YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Güven içinde gidip döneceğiz"
Irak ziyareti öncesi açıklama yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Dışişleri Bakanlığı uyarılar yapabilir ama ben güven içinde gidip döneceğimize inanıyorum" dedi.
"Güven içinde gidip döneceğiz"
20 Ağustos 2013 / 15:08 Güncelleme: 20 Ağustos 2013 / 15:09

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Irak ziyareti öncesinde Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında, Irak'a tarihi önemde bir ziyaret gerçekleştirmeyi umut ettiklerini, bunun Türkiye'nin barışçıl yüzünü hatırlatmaya katkı yapacağını söyledi.

Güçlü, ekonomik refahını, sosyal ve siyasal istikrarını sağlamış bir Irak devletinin, herkesin ortak arzusu olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Çünkü her sağduyulu siyasetçi, şunu çok iyi bilir ki Ortadoğu'da bölgesel barış ve istikrarın sağlanmasında Irak, önemli bir kilometre taşıdır. Ziyaretimizin amacı Türkiye-Irak ilişkilerinin siyasi ve ekonomik konular başta olmak üzere her alanda önünü açmak, rahatlatmak ve gelişmesine katkıda bulunmaktır" diye konuştu.

Türkiye'nin çıkarlarını korumak ve bölgesel istikrarı güçlendirmek için Irak'a gittiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, CHP olarak bütün komşuların ve dolayısıyla Irak'ın da bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygılı olduklarını dile getirdi. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

" Irak politikamız, içişlerine karışmadan karşılıklı saygı, ortak tarih, kültür ve çıkarlarımıza uygun olarak, etkin işbirliği ilkelerine dayanmaktadır. Irak, ticari ve ekonomik açıdan da Türkiye için önemli bir ülkedir. Orada çalışan iş adamlarımızın sorunlarının çözümüne yardımcı olmak ve onlar için yeni imkanlar açmak, ziyaretimizin önde gelen hedeflerindendir. İnanıyoruz ki ekonomik ve ticari ilişkilerimiz ne kadar güçlü olursa iki ülke de o kadar güçlü olur.Irak ziyaretimizde ikili ilişkilerimizi daha sağlıklı bir konuma getirerek güçlendirmek istiyoruz. Biz, bölgede barış ve istikrara katkıda bulunmak istiyoruz. Ayrıca Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında demokrasi, özgürlükler, insan hakları ve barış doğrultusunda atacağımız adımları muhataplarımızla paylaşacağız. Bu önemli ziyaretin, Türkiye ve Irak için olumlu sonuçlar doğurmasını istiyorum."

"Takdir-i ilahiye ne söylenebilir"

Kılıçdaroğlu, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Bir gazetecinin " Irak ziyaretiniz öncesinde Dışişleri Bakanlığından güvenlik kurgusu ön planda bazı açıklamalar geldi. Bazı köşe yazarlarından da 'helallik istiyorum' şeklinde açıklamalar var. Sizin bir kaygınız var mı? Siz de helallik istiyor musunuz" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Takdir-i ilahiye ne söylenebilir? Helallik isteyen arkadaşımız, Sayın Hakan arkanızda oturuyor. Dışişleri Bakanlığı bu tür uyarıları yapabilir ama ben güven içinde gidip döneceğimize inanıyorum. İnşallah öyle gerçekleşir" yanıtını verdi.

"Hep beraber Türkiye'nin çıkarları için çaba göstereceğiz"

Kılıçdaroğlu, ABD seyahatine ilişkin soru üzerine, görüşmelerinin ve çalışmalarının devam ettiğini belirterek, seyahatin sonbaharda gerçekleşmesini umduklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Şunu herkesin çok iyi bilmesini isteriz. Türkiye, sadece Adalet ve Kalkınma Partisinden ibaret değildir, Türkiye'de güçlü bir sosyal demokrat taban vardır. Türkiye'nin çıkarlarını hep beraber bütün siyasi partiler, ortak koruyacağız. Hep beraber Türkiye'nin çıkarları için çaba göstereceğiz. Biz, bu kanallardan birisini açıyoruz. Daha önce Çin'e gittik, yine iş dünyasıyla beraber gittik. Şimdi Irak'a gidiyoruz, iş dünyamızla beraber gidiyoruz. Bütün hedefimiz şu: Türkiye bölgesinde gerçekten güçlü, etkin bir devlet olmalı, soyutlanmamalı, Türkiye'nin çıkarları çok önemlidir. Bölge istikrarı açısından Türkiye de çok önemlidir Irak da çok önemlidir Mısır da çok önemlidir. Biz, barışı, dostluğu, komşuluğu, her tarafa duyurmak istiyoruz. Dış politikanın, ülkelerin ortak çıkarları üzerine inşa edildiğini unutmamamız gerekiyor."

"Hem gazeteler yazdı hem televizyonlar gösterdi"

Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin "Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın Hacı Bektaş Veli'yi anma etkinliklerinde maruz kaldığı saldırıyla ilgili size bir tepkisi oldu. Bununla ilgili değerlendirmeniz olacak mı" sorusunu şöyle yanıtladı:

"Sayın Bozdağ ile yan yana oturuyorduk. bana 'Hacı Bektaşi Veli'nin Makalat kitabını da getirdi. Kendisine teşekkür ettim. Kendisi konuşması sırasında protesto edildiği zaman Sayın Adnan Keskin yanımda oturuyordu, 'Acaba biz bu protestoları sonlandırabilir miyiz, bunu için bir çaba harcayalım' diye söyledik. Kesilmedi arkası, kürsüye çıktığım zaman Hacı Bektaşı Veli'nin belediye binasına asılan bir cümlesiyle sözüme başladım, 'İncinsen de incitme'. Hacı Bektaşi Veli'yi anma törenlerindeki meydanın, barış, dostluk, kardeşlik meydanı olması gerektiğinin altını özellikle çizdim. Daha sonra konuşmamı bitirip, Sayın Bekir Bozdağ'ın yanına oturduğumda kendisinin şiddete maruz kaldığını öğrendik, kendi ağzından, yumruk atıldığını. Daha sonra gazeteci arkadaşlarıma bunu da kınadığımı ifade ettim. Hem gazeteler yazdı hem televizyonlar gösterdi. Ama dün, Bülent Arınç'ı anlamakta gerçekten zorluk çektim. Bir insan gözü var görmüyorsa, kulakları var duymuyorsa, ve sadece dilleriyle konuşuyorlarsa o adamdan Hükümet Sözcüsü olmaz. Benim ne söylediğimi bilmiyor, kınadığımı da bilmiyor. Kınamayı da şöyle yaptım: Sadece Hacı Bektaş'ta değil, bir politikacıya hangi koşullarda ve nerede olursa olsun, şiddet uygulanmasını doğru bulmadığımı ifade ettim. Hacı Bektaş Veli'de bunun yapılması çok daha ağır bir suç bana göre. Ama biz politikacıların protestolara alışık olmamız gerektiğini de hepimiz biliyoruz. Siyasete atılıyorsan vatandaşın tepkisini saygıyla karşılayacaksın ama bu şiddete dönüştüğü zaman bunun kabul edilebilir bir tarafı yoktur."

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler