YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
HDP'nin iş birliği teklifini uygun görmedik
HDP'nin iş birliği teklifini uygun görmedik
25 Mart 2014 14:06
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP'nin yerel seçimlerde işbirliği teklifine ilişkin, "Öyle bir teklif geldi ve biz bu teklifi uygun görmedik. 'Bize zarar verir' dedik. Bugün HDP, AKP ile işbirliği yapıyor" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kral FM'de "Mehmet'in Gezegeni"ne konuk oldu. Bazı yerel televizyon kanallarından da yayınlanan programda Kılıçdaroğlu, vakit buldukça müzik dinlediğini söyledi. 

"Türkiye'nin 7 bölgesi var, CHP Türkiye'nin 5 bölgesinde çalışıyor. İki bölgesini adeta görmüyor, nasıl Türkiye'nin partisi olacak eleştirileri var. Nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Yo hayır oralara da gidiyorum, gittim. Ama fazla yoğunluk vermedim oralara. Arkadaşların yaptığı bir programdı bu, programa uygun çalışıyorum. 81 ile kısa sürede gitme şansım yok, diğer arkadaşlarımızın hepsi gitti" yanıtını verdi. 

HDP Genel Başkanı Sebahat Tuncel'in, "Biz seçim döneminde en başlarında 30 Mart seçimlerine beraber girelim teklifinde bulunduk, Sayın Kılıçdaroğlu'na, kendisi kabul etmedi. Pensilvanya Sayın Kılıçdaroğlu'nu Başbakan yapacak zannediyor" dediğinin hatırlatılarak, "Böyle bir teklif geldi mi?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Doğru öyle bir teklif geldi ve biz bu teklifi uygun görmedik. Ben siyasete atıldığım zaman şunu söyledim; halka doğruları söyleyeceğim. Geldiler işbirliği önerdiler kabul etmedik. 'Bize zarar verir' dedik bu. Aynı düşüncemi bugün de söylüyorum, zaten. Bugün HDP, AKP ile işbirliği yapıyor. Onu gayet iyi biliyoruz zaten. Çünkü sadece bizi eleştirerek, siyaset yapıyorlar. Yolsuzluğu, AKP'yi, diğer partileri  eleştirmek konusunda bir çabaları yok."

"Cemaat ile ilgili görüşünüz nedir?"

Kılıçdaroğlu, "Cemaat ile ilgili görüşünüz nedir?" yönündeki bir soru üzerine ise "Görüşüm şu, CHP'nin bakışı şu: İnsanlar belli bir inanç çerçevesinde bir araya gelebilirler, bunun adı cemaat, tarikat olur... Biz bunlara saygı gösteririz. Hiç kimsenin inancına karışmayız. Allah'la kul arasına birinin girmesi zaten inancımızda da yoktur. O zaman olması gereken şudur; herkesin inancına saygılıyız, cemaatse cemaat, tarikatsa tarikat, buna karışmayız ama siyasete karışmamak kaydıyla. Dinin siyasete girmesini istemeyiz" diye konuştu. 

Ergenekon operasyonuna atıfta bulunarak, "Bu delillerin cemaat tarafından toplanıp hükümete verildiği, bu kumpasın cemaat tarafından yapıldığına inanıyor musunuz?" sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, muhataplarının hükümet olduğunu söyledi. 

"Bu davaların savcılığını üstlenen kimdi?" diye soran Kılıçdaroğlu, "Recep Tayyip Erdoğan. 'Ben bu davanın savcısıyım' dedi. Geçen gün bir istihbarat şefi televizyonlara çıktı, 'Ben 35-40 kez Başbakanla görüştüm, makamında görüştüm' dedi. Bir ülkenin Başbakanı, istihbarat şefiyle 35-40 kez değil, bir kez bile görüşmez. Eğer iş o noktaya gelmişse zaten işbirliği vardır orada. O davaların tamamen göstermelik olduğunu, masum insanların hapse atıldığını defalarca söyledik. Ben bunu söylediğimde 'Ergenekoncu' diye suçluyorlardı. Şimdi kendisi suçluyor. Ama ben hiç bir zaman o davaların savcısıyım demedim" ifadesini kullandı. 

"Özel hayatla ilgili dinlemeler dünyanın her tarafında suçtur"

Başbakan'a "TİB kayıtlarını yayınla" dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, konuyla ilgili bazı sorular yönelttiğini belirterek, bu sorularını yineledi. 

Dinlemeleri mahkeme kararıyla polislerin yaptığını değerlendiren Kılıçdaroğlu, kendilerinin dinlemeler konusunda daha önce defalarca hükümeti eleştirdiğini bildirdi. Hükümet kanadından bu eleştirilerine karşılık, TBMM'de "verilmeyecek hesabınız yoksa rahat rahat konuşun" dendiğini savunan Kılıçdaroğlu, "Özel hayatla ilgili dinlemeler dünyanın her tarafında suçtur ve bende asla kabul etmem. Ama toplumu ilgilendiren dinlemeler hiç bir zaman suç değildir. Yasa dışı olsa bile suç değildir, çünkü bunlar toplumu ilgilendirir" açıklamasını yaptı.  

Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine şunları kaydetti:

"17 Aralık Operasyonu'nu devletin vicdanı yapmıştır, bu devlet sahipsiz değildir. Olay devleti koruma iç güdüsüyle yapılan bir şeydir. Rıza Sarraf devletin dört bakanını satın almıştır ve devletin sırlarını satmaktadır. İşin özünde bu vardır. Devlet buna tepki göstermeyecek mi? Türkiye Cumhuriyeti gelenekleri olan bir devlettir, biz bin yıllık devletiz. Devletin kendi vicdanı kendini korur. Başbakan geldi diye, her istediğini yapacağım diye bir kural yoktur. Devletin örfü, kuralları vardır." 

"Bu operasyonlar neden dershane tartışmalarından sonra başladı?" sorusu üzerine ise Kılıçdaroğlu, "Hayır, Kapıkule'de 202 kilogram eroinin bulmasıyla başlamıştır süreç. Olay büyümüştür, MİT raporunu vermiştir, mahkeme dinleme kararı almıştır, asıl failleri bulmak için. Operasyon çok önce başlamıştır ama düğmeye basılma ne zaman olmuştur kendilerinin takip edildiğini öğrendikleri andan itibaren" değerlendirmesini yaptı.

Kılıçdaroğlu, tapeleri yayınlarken özel hayat olan bölümleri de hep çıkardığını savundu.

Yaptığı konuşmalarda Türkiye'nin Suriye ile  savaşa sokulmak istendiğini ileri sürmesi hatırlatılarak, TSK tarafından düşürülen Suriye uçağının sorulması üzerine ise Kılıçdaroğlu, "Bütün bu olayları örtmek için 'Suriye ile savaşırsam, ben kahraman olurum, bu olaylar örtülür, yolsuzluklar unutulur' diye düşüncesi var. Daha önce söyledim, 'hırsızdan kahraman olmaz.' Bizim itiraz ettiğimiz nokta, Genelkurmayın açıklamasından önce Erdoğan'ın bunu miting meydanında açıklaması. Savaş, miting meydanlarında açıklanmaz, savaş acıdır, göz yaşıdır. Siz buradan nema toplamaya çalışıyorsunuz. Kendisini kahraman ilan ettirmeye çalışıyor, hırsızdan kahraman olmaz, şaibeli bir kişiden kahraman çıkmaz" ifadelerini kullandı.

Adım adım iktidara yürüdüklerini ve bunu meydanlarda gördüklerini savunan Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine ise "Başörtüsünü siyaset ortamından çıkardık, her tarafa gidiyoruz, her inanca saygılıyız, 53 kadın başkan adayımız var bunlardan bazıları başörtülü" dedi.

Kılıçdaroğlu, Mustafa Sarıgül'e dönük yolsuzluk iddialarına ilişkin olarak da ''evet yolsuzluk dosyaları iddiasıyla suçlanıyordu, araştırdım zaten bir kısmını İçişleri Bakanlığını doğru değil diye işleme koymamış, bir kısmını savcılık 'bunlar soruşturulamaz' diye karar vermiş, bir dosyası dolayısıyla davası devam ediyordu o dosyadan da nihai beraat kararı çıktı ve partiye geldi'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Sarıgül'ün İstanbul'dan aday gösterilmesinin "O'ndan kurtulma operasyonu" olarak değerlendirildiği yönündeki soru üzerine ise bunun gerçeği yansıtmadığını dile getirdi. 

''Bozkurt işaretiyle jest yaptım''

Ankara'daki seçim turu sırasında yaptığı "Bozkurt" işaretinin hatırlatılması üzerine de Kılıçdaroğlu, "Bana bir ülkücü kardeşim bozkurt işareti yaparak, 'ben ülkücüyüm oyumu size vereceğim, Mansur Başkana vereceğim' dedi ben de bozkurt işaretiyle jest yaptım'' ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri

Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, kendisinin bir kadın Cumhurbaşkanı düşüncesi olduğunu hatırlattı.

Kılıçdaroğlu, bir ismin olup olmadığının sorulması üzerine, ''İsim yok, kadın olmasını şunun için istedim. Kadınlar bu ülkede gerçekten siyaset açısından baktığınızda çok daha başarılı olabiliyorlar, geçmişte bunun örnekleri de var. Bir cumhurbaşkanlığına da  yabancı dili çok iyi olan iyi eğitim almış, siyasi kimliği çok öne çıkmamış , bir kişinin cumhurbaşkanı olmasını isterim" yanıtını verdi. 

Halkın talebi olması durumunda İlker Başbuğ'un Cumhurbaşkanı olmasına sıcak bakıp bakmayacağı yönünde bir soru üzerine de Kılıçdaroğlu, ''Elbette halkın nabzını tutarsınız, İlker Başbuğ çok saygıdeğer bir insandır, mağdur edilmiştir. Devletin bütün sırlarına vakıf bir kişiye terörist muamelesi yapılmıştır. Ben beraat edeceğine inanıyorum ama bugünden insanların isimlerini telaffuz edip onları yıpratmayı doğru bulmuyorum doğrusunu isterseniz. Ama zaman ne gösterir önümüzdeki süreçte göreceğiz'' açıklamasını yaptı.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler