasanın çıkmasını engellemek için bütün haklarını kullanabilirler. Ama ve şiddeti hiçbir zaman, hiçkimse  mazur göremez. Toplum, kamuoyu onları mahkum eder" dedi.

Elitaş, bir soru üzerine, paketi bitirinceye kadar aralıksız çalışacaklarını, düzenlemede değişilik yapmayı düşünmediklerini söyledi.

"Tuncel beni itekledi, Baluken yumruk salladı"

Genel Kurul'da ne yaşandığına yönelik soru üzerine Elitaş, şunları anlattı:

"Sebahat Tuncel beni iteklemiştir, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken bana yumruk sallamıştır. HDP'liler bu işi bir senaryo haline getirmişler ve iki milletvekilini figüran olarak kullanmışlardır. Tuncel ve Buldan'ı ben konuşurken kürsüye gönderip, beni uzaklaştırmaya çalışmışlar ve arkadan da HDP'li milletvekilleri bana saldırmaya yeltenmiştir. Bunu gören milletvekili arkadaşlarımız onların saldırılarını uzaklaştırmak için benim etrafımda toplanmışlardır. Bir milletvekili Başkanlık Divanı'nı işgal etmiştir. Başkanlık Divanı'na çıkarak Başkanlık çanını alıp milletvekillerine atmaya gayret etmiştir. Hüsamettin Zenderlioğlu, stenografların kullandığı sandalyeyi milletvekillerinin üzerine fırlatmaya çalışmışlardır. Yaptıkları bu eylemlerin tamamını AK Parti'nin üzerine yıkmaya çalışmaktadırlar. Kapalı oturumlarda bunların  görüntüleri olmadığından dolayı maalesef bunları izah edemiyoruz, zeytinyağı gibi üste çalışmaya gayret ediyorlar. öyle inanıyorum ki iki kadın milletvekili kendilerini darp etmişlerdir. Hiçbir AK Parti'li milletvekili, onlara fiili saldırı yapmamıştır. Onlar bize fiili saldırı yapmışlardır.  Herhalde bu işte başarılılar ki kendilerine verilen rolü çok iyi oynamışlar, 'darp edildik, vücudumuz morardı' diyorlar. Anladığım kadarıyla bunlar kendilerini darp etmişlerdir. Hiçbir AK Parti'li milletvekili, hiçbir milletvekiline ve özellikle kadınlara dokunmayı kendisine yediremez ve yakıştıramaz."

Yaralanan milletvekillerinin HDP ve CHP'li milletvekili olduğunun söylenmesi üzerine Elitaş, "Sayın Musa Çam'a geçmiş olsun diyorum. O arbedede ayağı, çiçeklerin bulunduğu yerdeki mermere takıldı ve çiçeklerin üzerine düştü. Orada bir zedelenme olmuş olabilir. Hiçbir AK Parti'li milletvekilinin ona fiili, doğrudan doğruya saldırısı yoktur" karşılığını verdi.  

Mustafa Elitaş, "Demokratik hakları geliştirmek için getirdiğinizi söylediğiniz tasarı çok farklı görüntüler doğuruyor. Bu çelişki değil mi?" sorusuna, "Kürsüye işgal etmek, TBMM'de terör estirmek demokratik hak mıdır? Kürsüde konuşanın uzaklaştırmaya çalışmak, kürsü dokunulmazlığını yok etmeye çalışmak, demokratik hak mıdır, insan haklarına uygun mudur? 6-8 Ekim'de yapılan hareketi, CHP-MHP-HDP koalisyonu dün TBMM'de yaşatmışlardır. Biz bunların TBMM'de üç siyasi partinin birlikte yaşanan hadisenin sokakta olmaması için bu paketi çıkarmaya çalışıyoruz.  İçtüzüğü yok sayarak, teamüllerde bulunmayan kürsüdeki milletvekiline saldırıyı gerçekleştirenlerin, sokakta demokratik haklarını kullanmaya çalışanları engellemek için neleri göze alacaklarının en önemli göstergesidir" cevabını verdi.  

Çözüm Süreci'nin 77 milyonun arzu ettiği konu olduğunu belirten Elitaş, "Böyle meseleleri gündeme getirerek Çözüm Süreci olmayacak diye tehditte bulunmak, Çözüm Süreci'ne imkan vermemek ve baltalamamak için gayret içinde olduklarının göstergesidir" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun sabaha karşı 04.00'te uçakta aradığını ve kendisine konuyla ilgili bilgi verdiklerini anlatan Elitaş,  basın toplantısı düzenleyeceklerinden de bilgisi olduğunu söyledi.

Elitaş, "Şiddet, terör havası olmadığı takdirde her türlü öneriye açığız. Dün hiçbir parti, bu paketle ilgili, toplumsal güvenliği sağlayacak, demokratik hak ve özgürlükleri kullanmayla ilgili herhangi bir önerme getirmediler. Sadece TBMM'de terör nasıl estirilir, birlikte nasıl koalisyon kurulur onun gösterisini yaptılar. Eğer makul, mantıklı görüşleri varsa birilikte değerlendirir, ortak mutabakat olduğunda yaparız ama onların tek amacı terör estirmek. Dünkü görüntüler samimi davranmadıklarının göstergesi...Sadece rol yapıyorlar,  iyi gözükmek için rol yapıyorlar" diye konuştu.

HDP'den tepki

HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, iktidar milletvekillerinin İç Güvenlik Paketi yasalaşmadan ilk kanı Meclis'te döktüğünü ifade ederek, "Yasayı geçirmeye çalışan AKP hükümeti, çözüm ve barış sürecini çok ciddi biçimde tehlikeye sokmakta, adeta bu süreci kendi elleriyle sonlandırmanın gayretine girmektedir" dedi.

Buldan, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ve bazı HDP milletvekillerinin katılımıyla Meclis'te basın toplantısı düzenledi.

TBMM Genel Kurulu'nda dün akşam onaylamadıkları bir durumun yaşandığını belirten Buldan, AK Parti grubunun, "hem HDP hem anamuhalefet grubuna pervasız ve vahşi saldırıda bulunduğunu" söyledi.

İç Güvenlik Paketi'nin Türkiye'yi karanlık noktaya götürdüğünü, barışı, demokrasiyi, özgürlükleri ve toplumsal yaşamı tehdit ettiğini her fırsatta dile getirdiklerini anlatan Buldan, "İç Güvenlik Yasası gelmeden ilk kanı Meclis'te döktüler. Grubumuza ve anamuhalefete yapılan saldırılar paketin yansımasıdır" diye konuştu.

Buldan, yasa çıktığında sınırlı olan demokrasi ve özgürlüklerin tamamen ortadan kalkacağını öne sürerek, şöyle devam etti:

"Toplumsal barış, bu yasa çıktığında çok ciddi zarar görecektir. Sınır ötesi operasyon tezkeresi çıkarır gibi güvenlik yasasını parlamentodan geçirmeye çalışan AKP Hükümeti, çözüm ve barış sürecini çok ciddi biçimde tehlikeye sokmakta, adeta bu süreci kendi elleriyle sonlandırmanın gayretine girmektedir. Hedefi demokratik çözüm ve barış olan bir hükümet, niçin böyle ceberut yasaya ihtiyaç duyar? Demek ki hükümet çözüm ve barış konusunda samimi değil. Acaba bu hükümetin zihninin arka planında sürecin sona erdirilmesi planı mı var? Güvenlik Paketini bunun için mi çıkartıyor? Bunlar derin kuşku uyandıran gelişmelerdir."

"AKP Grup Başkanvekilinin kadın vekillere darp girişimi vahim"

Buldan, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın Genel Kurul'da HDP'li kadın milletvekillerine darp girişiminde bulunduğunu öne sürdü.

Meclis'te dün Özgecan Aslan cinayetinin kınandığını, kadın cinayetlerine karşı geliştirilecek reflekslerin tartışıldığını anımsatan Buldan, "Böyle bir günde AKP Grup Başkanvekili'nin kadın vekillerimize yönelmesi çok vahim bir tablo ortaya çıkarmıştır. AKP Grup Başkanvekili ile ilgili ne gibi işlemlerin yapılacağını takip ediyoruz" dedi.

Buldan, AK Parti Grubu'nun Elitaş hakkında işlem başlatmasını, başta kendisi ve İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel olmak üzere kamuoyundan özür dilemesini istedi.

Oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın tutumunun da ibret verici olduğunu savunan Buldan, "Başkanvekili Genel Kurul'u AKP'nin talimatlarıyla yönetmiş ve muhalefete karşı sert tutum izleyerek, tarafsızlığını tümüyle kaybetmiştir. Kadın Meclis Başkanvekilinin biz kadın vekillere darp girişimi karşısında sessiz kalması tarihe geçecek bir tutumdur" diye konuştu.

İç Güvenlik Paketi'nin çıkmaması için ellerinden gelen direnci göstermeye devam edeceklerini vurgulayan Buldan, "Eğer AKP bu pakette ısrar etmeye devam ederse, bu paket hükümeti götürecektir" dedi.

Kürkçü: "Bu tür saldırılarda ne olacağını kimse önceden bilemez"

Kavgada başından yaralanan HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de dün kapalı oturumda yaşananları anlattı.

Bisikletine binerken kullandığı kaskı gösteren Kürkçü, "Ben bunu daha çok bisikletle giderken başımı korumak için kullanıyordum. Şimdi milletvekillerinden korunmak için kullanmam gerektiğini düşünüyorum. Bundan sonra bu teçhizatla Meclis'e gelip gideceğim" diye konuştu.

Bahçekapılı'nın HDP'nin söz hakkını verdiği AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın, kürsüye giden Buldan ve Tuncel'i darp ederek, kendisine yol açtığını öne süren Kürkçü, "Onu izleyen diğer AKP milletvekillerinin bir anda kürsüye hücum etmeleri sonucu arkadaşlarımıza yardım etmek zorunda kaldık. Sebahat Tuncel'e yönelen yumruğu savuşturmak için yanına gittiğimde, ona isabet etmeyen yumruk benim başıma geldi" dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Oktay Saral'ın gece boyunca bütün milletvekillerine her yerde ve her biçimde saldırdığına tanık olduğunu dile getiren Kürkçü, CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu'ya,  CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'a veHDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu'na Saral'ın saldırdığını öne sürdü.

Kürkçü, muhalefet milletvekillerine yaralayıcı nesnelerle saldırma güdüsünün düşünülmesi gerektiğini belirterek, "Birkaç sıyrıkla bu saldırıyı atlatmış olabilirim ama bu tür saldırılarda kime ne olacağını kimse önceden bilemez. Belki Musa Çam daha ağır bir olayla yüzleşebilirdi. Tokmak Aykut Erdoğdu'nun şakağına gelse ne olurdu bilemiyorum" dedi.

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler