YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Freni patlamış kamyon gibi
Başbakan Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu'na yüklendi. Erdoğan, Kılıçdaroğlu için, 'Adeta freni patlamış kamyon gibi, samimiyetsiz, ilkesiz, tutarsız ve popülüst şekilde bize iftiralar atıyor.' dedi.
Freni patlamış kamyon gibi
13 Ağustos 2010 / 16:58 Güncelleme: 13 Ağustos 2010 / 17:03

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''CHP Genel Başkanı 12 Eylül'de yapılacak, anayasa halk oylamasını kendisi için, kendi şahsı için, kendi ikbali için bir sınav olarak görüyor. Kendisini ispat için bir fırsat olarak görüyor. Şu sıralarda miting meydanlarında, adeta freni patlamış kamyon gibi, samimiyetsiz, ilkesiz, tutarsız ve popülist şekilde bize iftiralar atıyor'' dedi.

Erdoğan, partisinin il başkanlığı tarafından İstasyon Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuştu.

Anayasa değişikliği konusunda yapılacak halk oylamasına ''evet'' kampanyası çerçevesinde düzenlenen mitingde vatandaşa hitap eden Başbakan Erdoğan, Erzurum'un ilçelerini sayarak selam ve sevgilerini iletti.

Erzurum deyince, Dadaş'ın akla geldiğini anımsatan Başbakan Erdoğan, ''Dadaş, mert demektir, yiğit demektir, cesur demektir, özü sözü doğru demektir. Dadaş, zalimin karışında duran, mazlumun yanında olan demektir. İşte buradan bu coşkulu meydandan tüm dadaşları tekrar selamlıyorum'' dedi.

Vatandaşın ramazan ayını da tebrik eden Başbakan Erdoğan, bu ayın tüm halka, İslam dünyasına ve dünyaya barış, huzur ve bereket getirmesini diledi.

Erdoğan,  ramazan ayında muhalefet partilerinin yaptığı gibi ramazanın ruhununa aykırı bir üslubun kullanılmaması gerektiğine inandığını belirterek, şunları söyledi:

''O liderleri tamamen kendi hallerine bırakıyorum, onlar ne derlerse desinler. Benim aziz milletim bunların, üsluplarına, tavırlarına, küfürnamelerine, tutarsızlıklarına, hakaretlerine, iftiralarına bakarak zaten onlara gereken cevabı 12 Eylül'de verecektir. Ben buna inanıyorum.  İnanın, Teyo Pehlivan bunları görse herhalde pes der. CHP Genel Başkanı 12 Eylül'de yapılacak, anayasa halk oylamasını kendisi için, kendi şahsı için, kendi ikbali için bir sınav olarak görüyor. Kendisini ispat için bir fırsat olarak görüyor. Şu sıralarda miting meydanlarında, adeta freni patlamış kamyon gibi, samimiyetsiz, ilkesiz, tutarsız ve popülist şekilde bize iftiralar atıyor. Seviyesiz bir dille bize saldırıyor. Diyorum ki CHP Genel Başkanı aynaya bakmıyor. Aynada kendisine bakmıyor. Kendisine yoldaşı olan o malum medyanın ekranlarından sayfalarında bakıyor. Bak, onlara güvenme, onlar seninle bugün niye beraberler biliyor musun? Onların suistimallerine AK Parti iktidarı dur' dediği için seninle beraberler. Onlar şimdi 12 Eylül'ün hesabını yapmıyorlar, o malum medya 2011 seçimlerinin hesabını yapıyor. Zannediyor ki 2011'de 'hesabımız' tutacak. Orada da hesabınız tutmayacak.


-''SEN, BENİM ERZURUM'LU DADAŞIMI ENAYİ Mİ ZANNEDİYORSUN?''-

 ''Ben, CHP Genel Başkanını da yönetimini de millete havale ediyorum'' diyen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Ancak MHP'ye gönül vermiş kardeşlerimin dikkatini çekiyorum. MHP yönetimi, MHP'yi maalesef CHP'nin vagonu, yedeği haline getirdi. MHP tabanın bundan çok büyük bir rahatsızlık duyduğunu biliyorum. CHP Genel Başkanı bir ile, bir ilçeye gidiyor, MHP'nin bazı başkanları onu karşılıyor, mitinginde boy gösteriyorlar. Bu, MHP reva mıdır? Geçen gün hep birlikte bir resim çektirdiler. Gördünüz değil mi? MHP, CHP, onun yanında Demokrat Parti, O gün araya nasıl olduysa BDP'yi sokmadılar. Bakın  şimdi bir araya geldiler. Ben bunlara eskiden 'ruh ikizleri' diyordum, şimdi ruh üçüzü oldu. CHP Genel Başkanı kendi koltuğunu, kaptığı yeni şu koltuk var ya onu korumanın gayreti içinde. Koltuk sevdası içinde ne diyor? Hayır diyor. Akılla, mantıkla değil, Anayasa değişikliğine karşı çıktığı için değil, kendi şahsı, hırsı, ikbali için hayır diyor.

Peki MHP neden 'hayır' diyor? MHP'nin gerekçesi ne? MHP yönetimi, MHP'yi neden CHP'nin yedeği haline getiriyor. Nasıl oluyor da BDP ile aynı safta buluşuyor. Buradan, MHP'li kardeşlerime sesleniyorum;  Vereceğiniz her hayır oyu, MHP'ye değil, CHP'nin hedeflerine, BDP'nin hedeflerine hizmet edecektir.

CHP Genel Başkanı geçenlerde 'Başörtüyü ben halledirim' diyor. Duydunuz değil mi? Dürüst ol be dürüst. Benim dadaşlarım, biz, Parlamento'da eğitim özgürlüğü mücadelesi veren başörtülü kızlarımız için bir yasa, anayasa değikliği yaptık mı? Yaptık ve 411 oyla Meclisten geçirdik mi? Geçirdik. Peki bunu Anayasa Mahkemesi'ne kim götürdü? CHP götürdü. Bunun altında, şu anda genel başkan olan beyefendinin imzası var mıydı? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Dürüst ol be. Bunu sen Anayasa Mahkemesi'ne götürenlerin içindesin. Sen, benim Erzurum'lu Dadaşımı enayi mi zannediyorsun? Öyleyse bunlara 12 Eylül'de koskoca bir... Maşallah dilleriniz dert görmesin. Vereceğiniz her evet oyu da AK Partiye değil, kendinize, geleceğinize, çocuklarınıza fayda sağlayacaktır. AK Parti ve MHP'lilerin yaptığı bu düzenlemeyi, Anayasa Mahkemesi'ne götürenlere gerekli cevabı evet ile vereceksiniz. Bu evet, aynı zamanda MHP'ye de 'kendine gel' evetidir. Benim MHP'ye oy veren kardeşlerim inşallah o yanlışı şimdi sandıkta düzeltecekler. O zaman bunu Anayasa Mahkemesi'ne götürenlere sandıkta gereken cevabı verecekler.'' AA
 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler