YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Hangi CHP'yi muhatap alacağız?
Hangi CHP'yi muhatap alacağız?
18 Nisan 2013 09:56
TGRT Haber'de soruları yanıtlayan AK Parti Grup Başkanvekili ve Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, AK Parti'nin algıda sürekli BDP ile birlikte pozisyonlanmaya çalışıldığını belirtti.

AK Parti Grup Başkanvekili ve Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar'ın hazırlayıp sunduğu "Ankara'nın Gündemi" programına konuk oldu. İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol ve Habertürk Gazetesi Yazarı Muharrem Sarıkaya'nın da sorularını cevaplayan Ünlü, çözüm sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Ünlü, çözüm sürecinin çok boyutlu olarak yürütüldüğünü ve süreçle ilgili toplumsal kesimlere, siyasete, iktidara sorumlulukların düştüğünü belirtti.

Sürecin içeriğinin anlatılmamasıyla ilgili eleştirilerin olduğunu dile getiren Ünlü, şöyle konuştu: "Süreç yönetimi dediğimiz şey stratejik kararların herkesle paylaşıldığı bir şey değildir. Eğer bir devlet bir süreci yönetiyorsa ve bu süreç çok stratejik, taktik bir süreç ise bunu bilmesi gerekenler bilir. Sürecin içeriğini risk alanlar bilir. Siyaset olarak biz, bu sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi gerektiği taraftayız. Olanların doğru şekilde kamuoyu ile paylaşılması, olacakların da içerik olarak paylaşılması gerekmiyor. Zaten şu ana kadar olan her şey de kamuoyu önünde cereyan etti yani milletin gözü önünde cereyan ediyor ve hiçbir şeyin üstü kapalı bırakılmadı."

Hangi CHP ile muhatap olacağımızı bilmiyoruz

CHP'nin sürece dahil olması gerektiğini vurgulayan Ünlü, şunları söyledi: "Biz, hangi CHP ile muhatap olacağımızı bilmiyoruz. Kendi içinde bütünlüğü olmayan, kendi içinde bir kararlılığı olmayan ve Genel Kurul'da bile bir hafta başka bir grubun egemen olduğu diğer hafta başka bir grubun egemen olduğu ve bir kararlılık, istikrar, perspektif ortaya koyamayan, kafa karışıklığından kurtulamamış bir CHP var karşımızda"

Ünlü, CHP'nin her konuda 'benim istediğim gibi olmalı' dediğini kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü: "Eğer siz iktidar partisiyseniz ve riski siz alıyorsanız, sizin karar vermeniz gerekiyorsa, bir süreci yönetmeniz gerekiyorsa bir öneri ortaya koyarsınız. Karşınızdakinin 'bu süreç senin dediğin gibi değil, benim dediğim gibi olacak' deme hakkı yoktur, bir uzlaşı zemini ararsınız. Şartları olduğunu söyleyen bir partiyi Türkiye'yi ilgilendiren siyaset üstü bir konuda sürece nasıl dahil edeceksiniz? Ortada çok büyük bir sorun var. Bu sorunu çözmek için herkesin risk alması gerekiyor. Bu riski alırken de kimsenin şöyle ya da böyle deme lüksü yok"

AK Parti, BDP ile pozisyonlanmaya çalışılmaktadır

Ünlü, muhalefetin AK Parti'yi sürekli BDP ile birlikte algıda pozisyonlamaya çalıştığını, süreci siyasi ranta dönüştürmek istediğini belirterek, "AK Parti ile BDP yan yana gelsin ve bunun üzerinden PKK-AKP bir araya geldi diyelim, o yüzden de BDP ile AK Parti'yi yan yana bırakacak bir çekilme stratejisi takip edelim' diyen bir anlayışla nasıl uzlaşacaksınız? AK Parti'yi BDP'nin yanına itmeye, sürecin dışında kalmaya çalışan, risk almayan, çözüm önerisinde bulunmayan ve öneri getirin dediğimizde de herhangi bir öneri getirmeyen bir anlayış var. Eğer siz bir çözüm süreci yürütüyorsanız kendinize paydaşlar ararsınız.

Hele hele sorun siyaset üstü bir sorunsa, bütün toplumsal kesimleri ilgilendiren ve yeniden toplumsal sözleşme niteliğinde bir süreci yürütüyorsanız diğer siyasi aktörleri de yanınıza almanız gerekir. 'Ne olursa olsun AKP'den kurtulmalıyız' gibi bir anlayış var. Siz eğer siyasetinizi karşı tarafın kaybetmesi üzerine kurgulamışsanız zaten buradan siyaset çıkmaz"

Bahçeli'nin Akil İnsanlara yönelik eleştirileri

AK Parti Grup Başkanvekili Ünlü, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Akil İnsanlara yönelik eleştirilerine ilişkin de şunları kaydetti: "Birisi herhangi bir yerde Akil İnsanlara bir saldırıda bulunsa bunun sorumluluğunu kim üstlenecek? Siyaset üslubu olarak sürekli tahrik eden, hedef gösteren, sürekli bunu bir yıkım, ihanet, bölücülük olarak tanımlayan bir dil üzerinden oluşturduğunuz tahrikin toplumsal karşılık bulması neticesinde bunun sorumluluğunu nasıl üstleneceksiniz, bunu neyle izah edeceksiniz?

Geçmişte PKK, Kürt sorunu üzerinden kendisine silahlı mücadeleyi, şiddeti bir meşruiyet olarak gördü ve çözüm olarak bunu tercih etti. MHP'de şimdi bir sorun gördüğü için 'vur de vuralım, öl de ölelim' diyor. PKK'nın bir sorun karşısında silahı, şiddeti çözüm olarak görmesiyle bugün MHP'nin bir sorun karşısında şiddeti ve silahı çözüm olarak görmesi arasında nasıl bir fark bulacağız?"

"Toplumda 'BDP, PKK istiyor Ak Parti yapıyor' gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor."

Pervin Buldan'ın Öcalan ile yaptığı görüşme sonrası sürecin ikinci aşamasına ilişkin yaptığı açıklamasıyla ilgili konuşan Ünlü, "2002'den beri attığımız demokratikleşme adımları var. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kendi vatandaşlarının hak ve özgürlüğünü hiç kimse ile pazarlık malzemesi yapmaz. Devlet hiçbir şekilde kendi mahkumuyla oturup hükümetin yapması gereken düzenlemelerin içeriğin çerçevesini konuşmaz" dedi.

"Bizim bu süreçle ilgili görüştüğümüz tek bir şey vardır; terörün sonlandırılması, silahların susması ve silahlı unsurların sınır dışına çekilmesidir" diyen Ünlü, toplumda ısrarla 'BDP, PKK istiyor AK Parti yapıyor ve sanki silahlı mücadele sonucu kazanılmış haklar' varmış gibi bir algı oluşturmaya çalışıldığını belirtti. Ünlü, "Eğer silahlı mücadele sonucu haklar kazanılsaydı terörün tırmandığı 90'lı yıllarda bu hakların verilmesi gerekirdi. Dolayısıyla demokratikleşme, temel hak ve özgürlüklerin zenginleştirilmesi ve genişletilmesi ile çatışma arasında bir koalisyon kuramazsınız" diye konuştu.

T.C. ibaresinin tabelalardan kaldırılacağı iddiası

Ünlü, T.C. ibaresinin tabelalardan çıkarılacağı iddialarıyla ilgili ise şunları söyledi: "Sağlık Bakanlığı, 8 ay önce kurumsal kimlik çalışması yaptı. Üst başlık olan T.C. Sağlık Bakanlığı'nın altındaki kurumların başına T.C. yazılmasını kurumsal kimlikten çıkarıldı. Çünkü bunlar Sağlık Bakanlığı'nın alt kurumlarıdır. Aradan 8 ay geçiyor, çözüm süreci gündeme geliyor, birileri malzeme arıyor ve bunu bulup çıkarıyor. Hazine'nin başındaki T.C.'yi de photoshop ile çıkarıp sosyal medyaya verdiler. Balıkesir Valiliği'nin başındaki T.C'yi de aynı şekilde silip sosyal medyaya verdiler"

Şu ana kadar geri gelen geri bildirimler çok olumlu

Ünlü, programda Akil İnsanların bölge ziyaretlerini değerlendirdi. Şu ana kadar gelen geri bildirimlerin çok olumlu olduğunu vurgulayan Ünlü, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gittikleri hiçbir yerde olumsuz bir şeyle karşılaşmadılar ve çok iyi karşılanıyorlar. Akil insanların bir görevi sürecin önünü açmak yani sürecin önündeki tehditleri, riskleri görmek ve bu konuda öneri ve uyarılarda bulunmaktadır. Şu ana kadar bu mekanizma çok güzel işledi. Akil İnsanlar risk aldı. Ama bu insanlar hatta çözüm sürecine 'destek oluyorum' diyenler bile hakarete uğruyorlar. Böyle bir ortamda bile risk alan bu insanların her birini takdir ediyorum"

Sürece desteğin yüzde 65'e çıkacağını düşünüyorum

Yapılan son ankette sürece destek oranının yüzde 58 oranında olduğunu ve bu oranın atmosferi yansıtmadığını dile getiren Ünlü, "1 Nisan'da bir saha çalışması yapıldı. Bu hafta içerisinde de anket sonuçları gelir ve yüzde 65'e yakın bir destek çıkacağını düşünüyorum" dedi.

Birinci önceliğimiz silahlı unsurların sınır dılına çekilmesi

Ünlü, çözüm sürecinde birinci önceliğin silahlı unsurların sınır dışına çekilmesi olduğunu belirtti. "Biz kendi topraklarımızda terör, silahlı unsurlar istemiyoruz" diyen Ünlü, "Dolayısıyla biz şimdi birinci önceliğimizi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bundan sonraki süreçte silahlı unsurlar sınır dışına çekildikten sonra kendisini tasfiye eder, etmez bunlar başka bir şey. Çünkü PKK terör örgütünden bahsettiğiniz zaman milyar dolardan, uyuşturucu trafiğinden, insan kaçakçılığından bahsediyorsunuz. Biz, bu ülkede sorunların siyaset kurumu aracılığıyla çözülmesi, bu milletin sorunlarının çözüm merciinin TBMM olduğunu ve bütün kesimlerin demokratik yolla TBMM'de temsil edilmesini, sorunlarının orada çözüme kavuşması gerektiğini, bu ülkenin kendi Anayasa'sını yapmış, kendi vatandaşlarının demokratik hak ve özgürlüklerinin zenginleştirilmiş, her vatandaşın birinci sınıf vatandaş olduğu bir Türkiye ile ilgileniyoruz şu anda ve bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz."

Yeni anayasa çalışmaları

AK Parti Grup Başkanvekili Ünlü, yeni anayasa çalışmaları ile ilgili soruları da cevapladı. Ünlü, Uzlaşma Komisyonu'nun belirlenen tarihte çalışmalarını bitiremediğini hatırlatarak şöyle konuştu: "Şu an Meclis Başkanımız bir inisiyatif kullanarak bütün siyasi partilerin verdikleri önerilerden her siyasi parti kendi taslağını oluşturdu ve bu taslaklar üzerinde mutabakat arayışları sürüyor. Bunun neticesini açıklayacak olan da Meclis Başkanımızdır"

Ünlü, hiçbir siyasi partinin o masadan kalkmak istemeyeceğini kaydederek, seçimlerden önce herkesin millete söz verdiğini hatırlattı. Çalışmaların tamamlanması konusunda az da olsa umudunun olduğunu söyleyen Ünlü, sözlerine şöyle devam etti: "Siyasi partilerin taslak üzerinde uzlaşabileceklerini düşünüyorum. Çünkü TBMM'de kurulan Uzlaşma Komisyonu'ndan bir anayasa taslağı çıkmazsa sonuçta Türkiye uluslararası arenada siyaset kurumunun anayasa yapamadığı bir ülke durumuna düşer. O yüzden umut ediyoruz ki oradan bir taslak çıkar. AK Parti, bütün çözüm yollarını, bütün uzlaşma arayışlarını sonuna kadar sürdürür, eğer buradan bir taslak çıkmazsa da kendi taslağı ile yoluna devam eder"

Akil insanların yaptığı açıklamalar kendi şahsını bağlar

Mahir Ünal, programın sonunda Akil İnsanlar Heyeti Ege Bölgesi Üyesi Baskın Oran'ın "Umudunu kaybetmiş bir PKK olursa metro istasyonları ve AVM'ler her gün patlar" açıklamalarını değerlendirdi. Akil İnsanların yaptığı açıklamaların kendi şahsını bağlayan açıklamalar olduğunu ifade eden Ünlü, sözlerini şöyle tamamladı: "Kamuoyunda sanki biz Akil İnsanlara 'şöyle konuşun, bunu deyin' şeklinde direktif vereceğiz gibi bir algı oluştu.

Biz hiç öyle bir şey demedik, onlar da zaten böyle bir şeyi kabul etmez. Baskın Hoca, böyle bir açıklama yapmış ve onun kişisel görüşüdür. Bu, onun bakış açısını ve perspektifini ifade ediyor demektir. Baskın Oran'ın bu düşüncelerinden yola çıkarak 'acaba AVM'lerde patlamalar mı olacak?' diye kaygılanmak doğru değildir. Toplumun bu kaygıya da itilmemesi gerekiyor"

 

İHA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler