YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Habur hukuku işletecekler"
"Habur hukuku işletecekler"
02 Mart 2010 14:46
Partisinin grup toplantısında gündemi değerlendiren Baykal'ın hedefinde yine AK Parti hükümeti vardı...Anayasa değişikliği ile ilgili konuşan Baykal'a göre bunun arkasında çok başka bir neden var...

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal partisinin Grup toplantısında gündemi değerlendiriyor.. Grup toplantısında yine hükümete yüklenen Baykal’ın konuşmasından satır başları:

İŞSİZLİK RAKAMLARI

Grup toplantıısna bugün açıklanan işsizlik rakamları ile başlayan Baykal, "Bugün ortaya çıkan tablo ekonominin maalesef işsizlik üretmeye devam ettiğini bize gösteriyor. Geçen yılki işsizlik oranının 3 puan üzerine çıkıldığı görülmekte. Kasabalar ve kentlerde yaşayan insanların maruz kaldığı işsizlik ise çok daha büyük seviyede olmuştur.  Yüzde 17.4 olmuştur." diye konuştu...

* Tarımdaki gizli işsizlik dolayısıyla bu rakam daha aşağıya çekilmektedir. Ama bu bizi yanıltmamalıdır. Gençlerdeki işsizlik ise yüzde 25’in üzerine çıkmıştır. Yani her 4 gençten biri işsizdir.

* Resmi rakamların tespit edebildiği işsiz sayısı 860 bin kişi artmıştır. İşsizlik 2001 krizinden sonra yüzde 10 düzeyindeydi. Bugün ise yüzde 17’nin üzerine çıkmıştır. Yani yarı yarıya artış göstermiştir.

* Bu tablonun arkasında AKP’nin insan ve üretim odaklı değil, rant ve finans odaklı ekonomi politikaları yatmaktadır. Tarıma sahip çıkılmadığı için, fabrikalar kapatıldığı için bu işsizliğin oluştuğunu anlatıyoruz.

 15 MİLYON İNSAN YOKSUL

İşsizliğin yanında yoksulluk tablosu da kaygı verici düzeyde artmaktadır. TÜİK’in verilerine göre yoksulluk sınırı 820 liradır. Asgari ücretlilerin ailelerini de hesap edersek 15 milyon insan yoksulluk sınırının altında yaşanmaktadır.

Asgari ücretten vergi alınmaktadır. CHP’nin ısrarının ne kadar yerinde olduğu ortaya çıkmıştır. Yoksullaşma bir gerçek olarak ortaya çıkmıştır.

Sadece ocak ayında yaşanan enflasyon artışı neredeyse işçinin alacağı ücret artışını ortadan kaldırmıştır. Bu kabul edilebilir bir tablo değildir.

8 YILDA BORÇ İKİ KATINA ÇIKTI

Türkiye borçlanma konusunda vitesi yükseltmiştir. Borç beraberinde pek çok sorunu ve sıkıntıyı da getirmektedir. Merkezi devlet borçları açıklandı. 2002’den bu yana borçlar iki katı artmıştır.

Türkiye’nin borç yükü 8 yılda 80 yıldaki toplamın iki katına çıkmış, 8 yılda 80 yılda yapılanlar satılmıştır.

Bu borçlar nasıl ödeniyor, faizle ödeniyor. Peki bu faizden kim kazanıyor. Bu faiz çarkı fakirden al zengine ver çarkıdır.

Bu AKP politikasıdır. Sadece “fakirden al zengine ver” değil, “bu memleketin insanından al başka ülkelerin insanına şirketlerine” ver çarkıdır.

En yüksek harcama bugün faiz harcamasıdır. Bu tablo çok net ortaya çıkmıştır.

DANIŞTAY’IN KARARI HÜKÜMETE İBRET OLSUN

Sevinçli olduğumuz bir olayı belirtmeliyiz. Danıştay Tekel işçilerinin haklı mücadelesine bütün milletimizin duyduğu saygı ve anlayış doğrultusunda ama hukukun gereğini yerine getirerek çok önemli bir karar almıştır.

Bu kararla Danıştay kamunun devletin çalıştırmış olduğu işçilere karşı sorumluluğu doğrultusunda bu kadar keyfi bir tercih uygulayamayacağını, silip atamayacağını, onların da devletin dikkate almak zorunda olduğu hakları olduğunu ortaya koymuştur.

Türkiye’de umursamazlığın, yok saymanın hukuk dünyamıza egemen olmadığını bu kararla bir kez daha görmüşüzdür.

Danıştay’ın bu kararı hükümete ibret olsun. Hükümet bu karardan bir ders çıkarsın.

Bu olayın arkasında nasıl iktidar yanlışlarının yattığını hep söylüyoruz. Siz bu kadar yanlış yapacaksınız orada ekmek mücadelesi veren insanları silip atacaksınız. Olmaz öyle şey. Orada kimse hakkından fazlasını istemiyor ama hakkını da vermek istemiyor.

Yeter artık şimdiye kadar burnunu sürttürdüklerin, Tekel işçisine bari saygı göster.

BÜYÜK HUKUK CİNAYETLERİ İŞLENİYOR

Bugün Türkiye'de özel yetkili savcı ve mehkemelerle DGM uygulaması devam ediyor..

ABD'de gizli tanık var çünkü oarada mafya işine gelemyen gizli tanığı öldürüveriyor...

Türkiye'de ise hayati tehllikle içinde olduğu için değil yaptığı tanıklıktan utanacağı için gizli oluyor...

Türkiye'de gizli tanıklık bir imtiyaz haline getiriliyor...

Delil toplama değil delil imal etme süreci yaşanıyor...

Bu hukuk tablosyu kısa zamanda değiştirilmelidir. Bu temel sıkıntımızdır...

İktidar bu davada en büyük sorumluluğu taşıyor. Başbakan yardımcısı telefon açıyor...

İktidar hukuka tecavüzden suçüstü yakalanmıştır...

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Bu iktidarın giderayak, hukuk çatışması yaşanırken, meclis kavga ederken, telaşla ortaya çıkması neden?

Bu iktidar hukukla çatışarak geldi. 8 yıl iyi kötü idare etti. İktidar olanaklarını kullandı. Seçim belki de bu ikitadrın olanaklarının ortadan kalkacağı bir sonuç yaratacak bu nedenle kendilerini koruma altına almaya çalışıyorlar...

Hükümet kim olacak belli değil. Bugünkü hukuki şaibeleri taşıyan arkasında 608 tane fezleke olan bir iktidar seçimi kaybettikten sonra acaba kendisini nasıl güvenceye alabilir? İşte buna göre şekillencdirecekler.. Yargının kalbini beynini ellerine almak amaçları... Knedini güvenceye almak için yapıyor. Bu işin arkasında bu var..

İktidarın amacı yargı bağımsızlığı değil samimi olmadıklarını biliyoruz.

Anayasayı değiştireceğiz kendimizi ve geleceğimizi güvence altına alacağız olay budur.

72 milyonu ilgilendiren bir konu... Memleketin bu konuda söz sahibi olan kurumları işin içinde mi? Danıştay, Yargıtay bütün hukuk kurumları bu işin zamanı olmadığını söylüyor..

Sadece bu başbakan sadece bu iktidar bunun için çırpınıyor...

Habur'da kendilerine göre hukuku işlettiler, Anayasa hukuku değil. Ordada işletiyorlar belki başka bir yerde de işletiyor.

İktidardan giderse bu hukuku istedği gibi işletemeyecek işte tüm bu çabanın nedeni bu...

Herkes gelecek hesabını verecek diyorlar doğru da bir tek AKP'ye ve Başbakan'a uzanamıyor adalet

Herkes hesabını verecek, Sayın Başbakan sende hesabını vereceksin.

Türkiye'de kimseye imtiyaz yok. Kandil'den gelip Habur'dan geçenler devlet protkolünde... Bu adalet... bu hukuk... ne hukuku bu?

HSYK'ya ve Anayasa Mahkemsine siyasiler adam seçecekeler... Yani RTÜK olacak bu kuurmlarda.. Sonrası rahat... Türkiye'nin gerçek adalet sorunları ile bunun ne ilgisi var... Bunun ne açam için olduğu açık...

ANAYASAYININ DEĞİŞTİRLMEK İSTENMESİNİN ARKASINDAKİ TEMEL NEDEN?

Türkiye'de Anayasa tartışması çok temel bir konudur.. Meclis'te Anayasayı değiştirecekler.. Kimler değiştirecek, AKP ve  BDP kim bunlar Anayasa mahkemesi tarafından mahkum edilmiş iki parti... Şimdi bu ikisi elele verecekler ve yeni Anayasayı tanzim edecekler. O anayasaya göre Anayasa Mahkemesini tanzim edecekler. Sonra o Anayasa Mahkemesi bizim hakkımızda ne gerekiyorsa yapsın diyeceker... Bu da özgürlüğün, demokrasiin gereği olacak... Şimdi kendisi hesap vermemiş olanalar, kendisinden hesap soracakları seçecekler. Bu kadar saçma bu kadar akla mantığa sığmayan bir anayasa değişikliği olabilir mi? Ana muhalefet yok, muhalefet yok... AKP ve BDP birlikte yandaş medya yanlarında yandaş yargıyı yapacaklar...

Bu müzakere edildiği zaman biz üstümüze düşeni yapacağız.

Görünüyor ki bu iş referanduma gidecek

O zaman da yapılmak isteneni halka anlatacağız.

 

 

 

 

 

 


 

Bahçeli Deniz ikilisi aynı mantık
 // mehmet durukan
Bahçeli ile Baykal akıl dışı konuşuyor. Seçime 1,5 yıl kala böyle bir değişiklik yapılırmıymış, yuh zaten seçim 4 yılda bir yapılıyor. Anayasa mahkemesinin ceza verdiği bir partinin yapacağı bir anayasa meşrumuymuş. Mahkemenin biz sizi kapatmadık, ama ülkeyi şişe kebaba dokunmadan yönetebilirsiniz gibi bir mantık, tabi mezkur siyasetçilere göre. Bu nasıl bir düşünce...
02 Mart 2010 21:00
bu kafada olanlar
 // ugur kayabas
bu kafada olanlar ömürleri boyunca anayasa yapamaz.it ürür kervan yürürdiye bir söz vardır anadoluda. yapılacaklar biran önce yapılmalaı. yoksa zaten gönlü olmayanlar ne yapar nede yaptırır....
02 Mart 2010 16:55
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler