YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Gayrı milli bir şura var"
"Gayrı milli bir şura var"
06 Aralık 2014 16:09
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Adı Milli Eğitim Şurası olmakla beraber bu milli bir şura değil, gayrı milli bir şura. Türkiye'nin geleceğini düşünmeyen, toplumu geriye götüren bir şura, bu Şura" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Adı Milli Eğitim Şurası olmakla beraber bu milli bir şura değil, gayrı milli bir şura. Türkiye'nin geleceğini düşünmeyen, bilimsel yayınları kısıtlayan, çocukların fizik, matematik, kimya gibi fen dersleri öğrenmesini engelleyen, toplumu geriye götüren bir şura, bu Şura. O nedenle bu Şura'ya Milli Eğitim Şurası demek doğru değil. Gayrı milli bir şura var" dedi.

Yenimahalle Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde Güçlü Çiftçi Güçlü Türkiye Toplantısı'na katılan Kılıçdaroğlu, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın, beşinci gemisini denize indirdiği" yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, "Hayırlı olsun. Kimin parasıyla aldığını biz gayet iyi biliyoruz. Beşinci, altıncı, yedinci gemilerini alacaklar. Benim derdim o değil, benim derdim Ermenek'teki Recep usta" ifadesini kullandı.

Milli Eğitim Şurası kararlarına ilişkin bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Adı Milli Eğitim Şurası olmakla beraber bu milli bir şura değil, gayrı milli bir şura. Türkiye'nin geleceğini düşünmeyen, bilimsel yayınları kısıtlayan, çocuklara fizik, matematik, kimya gibi fen dersleri öğrenmesini engelleyen, toplumu geriye götüren bir şura, bu Şura. O nedenle bu Şura'ya Milli Eğitim Şurası demek doğru değil. Gayrı milli bir şura var. Bu Şura'nın kararlarının da büyük ölçüde uygulama olanağı bulacağını sanmıyorum. Eğer bu ülkeyi ileriye taşıyacaksak hep beraber mücadele etmek zorundayız. Eğitimin niteliğini, kalitesini artırmak zorundayız. Baksınlar dünyadaki uygulamalara. Norveç'e, İngiltere'ye, Amerika'ya, Rusya'ya, Japonya'ya baksınlar. O ülkelerde insanlar çocuklarına nasıl önem veriyorlar, eğitimi nasıl çağdaş hale getiriyorlar, görsünler, öğrensinler. Okusunlar, dünyayı okusunlar. Geçmişi okuyarak siz geleceği çizeceksiniz ama geçmişe takılıp kalırsanız geleceği çizemezsiniz."

"Yeteneksiz olan siyasetçiler"

Bugün çocukların denek konumuna getirildiğini ve 11 yılda eğitim sisteminin 13 kez değiştiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Ne oluyor bu ülkeye? Hala PISA sonuçlarında biz en sonlardayız. Bizim çocuklarımız mı yeteneksiz? Hayır, bizim çocuklarımız yetenekli. Yeteneksiz olan siyasetçiler. Ülkeyi yönetenler yeteneksiz olanlar. Çocuklarına gemi alıyorlar, bunu gayet iyi biliyorlar. Ama vatandaşın çocuğunu daha iyi eğitim alması için her türlü engeli çıkarıyorlar" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisine ilişkin açıklamaları konusunda değerlendirmesi sorulan Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın gündemde kalmak için kendisiyle tartışmak istediğini iddia etti. Kılıçdaroğlu, "Meraklanmasın ben onunla tartışmayacağım çünkü benimle tartışması ona itibar kazandırmaz. Ona itibar kazandıracak olan saraydır. Sarayında otursun. Ona yine itibar kazandıracak olan Rıza Sarraf'tır. Onu da yanına alsın, genel sekreter yapsın. Sanıyorum daha rahat birbirlerine yakışırlar. Yan tarafına Hülya Avşar'ı da alabilir" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, Milli Eğitim Şurası'na ilişkin "Seçim öncesi bu tarz hassas kararların alınması, toplumda bir gerginlik oluşturma çabası olarak da değerlendirilebilir mi" sorusuna karşılık, bunu, "toplumu geriye götürme, toplumun düşünmesini engelleme çabası olarak gördüğünü" ifade etti.  

"Bin 150 odaya kimleri istihdam edecek"

CHP Gelen Başkanı Kılıçdaroğlu, eğitimin temel özelliğinin, çocukların nitelikli, kaliteli sorular sormasını sağlamak, merak duygularını geliştirmek, arttırmak olduğunu belirtti.

Şura kararlarıyla çocukların soru sormasının engellendiğini savunan Kılıçdaroğlu, "Birileri düşünecek ama onlar hiçbir zaman soru sormayacak. Eğitimi farklı bir kulvara sokuyorlar. Türkiye'yi bir ortaçağ ülkesi haline getirmek istiyorlar ama bunu yapamazlar" dedi.

Başka bir gazetecinin, "Sarayın bin 150 odalı olduğunu açıkladı Cumhurbaşkanı, bin odalı diye biliniyordu" sözleri üzerine Kılıçdaroğlu, "Merak ediyorum bu odaları gezme fırsatı ne zaman bulacak kendisi? Bin 150 odaya kimleri istihdam edecek orada. Üçüncü dönem milletvekilliğini bitirenler acaba orada, o sarayda görev alacaklar mı" şeklinde konuştu.

"Adımın Kemal olduğunu bildiğim kadar..."

TÜRGEV'in kendisine açtığı tazminat davasına ilişkin bir soru üzerine ise Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"TÜRGEV rüşvetin merkezidir, kaynağıdır. Devletten ihale alanlar ihale almadan önce götürüp TÜRGEV'e para veriyor, yatırıyor? Bunun adı nüfus ticaretidir. Açsınlar Türk Ceza Kanunu'na baksınlar. Ayrıca TÜRGEV yetkililerinden rica ediyorum. Kim size bağış yaptı? Ne kadar bağış yaptı? Hangi gerekçeyle bağış yaptı? Sizin bilançolarınız, gelir gider tablolarınız nedir? Niye bunları saklıyorsunuz? Hangi gerekçeyle saklıyorsunuz? TÜRGEV istediği kadar dava açabilir. Ben açık ve rahat, adımın Kemal olduğunu bildiğim kadar TÜRGEV'in, rüşvetin merkezi olduğunu da biliyorum ve bunu da yargıda ortaya çıkaracağım. Bütün mesele şu; o bilançolarını, gelir gider tablolarını ve kimlerden bağış aldıklarını bir an önce mahkeme dosyasına getirip koysunlar. Bu dosyaya koymuyorlar. Getirip bir an önce koysunlar. Görecekler orada, ihale alanların nasıl götürüp oraya rüşvet yatırdıklarını. Rüşvetle beslenen bir yapı var orada. Gelir kaynaklarını nasıl alıyorlar? İhale almayan sade bir yurttaş gelip TÜRGEV'e bağış yapıyor mu? Hayır. İhale alanlar niye, hangi gerekçeyle yapıyor? Adı nüfus ticareti. Bu kadar basit."

"Bu türküyü 21. yüzyılda AKP'den dinliyoruz"

İncirlik Üssü konusunda ABD ile yürütülen görüşmelere ilişkin değerlendirmesi sorulan Kılıçdaroğlu, "Herhalde Parlamento'nun bilgisi dışında böyle bir şey yapamazlar. Sonuçta böyle bir çabanın içindelerse düzenlemeyi parlamentoya getireceklerdir. Biz kendi topraklarımızın bir başka ülkeye müdahale etmek amacıyla kullanılmasını doğru bulmuyoruz" cevabını verdi.

Kılıçdaroğlu, bedelli askerlikle ilgili bir soru üzerine ise yoksul ailelerin çocukları da geliri yüksek olan ailelerin çocukları gibi askerlikten bedel ödemeden yararlanacaklarsa buna destek vereceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Yoksul ailelerin çocukları askere gidecek, durumu iyi olanlar bedel ödeyecek. Bu çifte standardı doğru bulmuyoruz. Hani var ya bir ozanın söylediği gibi 'askerimiz fakirdendir, zenginlerimiz bedel öder' diye. Bu çok eskilerde söylenen bir türkü aslında. Şimdi biz bu türküyü 21. yüzyılda AKP'den dinliyoruz" diye konuştu.

Sare Davutoğlu'na teşekkür

"Sayın eşinizle, Sayın Sare Davutoğlu bir buluşma gerçekleştirdi. Bu görüntü Türkiye açısından çok moral verici karşılandı, böyle yazıldı, çizildi. Siz de Davutoğlu ile benzer bir görüntü vermeyi, bir konuşma yapmayı düşünüyor musunuz" sorusuna ise Kılıçdaroğlu, ortam olursa görüşebileceğini ifade ederek, Sare Davutoğlu'na teşekkür etti.

Kılıçdaroğlu, bir başka gazetecinin de "Daha önce de bir kaybınız olmuştu. O zaman Başbakan olan Erdoğan'ın eşi gelmemişti ziyaretinize. İkisini kıyasladığınızda nasıl bir şey görüyorsunuz" sorusunu yöneltmesi üzerine de şunları kaydetti:

"Allah aşkına şu Erdoğan ile ilgili bana soru sormayın. O kendisini gündemde tutmak için her şeyi yapıyor. Sarayına kapansın, sarayında otursun. Mesela şuna bakabilir; rüşvet nasıl toplanır, yolsuzluk nasıl yapılabilir? Bunlarla ilgili anılarını yazabilir. Kitaplar yazabilir. Bu konularda çaba harcayabilir. Bu konularla ilgili toplantılara katılabilir. Toplumu aydınlatırsa bu konularda belki daha fazla yararı olur."

 

AA

17:18
 // M.N.A.
Millik'ten sen ne anlarsin? chp için millilk din düşmanliği demek ülkemizi dışa bağımlı yapmak demek...
06 Aralık 2014 17:18
16:50
 // Ramazan
Erdoğan kadar çamur , iftira atılan bir siyasetçi daha varmı Dünya'da. Onların inadına kısmet olursa anayasayı değiştirecek 367 yi aşan millet vekili ile tekrar Gelecek. birileri atıp tutsun AKP halkın hizmetkarı olmuş daha ne olsun....
06 Aralık 2014 16:50
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler